eş sesli kelimeler nelerdir

'Sorun Cevaplayalım' forumunda anniccha tarafından 23 Ekim 2010 tarihinde açılan konu


  1. Eş Sesli Kelimeler Hangileridir?

    EŞ SESLİ KELİMELER

    Yazılışı ve okunuşu aynı olduğu hâlde anlamları farklı olan kelimelerdir. Bunlar yalın hâlde olabildikleri gibi ek almış hâlde de olabilirler. Şiirde cinas olarak kullanılır ve cinaslı kafiye yapılır.

    Gül: 1. çiçek, 2. gülmekten emir
    Kır: 1. kırsal alan, 2. kırmaktan emir, 3. beyaz
    Yazma: 1. baş örtüsü, 2. yazmaktan olumsuz emir, 3. yazma işi

    Ek almış kelimelerle, ek almış ve almamış kelimeler arasında da eş seslilik söz konusudur. Bu ekler görevce farklı ekler de olabilir:

    Siyah anlamındaki “kara” ile “kar-a” (-a: yönelme hâl eki) gibi

    “Oyuncakları olmuş çocukların kurşunlar”
    “Zalimler her saat taze fidanları kurşunlar”

    Neden kondun a bülbül kapımdaki asmaya
    Ben yarimden vazgeçmem götürseler asmaya

    “hala” ve “hâlâ”, “kar” ve “kâr”, “adet” ve “âdet” kelimeleri eş sesli değildir. Okunuşları ve anlamları farklıdır.
     



  2. Eş Sesli kelimelere örnekler
    eş sesli cümleler

    ekmek
    gül
    yaz
    yüz
    bin
    çay
    kaz
    boğaz
    kır
    ben
    yaş
    kara
    boz
    saz
    yar
    el
    yazma
    don
    ay
    asma
    at
    ocak
    dil
    kara


    Eş Sesli kelimelere örnekler

    Çekmek
    Pantolan yıkanıca çekmiş. (kısalmak)
    Oraya park etme, polis çeker. (götürmek)
    Seni kimse çekemiyor. (katlanmak)
    Masayı biraz çeksene. (yaklaştırmak)
    Otobüsle gitme, çok çeker. (zaman sürer)
    Biraz para çekelim de öyle gidelim. (sahip olmak)
    Gelmek fiilini çekiniz. (kurallara göre ekler getirmek)
    Bu kız da anasına çekmiş. (benzemek)
    Burada beklemeyin, çekin arabanızı! (gitmek)
    Hangi foto çekmiş? Peki iyi çıkmamış. (fotoğraflamak)
    Bir bilet de biz çekelim mi? (şans deneme)
    Toprak suyunu iyice çekti, artık ekebiliriz.(sindirmek)
    Çek bunları artık gözümün önünden! (uzaklaştırmak)
    Bu direği çekerseniz bina yıkılır. (yerinden çıkarmak)

    Kaldırmak


    Masayı bir kaldıralım. (zeminden uzaklaştırmak)
    Kızım ortayı bir kaldırsan. (düzenlemek)
    Polis oradaki arabaları kaldırmış. (alıp götürmek)
    Bu sene iyi ürün kaldırdık (elde etmek)
    MEB 6. sınıfta SBS’yi kaldırdı. (uygulamaya son vermek)
    Ben o sözleri kaldıramam. (dayanmak)
    Öğretmen derste beni hiç kaldırmadı. (söz hakkı vermek)
    Süreniz bitti, şimdi cevapları kaldırın. (yarışma esnasında, göstermek)
    Sonradan yapıştırılan etiketi kaldır, önceki fiyatı ne imiş? (çıkarmak)
    İstanbul’a dakika başı araba kaldırıyorlar. (hizmete sunmak)
    Sen yine ağlamışsın, başını bir kaldır bakalım. (bakmak)
    Belediye buradaki tezgâhların hepsini kaldırdı, iyi de oldu. (boşaltmak)

    Tutmak

    Fidanlardan sadece 5’i tutmuş.(canlı kalmak)
    Kafadan attıklarımdan tutan olmamış.(rast gelmek)
    Şu kitabı bir tutsana.(kavramak)
    Pastanın iyi tutacağını biliyordum.(kıvamında olmak)
    Tut ki sen öğretmensin.(zannet)
    Bizim takımı tutsaydın maçı alırdık.(taraftarı olmak)
    Tuttuğun sayıları bir de topla (zihinde tasarlamak)
    Bu arabayı ne tutuyorsun, sat gitsin. (sahibi olmak)
    Sınavı kazanırsan seni kim tutar? (önü açık olmak)
    Bu evi tutamayız, salonu dar. (kiralamak)
    Otobüs beni tutar, taksiyle gidelim. (rahatsız etmek)
    Suçluyu üç gün tutup sonra bırakmışlar. (hapsetmek)
    Aldıklarının hepsi ne tuttu? (toplam)
    O parayı iyi tutar. Ona güven! (saklamak)
    Tutacak yeri mi kaldı?(sığınmak)
    Burayı pazarcılar mı tutmuş. (işgal etmek)
    Aynayı bana tutma! (yöneltmek)