Erezyon Olan Bölgeler

'Kısa Bilgiler' forumunda EyLüL tarafından 28 Ekim 2011 tarihinde açılan konu


  1. Erezyon Olan Bölgeler Nerelerdir?
    Ülkemizde Erozyon ve Erozyon Çeşitleri
    Erozyon hakkında ansiklopedik bilgi

    Kayaların ve organik maddelerin çeşitli derecelerdeki fiziksel parçalanma, kimyasal ve biyolojik ayrışma ürünlerinden meydana gelen, içinde geniş bir canlılar topluluğu barındıran ve içinde belirli oranda su ve hava ihtiva eden toprak, bilinçli ve etkin olarak kullanılmadığı ve kontrol altına alınmadığı zaman iklim olaylarının aşındırıcı etkisiyle aşınıp taşınmakta ve başka yerlerde birikmekte, sonuçta işe yaramaz duruma gelmektedir. Bu durumda erozyon olayı gündeme gelmektedir.

    Topografik özellikler, iklim faktörleri, ormanların çeşitli şekillerde tahrip edilmesi, tarımsal üretimde uygulanan yanlış teknikler, hızlı nüfus artışı gibi etmenler erozyonun oluşmasına neden olan başlıca faktörlerdir. Gerek dünyada gerekse ülkemizde çeşitli derecelerdeki erozyon olaylarında bir artışın olduğu gözlenmektedir. Özellikle son yıllarda dünyadaki erozyonun 1968-1984 yılları arasında % 50 oranında arttığı ve toprak kaynağının her yıl %0.7’sinin kaybolduğu belirtilmektedir. Aynı şekilde ülkemiz topraklarının %86’sı erozyona uğramış ve büyük zararlar görmüş durumdadır. Bu erozyon sonucunda topraklar giderek fakirleşmekte, tarımsal üretimde verim azalmakta, aynı zamanda baraj ve göletlerin ekonomik ömürleri kısalmaktadır.

    Toprağın verimliliğinin arttırılması ve üretkenliğinin devamının sağlanması için alınması gerekli toprak muhafaza tedbirlerinin yanısıra, hidrolik erozyonun bir tarlada veya bir havzada meydana getirdiği toprak kaybı miktarının belirlenmesi amacıyla birçok ülkede çeşitli formüller geliştirilmiştir. Bu formüllerden yararlanılarak hesaplanan toprak kayıplarının miktarına göre ekonomik açıdan en uygun olan önlemler saptanmakta ve bu sayede toprak kayıpları minimuma indirilmektedir.

    Adapazarı Ovası için de özellikle yağışlar sonucu meydana gelen toprak kaybı miktarlarının belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu yüzden çalışmamızın temeli, su erozyonu esas alınarak oluşturulmuş ve yapılan hesaplamalarda hidrolik erozyonun matematiksel anlamda ifadesinden yararlanılmıştır.

    Su erozyonu ile herhangi bir alandan kayba uğrayacak toprak miktarının tespit edilmesinde kullanılan ve gerçeğe en yakın sonuçlar veren formüllerden birisi Üniversal Toprak Kaybı (USLE) denklemidir.

    Bu eşitlik, ülkemiz koşullarında da tarımsal alanlarda ve havzalarda alınacak en etkin ve ekonomik toprak koruma önlemlerinin saptanması amacıyla kullanılmaktadır. Bu çalışmada Adapazarı Ovası için USLE’nin uygulaması yapılmaya çalışılmıştır. Ancak 10 yıl gibi uzun bir dönemde yapılmış olan deneylerin sonuçlarının kullanılabilecek olması, çalışma alanımızda bir yıl gibi kısa bir sürede deneysel bir uygulama yapma ve kullanılabilecek gerçekçi sonuçlar elde etme şansımızı ortadan kaldırmıştır. Bu nedenle Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün desteği ile daha önce yapılmış deneysel çalışmalardan ortaya çıkan sonuçlar kullanılarak teorik bir bakış açısı geliştirilmiş ve elde edilen verilere dayanarak Sakarya İlinde mevcut erozyon durumu ile ilgili sonuçlara varılmıştır. Mevcut durumun analizinin yapılması, alınması gereken önlemler ve gelecekteki durum ile ilgili öneriler ile çalışma sonuçlandırılmıştır