Gazali Kimdir Kısaca

Konusu '( e-f-g-h )' forumundadır ve zamaneanne tarafından 3 Temmuz 2012 başlatılmıştır.

  1. zamaneanne Üye


    Gazali Hayatı Kısaca


    Gazali Kısaca Yaşamı




    İmam-ı Gazali, tam adı Muhammed bin Muhammed bin Muhammed bin Ahmed. İslam âlimi. Batı dillerinde ismi Algazel'dir. Künyesi Ebu Hâmid, lakabı Huccet-ül-İslam ve Zeyneddin’dir. Gazali nisbesiyle meşhurdur. Müctehiddi. İctihadı, Şafii mezhebine uygun oldu.

    El-Gazali Hicri 450 veya Miladi 1058 yılında Tus şehrinde doğmuştur. İlk öğrenimini Tus şehrinde Ahmed İbn Muhammed er-Radegani’den, daha sonra Cürcan şehrine giderek Ebu Nasr el-İsmailiye’den eğitim görmüş daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde ilim öğrenimi görmüş, Hocası İmam-ül Haremeyn el-Cüveyni 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin ilk veziri Nizamül Mülk’ün yanına gider. Nizamül Mülk el-Gazali'yi 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi'nin Baş Müderrisliği’ne getirir. Bu arada Nizamül Mülk 1092 yılında Horasan'da öldürülür. 1095 yılının Kasım ayında el-Gazali Nizamiye Medresesi'ni bırakır ve buradan 1096 yılında hac ibadeti için, önce Şam, Kudüs sonra Medine ve Mekke'yi ziyaret edmiştir. 1105 yılında tekrar Tus şehrine geri döner. Nizamül Mülk’ün oğlu Fahrül Mülk'ün ricası üzerine, 1106 yılında Nişabur Nizamiye Medresesinde eğitim verir daha sonra 1111 yılında doğum yeri olan Tus şehrine geri döner.

    Ölümü

    Gazali, Miladi 1111 (Hicri 505) yılının Cemaziyelevvel ayının 14. Pazartesi günü ölmüştür.
    Ölümüne ilişkin anlatılan rivayetlerden bir tanesi şöyledir: İmam-ı Gazali, kendisini mezarın içine Şeyh Ebu Bekr en-Nessâc koysun, diye vasiyet etmişti. Şeyh bu vasiyeti yerine getirip mezardan çıktığında hâli değişmiş, yüzü kül gibi olmuş görüldü. Oradakiler “Size ne oldu?.. Niçin böyle sarardınız, soldunuz efendim?..” dediler. Cevap vermedi. Israr ettiler, gene cevap vermedi. Yemin vererek tekrar ısrarla sorulunca, mecbur kalarak şunları anlattı:
    “İmamın nâşını mezara koyduğum zaman, Kıble tarafından nurlu bir sağ elin çıktığını gördüm. Hafiften bir ses bana şöyle seslendi. «Muhammed Gazali’nin elini, Seyyidü’l Mürselin Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellemin eline koy» Ben denileni yaptım. İşte mezardan çıktığımda benzimin sararmış, solmuş olmasının sebebi budur. Allah ona rahmet eylesin.” şeklinde
     

Sayfayı Paylaş