Flört Etmek Dinimizce Zinamıdır

'Etüt Merkezi' forumunda Sibel tarafından 20 Mart 2011 tarihinde açılan konu


  1. Flört Etmek Dinimizce Zinamıdır

    Her geçen gün yaygınlaşan kötülüklerden, bağımlılık ve
    ahlâkî yozlaşmadan kendilerini en çok koruyanlar dindar olanlardır.
    Dinine bağlı kalanlardır. Çünkü dinin insanı kötülüklere iten zaaflar
    hakkında yasaklayıcı hükümleri vardır. Bu hükümlere itaat eden
    dindarlar sadece ahiretini kurtarmakla kalmıyor, dünyalarını da
    kurtarıyor, gittikçe yaygınlaşan günah bağımlılıklarından aile ve
    çocuklarını da muhafaza ediyorlar. İsterseniz İsra Sûresi'nin 32.
    ayetinin koruyucu ikazına bakın:

    - 'Zina yapmayın!' demiyor, 'Zinaya yaklaşmayın!' diye ikaz ediyor.
    Çünkü asıl mesele yanlışlara yaklaşmamaktadır. Yaklaşmayanın korunması
    kolay olur. Yaklaştıktan sonraki tahriklere dayanmak zorlaşır, ateşe
    yaklaşanın isabet alması ihtimali gibi tehlike belirir. Onun için
    kötülüklere vesile olabilecek, davetçilik mânâsına gelebilecek
    tahrikçi ve teşvikçi görüntüleri de yasaklayan din, müstehcene
    bakılmasını da caiz görmüyor, müstehcen dolaşılmasını da... Hatta bu
    bakma konusunda bir diğer ayetin emri de bir başka koruyucu özellik
    arz ediyor, bir de ona bakın lütfen:

    - "İnanmış erkek ve kadınlar gözlerini harama bakmaktan kapasınlar!
    (Nur, 30)

    - Gözleri kapamak mümkün mü? Hayır. Ya niçin kapasınlar diyor?

    - Öylesine gözlerini harama bakmaktan, müstehcene nazar etmekten
    korusunlar ki, sanki gözleri kapalıymış gibi hayallerini bile
    tertemiz, pırıl pırıl tutsunlar, zihinlerini kirlenmekten
    korusunlar... mesajını veriyor.

    Nitekim İmam-ı Şibli bu ayeti tefsir ederken: "Sadece kafa gözlerini
    kapamakla kalmasınlar, kalp gözlerini de kapalı tutsunlar, hayallerine
    almasınlar haramları, müstehcenleri, kötülükleri..." diyor, hayali
    dahi tertemiz tutmak istiyor.

    - Gözle bakış konusunda neden bu kadar ısrarlı ikaz ediliyor inanmış
    insanlar?

    - Çünkü bütün günahlar, ahlakî bozulmalar gözle, bakışla başlar,
    bakışın ısrarıyla baskı artar, sonra fiilî günaha dönüşür. Üstelik
    gözler baktıklarının resimlerini de çeker, hayalhanesine depo eder.
    Nereye gitse, nerede olsa artık çektiği bu resimler hayal âleminde
    gözlerinin önündedir. Öğrenciyse dersine tam çalışamaz, işçi ise
    mesleğine tam yönelemez, fikir adamıysa zihnini toparlayamaz, derken
    her konuda gerileme, düşüş başlar bakışlarını korumayanlarda. Bu
    duruma düşmemek için din yasaklar koyar, mensuplarını böylesine
    gerilemelere maruz kalmaktan kurtarır. Bundan dolayı söylemiş
    Bediüzzaman Hazretleri, kitaplık çaptaki şu meşhur sözünü:

    - "Dünyasını kurtarmak isteyen dinine sarılsın. Ahiretini kurtarmak
    isteyen dinine sarılsın. Her ikisini de kurtarmak isteyen dinine
    sarılsın!"