Garip Bektaş Kimdir, Garip Bektaş Hayatı, Garip Bektaş Biyografi

'Biyografi' forumunda anniccha tarafından 8 Ocak 2011 tarihinde açılan konu


  1. Garip Bektaş Eserleri

    Erzurum’un ilimizin Aşkale ilçesinin eski ismi Şoik yeni ismi Özler olan köyünde dünyaya gözünü açmış. Bu değerli Ozanımız babası Mehmet Ali Ağa, anası Ballı hanımdır. Ozan Garip Bektaş’ın daha önce yayınlanmış olduğu Geldim - Gördüm - Gezdim isimli üç şiir kitabı vardır.


    Ozan Garip Bektaş 1952 yılında köyünden ayrılmak zorunda kalır ve her Anadolu genci gibi o da İstanbul’a gelir. Ozan Garip Bektaş bir türlü doğru dürüst iş bulamaz, çektiği çilelerden sonra askerlik çağının geçtiğinin farkında bile olmaz. Bir gün gider askerlik şubesine müracaat eder. 1963 yılında İzmir Bornova 57. Topçu Tugay’ında asker olur.


    1965 yılında terhis olduktan sonra tekrar İstanbul’a döner ve bir müddet seyyar işlerde çalıştıktan sonra 976 yılında İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’nde kadrolu işçi olarak işe giren ozan, bu iş yerinden 1999 yılında emekli olur. Bu zaman içinde yine güzel şiir yazmasını devam ettiren ozanımız, Yazdım isimli dördüncü kitabını tamamlar.


    Çağımızın en verimli ozanlarından biri olan Aşık Garip Bektaş’ın ellinin üzerinde kasetlere okunmuş eseri vardır. Gidiyorum isimli dördüncü kitabını hazırlamaktadır


    Eserlerinden bazıları:

    NE GÜZEL


    Hakikat bağından derdiğim çiçek
    Kokusu ne güzel gülü ne güzel
    Kırkların ceminde gördüğüm gerçek
    Sakisi ne güzel hali ne güzel


    Gördüm cümle canlar semah dönüyor
    Gök yüzünden nurlar yere iniyor
    Bütün gönüllerde kandil yanıyor
    Erkanı ne güzel yolu ne güzel


    Pirler oturmuşlar kendi postuna
    Hakka niyaz ettim niyaz üstüne
    Herkes yalvarıyor gönül dostuna
    Lisanı ne güzel dili ne güzel


    Sevgi oldu bu gönlümün gıdası
    Her güzelin çekilir mi edası
    Beni hoş eyledi aşkın badesi
    Şerbeti ne güzel balı ne güzel


    Garip Bektaş gonca gülü derince
    Muhabbet sevgisi kalbe girince
    Hakkın cemalini kulda girince
    Yaradan ne güzel kulu ne güzel


    ALDANMA GÖNÜL

    İnsanlar oynuyor köşe kapmaca
    Sakın ha bunlara aldanma gönül
    Bunlar şeytandan da daha şeytanca
    Sakın ha bunlara aldanma gönül


    Karası içinde hiç bilemezsin
    Şeytanı aldatır sen anlamazsın
    Başın derde girer iflah olmazsın
    Sakın ha bunlara aldanma gönül


    Dost diyerek tuzak kurar dostuna
    Mazlumca bürünür kuzu postuna
    Sonra aç kurtları salar üstüne
    Sakın ha bunlara aldanma gönül


    Çıkar için aklı baştan şaşınca
    Düşmanla dost olur işi dişince
    Nolur kararını verme peşince
    Sakın ha bunlara aldanma gönül


    Düşün Garip Bektaş her şeyi düşün
    Düşersen olmuyor candan yoldaşın
    İster bacın olsun ister kardaşın
    Sakın ha bunlara aldanma gönüm


    GEL GİDELİM HACI BEKTAŞ VELİ’YE

    Eğer gerçekleri görmek istersen
    Gel gidelim Hacı Bektaş Veli’ye
    Muhabbet demine girmek istersen
    Gel gidelim Hacı Bektaş Veli’ye


    Orada kurulsun bir ulu divan
    Gerçekten görülsün sevilen seven
    Varını yoğunu bu yola veren
    Gel gidelim Hacı Bektaş Veli’ye


    Şeriattan tarikata geçelim
    Hakikatten marifeti seçelim
    Pir elinden dolu bade içelim
    Gel gidelim Hacı Bektaş Veli’ye


    Keramet ehlinin ol kerem kani
    Biz bizden alalım ilmi irfanı
    Sevgide bulalım dini imanı
    Gel gidelim Hacı Bektaş Veli’ye


    Atalım kalplerden kini nefreti
    İnsana verelim sevgi hürmeti
    Kendinde ara bul her hakikati
    Gel gidelim Hacı Bektaş Veli’ye


    Hiç bir canı incitmeden kırmadan
    Kendi kusurunu kendin görmeden
    Boş boşuna bu bedeni yormadan
    Gel gidelim Hacı Bektaş Veli’ye


    Garip Bektaş hak çağırır dilimiz
    Ezelden ikrara bağlı belimiz
    Erenler yoludur gerçek yolumuz
    Gel gidelim Hacı Bektaş Veli’ye