Erozyon Nedir - Erozyonun Tanımı ve Çeşitleri - Erozyonun Zararları

'Sözel Dersler' forumunda YAREN tarafından 11 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu


  1. Erozyon Nedir Nasıl oluşur,
    Erozyon Nedir kısaca,
    Erozyon hakkında bilgi


    EROZYONUN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

    Yurdumuzda, aşırı erozyonun nedenlerinden en önemlileri orman ve meraların tahribatıyla ortaya çıkmaktadır Karşımızda insan bulunmaktadır; bu nedenle, erozyon sorununun havzada yaşayan ve doğal kaynakları yanlış kullanan yöre insanı ile birlikte çözmek gerekmektedirBu temel yaklaşımın hayata geçirilmesi için erozyonun havza bazında ele alınması, havzaya hizmet götüren tüm kurum ve kuruluşların halkın katılımı ile hazırladıkları gelir artırıcı faaliyetlerle desteklenen entegre projeler ile uygulama yapmaları gerekmektedirBu temel yaklaşım; Orman Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünce halen yürütülen Doğu Anadolu Su Havzası Rehabilitasyon Projesinde denenmiş ve çok olumlu sonuçlar alınnııştır

    Bu olumlu tecrübeden hareketle orman rejimine dahil olan veya orman rejimine alınmak üzere tahsis edilen alanlarda erozyon kontrolu tedbirlerini havzada bulunan orman köylerinin kalkındırılması amacıyla köylünün katılımını esas alan bir anlayışla alınmasını öngören 6831 sayılı Orman Kanununun 58 Maddesini değiştiren kanun teklifi yasalaşmalıdır

    6831 Sayılı Orman Kanununun 61 Maddesi, sadece orman dışı alanlarda yapılacak ağaçlandırmaları hükme bağlamıştır Bu alanlarda yapılacak çalışmalar kapsamına erozyon kontrolu çalışmalarının dahil edilmesini, ayrıca yapılmış ve yapılacak barajların su toplama havzalarında ağaçlandırma ve erozyon kontrolu çalışmalarının Orman Bakanlığınca yapılabilmesi ve bununla ilgili finansmanın da Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce sağlanmasını öngören 6831 Sayılı Kanunun 61 Maddesini değiştiren kanun teklifı yasalaşmalıdır

    Katılımcı havza yönetimine gidilmelidir:

    Sürdürülebilir havza yönetiminde yöre halkının katılımını da sağlayacak projeler üzerinde durulmalı ve proğram uygulamalarının ana ilkesi olmalıdır Proje çalışmalarında yöre halkının desteği ve önerileri dikkate alınarak uygulamalar yapılmalı, projenin hazırlanmasından uygulanmasına kadar tüm kararlar halkın katılımı ile gerçekleştirilmeli ve böylece köylümüzün projeye sahiplenmesi sağlanmalıdır Ülkemizdeki erozyonun boyutları karşısında bu felaketle mücadele için ayrılan kaynakların son derece kısıtlı olduğu göz önüne alınarak, ülkede yaşayan tüm fertlerin bu konuya duyarlı olması gerekmektedir Bu nedenle, erozyon kontrolu tedbirlerinin alınmasında toprak ve arazi değerlendirme etüdlerinin çok iyi yapılması ve havzada yaşayan halkın çoğunluğunun benimseyeceği metotların uygulanmasına dönük gelir artırıcı faaliyetlerle desteklenen projelere ağırlık verilmelidir

    Parçalanmış ve üretimde etkinliğini yitirmiş arazilerin toplulaştırılmasına hız veren ve bu amaçla hazırlanan Arazi Toplulaştırma Yasası yürürlüğe konulmalıdır

    Önemli sel havzalarında Havza Islahı Grup Müdürlükleri kurulmalıdır

    Toprak erozyonu ve doğurduğu zararlar konusunda halk bilinçli değildir Erozyonun zararlarının halka anlatılması için her türlü basın organından yararlanılmalı, erozyon konusunda gelecekte bilinçli bir toplum yetiştirilmesi için ilkokuldan itibaren gerekli eğitim verilmelidir

    Sivil toplum örgütlerinin eğitim çabaları desteklenmelidir Gerçekten son yıllarda , sivil toplıun örgütlerinin sayısında bir artış olmuş ve bu konuda halkın bilgilendirilmesinde ve bilinçlendirilmesinde daha fazla gayret sarfedilmiştir

    Yapılan çalışmalarda amaçlanan sonucun alınabilmesi ve alınan ödeneklerin doğru hedeflere kanalize edilebilmesi için faaliyet gösterilecek sahaların yasal statüsünün bilinmesi ile saha seçimindeki önceliklere uyulmalıdır
     



  2. Cevap: Erozyon Nedir - Erozyonun Tanımı ve Çeşitleri - Erozyonun Zararları

    TÜRKİYEDE EROZYONUN BOYUTU

    Yurdumuzun 3/4ünde aktif erozyon (orta veya şiddetli erozyon) hüküm sürmektedir
    Birim zamanda, yeni oluşan toprak miktarı kadar, toprak taşınması varsa bunun için normal erozyon veya sıfır şiddetteki erozyon ifadesi kullanılır

    Erozyonun sıfır ve hafif olduğu alanların Türkiye yüzölçümüne oranı % 13,86dır Ülkemiz topraklarının % 7943 oranında orta, şiddetli ve çok şiddetli erozyon görülmektedir


    -Türkiye Akarsularında Taşınan Sediment Miktarı
    Türkiyede erozyon en fazla sırasıyla Fırat, Dicle ve Yeşilırmak Havzalarında görülmektedir Toplam taşınan sediment/toprak miktarı 345939032 ton/yıldır Ancak , ölçümlerde yer almayan ve yatak yükü olarak ifade edilen kum çakıl gibi materyaller ile yamaçlardan akarak inen ve akarsulara ulaşmayan topraklarda dikkate alındığında Türkiyedeki erozyonun gerçekten 500 milyon tona hatta bazı yazarların değerlendirmelerine göre de 1 milyar tona ulaştığı ifade edilmektedir Aynı şekilde bu değerlendirmelere göre yapılmış olan hesaplar da Türkiyedeki erozyonun normal erozyondan 18-20 misli fazla olduğu belirtilmektedir

    Erozyon sonucunda barajlarımızda biriken katı materyaller, kullanılabilir baraj rezervuar hacminde gözle görülür kayıplara neden olmakta, büyük yatırımlarla gerçekleşen barajlarımızın ömrünü kısaltmaktadır Özellikle, Keban, Karakaya ve Atatürk Barajlarının çevresi bitki örtüsünden yoksun ve arazi de eğimlidir Bu nedenle bu barajlar tahmin edilen zamandan önce ekonomik ömrünü tamamlayacaktır

    TÜRKİYEDE EROZYON

    Dünyada olduğu gibi Türkiyede de toprak kaybı sürecinin en önemli etkeni erozyondur Arazi eğimi, iklim, bitki örtüsü ve toprak özelliklerinin etkileşimi sonucu oluşan doğal erozyonun yanısıra, insanın doğaya müdahalesi temeline dayanan bir dizi yapay etgen, erozyonu bir afet niteliğine dönüştürmektedir

    Türkiye kara yüzeyinin %90’ında çeşitli şiddetlerde erozyon cereyan etmektedir Arazinin %63ü çok şiddetli ve şiddetli, %20si ise orta şiddetli erzyonla karşı karşıyadır Ülke genelinde yaklaşık 67 milyon hektarlık bir arazide toprak giderek yok olmaktadır Erozyon büyük ölçüde tarım alanlarında yaşanmaktadır

    İşlenen tarım alanların %75inde (yaklaşık 20 milyon Ha) yoğun erozyon görülmektedir Diğer bir anlatımla Türkiye tarım alanlarının ancak 50 milyon hektarlık bölümünde erozyon yoktur Su ve rüzgar erozyonu tüm ülke topraklarının %865inde cereyan etmekte, rüzgar erozyonu 506 bin hektarlık bir yayılımla daha çok kural iklime sahip olan Konya ve dolaylarında görülmektedir

    Türkiyede akarsularla birlikte alandan taşınan toprak, ABDnin 7, Avrupanın 17 ve Afrikanın 22 katı daha fazla düzeydedir Fırat Nehri, yılda 108 milyon ton, Yeşilırmak 55 milyon ton toprak taşımaktadır Her yıl Keban barajına 32 milyon, Karakaya Barajına 31 milyon ton toprak birikmektedir Erozyonla yılda 90 milyon ton bitki besin maddesi toprak birlikte yitirilmektedir Her yıl tarım alanlarından 500 milyon ton, tüm ülke yüzeyinden 1,4 milyar ton verimli üst toprak, erozyonla kaybedilmektedir Kaybedilen bu topraklar, 25 cm kalınlığında, yaklaşık 400 bin hektar genişliğinde bir araziye eşdeğerdir

    Yanlış toprak kullanımı, yanlış tarım uygulamaları, kent, sanayi, ulaşım ve benzeri yatırımların yanlış konumlanması süreci ise erozyonun hızını arttırdı Afet nitelikli erozyon yetmezmiş gibi, tarım arazileri, özellikle de verimli tarım arazileri, tarım dışı kullanımlarla açık bir saldırı ve talanla karşı karşıya 1978-1996 yıllarında amaç dışı tarım toprağı %33 artmış ve betonlaşarak elden çıkan verimli tarım toprağı 600 bin hektara, yani verimli alanların yaklaşık onda birine yaklaşmıştır

    Dogu ve Güneydogu Anadoluda Erozyon

    -Firat Nehri tek basina; Gediz, Buyukmenderes, Kucukmenderes, Sakarya, Yesilirmak ve Seyhan nehirlerinin tasidigi ince materyali (Topragi) tasimaktadir-


    Bir ulkeyi vatan yapan, ne o ulkenin cografik konumu ve genisligi ne de denizleri, golleri, akarsulari ve daglaridir Onu yurt yapan dogal kaynaklari ve onun basinda da uretiome elverisli topraklaridir

    Bitkisel ve hayvansal uretim ile su, enerji ve endustri uretimi herseyden once toprak varligina ve topraklarin kulturune baglidir

    Politik bagimsizligin temelinde ekonomik bagimsizlik,ekonomik bagimsizligin temelinde de yetistirilen urunler ve ulke halkinin ulastigi refah yatar

    Savaslar, genelde toprak kazanma amacini tasir Eger bu topraklar nehir, ova, maden, petrol, orman gibi dogal kaynaklari da iceriyorsa bir anlam tasir Nitekim, bu topraklarda savaslarla kan dokerek alinmis ve yine kan dokerek savunulmustur Ulkeler baska ulkelere karsi her turlu ozveriye katlanarak topraklarini savunmaktadirlar Oysa, erozyon canavari bu topraklari sessiz sedasiz alip goturebilmektedir

    Erozyon doganin yanlis kullanilmasi sonucu ortaya cikan bir olgudur Yanlis kullanim sonucu dogal denge bozulmakta, boyle olunca da dogal dengenin vazgecilmez ogelerinden olan su ve ruzgar, arazi egimini ve dereleri kullanarak yikici bir guc konumuna gelmektedir Bu kez savas, varligina her zaman gereksinme duyulan dogal olaylara karsi verilmektedir

    Erozyonla karsilasmayan onu tanimayan ulke yoktur Ancak erozyonla savasarak sorunu cozmus ulkelerin yaninda, cozmeye calismis ulkeler de vardir Bir de erozyon sorununu cozmeye calistigi halde sorunu giderek buyuyen ulkeler vardir ki yurdumuz bunlardan biridir Dogu ve Guneydogu, ulkemizin en cok erozyona ugrayan bolgeleridir Bu demektir ki, doga en kotu bicimde bu bolgelerde kullanilmistir Gercekten de sayilar bunu gostermektedir

    Bolge su potansiyeli acisindan yurdumuzun 1/3unu tasimaktadir Yurdumuzun buyuk nehirlerinden ikisi Dicle ve Firat ve bunlarin kollari bolgeyi ag gibi kaplamaktadir

    Dogal bitki ortusunden arindirilmis ormanlik yerlerde ise, yaprak ve dal faydalanmasi nedeniyle humus tabakasi olmayan topraklar uzerinde erozyon son derece siddetli seyretmektedir

    Bolge alaninin, birinci sinif ile ikinci sinif tarim alanlarinin bir bolumunun disinda kalan tum arazide cesitli derecelerde erozyon surmektedir Ornegin islemeli tarima uygun olmadigi halde tarim yapilan 3,5 milyon ha alanda sidetli, 3,1 milyon ha alanda ise cok siddetli erozyon surmektedir Buna yaklasik 1,5 milyon bozuk ormanda eklendiginde 8,1 milyon ha alanda siddetli ve cok siddetli erozyon oldugu gorulur 2 milyon ha alanda ise orta derecede erozyon vardir Tum alani 12,2 milyon ha olan bu bolgenin toplam 10,1 milyon ha da da erozyon vardir ki bu da genel toplamin %83 u dur

    1960 li yillarda Tarman in yaptigi bir arastirmaya gore, Firat, yilda 55862000 m3, Dicle ise 10592000 m3 ince toprak tasimaktadir (Avcioglu 1983) Firat Nehri tek basina; Gediz, buyukmenderes, Kucukmenderes, Sakarya, Yesilirmak ve Seyhan nehirlerinin tasidigi ince materyali (Topragi) tasimaktadir Bu rakamlarin 20 0yil oncesine iliskin oldugu ve doganin en cok son 20-30 yilda yikima ugratildigi dusunulurse, rakamin daha da urpertici boyutlara ulastigini soylemek yaniltici olmaz


    EROZYON VE YURDUMUZ

    Yurdumuzun %459u 1000-2000 m yükseklikte kısaca dağlık, %625u, %15 meyilden daha meyilli, engebeli bir yapıya sahip olması, çok değişik iklim farklılıkları göstermesi, (yıllık yağış ortalaması Rizede 2269,6 mm Kars-Aralık ilçesinde 231,1 mm Konya-Karapınar ilçesinde 278,0 mm) kolay ayrışabilen ana kayası ile dünyanın erozyona karşı en hassas bölgeleri içerisinde yer almaktadır Nitekim, bugüne kadar süregelen yanlış arazi kullanımı, aşırı ve bilinçsiz hayvan otlatması ve ormanların insafsızca tahrip edilmesi sonucu binlerce yıldır çeşitli uygarlıkları barındırmış olan Anadolumuzun %72leri aşan kısmı erozyon etkisi altındadır Bunun neticesinde yurdumuzun en verimli topraklarından denizlere, göl ve barajlarımıza yılda 450-500 milyon ton toprak taşınmaktadır Bir başka ifade ile iki yılda 1 mm toprak aşınıp taşınmaktadır 1 cm toprak tabiat olayları-iklim ve ana kaya oluşumuna göre yaklaşık 1000 yılda meydana gelmektedir Ülkemiz Cumhuriyetin ilanından bu yana Misak-i Milli hudutlarından bir şey kaybetmedi ama 70 yıl içinde uğuruna kanımızı canimizi verdiğimiz toplam 35 milyar ton bereketli vatan toprağımızı erozyon sayesinde kaybettik

    Türkiye’de erozyonun boyutu
    Erozyon Derecesi Kapladığı Alan (ha) %
    0 Yok
    1 Hafif
    2 Orta
    3 Şiddetli
    4Çok şiddetli




    Birim alandan taşınan toprak miktarımız ise Afrikadan 22kat, Avrupadan 17 kat, Kuzey Amerikadan 6 kat fazladır Kızılırmakın bir yılda Karadenize ve barajlarımıza taşıdığı toprak miktarı 65 milyon ton, Fırat nehrinin taşıdığı toprak miktarı ise 108 milyon tondur

    EROZYON DEMEK
    TOPRAKLARIMIZIN KAYBI DEMEKTİR,
    ÇORAKLAŞMA DEMEKTİR, AÇLIK DEMEKTİR
    EROZYON TEHLİKESİ YOĞUNLAŞAN BÖLGELER

    Türkiye`de erozyon en fazla sırasıyla Fırat, Dicle ve Yeşilırmak Havzalarında görülüyor Erozyon nedeniyle yılda toplam 346 ton sediment/toprak taşınıyor Ancak, ölçümlerde yer almayan ve yatak yükü olarak ifade edilen kum çakıl gibi materyaller ile yamaçlardan akarak inen ve akarsulara ulaşmayan topraklarda dikkate alındığında Türkiye`nin kaybettiği toprak miktarı 500 milyon tona, hatta bazı kesimlerin ifadesine göre 1 milyar tonu aşıyor

    Türkiye`deki akarsuların taşıdığı yüzer haldeki malzeme miktarı, dünyada taşınan katı maddenin 50`de 1`i kadar Türkiye`de 1 kilometrekarelik alandan aşınarak akarsulara karışan ince malzeme miktarı, yılda ortalama yaklaşık 60ton Bu miktar dünyada ortalama 142 ton Türkiye`de erozyonla birim alandan taşınan katı materyal; Afrika`dan 22, Avrupa`dan 17 ve Kuzey Amerika`dan 6 kat daha fazla gerçekleşiyor

    BARAJLAR ERKEN DOLUYOR
    Erozyon sonucunda barajlarda biriken katı materyaller, kullanılabilir baraj rezervuar hacminde gözle görülür kayıplara neden oluyor Erozyon, büyük kaynaklar harcanarak gerçekleştirilen ve ekonomik ömrü ortalama 100 yıl olarak öngörülen barajların ömrünü kısaltıyor

    Türkiye`de yaşanan şiddetli erozyonun sonucu olarak, Altınapa Barajı 19, Bayındır Barajı 28, Demirköprü Barajı 41, Hirfanlı Barajı 33, Karamanlı Barajı 13, Kartalkaya Barajı 19, Kemer Barajı 22, Selevir Barajı 27, Sürgü Barajı 35, Yalvaç Barajı 27 yılda ekonomik ömrünü tamamladı

    Erozyondan etkilenmeye devam eden Buldan Barajı`nın 72, Çaygören Barajı`nın 77, Çubuk-1 Barajı`nın 75, Kesikköprü Barajı`nın 66, SeyhanBarajı`nın ise 70 yılda ekonomik ömrünü doldurması bekleniyor

    EROZYONUN ULKE EKONOMISINE VERDIGI ZARARLAR
    * Erozyonun sebep olduğu en büyük zarar, oluşması için binlerce yıl geçmesi gereken canlı üst toprağın elden çıkmasıdır

    * Tarımsal verimi arttırmak için 14 trilyon lirası destek olmak üzere bu yıl 45 trilyon liralık suni gübrenin kullanılması planlanmıştır Ancak erozyonla her yıl en az bu değerde doğal gübreden kaybeden tarım arazilerinin, ne derece verimsiz hale geldiği dikkatlerden kaçmaktadır

    * Meraların kaybı, hayvancılıkla temin edilecek büyük istihdam ve gelirden mahrumiyet demektir 1982-1992 yılları arasında hayvansal ürünlerde ihracatımız 3 kat azalırken, ithalatımız 250 kat artmıştır

    * Erken dolarak barajlarımızın ekonomik ömürlerinin kısalması, bir diğer önemi zarardır

    * Erozyon, ülkede yer yer çekilen su sıkıntısının basta gelen nedenidir

    * Kaybettiğimiz yağış suları, önüne kattığı değerli topraklarla birlikte sel, taşkın, heyelan ve ayrıca çiğ felaketlerine neden olmakta; bunun sonucunda da büyük can ve mal kayıpları ile karşılaşılmaktadır

    * Tarım alanları ve meraların verimsizleşmesi, ormansızlaşma büyük sosyo-ekonomik sıkıntılar yaratan, kentlere gocun baslıca sebebidir

    * Jeolojik dengelerin, iklimin bozulması ve doğal varlıkların kaybı gozardi edilemez

    EROZYON:

    Toprağın bulunduğu yerden; yağışlar, sel suları, rüzgar, çığ vb etkenlerle taşınması olayıdır

    Erozyon, topraklarımızın yok olmasına sebep olan etkenlerin başında gelmektedir Ülkemizdeki erozyon Avrupa'dan 12, Afrika'dan 17 kat daha fazladır Ülkemiz topraklarının %14'ünde hafif, %20'sinde orta ve %63'ünde şiddetli ve çok şiddetli derecede erozyon tehlikesi mevcuttur Sadece %3'lük kayalık alan ise erozyona maruz bulunmamaktadır

    Erozyon sebebi ile toprağın verimi azalmakta, besin maddeleri yok olmakta, sular kirlenmekte, ürünlerde verim ve kalite düşmektedir Ülkemizde erozyon sonucu her yıl 500 milyon ton verimli toprağımız kaybolmaktadır

    Alıntı