Fatih Sultan Mehmed

'Biyografi' forumunda HazaN tarafından 27 Ocak 2010 tarihinde açılan konu


  1. Fatih Sultan Mehmet kimdir?
    Fatih Sultan Mehmedin hayatı



    Şehzadeliği
    Fatih Sultan Mehmet 30 Mart 1432 Pazar günü şafak vakti, o dönemde Osmanlı Devleti'nin başkenti olan Edirne'de doğdu. Babası II. Murat'ın üçüncü oğluydu. Annesi Hüma Hatun adıyla bilinir. Ancak bu sonradan kendisine yakıştırılmış bir isimdir. Hakkında bilinen tek şey gayrimüslim kökenli bir köle olduğudur. Babası tarafından pek sevilmeyen Mehmed'in üç kardeşin en küçüğü olduğu için ileride tahta geçmesine ihtimal verilmiyordu.

    Mehmed iki yaşına kadar Edirne'de kaldıktan sonra 1434'te sütninesi ve küçük ağabeyi Ali birlikte 14 yaşındaki büyük ağabeyi Ahmet'in Rum sancakbeyi olduğu Amasya'ya gönderildi. Burada ağabeyi Ahmet'in erken yaşta ölmesi üzerine Mehmed altı yaşında Rum sancakbeyi oldu. Diğer ağabeyi Ali ise Manisa'da Saruhan sancakbeyi oldu. İki yıl sonra babaları Murat'ın talimatıyla iki kardeş yer değiştirdiler. Birkaç yıl sonra ağabeyi Ali bilinmeyen nedenlerle boğularak öldürüldü. 11 yaşında veliaht olan Mehmed babası tarafından Edirne'ye çağrıldı.

    O güne kadar iyi bir eğitim görmemiş olan Mehmed'in eğitimi için babası çeşitli hocalar görevlendirdi. Ancak dik kafalı, öğrenmeye isteksiz olan Mehmed'in eğitilmesi kolay olmadı. Sonunda babası Molla Gürani'yi görevlendirdi. Anlatılana göre Murad, Gürani'ye bir değnek vermiş ve, Mehmed itaatsizlik ederse kullanmasını söylemişti. Yine aynı kaynaklara göre Gürani Mehmed'e "Baban beni seni eğitmem içim gönderdi. Ama sözümü dinlemezsen seni yola götürmemi söyledi." demişti. Mehmed bu sözlere gülünce Gürani kendisine esaslı bir dayak atarak hiz Aya getirmiş, ardından genç şehzade kısa sürede Kuran'ı öğrenmişti.

    İlk kez tahta çıkışı
    Mehmed'in 1444 yılında tam olarak ne zaman tahta geçtiği konusunda tarihçiler arasında bir fikir birliği yoktur. tarihçi Babinger II. Murat'ın Macarlarla Barış yaptıktan sonra yaz aylarında Rumeli'nin idaresini Sadrazam Çandarlı Halil Paşa denetiminde oğlu Mehmed'e bırakarak Karmanlıların üzerine gitmek için Anadolu'ya geçtiğini ve bu dönemde Mehmed'in yalnızca Rumeli'nin saltanat naibi olduğunu yazar.

    Babinger'e göre Mehmed'in padişah olarak ilk kez tahta çıkışı Varna Savaşı'nın ardındandır. Buna göre 1444'ün Kasım sonu ya da Aralık başında Murat, Halil Paşa'nın tüm itirazlarına karşın tahtı oğlu Mehmed'e bırakarak Manisa'ya çekilmiştir. Yeni padişah Mehmed adına ilk gümüş ve bakır paralar 1445 yılının ilk aylarında bastırılmış, imparatorluğun doğusundaki ve güneyindeki müslüman beylere genç sultanın tahta geçtiği bildirilmiştir. Öte yandan Halil İnalcık Mehmed'in İzladi Muharebesiyle Varna Savaşı arasında bir dönemde tahta geçtiğini yazar.

    Mehmed'in saltanat naibi ya da doğrudan padişah olarak Edirne'de bulunduğu 1444 yazında ilginç gelişmeler yaşandı. Yaz sonunda Mehmed kendini Hurufilik taraftarlarının elçisi olarak tanıtan bir İranlının öğretisine ilgi duymuş, onu ve yandaşlarını koruması altına almıştı. Müfti Fahreddin ve Sadrazam Halil Paşa bu durumu endişe ve öfkeyle karşılamış, Mehmed de çok geçmeden desteğini çekmek zorunda kalmış ve sonunda İranlı öldürülmüştü. Bu ol aydan bir süre sonra yeniçeriler ulufelerinin artırılması isteğiyle ayaklandılar. Talepleri reddedilince sar Ayın bir kısmını ateşe verdiler.

    Alevler kısa sürede şehre yayıldı ve birçok insan hayatını kaybetti. İsyanın baş hedefi Mehmed'in başdanışmanı Şihabeddin Paşa'ydı. Şihabeddin Paşa canını sar aya sığınarak kurtarmıştı. Sonunda Mehmed yeniçerilerin günlüğünü yarım akçe arttırmayı kabul ederek isyanı bastırdı. İsyanı Rumeli Beylerbeyi Şihabbeddin Paşa ile, bir iktidar mücadelesi içinde olan Sadrazam Halil Paşa'nın Mehmed'e gözdağı vermek için teşvik etmiş olabileceği öne sürülmüştür. Gerçekte 1444-1453 yılları arasında Osmanlı Devleti'nde yaşanan başlıca politik gelişmelerin belirleyicisi Halil Paşa ile Şihabeddin, Zağanos, Turahan ve Mehmed'i destekleyen komutanların arasındaki iktidar mücadelesiydi.

    Mehmed'in ilk hükümdarlığı iki yıl kadar sürdü. Murat 1446'nın Mayıs ayında Sadrazam Halil Paşa'nın çağrısıyla bir kere daha Edirne'ye tahtına döndü. Bunun sebebi Mehmed'in Konstantinopolis'e saldırma planları yapıyor olmasıydı. Halil Paşa kedni gücünü zayıflatacağı düşüncesiyle bu saldırıya karşı gelirken Mehmed'in yandaşı olan Zağanos ve Şihabeddin bu planı destekliyordu. Sonunda Halil Paşa bir yeniçeri isyanı düzenleyerek Mehmed ve yandaşlarını iktidardan uzaklaştırdı. Murat'ın yeniden tahta geçmesi üzerine Mehmed Manisa'ya çekildi, Zağanos Paşa da Balıkesir'e sürgüne gönderildi.


    istanbul fethetmesinden sonra "Fatih" lakabıyla anılmıştır. istanbul, un fethi, Orta Çağ'ın sonu Yeni Çağ'ın başlangıcı olmuştur. Bundan dol ayı Fatih, "çağ açan hükümdar" olarak da tanınır. Fatih, çıkardığı yasalarla devleti ö nemli ölçüde yeniden biçimlendirmiştir.

    II. Mehmed
    Padişahlık sırası 7
    Saltanat süresi 1444 – 1446
    1451 – 3 Mayıs 1481

    Önce gelen II. Murat
    Sonra gelen II. Bayezid
    Doğumu 30 mart 1432, Edirne

    Ölümü 3 Mayıs 1481, Gebze, Hünkar Çayırı

    Annesi Hüma Hatun
    Babası II. Murat
    Bakınız: Osmanlı Hanedanı soy ağacı
    II. Mehmed veya sık kullanılan unvanıyla Fatih Sultan Mehmed, (d. 30 Mart 1432 – ö. 3 Mayıs 1481) yedinci Osmanlı padişahıdır.

    Eğitim ve kültür

    Fatih Sultan Mehmed'in tarihteki en önemli yanlarından birisi de eğitime verdiği ö Nem olmuştur. Üniversite anlamında Osmanlı tarihinde ve dünya tarihinde bilinen en eski eğitim kurumlarından olan Sahn-ı Seman'ı kurmuştur. Sahn-i Seman İstanbul'un ilk Türk yüksek öğretim kurumudur. Sahn-ı Seman medreseleri Fatih Külliyesi içindeki en yüksek düzeyli medreseler idiler.

    Sahn-ı Semân'ın eğitim müfredatının hazırlayıcılarından çağın önemli bilim adamı Ali Kuşçu'dur. Medreselerde Ali Kuşçu tarafından düzenlenen bir okutma planının olduğu, hattâ bunun “Kânûnnâme” şeklinde yapıldığı bilinmekle birlikte, ama bugüne kadar incelemesi yapılan Osmanlı arşiv belgeleri arasında ele geçirilememiştir. Bu kanunnamenin aslının 1918 yılında külliyede çıkan yangınla yok olması da olasıdır. Sahn-ı Semân, Kanuni tarafından açılan Süleymaniye medresleri zamanına kadar nakli ve akli bilimlerde öğrenci yetiştirmekteydi. Kanuni devrinde bu medreseler şer'î ilimler ihtisası yapılan medreseler olmuşlar, Süleymaniye medreseleri de aklî ilimlerin ihtisas yeri olmuştur.