Evliya Çelebi nereleri gezmiştir

'Biyografi' forumunda ZeuS tarafından 5 Haziran 2011 tarihinde açılan konu


  1. Evliya Çelebi'nin gezdiği yerler
    Evliya çelebi hangi şehirleri gezmiştir?

    Evliya Çelebi nereleri gezmiştir, Evliya Çelebi'nin on ciltlik Seyahatnâme'si, bütün görmüş ve gezmiş olduğu memleketler hakkında oldukça önemli bilgiler içermektedir. Eser bu yönden Türk kültür tarihi açısından önemli bir yere sahiptir.

    Evliya Çelebi nereleri gezmiştir,

    Evliya Çelebi'nin on ciltlik Seyahatnâme'si, bütün görmüş ve gezmiş olduğu memleketler hakkında oldukça önemli bilgiler içermektedir Eser bu yönden Türk kültür tarihi açısından önemli bir yere sahiptir

    Evliyâ Çelebi, genç yaşta (1630'larda) seyâhat etmek, yeryüzünde yaşayan çeşitli toplulukları, kurulan medeniyetleri, mîmârî eserleri tanımak arzusuna düştü Buna, içinde yaşadığı çevrenin büyük ölçüde sebep teşkil ettiği görülmektedir Babasının Kanunî Sultan Süleyman Han devrinden kalma, güngörmüş bir kişi olması, hepsi hoş-sohbet kimseler olan babasının arkadaşlarının anlattığı şeyler, zâten insanları, yeryüzünü tanımaya meraklı olan Evliyâ Çelebi'yi gezip görmeye, tanımaya daha da heveslendirdi

    Bir süre bu fikri nasıl gerçekleştirebileceğini düşündüğünü: "Peder ve mâder (anne) ve üstad ve birâder kahırlarından nice halâs olup, cihânkeş olurum" sözleriyle belirten Evliyâ Çelebi,Aşure Gecesi, rüyâsında, Yemiş İskelesindeki Ahi Çelebi Câmiinde kalabalık bir cemâat arasında Peygamber Efendimiz'i (sallallahü aleyhi ve sellem) görmüş, huzûruna varınca; "Şefâat yâ Resûlallah!" diyecekken, heyacanla; "Seyâhat yâ Resûlallah!" demiştir Peygamber efendimiz de tebessüm buyurup, bu gence hem şefâatini müjdelemiş, hem de seyâhati ihsân etmiş, orada bulunan Sa'd bin Ebî Vakkas (radıyallahü anh) da gezdiği yerleri ve gördüklerini yazmasını tavsiye etmiştir

    Uykudan uyanınca ilk iş olarak, rüyâsını zamânın meşhur yorumcularından, Kâsım Paşa Mevlevihanesi Şeyhi Abdullah Dede'ye anlatır Dede, bu parlak rüyâyı güzelce yorumladıktan sonra; "İptidâ, bizim İstanbul'cağızı tahrir eyle" tavsiyesinde bulunur Evliyâ Çelebi'nin ilk faaliyeti olan İstanbul gezileri netîcesinde başlıbaşına bir İstanbul târihi sayılabilecek Seyâhatnâme'nin birinci cildi meydana gelmiştir Ancak, babası, Evliyâ Çelebi'nin taşraya çıkmasına uzun zaman karşı koyup, izin vermemiştir Fakat 1640'ta, eski dostu Okçuzâde Ahmed Çelebi ile gizlice Bursa'ya giden Evliyâ Çelebi'nin bu yolculuğu bir ay sürer Dönüşünde artık oğlunu tutamayacağını anlayan babası, seyâhate çıkmasına izin verir

    Türk İslam edebiyatının, dünyâca tanınmış bir şahsiyeti böylece doğarİstanbul'da dört yıl kaldıktan sonra, Yûsuf Paşa ile Hanya Seferine katılan Evliyâ Çelebi, sonra tekrar İstanbul'a döndü Ertesi yıl (1647'de) Defterdârzâde Mehmed Paşa ile Erzurum'a gitti ve bu arada Tiflis ile Bakü'yü gezdi Defterdârzâde'nin Şuşik Beyi üzerine yaptığı sefere de katılan Çelebi,

    Azerbaycan ve Gürcistan'ı da görmek fırsatını buldu Gürcistan Seferinde bulunduktan sonra 1647 kışını Erzurum'da geçirdi Bu sırada devlet, Vardar Ali Paşa isyânına karşı gerekli işlerle uğraşırken,Anadolu'daki paşalarla anlaşmaya çalışan Defterdârzâde, Evliyâ Çelebi'yi kuvvet toplamak ve mektup getirip-götürmekle görevlendirdi

    1650'de Melek Ahmed Paşanın sadrâzam olması üzerine, Evliyâ Çelebi'nin eline pekçok yeri gezme fırsatı geçti Celalileri cezâlandırmak üzere ordu ile Söğüt yöresine gitti Sadrâzam, Özi Beylerbeyliğine tâyin olununca, Evliyâ Çelebi'nin de ilk Rumeli seyâhati başladı (23 Ağustos 1651-Haziran sonları 1653) Seyâhate, bâzan Melek Ahmed Paşa ile bazen de yalnız çıktı Rusçuk'tan İstanbul'a mektup getirip-götürdü Silistre'ye gitti Özi eyâletinin kasaba ve köylerini dolaştı Baba dağı köylerinde gördüklerini yazdı Sofya'da bulundu

    Vasvar Antlaşmasından sonra elçi olan Kara Mehmed Paşanın maiyetinde Viyana'ya gitti 1668'de ise İstanbul'dan çıkıp kara yolu ile Batı Trakya, Makedonya ve Teselya'yı gezdi Mora sâhillerine ve oradan da Kandiye'nin fethinde bulunmak üzere Girit Adasına geçti Mayna İsyânı üzerine tekrar Mora'ya dönüp, Adriya sâhillerini dolaştı Senelerce at üzerinde seyâhat etmesi, cirit oynaması, iyi silâh kullanması, Evliyâ Çelebi'nin çevik ve sıhhatli bir yapıya sâhib olduğunu göstermektedir Evlenmediği, çocuğu olmadığı bilinmektedir Zengin ve köklü bir âileye mensup olup, gezi gâyesiyle gittiği çeşitli yerlerde vazîfeler almış, katıldığı pek çok savaştan aldığı ganîmetler, verilen hediyeler ve gezdiği yerlerde yaptığı ticâretten elde ettiği para ile rahat bir hayat sürmüştür Ölüm târihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, 1682 olduğu tahmin edilmektedir