F.E.A.R [ İnceleme ]

'Oyun Bölümü' forumunda cCasT tarafından 4 Temmuz 2010 tarihinde açılan konu


  1. 2004 yılı Half-Life 2, Doom 3, Far Cry ve Unreal Tournament 2004 gibi FPS şaheserlerini içeren önemli bir yıldı. Bu oyun bombardımanının sona ermesiyle 2005 yılında kapı sonuna kadar açıldı ve oyun piyasasına taze kan olarak Monilith'in F.E.A.R'ı düştü.

    Oyun, gizli dosyalarla ilgilenen S.W.A.T benzeri bir askeri bölük üzerine kurulu. Bu garip grup çok kısa bir sürede terorist takımını yok ederek bir uzay havacılığı hizmetini devralır. Bu seneki senaryo sizi aksiyonun içine katarak, geçen sene E3'te gösterilen demonun bıraktığı yerden devam ediyor.

    Demo midesi hassas olanlar için pek de uygun olmayan bazı tüyler ürpertici sahnelerle başlıyor. Birkaç muhafızı öldürdükten sonra düşman grubun lideri zavallı kurbanının üzerinde bir çeşit ameliyat yapmaya girişir ve ardından kurbanın kanla kaplanmış yüzünü daha yakın bir görünüş için güvenlik kamerasına doğru çevirir. F.e.a.r kan öğeleri içermesi bakımından oldukça cömert, her seferinde bir insandan çıkması imkansiz olan tonlarca kan görebilmemiz mümkün.

    Buradan sonra güvenlik kamerasıyla aksiyon ziyafetini seyrettiğimiz sinematikle takımımız bölünüyor. Takıma bir hafta önce transfer oluyoruz ve takım arkadaşlarımızın birinin hal ve hareketlerinden bizden kuşkulandığını anlıyoruz. Bununla birlikte sinematik bitiyor ve demonun oynanabilir kısmı başlıyor

    Oyunun ilk birkaç dakikası diğer aksiyon oyunlarının başlangıçlarında gördüklerinize oldukça benziyor. Demonun başları da korkunç dakikalarla dolu , uzay fasilitesinden düştüğünüz yerde kısa bir senaryo dizisi var ve ardından size etrafı keşfederken nasıl çömeleceğiniz, fenerinizi nasıl kullanacağınız gibi konularda size ipuçları vermek üzere ufak notlar beliriyor. Bazı yönlerden grafikler Doom 3 ile karşılaştırılabilir; Monolith'in oyun için yarattığı dinamik aydınlatmalar ve gölgeler, bir çok karanlık arazi sizi her zaman diken üstünde tutuyor.


    Demonun ilk dakikaları HUD'ınızın sebepsiz yere gidip gelmesinden tutun da etrafı keşfederken göreceğiniz ilginç görüntüler ve seslere kadar bir çok ürkütücü sahnelerle dolu.

    Bir noktada, önünüzden geçen küçük bir kız gördüğünüze emin olduğunuzu zannedebilirsiniz fakat onu onu yakalamaya çalıştığınızda bir ölüyle karşılaşıyorsunuz. İki saniye sonra kaçan birisi gözünüze çarpıyor fakat bir kez daha baktığınızda orda öyle birini göremiyorsunuz. Bunlar sadece olayların başlangıcı sayılır.

    Sonunda, makinali veya tam otomatik tüfeğimiz ile ateş edebileceğimiz bazı canlı bedenler buluyoruz. Monolith savaşla ilgili bazı dengeleyici unsurları da atlamamış; bir tuşa basarak atabileceğiniz el bombaları haricinde sadece üç silah taşıyabiliyorsunuz. Makinalı tüfekler istediğimiz gibi değilse de demodaki diğer silahlar oldukça etkili. Shotgun'ı kullanarak önünüze çıkacak kadar şanssız herşeyi eritirken tatmin edici bir patlama yaratıyor. Nailgun ile düşmanınızı duvara çivilemeniz mümkün ve zoom fonksiyonuyla da siper alıp ateş etmek olası.

    Çatışma süresince, Monlith yapay zeka ve yazılım karışımıyla her anı gerçeğe yakın bir hale sokuyor. Bazen düşman ilk hareketin sizden gelmesi için devriye geziyor ve bekliyor, bazen ise daha önceden belirlenmiş bir noktaya vardığınızda aniden bağırıyor. Bir bölgede düşman koşarak gelirken bir kitaplığı deviriyor ve kendine kalkan olarak kullanıyor. Birkaç saniye sonra ise düşman yüzükoyun uzanıp kitaplığın daha doğrusu az evvel oluşturduğu koruyucunun altına yatıyor ve böylece sadık shotgun'ımız için kusursuz bir av haline geliyor. Bu sahnede çatışma iyice çığrından çıkarak düşman her yöne doğru parçalanıyor, kan her yeri kaplıyor ve siz de etrafta kol, bacak parçaları görebiliyorsunuz.

    "Kan, F.E.A.R'ın uzmanlık alanı gibi gözüküyor."

    Kahramanınız kendisini korumak için silahlardan daha fazlasına sahip.
    Öyle ki; ihtiyaç duyduğunda yavaşlatılmış çekim modunda vuruşlar yapabiliyor. Pratikte bu Max Payne oyunlarındaki gibi "bullet time" özelliğine benzer gibi gözükse de siz düşmanlar kadar yavaş değilsiniz. Böylece nöbetçilerin devriye gezdiği bir sahaya girdiğimizde saldırıya maruz kalsak bile alan boyunca sıçrayabiliyor, yavaş çekim modunda vuruşlar yapabiliyor, yakınımızdaki düşmana shotgunla ateş edebiliyor ve fazla zarar görmeden kurtulabiliyoruz. Yavaş çekim modu kabiliyetiniz zamanla yenileniyor ve savunmanızın önemli parçalarından biri oluyor.

    F.E.A.R'ın en iyi tarafı insanı korkunç bir şekilde titretebilmesi.

    15 dakikalık demo boyunca siz merdivenden çıkarken aniden ortaya çıkan küçük kız ya da garip bir adamın " hepsi ölmeye geldiler" diye defalarca bağırması gibi ürkütücü sahneler oynayanın ödünü patlatabilecek cinsten.