Evlilik Bir İbadet

'Kadınca' forumunda Semerkand tarafından 25 Aralık 2011 tarihinde açılan konu


  1. Evlilik Bir İbadet
    çocuk yetiştirmek
    Peygamberimizin sünneti

    Cenab-ı Hak Furkan suresi 74 ve 75. ayetlerde şöyle buyuruyor:

    “(Ve o kullar): Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takva sahiplerine önder kıl derler.

    İşte onlara, sabretmelerine karşılık cennetin en yüksek makamı verilecek, orada hürmet ve selamla karşılanacaklardır.”

    O kullar, kendilerinden sonra gelecek çocuk ve torunlarına örnek olacakları bir takvaya sahip olup, çocuklarının da takva sahibi olmalarını diliyorlar. Bunu bizler de isteriz, bütün müslümanlar ister. Bunun için elbette önce evlenmek ve Allah’ın izniyle hayırlı evlatlara sahip olmak gerekir.

    Evlilik Hz. Rasulullah s.a.v. Efendimiz’in sünnetidir. O, evliliğe önem vermiş ve bize; “Evlenin, çoğalın. Kıyamet günü ben sizin çokluğunuzla iftihar ederim.” buyurmuştur. Geçim korkusu gibi sebepleri de evlenmemek için bir mazeret olarak saymamıştır.

    Evlilik, müslümanın hayatında bir kemal noktasıdır. Abdullah b. Abbas hazretleri “Kişinin ibadeti ancak evlenmek ile kemal bulur.” buyurarak, evlemeyi ibadetin kısımlarından saymıştır. İbadetin kalp huzuru ile makbul olacağını ifade ederek de, evlilikte huzurun korunmasına, bunun için de karşılıklı anlayışa işaret etmiştir.

    Vefatından sonra bir zatın rüyasında görülen Ebu Nasr-ı Timar hazretleri, “Evliler, bekâr kalanlardan yetmiş derece üstün makama geçtiler.” buyurmuştur.

    Yine buyurulmuştur ki: “Evli olanların evli olmayanlardan üstünlüğü, savaşanların savaşmayanlardan üstünlüğü gibidir.” Ayrıca, “Evli olanın kıldığı bir rekât namaz, bekârın kıldığı yetmiş rekâttan efdaldir.”

    Görülüyor ki evlilik büyük bir devlettir. Bir ibadet ciddiyetiyle yaşandığı zaman büyük hayırlara vesiledir. Bunun için zorluklarına katlanılması gerekir. Kişinin evlilikle birlikte üzerine yüklenen sorumluluktan kaçmaması, sabırlı olması, evlilik hayatını nefsin basit bir isteği olarak görmeyip, Allah Tealâ’nın rızasını gözetmesi gerekir.

    Evlenmesiyle birlikte müslüman beş görevi yerine getirmiş, beş hizmeti ifa etmiş olur. Birincisi, çocuk sahibi olur ve onları yetiştirir. İkincisi şehvetini kontrol altına alarak hem kendini hem toplumu zarardan korumuş olur. Üçüncü olarak, bir yuvayı idare etmek, geçimi ve düzeni için çalışmakla toplum hayatına destek olur. Dördüncüsü, akrabaların çoğalmasıdır ki bu sayede birbirine yakın, omuz omuza verecek insanların çoğalmasıyla müslümanlar daha güçlenir. Son olarak, evlilik hayatının gereklerini yerine getirirken yaşanan zorluklara sabırla karşılık vererek nefsiyle mücadele etmiş olur.

    Evlenmenin en başta gelen amacı olan evlat yetiştirmekle birçok açıdan hayra ulaşılır. Bunlardan ilki, mahşer günü ümmetinin çokluğuyla övünecek olan Hz. Peygamber’in s.a.v. bir isteğini yerine getirmiş olur. Sonra kişinin öldükten sonra arkasından dua edecek evladının olması büyük bir hayırdır.

    Ayrıca çocukluk çağında vefat edenlerin mahşer gününde anne babalarına şefaatçi olacakları bildirilmiştir. Efendimiz s.a.v. buyurmuştur ki, “Çocuğun üzüntülü bir halde cennet kapısında bekleyip, ‘Ancak anne-babamla birlikte cennete girerim!’ demesi üzerine, Allah Teal⠑Anne-babasıyla cennete koyun.’ buyurur.”

    Evlilik büyük bir nimet ve dünya imtihanlarından biridir. Bu imtihanı huzur içerisinde vermek için taraflar birbirlerine sabır göstermeli, birbirlerine yardımcı olup ebedi nimete ermeye çalışmalıdırlar.


    Mehmet ILDIRAR- semerkand dergisi--