Friedrich Nietzsche Hayatı

'Biyografi' forumunda Wish tarafından 12 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu


  1. Friedrich Nietzsche Kimdir
    Friedrich Nietzsche Biyografisi
    Friedrich Nietzsche hakkında Bilgi
    Friedrich Nietzsche özgeçmişi


    Friedrich Wilhelm Nietzsche 15 Ekim 1844 – 25 Ağustos 1900 Güç İstenci, Üstinsan,Bengidönüş gibi özgün fikirlerle tanınan varoluşçu Alman filozof.
    Nietzsche’nin felsefe öğretisi, kendi çağına tümden bir karşı çıkış olarak görülmektedir. Kendisinin bütün derdi, insanı akılcılığın kıskacından kurtarıp kendisi üzerinden düşünmesini sağlamaktır. Ona göre Tanrı ölmüştür ve insanlar Dünya’da yapayalnız kalmışlardır.

    Bu yüzden insanlar Tanrı’dan bekledikleri umut ve istekleri bir kenara bırakıp kendilerini Dünya’ya adamalılar. Böylelikle düşünce ile yaşam arasında bağ kurulması daha kolay olur.
    Nietzsche, insanlara yeni değerler getirmeye çalışarak güçlü insanların egemenliğinde, çoğunluktan ibaret olan ve sürü olarak nitelendirdiği ilerlemenin mümkün olduğunu ileri sürmüştür. Sürü kendini feda ederek üst insanı belirleyecektir. Üst insan benim diyebilen, kendi gözleriyle gördüğü gerçekliği belirleyen insan olarak görülmektedir. Bütün varlığın temelinde daha güçlü olmaya yönelik irade vardır.

    Nietzsche’ye göre, insanoğlu sadece kendini korumak ve yaşamak istemez aksine asıl isteği daha da güçlü olmaktır.
    Din, ahlak, çağdaş kültür, felsefe ve bilim gibi konularda eleştiriler yazmıştır. Nietzsche’nin etkileri felsefede, egzistansiyalizm ve postmodernizm üzerinde olmuştur. Değerlerin göreceliğini savunmuş, “iyi” ve “kötü” kavramlarını sorgulamış, eleştirmiştir.

    Kendisini “Filozoflar içinde ilk psikolog” olarak tanımlayan Nietzsche, Psikanaliz’de kullanılan BilinçAltı kavramından ilk kez bahseden kişi olmuş ve bu yönüyle Sigmund Freud ve Psikanaliz’i etkilemiştir.
    Kıta felsefesinde ve analitik felsefede alternatif yollar göstermiştir. Yaşamı olumlama, bengi dönüş, anti platonizm onun felsefesinin temel taşlarıdır.
    Nietzsche, erken ölümü ve hastalığı nedeniyle, “ne ahlaksal idealini, ne de trajik şiirini gerçekleştirebilmiştir