Gebelikte Su Çiçeği Geçirmek

'Sağlık bilgisi' forumunda zamaneanne tarafından 19 Haziran 2012 tarihinde açılan konu


  1. Gebelikte Su Çiçeği Geçirmek



    Gebelikte Su Çiçeği




    Herpes grubu viruslerin neden olduğu bir enfeksiyon olan su çiçeği ya da bilimsel adı ile varicella çocukluk çağı hastalıklarından birisidir. Herpes vürusler insanda temel olarak suçiçeği ve uçuğa neden olurlar. Çocukluk çağı hastalığı olmakla birlikte su çiçeği nadiren erişkinlerde de görülebilir. Erişkinlerde görülen hastalığın çocuklardakinden farkı çok dha ciddi seyretmesi, hatta ölümcül olabilmesidir. Erişkinler içinde hastalığı en ağır geçirenler hamilelerdir.

    Tanı
    Suçiçeği tanısı tipik döküntülerin görülmesi ile konur

    Hamilelikte su çiçeği geçirilmesi riskli bir durumdur. Bölye bir durumda pnömoni başta olmak üzere komplikasyonların görülme riski daha yüksek olduğu gibi hastalık çok daha ciddi seyreder. Günümüzün gelişmiş yoğun bakım şartlarının olmadığı günlerde su çiçeği pnömonisi nedeni ile hamile kadınlardaki ölüm oranlarının %35'e yakın olduğu bilinmektedir.

    Su çiçeği aşısı:
    Su çiçeği aşısı zayıflatılmış canlı aşı olduğu için gebelik sırasında yapılamaz.
    Su çiçeği aşısı yapılan kişilerin aşıdan sonra 1 ay süreyle gebe kalmamaları, korunmaları önerilir. Fakat bu süre içerisinde gebe kalan annelerde ve bebeklerde bir anormalliğe rastlanılmamıştır.

    Hamile kadınlarda su çiçeğine bağlı zaatürre görülmesi açısından bazı risk faktörleri vardır. Bunlar arasında sigara, kronik akciğer hastalıkları ve bağışıklık sistemi hastalıkları sayılabilir. Döküntülerin şiddeti ve sayısı ne kadar fazla ise komplikasyon görülme olasılığı da o derece yüksektir.

    Gebeliğin son dönemlerinde rahimin büyümesine ve yukarıya doğru baskı yapmasına bağlı olarak akciğer kapasitesinin azalması da pnömoni açısından risk faktörü olarak kabul edilir.

    Hamileliği sırasında su çiçeği geçiren bir kişi ile temas eden kadında zaman kaybetmeden bağışıklık olup olmadığı incelenmelidir. Bunun için basit bir kan testi yeterlidir. Üreme çğındaki kadınların neredeyse %90'ından fazlasının bağışık olduğu düşünüldüğünde bu incelemenin rutin gebelik incelemeleri arasında yer almaması normaldir. Kişinin su çiçeği geçirdiğini ya da aşı olduğunu bilmesi bağışık olduğu anlamına gelir. Böyle bir durumda dakanda inceleme yapmaya gerek yoktur.

    Bağışıklığı olmayan kişilerde ise temastan sonraki ilk 96 saatte koruyucu immunglobulin yapılabilir.

    Hamile bir kadın su çiçeğine yakalandığında yakın takip edilmesi şarttır. Gerekli görülen durumlarda (döküntünün şiddetine göre) hastayane yatırılarak damar yolu ile antiviral tedavi verilmesi gerekli olabilir. Hastalığa bağlı zaatürre genelde 4. günden sonra ortaya çıktığından döküntülerin görülmesnden sonraki ilk 3 günde böyle bir tedaviye gerek olup olmadığına karar verilmelidir.

    Hamilelikte su çiçeği görülmesi durumunda hastaneye yatırarak tedavi etme kriterleri şunlardır:

    Mutlaka hastaneye yatırılması gereken durumlar:

    Göğüs y ada karın ağrısı
    Başağrısı dışında nörolojik belirtiler
    Döküntülerde kanama
    Döküntünün çok şiddetli olması, ağız içinde vb döküntü olması
    Bağışıklık sistemi bozukluğu olması
    Şart olmamakla birlikte hastanede izlenmesi daha uygun olan durumlar:

    Gebeliğin son dönemleri
    Daha önceden ölü doğum ya da tekrarlayan düşük öyküsü
    Sigara kullanımı
    Kronik akciğer hastalığı
    Düşük sosyoekonomik düzey
    Hastayı evde takip etme olanaklarının kısıtlı olması
    Hastanın aşırı endişeli olması

    Gebelik sırasında su çiçeği geçirilirse ne yapmak gerekir?
    Bu son derece tartışmalı bir konudur. Bebekte anomali riski aslında son derece düşüktür ve bu risk hamileliğin 8-20 haftaları arasında su çiçeği geçirildiğinde en yüksektir. Bu nedenle gebelği sonlandırıp sonlandırmamaya kendiniz karar vermelisiniz.

    Öte yandan doğumdan 5 gün öncesi ile sonraki ilk 2 gün arasında su çiçeği ortaya çıkarsa yenidoğanda su çiçeği görülme olasılığı %20-25 civarındadır ve bebek doğduktan sonra immunglobulin yapılmalıdır. Yenidoğanda görülen su çiçeği %30 civarında ölüm riski taşır. Böyle bir durumda doğumun 5 gün geciktirilmesi yararlı olacaktır.

    Eğer doğumdan 6 gün ya da daha uzun bir süre önce hastalık geçirilirse böyle bir durumda bile bebekte suçiçeği görülem riski vardır ancak anneden geçen antikorlar nedeni ile bebekteki hastalık daha hafif seyreder.