Ergenlik döneminde çocuğunuzun arkadaşlarını eleştirmeyin

'Bebek Bakımı' forumunda Wish tarafından 23 Temmuz 2009 tarihinde açılan konu


  1. Ergenlik dönemi
    Ergenlik döneminde arkadaşlıklar
    Ergenlik döneminde çocuğunuzun arkadaşlarını eleştirmeyin

    Çocuk için dönüm noktalarından biridir ergenlik. Bu dönemde çocuklarda fizyolojik değişimlerinin yanı sıra ruhsal, sosyal değişimlerin de var olduğu görülür. Ebeveynler bile bu süreçte çocuklarını anlayamazken, çocukların sınırlı hayat deneyimleri ile içlerinde bulunan bu hali tanımlamaları oldukça güçtür. Birtakım davranışlarında bu sebeple kasıt aranmamalıdır. Bu dönemin en bariz özelliklerinden biri ergen çocuk için arkadaşın önemli bir role sahip olmasıdır. Ergenlik dönemine kadar çocuk için aile ve öğretmen öncelikli sıradadır. Ergenlikte ise öncelikli sırayı arkadaş alır. Ergenlik öncesinde de arkadaş önemlidir ancak ergenlik ile birlikte arkadaşın değeri birdenbire artar. Çocuk arkadaşlarının kendisini daha fazla anlayabildiğini, onlar tarafından kendisine önem verildiğini düşünür. Arkadaşlarının yanında ailesiyle olduğundan daha rahattır. Çünkü onların yanında bir otorite söz konusu değildir. Ergen, arkadaşlarıyla daha sosyal ve özgür olduğunu düşünür. Arkadaş sevgisi yine bu dönemin bir başka özelliği olan sevdiklerini tam anlamıyla benimseme ve sahiplenme özelliği ile birleşince ergenin arkadaşları ile tam bir bütünlük halinde olduğu söylenebilir. Bu sebeple arkadaşlarının yaşadıkları sorunları kendi sorunu gibi, mutluluklarını ise kendi mutluluğu gibi kabul eder. Dolayısıyla arkadaşına yöneltilmiş bir eleştiri ergen için tahammül edilmez olur. Çünkü yukarıda da belirttiğim gibi ergenlik döneminde arkadaş çoğu zaman ailenin önünde bir değer ifade edebilir. Ayrıca arkadaşları ile tam bir özdeşim içinde olduğu için arkadaşlarına atfedilen hatalar ergene kendi eksikliğiymiş gibi görünebilir. Bütün bu sebeplerden dolayı ergen çocuk arkadaşlarına yöneltilen eleştirileri kabul etmez. Hatta çoğu zaman ebeveynini haksız bulur ve arkadaşlarını ebeveynine tercih eder. Sonuçta ebeveyn; çocuğunu korumak için yaptığı girişimlerinin neticesinde daha kötü sonuçlarla karşılaşabilir. Bu yüzden çocuklarınızın çevrelerinin kötü olduğuna inanıyorsanız, onlara alternatif çevre ve olanaklar sunabilirsiniz. Veya hoş sohbet ortamlarında birtakım kaygılarınızdan ve bakış açılarınızdan bahsedebilirsiniz. Unutmayın bunları yaparken çocuklarınızın arkadaşlarına ve diğer değerlerine eleştiri göndermemelisiniz.

    Kız, erkek çocuk beklentisi saplantı haline gelirse ne olur?

    Her bireyin geleceğe dair birtakım hayallerinin olması çok normaldir. Evlilik öncesi eş ile ilgili kurulan hayallerin yerini evlilik sonrası çocuk ile ilgili şekillendirilen hayaller alır. Bunların var olmasının bir sakıncası yoktur tabii ki. Ancak bazı bireylerin hayallerine saplantı derecesinde takıldıklarını görürüz. Şöyle ki, sürekli kız çocuk hayali olan bir anne adayı, erkek çocuk ihtimalini hiç düşünmüyor ve dahası bu düşünce kendisini rahatsız ediyorsa duygularını bir süzgeçten geçirmek zorundadır. Kendisi için değilse bile bunu çocuğu için yapmalıdır. Neden? Aslında bu neden sorusunun farklı yönleri ile izahı yapılabilir.
    Bundan iki yıl evvel çocuğu ile duygusal bağı sıfır olan, çocuğuna muhabbet beslemekte zorlanan, bu sebeple ciddi iletişim sorunları yaşayan bir anne ile karşılaştım. Anne bana; “Çocuğum sözümü hiç dinlemiyor” diye gelmişti. Yaptığım testler ve görüşmeler sonucu duygusal bağın kurulamadığı ve bunun nedeninin hamilelik dönemine kadar uzandığı görüldü. Çıkan sonuç çocukta değil annede problem olduğuydu. Bu sebeple tedavinin anne ile devam etmesi kararı alındı. Karnındaki bebeğin cinsiyetini benimsememiş anne birtakım gerilimler yaşar. Annenin yaşadığı gergin, inişli çıkışlı duygu durumları ise annenin fizyolojik yapısını dolayısıyla da çocuğun sinir sistemini etkiler. Bu gerginlik sadece çocuğun sinir sistemini değil, aynı zamanda doğum sürecini de etkiler. Annenin çocuğunu benimsemesi ve onu heyecanla beklemesi ile doğumun sıkıntısız olması birbirine bağlıdır. Yani doğumu etkileyen unsurlardan birinin annenin çocuğa yönelttiği duygular olduğu söylenebilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde; hep kız çocuğu isteyen bir anne karnındakinin erkek olduğunu düşünecek olursa ve bu çocuğu kabullenememişse, bu durum doğumu negatif etkileyecektir. Hem kendiniz, hem çocuğunuz için ve hem de gelecekte aile içinde duygusal bir problem yaşamamanız için cinsiyet beklentileriniz saplantı niteliğinde olmasın.