Erich Fromm İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri

'Kitap özetleri' forumunda YAREN tarafından 6 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu


  1. İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri,
    Erich Fromm kitapları,
    Erich Fromm İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri Kitabı


    [​IMG]
    İNSANDA YIKICILIĞIN KÖKENLERİ
    Yazar Erich FROMM

    İnsandaki yıkıcılığı, şiddeti, acımasızlığı, avcı ve yiyecek toplayıcı küçük topluluklar oluşturarak yaşayan tarihöncesi insandan, günümüzün "uygar" insanına dek çok geniş bir süreç içinde ele alan Fromm, kitabının bu ikinci ve son cildinde tarihe kanlı yıkıcılıklanyla geçmiş bazı yöneticilerin kişilik çözümlemelerini yapmaktadır. Fromm, bu büyük hacimli çalışmasında, şiddet olaylarını ele alırken, herkesin yaşam sevgisiyle dolu olduğu, her türlü şiddetin, baskının ortadan kalktığı, kimsenin kimseyi tehdit etmediği bir dünyanın kurulabilmesi için nasıl bir tutum takınmamız gerektiğini de göstermektedir. Ne baskı yapanın ne de baskı görenin olmaması için "İnsanı yanılsamalarının zincirlerinden" kurtarmamız gerektiğini ve bunun için de yalnızca "ekonomik ve siyasal yapımızda değil, değerlerimizde, insanın amaçlarına İlişkin anlayışımızda ve kişisel tutumumuzda da köklü değişikliklerin" olmasının zorunlu olduğunu göstermeye çalışmaktadır.

    ■Hayvanlar sadece avını saldırıp yerken insanlar ayrıca işkence etme saldırganlığında da bulunurlar.
    ■‘İnsan kitle katliamcısı olan tek türdür’ -N.Timbergen, 1968-
    ■‘Mezalim yaparken bile mutlak bir haklılık duygusu..’
    ■Olumlu pekiştirme; uyarımsız koşullandırma ya da ödüllendirerek iş yaptırma.
    ■Mavi yakalı işçiler için patron kadar yaratıcı olmak bir lüks – ya da tüm sistemin işleyişine bir tahdit- olur.
    ■Atom bombası yapmaya kara vermek için birden çok gerekçe vardı. Hitler’in de bomba yapabileceği korkusu gibi..
    ■Herhangi bir şeyi yapabilmek teknik bakımdan olanaklı ise, bundan dolayı o şeyi yapmak gerekir. Nükleer silahları yapmak mümkünse hepimizi mahvedecek olsa bile bu silah yapılmalı.
    ■Hiçbir diktatör kendisini diktatör olarak adlandırmaz ve her sistem halkın isteğini dile getirdiğini öne sürer.
    ■Bir satıcı kişinin gülümsemesinin patron dediği için mi yoksa gerçekten mi olduğu önemli değildir. Gülümseme gülümsemedir.
    ■Aynı uyarana
    A uyaranın çekiciliğine kapılır

    B geriye çekilir

    C korkar

    D uyaranı umursamaz.

    ■Amigdaların (beyinde bir bölge) yok edilmesi hayvanları (rhesus maymunları, porsuklar..) öyle bir dönüşüme uğratır ki, bu hayvanlar -en azından geçici olarak- güçlü kışkırtmalar altında bile saldırganlık, şiddetli tepki yeteneklerini kaybederler.
    ■Hipotalamusun ventromedyal çekirdeğinin küçük bölgeleri gibi, saldırganlığı önleyici bölgelerin yok edilmesi, kedileri ve sıçanları sürekli saldırgan duruma sokar.
    ■Yaşamı tehdit eden saldırıya karşı iki tepki; ya savaş, ya kaçış.
    ■Karşıdaki kişiyi ‘insan dışı birşey’ yapmanın bir yolu onunla bütün duygusal bağları kesmektir.
    ■Özseverlik, kendini üstün görme. (Narsizm)
    ■Bir kişi, kümenin en berbat durumda, en yoksul, en az saygı duyulan üyesi olsa bile “Ben dünyadaki en harika kümenin bir parçasıyım. Gerçekte bir solucan olan ben, bu kümeye ait olmakla bir dev haline geliyorum” duygusu, o kişinin bu aşağılık durumunu ödünler.
    ■Cinayeti sırf can sıkıntısı, güçsüzlük duygusu ve tepki gösterecek birilerinin, vurunca ses getirecek birilerinin, tek düzeliğe son verecek eylemi algılama gereksinimidir.
    ■İnsanlar açlıktan susuzluktan değil tutkularının gerektirdiği amaca ulaşamadıklarından intihar ederler.