Evanescence I Must Be Dreaming Türkçe Çevirisi

'Şarkı Sözü' forumunda Elfida tarafından 9 Temmuz 2011 tarihinde açılan konu


  1. Evanescence I Must Be Dreaming çevirisi
    Evanescence I Must Be Dreaming türkçe anlamı

    how can i pretend that i dont see?

    ~nasıl görmüyormuş gibi yapabilirim?

    what you hide so carelessly?

    ~dikkatsizce neyi sakladığını?

    i saw her bleed,

    ~onun kanadığını gördüm ,

    you heard me breathe.

    ~benim nefesimi duydun.

    and i froze inside myself .

    ~ve kendi içimde dondum.

    and turned away.

    ~ve geri döndüm.

    i must be dreaming …

    ~rüya görüyor olmalıyım…



    we all live,

    ~hepimiz yaşarız,

    we all die,

    ~hepimiz ölürüz,

    that does not begin to justify you .

    ~bu seni açıklamaya başlamaz.

    its not what it seems,

    ~göründüğü gibi değil,

    not what you think,

    ~düşündüğün gibi değil,

    no, i must be dreaming…

    ~hayır, rüya görüyor olmalıyım…

    its only in my mind,

    ~sadece benim aklımda,

    not in real life,

    ~gerçek hayatta değil,

    no, i must be dreaming…

    ~hayır, rüya görüyor olmalıyım…



    help you know ive got to tell someone,

    ~bilmene yardım ediyorum, birilerine söylemeliyim,

    tell them what i know youve done.

    ~onlara ne yaptığını bildiğimi söylemeliyim.

    i fear you but spoken fears can come true.

    ~senden korkuyorum ama konuşulmuş korkular gerçek olabilir.



    we all live,

    ~hepimiz yaşarız,

    we all die,

    ~hepimiz ölürüz,

    that does not begin to justify you.

    ~bu seni açıklamaya başlamaz.



    its not what it seems,

    ~göründüğü gibi değil,

    not what you think,

    ~düşündüğün gibi değil,

    no, i must be dreaming …

    ~hayır, rüya görüyor olmalıyım…

    its only in my mind,

    ~sadece benim aklımda,

    not in real life,

    ~gerçek hayatta değil,

    no, i must be dreaming…

    ~hayır, rüya görüyor olmalıyım…



    we all live,

    ~hepimiz yaşarız,

    we all die,

    ~hepimiz ölürüz,

    that does not begin to justify you.

    ~bu seni açıklamaya başlamaz.



    its not what it seems,

    ~göründüğü gibi değil ,

    not what you think ,

    ~düşündüğün gibi değil ,

    no, i must be dreaming…

    ~hayır, rüya görüyor olmalıyım …

    its only in my mind,

    ~sadece benim aklımda,

    not in real life,

    ~gerçek hayatta değil ,

    no, i must be dreaming…

    ~hayır, rüya görüyor olmalıyım…



    not what it seems…

    ~göründüğü gibi değil…

    not what you think…

    ~düşündüğün gibi değil…

    i must be dreaming…

    ~rüya görüyor olmalıyım…

    just in my mind…

    ~sadece benim aklımda…

    not in real life…

    ~gerçek hayatta değil…

    i must be dreaming…

    ~rüya görüyor olmalıyım…