Genetik Test ile vücudunuzu tanıyın

'Teknoloji Haberleri' forumunda YAREN tarafından 10 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu


  1. Obezite ve diyabete yakalanma riskinizi mi merak ediyorsunuz? Yoksa kansere yatkınlığınızın olup olmadığını mı? Genetik test ile bu sorularınıza yanıt alabiliyorsunuz.

    Üstelik size özel sunulan yaşam tarzı değişiklikleri ve tıbbi destek ile yatkın olduğunuz hastalıklara yakalanma riskinizi azaltabilir, hatta önleyebilirsiniz!
    [​IMG]
    Genetik alanında her geçen gün birbirinden ilginç gelişmeler kaydediliyor. Yapı taşlarımızı oluşturan genler hakkında elde edilen her yeni bilgi de bizlere daha sağlıklı bir hayat için ümit veriyor. Örneğin hangi hastalıklara yakalanma riskimizin yüksek olduğu ‘Genetik Test’ ile kolayca tespit edilebiliyor. Test sonucunda elde edilen veriler ışığında da kişiye özel sunulan yaşam biçimi düzenlemeleri ve tıbbi destek ile yatkın olunan hastalıkların ortaya çıkması önlenebiliyor. Bir başka deyişle genetik yapıma, önlem aldığımız takdirde artık kaderimiz olmayabiliyor. Son yıllarda oldukça rağbet gören Genetik Test ile belirlenebilen hastalıklardan en önemlilerini ve ortaya çıkmalarını engellemek için test sonrasında nasıl bir yol izlendiğini Antiaging Uzmanı Dr. Banu Özmen açıklıyor.

    Korunma programları
    Yakalanma riskinizin yüksek olduğu hastalıkların oluşumunu önlemek için size özel hazırlanan ‘korunma programını’ hayatınız boyunca uygulamanız isteniyor. Hem sağlık durumunuza göre programda bazı değişikliklerin yapılması, hem de yakından takip edilebilmeniz için doktor kontrolüne de belirli periyotlarda devam etmeniz gerekiyor.

    Osteoporoz riskiniz varsa..
    • D vitamini ve kalsiyum takviyesine daha erken yaşlarda başlanıyor.
    • Kimyasal yapısı insan vücudu tarafından yapılan hormonlarla aynı olan doğal hormon tedavisi uygulanabiliyor
    • Kalsiyumdan zengin besinlerin ağırlıkta olduğu, size özel ve düşük kalorili bir diyet listesi oluşturuluyor. Kuru baklagiller, kuru yemişler (badem, ceviz ve fındık) ve yeşil sebzeler kalsiyumdan zengin besinlerden. Toksik bir madde olduğu için süt ve ürünleri bıraktırılıyor bunun yerine soya sütü öneriliyor.
    • Vücudunuzun ihtiyacı olan D vitaminini alabilmesi için her gün en az 30 dakikalık güneş banyosu yapmanız tavsiye ediliyor.
    • Kemik yapımını hızlandıran egzersizler öneriliyor. Örneğin her gün veya haftada 3-4 kez, en az 30 dakika boyunca hızlı tempoda yürümeniz isteniyor.
    • Kemik yoğunluğunuzu, doktorunuzun uygun gördüğü periyotlarla ölçtürmeniz gerekiyor.

    • Kalp ve damar hastalıkları riskiniz varsa..
    • Risk faktörlerinin belirlenmesi sonrasında destek ürünlere karar verilebiliyor. CoEnzyme Q10, folik asit, vitamin F33, F35, B6, B12 ve D vitamini ile diğer antioksidanlara ihtiyaç duyulabiliyor.
    • Kimyasal yapısı insan vücudu tarafından yapılan hormonlarla aynı olan doğal hormon tedavisine başlanabiliyor.
    • Kanda kötü huylu kolesterol LDL, trigliserid veya total kolesterol değerleriniz yüksek çıkmışsa, Omega 3, 6 ve 9 yağ asidinden zengin, size özel ve düşük kalorili bir diyet oluşturuluyor. Ayrıca günde 5 porsiyon meyve tüketmeniz, kırmızı et tüketimini de azaltmanız tavsiye ediliyor.
    • Antioksidan destek tedavisi, kalp krizi riskini de azaltıyor.

    GENETİK TEST NASIL UYGULANIYOR?

    • ‘Genetik Test’ yaptırmak istediğinizde; sağlık durumunuz, uyku düzeniniz, beslenme tarzınız, spor alışkanlıklarınız, psikolojik durumunuz, geçirmiş olduğunuz hastalıklar, sigara ve alkol gibi alışkanlıklarınız dahil olmak üzere sizinle ayrıntılı bir görüşme ve muayene yapılıyor.
    • Sizinle ilgili detaylı bilgilerin edinildiği görüşmeden sonra özel bir çubuk ile ağzınızdan, yani yanak içindeki mukozadan doku örneği alınıyor. Laboratuara gönderilen doku örneğinde kadınlarda 45, erkeklerde 47 gen yapısı inceleniyor ve elde edilen sonuçlar doktorunuza ulaştırılıyor.
    • Test ile çeşitli kanser türleri, osteoporoz, diyabet, obezite Alzheimer, depresyon, kalp krizi ve hipertansiyon gibi pek çok hastalığa yatkın olup olmadığınız belirlenebiliyor.
    • Test sonucunda elde edilen veriler ışığında, doktorunuz hastalıkların ortaya çıkışını önleyebilmeniz için size özel yeni bir sağlık planı oluşturuyor. Dr. Banu Özmen, bu planda; diyet ve egzersiz programlarından bitkisel takviyelere, detoks yöntemlerinden ilaç tedavisine kadar pek çok yöntemin yer aldığını belirtiyor. Bu yöntemlerle zayıf olan yönleriniz güçlendiriliyor ve size uygun hayat tarzı belirleniyor.
    • Test sonucunu kişiye özel yorumlamak, sağlık stratejisinde anahtar rol üstleniyor. Dolayısıyla size kardiyo egzersizleri önerilirken, bir başkasına ağırlık egzersizleri ya da ikisi de verilebiliyor. Veya sizin bol sebze ve meyve tüketmeniz gerekirken, bir başkasının proteinli besinlere ağırlık vermesi gerekebiliyor.
    • Fazla kilolar için beslenme tarzı değişil diyet öneriliyor.
    • Sigarayı hemen bırakmanız öneriliyor.
    • Kardiyo egzersizleri büyük ve küçük tansiyonunuzun düşmesini sağlayabiliyor. Hipertansiyonu önlemek için her gün 30 dakikalık yürüyüşünüze haftada bir 45 dakikalık kardiyo egzersizleri ilave etmeniz istenebiliyor.
    Kanser riskiniz varsa…
    • Sadece 40 derece ısıtılarak pişirilmiş, sebze ve meyve tüketiminin ağırlıkta olduğu bir beslenme türü olan makrobiyotik beslenme öneriliyor.
    • Antioksidan takviyesine başlanabiliyor.
    • Vücudunuzdaki toksinlerin atılması için detoks yapmanız istenebiliyor. Örneğin bağırsak kanserine yakalanma riskiniz yüksekse düzenli olarak doğal lif kullanımı, besin chsjpksu, sıvı orucu, hatta lavman yaptırmanız tavsiye edilebiliyor, kanserine karşı da D vitamini takviyesi ve düzenli olara banyosu yapmanız gerekiyor.
    • Her gün ya da haftada 3-4 gün düzenli olarak egzersiz yapmanız isteniyor.
    Alzheimer riskiniz varsa..
    • Alzheimer hastalığının ortaya çıkmasını önleyecek çok fazla bir şey yok aslında. Antioksidan takviyesi ve bazı bitkisel ilaçlarla önlem almaya çalışılıyor.
    • Erken teşhis için doktorunuzun önerdiği periyotlarda nörolojik muayeneden geçmeniz isteniyor. Çünkü erken teşhisle en ağır hastalıkların tedavisinde bile başarılı sonuçlar elde edilebiliyor.
    Diyabet riskiniz varsa..
    • Glikojen indeksi düşük besinlere dayanan, yine size özel, düşük kalorili bir diyet programı oluşturuluyor. Aynı zamanda gün boyunca hangi sıklıkta ve hangi saatlerde beslenmeniz gerektiği gibi pek çok önemli konular hakkında bilgiler veriliyor.
    • Folik asit, krominyum ve tarçın takviyesine gerek duyulabiliyor. Gerekirse ilaç desteği de kullanılıyor.
    • Kardiyo egzersizlerinin yanı sıra kaslarınızı çalıştıran egzersizleri düzenli olarak yapmanız isteniyor. Çünkü diyabete yatkınlığı olan kişilerde aynı zamanda obezite riski yüksek oluyor. Obezite kontrolünde yağ yakımını güçlendirmek için kas güçlendirme çalışmalarına da ihtiyaç duyuluyor.
    Obezite riskiniz varsa..
    • Obezite riskiniz yüksek çıkmışsa, vücudunuzdaki bazı vitaminler eksik olabiliyor. Dolayısıyla önce vücudunuzda eksik vitamin olup olmadığı tespit ediliyor. Ardından ya diyetinize bu vitaminleri içeren besinler de İlave ediliyor ya da dışarıdan takviye yoluna gidiliyor.
    • Size özel bir diyet oluşturularak kilo almanızın önüne geçiliyor.
    • Her gün veya haftada 3-4 kez, 45 dakika düzenli olarak kardiyo egzersizi yapmanız öneriliyor.
    Dr. Banu Ozmen, genetik testin yararlarını şöyle sıralıyor:
    • Genetik test sizin bazı hastalıkları taşıyıp taşımadığınızı ortaya koyuyor.
    • Bazı hastalıklara diğer kişilerden daha yatkın olup olmadığınızı gösteriyor.
    • Hayat kalitenizi yükseltmede kişisel bir rehber oluşturuyor.
    % Genetik yapının bilinmesi, önleyici koruyucu tedavinin planlanması ve erken teşhis için en önemli fırsat. Hastalıklara yakalanma olasılığınızı oldukça azaltıyor, hatta önlüyor.
    • Testten çıkan sonuçlara göre bilinçli hayat tarzı değişikliği yapmanızı sağladığı gibi, hayat tarzı değişikliklerine uyum konusunda sizi motive de ediyor.
    • Doktorunuz sizi hangi konularda, hangi sıkılıkta kontrol edeceğini kesin olarak belirleyebiliyor.
    • Hastalığı önleyici tedaviye erkenden başlama şansınız oluyor.

    Formsante Dergisi​