Geleneksel Türk Tiyatrosu Özellikleri Kısaca

'Medya Bölümü' forumunda Merve tarafından 20 Şubat 2012 tarihinde açılan konu


  1. Geleneksel Türk Tiyatrosu Özellikleri
    Geleneksel Türk Tiyatrosunun Özellikleri


    11. yüzyılda İslâmiyeti tamamen kabul etmiş olan Türkler, yeni kültürün etkisiyle tiyatrodan uzak kaldılar. Buna karşılık, gölge (hayal) oyunları cansız olduğu için, hoşgörüyle karşılanmıştır. Ayrıca Türkler; kültür, inanış ve yaşayışlarına uygun olarak geleneğe dayalı bir canlandırma sanatı geliştirdiler. Gelenekli Türk tiyatrosu adı verilen bu tiyatro anlayışının kolları şunlardır:

    - Köylü Tiyatrosu Geleneği
    Kırsal bölgelerde, köylerde görülen, daha çok yöresel yaşamdan konularını alan seyirlik oyunların oluşturduğu bir tiyatro geleneğidir. Kökleri geçmişe dayanır. Bolluk, sevgi, savaş, kıskançlık, yoksulluk gibi konular işlenir. Köy Seyirlik Oyunu da denilen bu oyunlar sözlü gelenek içinde yer alır. Oyunların içeriği ve yapısı, yörelere göre farklılıklar gösterebilir. Oyuncular genellikle profesyonel değildir. Kılık değiştirme, kişileştirme, maskeler ve müzik oyun içinde yer alabilir. Köylü tiyatrosu geleneği içinde yer alan oyunlarda kalıplaşmış sözlerin yanı sıra doğaçlamalar da bulunur.

    - Halk Tiyatrosu Geleneği
    Halk tiyatrosu geleneği içindeki oyunların en yaygınları meddah, Karagöz ve orta oyunudur. Bu oyunlar, köylü tiyatrosu geleneğine göre sosyal sanat anlayışına ve tiyatroya biraz daha yaklaşmış oyunlardır. Oyuncular, az çok profesyonel kimselerdir. Bu oyunlar da doğaçlama geleneğine bağlıdır. Halk tiyatrosu içinde yer alan oyunlar, şehirlerde belli bir sahne anlayışı içinde sergilenirdi.

    - Batı Tiyatrosu Geleneği
    Batılı anlamda tiyatro geleneği Tanzimat Dönemiyle başlamıştır. Çeviriler, uyarlamalar ve ilk denemelerle kendini gösteren bu gelenek günümüze kadar olgunlaşarak gelmiştir. Günümüzde de gerek devlet tiyatroları, gerekse özel tiyatrolar bu geleneği kurumlaştırarak sürdürmektedir.



    alıntı