Gençlerimizi nasıl kazanabiliriz?

'İslami Bilgiler' forumunda Semerkand tarafından 28 Aralık 2011 tarihinde açılan konu


  1. Gençlerimizi nasıl kazanabiliriz?
    Gençliğin büyük sorunları


    Günümüz şartlarında gençlerin kapılıp gideceği büyük bir sel felaketi var. Gençleri bu felaketten korumanın iki yolu vardır. Birincisi onları İslami bilgi ve bilinç yönünden beslemek ikincisi, sevgi vermek ve saygı duymak...


    Ebeveynler, ergenlik çağına ulaşmış çocuklarının evden uzaklaştığını ve dış dünyada kendilerine farklı ortamlar hazırladığını ifade ediyorlar. Yani anne babalar çocuklarını kaybetme endişesiyle karşıkarşıya kalıyorlar. Gerçekten günümüz şartlarında gençlerin kapılıp gideceği büyük bir sel felaketi var. Gençleri bu sel felaketinden korumanın iki yolu vardır. Birincisi onları İslami bilgi ve bilinç yönünden beslemek ikincisi, sevgi vermek ve saygı duymak...

    Unutulmamalıdır ki, genç, aile içinde ihtiyaç duyduğu sevgiyi bulamadığı takdirde, bunu dışarıda arama yoluna gidecektir. Yani genç aile içinde dışlandığını hissettiğinde, kendini kabul eden ve onaylayan bir gruba hiç tereddüt etmeden dahil olacaktır.
    Orta yolu bulmak

    Bazı ebeveynler, çocuklarına karşı katı ve anlayışsız bir tutum içinde oluyorlar. Bu durum çocuğun güven duygusunu zedeliyor. Bazı ebeveynler ise aşırı musamaha göstererek çocuğun yeteneklerinin geliştirmesine fırsat tanımıyorlar. Bu çocuklar da, ileride "her şeyi annem yapar, ben hiçbir şey yapamam" duygusuna kapılarak güvensiz birer birey oluyorlar.
    Yanlış ebeveyn tutumları

    Aşırı koruyucu tutum: Aşırı koruyucu tutum içinde olan aileler çocuğun kendini ifade etmesi için fırsat tanımazlar. Bunun sonucunda da çocuk performansını keşfedemez, yeteneklerini tanıyamaz. Aileler çocuklarının yapabileceği işleri kendileri üstlenerek onun körelmesine neden olabiliyorlar. Böyle bir soruna zemin hazırlamamak için ebeveynler, çocuğu desteklemeli, teşvik etmeli ve çocuğa " yapabilirsin, sana güveniyorum" duygusunu vermelidirler. Mesela çocuk sandalyeyi kaldırmaya çalışır ve bütün yeteneklerini kullanarak bu işi başarmak ister. Bu çocuk için önemli bir iştir. Ancak anne çocuğun bu işi başarmasına fırsat vermez hemen gelir ve sandalyeyi kaldırır. Anne çocuğa uzaktan destek verebilir ama çocuğun öncelikle yeteneklerini kullanmasına fırsat vermelidir.

    Sorumluluk vermemek: Çocuklara küçük yaştan itibaren küçük sorumluluklar verilmeli ve sorumluluklarını yerine getirmesi noktasında desteklemelidirler. Mesela, üç yaşında bir çocuğa anne, " yemeğini kendin yiyebilirsin" demeli ve üstüne dökse de, ona bu konuda fırsat tanımalıdır.

    Ortak faaliyetler yapmak: Geçen yıl, bir anne çocuğuyla birlikte elyaftan bebek diktiğini ve o hafta kızının bu durumdan çok mutlu olduğunu hatta arkadaşlarıyla bu duygusunu paylaştığını anlatmıştı.

    Anneler çocuklarıyla birlikte oyun oynayabilirler, ortak faaliyetler yapabilirler birlikte parka gidebilirler. Bu çocuğun anneyle ilişkilerinin gelişmesi ve kendine güvenmesi açısından faydalı olabilir.

    Emeğe değer vermek: Ebeveynler çocuklarında bekledikleri başarıyı bulamasalar da, onların verdiği emeğe saygı göstermeli ve çocuğu takdir etmelidirler. Yani çocuklar sadece belli bir hedefi başardıkları için değil, gösterdikleri çaba için desteklenmelidir. İşleri yarına ertelemeyin

    Adamın biri bir yolun kenarına dikenler ekti. Dikenler büyüyüp gelişince yoldan geçenleri rahatsız etmeye başladı. Gelip geçenler:

    - "Bu dikenleri sök, insanları rahatsız etmesinler." demeye başladılar. Fakat adam bunları duyuyor fakat aldırmıyordu. Bir gün Allah'ın bir velisi ona:

    - "Mutlaka bu dikenleri sök." dedi.

    Adam itiraz etmedi.

    - "Evet mutlaka bir gün sökerim." dedi.

    Adam ha bire yarın yarın dedikçe dikenler büyüyüp kuvvetleniyordu.

    Veli adama:

    - "Ey vaadinde durmayan adam, sök şu dikenleri bu işi sürüncemede bırakma." dedi.

    Adam:

    - "Babacığım, bir hayli gün var, bugün olmazsa yarın, bir gün mutlaka bu işi yapacağım." dedi.

    Allah'ın (c.c.) velisi bunun üzerine şu sözleri söyledi:

    - "Sen, hep yarın diyerek bu işi erteliyorsun, fakat şunu bil ki her geçen gün o dikenler büyüyüp güçleniyor, dikenleri sökecek olan sen ise güç kuvvet kaybediyorsun, dikenler gün geçtikçe gençleşiyor sense ihtiyarlıyorsun."
    Öğretmene düşen görevler

    Çocuklar vaktin büyük bir kısmını okulda geçirdiklerinden öğretmene bazı sorumluluklar düşüyor.

    Öğretmen çocuklar arasında ayrım gözetmemeli, soru soran çocuğa konuşma hakkı vermelidir.

    Başarılı çocukları aşırı öne çıkararak diğerlerinin etkilenmesine zemin hazırlamamalıdır.

    Öğretmen, çocuğun yeteneklerini fark etmesine yardımcı olmalıdır

    Öğretmen, sorunların çözümü konusunda veliyle ve okulun rehber öğretmeniyle işbirliği halinde olmalıdırlar.

    Öğretmen çocuğa olumlu geribildirimler vererek gelişmesine yardımcı olmalıdır.