Esmaül Hüsna-Er-Rahman

'Dualar ve Faziletleri' forumunda EyLüL tarafından 4 Ekim 2011 tarihinde açılan konu


  1. Esmaül Hüsna Er-Rahman Açıklaması
    Er Rahman Esmaül Hüsna Anlamı
    Esmaül-Hüsna "er-Rahmân (cc)

    ER-RAHMÂN / ER-RAHÎM
    El Esmaul Husna: Er-Rahman / Er-Rahim
    Rahmân: “Dünya hayatında, mü’min-kâfir gözetmeksizin, mahlukatın
    hepsine merhametle muamele eden”

    “Ezelde bütün yaratılmışlar hakkında hayır ve rahmet irade buyuran”
    “Rızıkları ve her türlü iyilikleri ihsan eden”

    Rahîm: “Verdiği nimetleri iyi kullananlara daha büyük ve
    ebedî nimetler veren”

    “Ahiret hayatında sadece mü’minlere ihsan ve ikram eden”

    “O Allah ki, O’ndan başka ilâh yoktur Gaybı da, müşahede edileni de bilendir Rahmân, Rahîm olan O’dur” (Haşr sûresi, 59/22)
    Her iki mübarek isim de Allah’ın sonsuz bir merhamet sahibi olduğunu ifade ederler.

    Rahmet ve merhamet; kısaca, ‘hayrı irade etmek ve sonsuz ihsan ve ikramda bulunmak’ mânâsına gelir.

    Merhamet için yapılan şu tarif çok güzeldir:

    “Merhamet; acıları, afetleri, sıkıntıları gidererek yerlerine hayrı, sürur ve saadeti ikame etme duygusudur”

    Rahmân ismi, ‘insan-hayvan, mü’min-kâfir farkı gözetmeksizin her canlının her türlü rızkını veren ve onları koruyup gözeten” mânâsına gelir

    Rahîm ise, “iradesini doğru kullanan kullarına iman, ibadet, hidayet saadetini kazandıran ve onlara ebedî Cennetler hazırlayan” demektir

    Rahmân ismi, ilk yaratılışa bakar Nitekim, Cenâb-ı Hak, yarattığı her varlığı, onların iradeleri dışında nice ihsanlara mazhar kılar.

    Rahîm ismi ise, daha çok, ikinci yaratılışa bakar ve iradelerini hayra, doğruya, güzele yönlendiren bahtiyar kullar için, ikinci yaratılışta, sonsuz lütuflar, nimetler, ikramlar verileceği müjdesini taşır

    Demek oluyor ki, Rahmâniyetin tecellisinde ‘cebir’, yani mahlukun iradesi dışında bir ikram ve ihsanda bulunma söz konusudur

    Rahîmiyetin tecellisinde ise insanın cüz’î iradesini doğru kullanması şartı vardır

    Rahmân hem isimdir hem de sıfat, Rahîm ise sadece sıfattır Bundan dolayı, Rahmân ismi başkalarına nisbet edilmez, ama Rahîm ismi nisbet edilebilir

    Diğer taraftan, ‘Allah, dünyanın Rahmânı, ahiretin Rahîmidir’ buyrularak, Rahmân sıfatının ezel ile, Rahîm sıfatının ise ebediyetle ilgili olduğuna dikkat çekilir.

    Kur’ân-ı Kerîm’de Rahîm ismi, daha çok Ğafur ismiyle birlikte kullanılmış, böylece en büyük rahmetin mağfiret olduğuna dikkat çekilmiştir Şu halde mağfiret, Rahîm isminin en güzel bir tecellisidir

    Rahmân ismi dünyada nail olduğumuz nice nimetlere, Rahîm ismi ise ahirette kavuşmaya namzet olduğumuz ebedî saadetlere nazarımızı çevirir

    “Güçsüzlere merhamet edene, Rahmân olan Allah da merhamet eder” Hadis-i Şerif

    Nur Külliyatı'nda, şefkatin ‘Rahîm ismine îsal’ ettiği beyan edilerek şu noktaya önemle dikkat çekilir:

    “Şefkat-i insaniye, merhamet-i Rabbaniyenin bir cilvesi olduğundan; elbette rahmetin derecesinden aşmamak ve Rahmeten-lil-âlemîn Zât’ın (asm) mertebe-i şefkatinden taşmamak gerektir” (Kastamonu Lahikası)

    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın, kâinatı ve içindeki eşyayı hizmetine vermekle merhametine mazhar kıldığı bir kulunu, küfür ve isyanı sebebiyle Cehennemine atmasına acımak, ruh ve kalbin hastalığından ileri gelir Zira, sıhhatli bir kalb ve müstakim bir akıl çok iyi bilir ki:

    “Allah’ın rahmetinden fazla rahmet edilmez Allah’ın gadabından fazla gadab edilmez” (Sözler)

    Biz Cehennem azabına uğramayı hak etmiş insanlara yersiz şefkat göstereceğimize, onları bu noktaya gelmeden önce yakalamanın ve kendilerine yardımcı olmanın yollarını aramak durumundayız.

    İnsan, fakirleri doyurmak ve güçsüzlere yardım etmekle Rahmân isminden; yanlış yolda gidenlere acıyıp şefkat etmek ve onları iman ve hidayet yoluna davet etmekle de Rahîm isminden feyiz alır.