Eyyübiler Devleti tarihi

'İslami Bilgiler' forumunda Aysell tarafından 4 Mart 2010 tarihinde açılan konu


  1. Eyyübiler Devleti tarihi

    Mısır'da bir devlet kuran Selâhaddin Eyyûbî ünlü Avrupa krallarının kumanda ettiği Birleşik Avrupa ordusunu yendi ve Kudüs'ü kurtardı. Bir önceki bölümde gördüğümüz gibi, Selâhaddin Eyyûbî, Musul Atabeyi Nureddin Mahmud'un yanında yetişmiş, onun tarafından Şirkuh ile birlikte Mısır'a gönderilmişti. Selâhaddin Eyyûbî, Fatımîleri yenerek Atabey Mahmud adına Mısır'ın idaresini ele almıştı (1171).

    Fatımî Devleti'ni ortadan kaldıran Selâhaddin Eyyûbî, Mısır'da kendi adı ile anılacak olan Sünnî devletini kurdu. Kısa zamanda bu devleti güçlendirdi. 5 Temmuz 1187'de meşhur Hıttîn seferi ile Haçlıları büyük bir yenilgiye uğrattı ve Kudüs'ten çıkardı. Bu başarısından sonra devletin sınırlarını Yemen'den ElCezire'ye kadar genişletti. Bölgede Sünnîliği pekiştirdi. Selâhaddin Eyyûbî'nin kurduğu devlette halkın çoğunluğunu Türkler meydana getiriyordu. Ordu da Türklerden kuruluydu ve resmî dil Türkçe idi.

    Selâhaddin Eyyûbî'nin Haçlıları Kudüs'ten çıkarması, III. Haçlı Seferi'nin yapılmasına sebep oldu. Bu sefere Almanya İmparatoru Friedrich Barbarossa, Fransa Kralı PhilippeAuguste ve ingiltere Kralı Richard (Arslan Yürekli Rişar) katıldılar. Avrupa'nın en büyük orduları, en büyük hükümdarların kumandasında, Akkâ'yı kuşattılar (1189).

    Karada ve denizde çok şiddetli savaşlar oldu. Haçlılar silâh ve asker sayısı bakımından çok üstün durumdaydılar. Selâhaddin Eyyûbî'nin askerleri ise süregelen savaşlardan dolayı yorgun düşmüştü. Buna rağmen, Haçlılar Selâhaddin Eyyûbî'nin karşısında hiç bir şey elde edemediler ve on binlerce Haçlının kutsal topraklarda ölmesinden başka bîr sonuç alamadılar. Yalnız Richard Anadolu'da .Kayseri'yi ele geçirmişti. Sonunda barış istemek zorunda kaldılar. Kudüs'ü alamamışlardı, fakat barış antlaşmasına göre, Hıristiyanlar silâhsız olarak mukaddes yerleri ziyaret edebileceklerdi.

    Batının en büyük hükümdarları Selahaddin'e saygı duydular ve onu örnek bîr hükümdar olarak kabul ettiler. Gerçekten de Selâhaddin Eyyûbî mert, cömert, hoşgörü sahibi idi. Mecbur olmadıkça kan dökmekten kaçınırdı. Fakat savaşmak zorunda kalincş da, hem taktik, hem cesaret bakımından üstünlüğünü gösterirdi. Büyük başarılarını ezici çoğunluğu Türk olan ordusu ile sağlamıştır. Kültür, sanat ve edebiyatı çok korumuş, bilginlere büyük saygı göstermiştir. Sultanlığı 21,5 yıl sürdü. 1193'de öldü. Türbesi Şam'dadır ve Müslümanların ünlü ziyaret yerlerinden biridir.

    Selâhaddin Eyyûbî'nin ölümünden sonra devlet, kardeşleri ve oğulları arasında bölüşüldü. Ülke, bazıları kısa, bazıları uzun ömürlü olan 9 kola ayrıldı. En kısa ömürlüsü olan Güney Arabistan kolu 1228'e, en uzun ömürlüsü olan Hama kolu 1348'e kadar devam etti. Mısır kolu ise bağımsızlığını 1250'ye kadar koruyabildi.
    Eyyûbî'lerin diğer kolları ŞamHalep, Humus, El Cezire, Baalbek, Kerek ve Hısnı Keyfa (Hasankeyf) idi.