Gebelikte Hangi Aşılar Tehlikelidir?

'Bebek Bakımı' forumunda Blue tarafından 5 Ekim 2009 tarihinde açılan konu


  1. Gebelikte Aşılar

    Bulaşıcı hastalıklarla savaşta aşılanmanın önemi yadsınamaz. Çocuklarda ve gençlerde aşılarla önlenebilen hastalıklar oldukça az görülmesine karşın, bu hastalıklar daha ileri yaşlardaki kişilerde halen sorun olabilmektedir. Difteri, tetanoz, kabakulak, kızamıkçık gibi hastalıklara karşı erişkinler ya bu hastalıkları geçirdikleri için doğal olarak bağışıklanmakta veya aşılanmadıkları için risk altında bulunmaktadırlar.
    Gebelerde aşıyla önlenebilecek hastalıkların riski ile aşıların güvenliği sorun olabilmektedir. Gebelikte gerek anne, gerekse fetus açısından risk oluşturabilecek gereksiz ilaç kullanımı ve girişimlerden kaçınmak esastır.

    Gebelikte Yapılması SAKINCALI Olan Aşılar

    Kabakulak
    Kızamık
    Kızamıkçık
    Çocuk felci
    Çiçek
    Sarı humma
    Gebelikte Uygulanabilecek Aşılar

    Tetanoz/difteri
    Hepatit B
    İnfluenza (grip)
    Pnömokok
    Hepatit A
    Kolera
    Meningokok
    Tifo-paratifo
    Bulaşıcı hastalıklara karşı kullanılan bağışıklıkla ilgili maddeler başlıca 3 grupta toplanabilir:
    Aşılar, toksoidler ve immün globulinler.
    Aşıları da canlı aşılar ve inaktive edilmiş aşılar olarak 2 grupta toplayabiliriz.
    Gebelerde canlı virüs aşılarının kullanımı sakıncalıdır. İnaktive aşıların uygulanmasına bağlı bir problem ise bildirilmemiştir. Gebede aşı veya toksoid uygulanması gerekiyorsa bunun ilk 3 aydan sonra yapılması daha mantıklıdır. Gebelerde aşı uygulanmasında aşağıdaki kurallara uyulması önerilir;

    1. Aşının yararı, riskinden fazla ise,
    2. infeksiyon ajanına maruz kalma riski yüksek ise,
    3. aşı etkin ve güvenli ise,
    4. anne ve/veya fetus infeksiyon için risk altında ise.

    Aşılanma yapılacaksa bunun gebeliğin sonlarına doğru yapılması fetus açısından daha yararlıdır. Antikorların 16. haftadan itibaren plasentayı geçtiği bilinmesine karşın, ancak 32. haftadan sonra tam bir geçiş olmaktadır. Plasenta olgunlaştıkça antikorları daha kolay geçirmektedir. Doğurganlık çağındaki kadınların kızamık, kızamıkçık, kabakulak, difteri, tetanoz, çocuk felci su çiçeği aşılarının gebe kalmadan önce yapılmış olmasında yarar vardır. Aşılamada önemli bir nokta kişinin bu hastalıkları daha önce geçirip geçirmediği, yani bağışıklığının bulunup bulunmadığıdır. Günümüzde tüm gebelerin kızamıkçık (rubella) ve hepatit B açısından bağışıklıkları araştırılmaktadır.

    Tetanoz ve Difteri

    Günümüzde bireylerin çoğu tetanoz aşısı yapıldığından, tetanoza nadiren rastlanmaktadır. Kötü hijyenik koşullarda doğum yapanlarda, eğer anne aşısız ise yenidoğanda da tetanoz oluşabilmektedir. Çocukluk çağında tetanoz aşısı, difteri ve boğmaca ile birlikte karma aşı şeklinde uygulanmaktadır.
    İlk aşılamada 1-2 ay ara ile 3 kez uygulama gerekmektedir. Aşılı bireylerin,11-12 yaşından sonra tetanoz-difteri toksoidini 10 yıl ara ile tekrarlamaları önerilir. Bu uygulama gebelikte de güvenle yapılabilir. Eğer gebelikte bir yaralanma olursa ve bulaşma riski söz konusu ise ek bir aşı yapılabilir. Önceki 5 yılda aşı yapılmamışsa ek bir doz yapılması önerilir. Aşılama anneyi lohusalıkta ortaya çıkabilecek tetanozdan koruduğu gibi, antikorlar plasentayı geçtiğinden, yenidoğanı da tetanozdan korur. Aşının yan etkisi nadirdir, aşırı duyarlılık ve nörolojik bazı problemlere yol açabilir. Gebeliğin ilk 3 ayında yapılmamalıdır.

    Influenza (Grip) Aşısı

    Annedeki gripal infeksiyona bağlı anne ve yenidoğanda bazı riskler ortaya çıkabilir. Grip daha çok Kasım ve Mart ayları arasında görülmektedir. Kuluçka dönemi 1-4 gündür. Ateş, kırgınlık, kas ağrısı ve baş ağrısı gibi belirtileri vardır. Gebelikte ortaya çıkan değişiklikler nedeniyle gripal infeksiyonlar daha ağır seyredebilir. Sağlık personeline, kronik hastalara, 65 yaş üzerindeki kişilere uygulanması önerilmektedir. Gebelerde grip aşısı uygulanması yapılabilir, ancak ilk 3 ayın geçmesi beklenmelidir.

    Hepatit B

    Hepatit B tüm dünyada görülen bulaşıcı bir hastalıktır. ABD’de her yıl 200.000’den fazla kişi hepatit B’ye yakalanmakta, bunların 20.000’inde de kronik karaciğer hastalığı gelişmektedir.
    Anne hepatit B taşıyıcısı olduğunda yenidoğana geçiş riski %10-85 arasında değişmektedir. Hepatit B ile infekte olan yenidoğanda ileriki dönemde karaciğer hastalığı ortaya çıkma riski % 90’dır. Anneden bulaşmanın %90’ı doğumdan hemen sonra yapılan aşı ve immünglobulin ile önlenebilmektedir. Aşılama 6 ayda 3 kez yapılmalıdır, bu şekilde %90 bağışıklık elde edilebilmektedir.
    Gebelerde mutlaka hepatit taşıyıcılığını araştırmak için hepatit B yüzey antijeni (HBs Ag) araştırılmalıdır. Aşı inaktive virüs aşısıdır. Gelişen fetusa etkisi konusundaki veriler yetersizdir. Aşının riski gözardı edilecek kadar düşüktür, gebelikte yapılması sakıncalı değildir.

    Bağışık olmayan kişiler, hepatitli birinin kanı ile karşılaşırlarsa 7 gün içinde immünglobulin yapılması önerilmektedir. Hepatit B taşıyıcısı biri ile cinsel ilişki sonrası 14 gün içinde immünglobulin yapılmalıdır.

    Hepatit A

    Gelişmekte olan ülkelere seyahat edeceklere, eğer hepatit A geçirmemişlerse Hepatit A immünglobulini yapılması önerilmektedir.

    Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak

    Canlı virüs aşıları olup, gebeliğin her döneminde yapılması sakıncalıdır.

    Kaynak: Prof. Dr. H. Faruk Buyru