Fatih Sultan Mehmet Zamanında Yapılan Savaşlar

'Tarih Bölümü' forumunda Meryem tarafından 8 Şubat 2012 tarihinde açılan konu


  1. Fatih Sultan Mehmet Zamanında Yapılan Savaş
    Fatih Sultan Mehmet Zamanında Yapılan savaşlar hakkında bilgi


    Kırımın Fethi

    Fatih Sultan Mehmed, Karadenize de hakim olmak istiyordu. Venedik ve Cenevizlilerin İslam dünyasının aleyhine yaptıkları esir ticaretini önlemek, İstanbula gelen ticari malların taşınmasında esas rolü oynayan Kırım sahillerini ele geçirmek, Karadenizi bir Türk Gölü haline getirmek amacıyla hareket eden Fatih, işe 1459′da Amasrayı fethederek başladı.

    1460′da Candaroğulları Beyliğine son verildi. 1461′de Trabzonun, 1475′de de Kırımın fethiyle Karadeniz bir Türk gölü haline geldi.

    Bu sayede Karedenizdeki Ceneviz üstünlüğü sona erdi ve İpekyolunun tüm denetimi Osmanlı Devletine geçti.

    Otlukbeli Savaşı

    Karamanoğlu İbrahimin 1464′te ölmesi üzerine oğulları birbirlerine düşmüşlerdi. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasanın yardımıyla İshak Bey Karamanoğlu beyliğine sahip oldu. Bunun üzerine diğer oğlu Pir Ahmed Bey Fatih Sultan Mehmedden yardım istedi ve gelen yardım sayesinde Beyliği ele geçirdi. Fakat Pir Ahmed Bey bir süre sonra gidip Venediklilerle anlaşınca, bu duruma sinirlenen Fatih Sultan Mehmed, Karaman Seferine çıkmaya karar verdi.

    Konya ve Karaman alınarak Osmanlıya bağlandı. Karaman halkı İstanbula ve çeşitli yerlere göç ettirildiler. Pir Ahmed Bey kaçarak Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasana sığındı. Bu olay Osmanlılarla Akkoyunluların arasının açılmasına neden oldu.

    Osmanlılar Avrupa ve Anadoludaki topraklarını genişletirken, Akkoyunlular Devletide Doğu Anadolu, Kafkasya, İran ve Irak üzerinde hakimiyet kurmuşlardı. Sınırlarını genişleten iki Türk Devleti arasında büyük bir savaş kaçınılmaz olmuştu. Otlukbeli mevkiinde 11 Ağustos 1473′de yapılan savaşta, devrin en kuvvetli savaş tekniğine ve araçlarına sahip olan Osmanlı ordusu, Uzun Hasanın kuvvetli süvarilerden kurulmuş olan ordusunu birkaç saatte dağıttı.

    Bu savaştan sonra Akkoyunlular bir daha kendilerini toparlayamadılar. Fatih Sultan Mehmed, Akkoyunlu tehlikesini bu şekilde engellemiş oldu. Anadoluda ve Rumelide birçok sefer düzenleyip pek çok zafer kazanmıştı.

    Buna rağmen güneyde güçlü bir devlet konumunda olan Memlüklerle problemler yaşandığı halde sıcak bir savaştan kaçınmıştı.

    Kuşatma Ve Savaş

    Fatih Sultan Mehmed, hazırlıklar tamamlandıktan sonra, Bizans İmparatoru Konstantine bir elçi göndererek, kan dökülmeden şehrin teslim edilmesini istedi. Fakat İmparatordan gelen savaşa hazırız mesajı üzerine, İstanbulun kara surları önüne gelen Osmanlı ordusu, 6 Nisan 1453′de kuşatmayı başlattı. Osmanlı donanması ise Haliçin girişinde ve Sarayburnu önünde demirlemişti. Ordu; merkez, sağ ve sol olarak üç kısma ayrıldı. 19 Nisanda yapılan ilk saldırıda, tekerlekli kuleler kullanıldı ve bu saldırı ile Topkapı surlarından burçlara kadar yanaşıldı.

    Osmanlı Ordusundaki er sayısı 150.000 ile 200.000 arasındaydı. Bu kuvvetlere Rumeli ve Anadolu beylerine bağlı çeşitli kuvvetler de katılmıştı.

    Çok şiddetli çarpışmalar oluyor, Bizanslılar şehri koruyan surların zarar gören bölümlerini hemen tamir ediyorlardı.

    Venedik ve Cenevizliler de donanmalarıyla Bizansa yardım ediyorlardı. Fatih Sultan Mehmed Osmanlı donanmasının kuşatma sırasında yeterince kullanılamadığını ve bu yüzden kuşatmanın uzadığını düşünüyordu. İstanbulun Haliç tarafındaki surlarının zayıf olduğu biliniyordu. Bizans bu bölgeye zinciri bu nedenle germişti. Yüksekten atılan taş gülleler Bizans donanmasından bazı gemileri batırmıştı fakat bir kısım donanmanın Haliçe indirilmesi kesin olarak gerekliydi.

    Fatih Sultan Mehmed, İstanbulun fethedilmesini kolaylaştıracak önemli kararını verdi. Osmanlı donanmasına ait bazı gemiler karadan çekilerek Haliçe indirilecekti.

    Tophane önündeki kıyıdan başlayıp Kasımpaşaya kadar ulaşan bir güzergah üzerine kızaklar yerleştirildi. Gemilerin, kızakların üzerinden kaydırılabilmesi için, Galata Cenevizlilerinden zeytinyağı, sade yağ ve domuz yağı alınarak kızaklar yağlandı. 21-22 Nisan gecesi 67(yada 72) parça gemi düzeltilmiş yoldan Haliçe indirildi.

    Haliçteki Türk donanmasına ait toplar, surları dövmeye başladı. Ciddi çarpışmalar cereyan etti. Bundan sonraki günlerde top savaşı, ok, tüfek atışları, lağım kazmalar, büyük ve hareketli savaş kulelerinin surlara saldırıları devam etti.

    Kuşatmanın uzun sürmesi ve kesin başarıya ulaşılamaması askerler arasında endişe yarattı. Ancak, İstanbulu her ne şartta olursa olsun almaya kararlı olan Fatih Sultan Mehmed kumandanların ve alimlerin de bulunduğu bir toplantı düzenledi. Cesaretlendirici bir konuşma yaptıktan sonra, 29 Mayısta genel saldırının yapılacağına dair kararını açıkladı.

    Çarpışmalar sırasında Bizansı koruyan surlar üzerinde kapatılması mümkün olmayan gedikler açılmaya başlamıştı. Surlar içerisine küçük sızmalar oluyor, ancak geri püskürtülüyordu. İlk defa Ulubatlı Hasan ve arkadaşlarının şehit olmak pahasına tutunmayı başardıkları İstanbul surları, artık direnemiyordu. 53 gün süren ve 19 Nisan, 6 Mayıs, 12 Mayıs ve 29 Mayısta yapılan dört büyük saldırıdan sonra Doğu Roma İmparatorluğunun 1125 yıllık başkenti olan İstanbul, 29 Mayıs 1453 salı günü fethedildi.