Eş Anlamlı Kelimeler, Anlamdaş Sözcükler Neler?

'Bilgi Rehberi' forumunda Yasemin tarafından 13 Şubat 2010 tarihinde açılan konu


  1. Eş Anlamlı Kelimeler, Anlamdaş Sözcükler


    Yazılış ve söylenişleri farklı, anlamları aynı olan kelimelere “eş anlamlı kelimeler” denir. Eş anlamlı sözcükler arasında hiçbir anlam farkı yoktur.

    EŞ ANLAMLI KELİMELER

    Eş anlamlı kelimeler sözlüğü için yazının sonuna bakınız. Sözlükte arama yaparak istediğiniz kelimenin eş anlamlısına ulaşabilirsiniz. Bulamadığınız herhangi bir kelime olursa yorum yazarak bize bildirebilirsiniz. Yorumlar incelenir ve eş anlamlısı olmayan kelimeler listeye eklenir.

    abide : anıt
    acele : çabuk
    acemi : toy
    aciz : güçsüz
    ad : isim
    adalet : hak
    adet : sayı
    aka : büyük
    akıl : us
    akşam : gece
    al : kırmızı
    alelade : sıradan
    aleni : açık
    ara : fasıla
    araba : otomobil
    armağan : hediye
    aşk : sevi
    atik : seri
    ayakkabı : pabuç
    ayrım : fark
    ayrıntı : detay

    bacı : kız kardeş
    bağışlama : affetme
    basınç : tazyik
    baş : kafa
    bayağı : adi
    bencil : egoist
    beyaz : ak
    bonkör : cömert

    cennet : aden
    cevap : yanıt
    cılız : zayıf
    cimri : pinti
    cümle : tümce

    çabuk : acele
    çağrı : davet
    çamur : balçık
    çare : deva - umar

    değerli : kıymetli
    deneyim : tecrübe
    denk : müsavi
    deprem : zelzele
    dil : lisan
    dilek : istek - arzu
    dize : mısra
    dizi : sıra
    doktor : hekim
    dost : arkadaş
    duygu : his

    edebiyat : yazın
    edep : adap
    ehemniyet : önem
    elbise : esbap
    emniyet : güven
    ender : nadir
    eser : yapıt
    eş anlamlı : anlamdaş
    ev : konut

    fakir : yoksul
    fark : ayrım - nüans - başkalık
    fayda : yarar
    fena : kötü
    fikir : düşünce - ide

    gemi : vapur
    gezgin : seyyah
    gezmek : dolaşmak
    gezi : seyahat
    gökyüzü : sema
    görev : vazife
    gözlem : rasat
    güç : kuvvet
    güçlü : kuvvetli

    hadise : olay
    hareket : kinetik
    hasım : düşman
    hasret : özlem
    hatıra : anı
    hediye : armağan
    hekim : doktor
    hısım : dost

    ırak : uzak
    ırmak : nehir

    idadi - lise
    idare - yönetim
    ihtiyar - yaşlı
    ihtiyaç - gereksinim
    ilan - duyuru
    ilişki - münasebet
    imtihan - sınav
    isim - ad
    istasyon - gar veya Terminal
    istikbal - gelecek
    işçi - amele
    ivedi - çabuk
    izahat - açıklama

    kabiliyet - yetenek
    kafa - baş
    kahin - medyum - bilici
    kalp - yürek
    kanıt - delil
    kara - siyah
    kelime - sözcük
    kılavuz – rehber
    kırmızı - al
    kıyı - kenar - sahil
    kirli - pis
    kişi - şahıs
    kolay - basit
    konuk - misafir
    kural - kaide
    kuvvetli - güçlü
    küçük - ufak - minik

    lider : önder

    mal - meta
    mani - engel
    matem - yas
    mektep - okul
    mektup - name
    merkep - eşek
    misafir - konuk
    misal - örnek
    mizah - gülmece
    muharebe - savaş
    mübarek - kutsal

    namzet - aday
    nefes - soluk
    nehir - ırmak
    nesil - kuşak
    nezir - adak

    okul - mektep
    ortalama - vasat
    oy - rey

    öğrenci – talebe
    öğretmen – muallim
    öğüt - nasihat
    önder - lider
    örnek - misal
    öykü – hikâye
    özverili – fedakâr

    problem : sorun

    rey - oy
    rüştiye - ortaokul
    rüzgar - yel

    saadet - mutluluk
    sabit - durağan (durgun)
    sağlık - sıhhat
    savaş - cenk - harp - muharebe
    sebep - neden
    sene - yüzyıl ya da asır
    serüven - macera
    sevinç - mutluluk
    sınav - imtahan
    sınıf - derslik
    sitane - yıldız
    siyah - kara
    son - nihayet
    sonbahar - güz
    soru - sual
    sorumluluk - mesuliyet
    sözcük - kelime
    sözlük - lügat

    şaka : latife
    şakacı : nüktedan

    tabiat - doğa
    tartışma - münakaşa
    temel - esas
    tören - merasim
    tren - şimendifer
    tutsak - esir
    tümce - cümle

    uçak - tayyare
    ulu - yüce
    ulus - millet
    uslu – akıllı
    usta - ehil
    uyarı - ikaz
    uygarlık - medeniyet
    uzak - ırak

    üzüntü : tasa

    vakit - zaman
    vatan - yurt
    vazife - görev
    veteriner - baytar
    vilayet - il

    yanıt – cevap
    yanlış – hata
    yaşlı - ihtiyar
    yel - rüzgar
    yemek - aş
    yetenek - beceri - kabiliyet
    yıl - sene
    yılmak - bıkmak
    yoksul - fakir
    yurt - vatan
    yürek - kalp
    yüz - sima - çehre - surat

    zehir : agu
    zengin : varlıklı
    zırnık : metelik
    zorluk : güçlük

    O eskiden güçlü bir çocuktu.
    Güreşçimiz rakibinden daha kuvvetli.

    Annesine çok değerli bir hediye almış.
    Kıymetli eşyalarını bir kutuya yerleştirdi.

    O yıllarda köyümüzde mektep yoktu.
    Okul, kişiyi pek çok yönden eğitir.

    Öğretmenlik mesleği, deneyim kazandıkça sevilir.
    Bu işte tecrübe kazanmak yıllar alır.

    Geçen ay izlediğim filmin adı bir türlü aklıma gelmiyor.
    Çocuk doğmadan isim kavgasına başladınız.

    Manilerde asıl duygu, son iki dizede verilir.
    İki mısradan oluşan nazım birimine beyit denir.