Epik Şiir Türlerine Örnek

Konusu 'Ders notları' forumundadır ve SümbüL tarafından 15 Mayıs 2010 başlatılmıştır.

  1. SümbüL Üye


    Epik Şiir
    Şiir türleri
    Şiir türlerine örnek
    Epik Şiir Türlerine Örnek


    Epik Şiir Türlerine Örnek​


    Yiğitlik,kahramanlık konularını işler..


    ZAFER TÜRKÜSÜ

    Yaşamaz ölümü göze almayan,
    Zafer, göz yummadan koşana gider.
    Bayrağına kanının alı çalmayan,
    Gözyaşı boşana boşana gider!

    Kazanmak istersen sen de zaferi,
    Gürleyen sesinle doldur gökleri,
    Zafer dedikleri kahraman peri,
    Susandan kaçar da koşana gider.

    Bu yolda herkes bilir, ey delikanlı,
    Diriler şerefli, ölüler şanlı!
    Yurt için dövüşen başı dumanlı,
    Her zaman bu şandan o şana gider.

    Faruk Nafiz ÇAMLIBEL


    kahraman türkler

    kahramanlık
    kahramanlık;kimi zaman yanlızlık demektir kimi zamantürkün adresidir.ve savaşa girip asla geriye çekilmemektir
    türkün yaktığı ışığısonsuza kadar taşımak demektir.
    biz aydınlığa koşarız bayrağımıza adımızı yazarız şanlı bayrağa yazılan kahramanlara hakkımızı sonsuz helal ederiz.

    hatice eyilmez


    Korkma!

    Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz.
    Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz;
    Düşer mi tek taşı sandın harim-i namusun,
    Meğer ki harbe giden son nefer şehid olsun.
    Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa,
    Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa,
    Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar
    Taşıp da kaplasa âfakı bir kızıl sarsar,
    Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;
    Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;
    Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz,
    Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!

    Mehmet Akif Ersoy


    Genç Bir Mehmetcik

    Genç bir mehmet’cik
    Of of genç bir Mehmetçik dediğin küçük bir yiğit.
    Beline bağlamış kalın bir kemer vatan için of of.

    Aman komandoların içinde kahraman bir yiğit.
    Allah Allah deyip geçti genç bir Mehmetçik of of.

    Of of genç bir Mehmetçik didiğin küçük bir aslan.
    Türkiye’nin içine girilmez acılarla yastan of of.

    Aman her ana doğurmaz böyle yiğit bir aslan.
    Allah Allah deyip geçti genç bir Mehmetçik of of.

    Of of ırak kapısını genç bir Mehmetçik açtı.
    Düşmanların cümlesini ezip geçti bu zaman of of.

    Aman kefeni koltuğunda Türkiye için savaştı.
    Allah Allah deyip geçti genç bir Mehmetçik of of.

    Muzaffer Önler



    Bizi de Seferber Edin Bizi de!

    Kim için akıyor şehit kanımız,
    Bizi de seferber edin bizi de!
    Madem ki savaş var feda canımız.
    Bizi de seferber edin bizi de!

    Yedi düvel duysun yine sesimiz.
    Toptan savaşalım bitsin yasımız.
    Atatürk paydası yeter Paşamız.
    Bizi de seferber edin bizi de!

    İnsan hakkı deyip sürdüler nifak.
    İçten içe çürür varlığımız bak.
    El ele vermezsek zor olur şafak.
    Bizi de seferber edin bizi de!

    Hakk’ın yarattığı her ırk insandır.
    Ayrılık gayrilik Hakk’a isyandır.
    Dış güçler doğalı Türk’e düşmandır.
    Bizi de seferber edin bizi de!

    Yine süngümüzle zafer yazalım.
    Düşmanlığı silip toptan kazalım.
    Misak-ı milliyi kalın çizelim.
    Bizi de seferber edin bizi de!

    Her gün ölmektense ölelim bir gün.
    Mehmetçik dağ bayır olmasın sürgün.
    Ulusça yanalım madem ki yangın.
    Bizi de seferber edin bizi de!

    Hain emelleri getirip dize.
    Düşmanı sürelim tekrar denize.
    Şehitlik şan, şeref, onurdur bize.
    Bizi de seferber edin bizi de!

    Ata’nın çizdiği yoldur son umut.
    Emret Paşam emret geç kaldı komut.
    Sığırtmaç diyor ki düşünün somut.
    Bizi de seferber edin bizi de!

    Hüseyin Sığırtmaç


     

  2. ZORBEY Üye

    Cevap: Epik Şiir Türlerine Örnek

    Bir örnekte benden olsun

    Kurtuluş Savaşı Destanı’ndan

    Saat 2.30 Ve Afyon önünde
    Kocatepe yanık ve ihtiyar bir bayırdır, Altıgözler Köprüsü’nün altından
    ne ağaç, ne kuş sesi, gündoğuya dönerek
    ne toprak kokusu vardır. ve Konya tren hattına rastlayıp yolda
    Gündüz güneşin, Büyükçobanlar köyünü solda
    gece yıldızların altında kayalardır ve Kızılkilise’yi sağda bırakıp gider.
    ve şimdi karanlıkta daha bizim Düşündü birdenbire kayalardaki adam
    ve dünya karanlıkta daha bizim kaynakları ve yolları düşman elinde kalan bütün nehirleri,
    daha yakın kim bilir onlar ne kadar büyük
    daha küçük kaldığı için ne kadar uzundular?
    ve bu vakitlerde topraktan ve yürekten Birçoğunun adını bilmiyordu,
    evimize, aşkımıza ve kendimize dair yalnız Yunan’dan önce ve Seferberlik’ten evvel
    sesler geldiği için Selimşahlar Çiftliğinde ırgatlık ederken Manisa’da
    kayalıklarda şayak kalpaklı nöbetçi geçerdi Gediz’in sularını başı dönerek.
    okşayarak gülümseyen bıyığını Dağlarda tek
    seyrediyordu Kocatepe’den tek
    dünyanın en yıldızlı karanlığını. ateşler yanıyordu.
    Düşman üç saatlik yerdedir ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
    Ve Hıdırlık tepesi olmasa şayak kalpaklı adam
    Afyonkarahisar şehrinin ışıkları gözükecek. nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
    Şimali garbîde Güzelim dağları öcalıcı, güzel ve rahat günlere inanıyordu
    ve dağlarda tek ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
    tek ateşler yanıyor. birdenbire beş adım sağında onu gördü.
    Ovada Akarçay bir pırıltı halinde Paşalar onun arkasındaydılar.
    ve şayak kalpaklı nöbetçinin hayalinde O, saati sordu.
    şimdi yalnız suların yaptığı Paşalar “üç” dediler.
    bir yolculuk var. Sarışın bir kurda benziyordu.
    Akarçay belki bir akarsu Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
    belki bir ırmak Yürüdü uçurumun başına kadar
    belki küçücük bir nehirdir. eğildi, durdu.
    Akarçay Dereboğazı’nda değirmenleri çevirip Bıraksalar
    kılçıksız yılan balıklarıyla İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak
    Yedişahitler Kayası’nın gölgesine girip Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
    çıkar, Kocatepe’den Afyon ovasına atlayacaktı.
    ve kocaman çiçekleri eflâtun
    kırmızı . . . . .
    beyaz
    ve sapları bir, bir buçuk adam boyundaki
    haşhaşların içinden akar.

    Nazım Hikmet Ran​
     

Sayfayı Paylaş