Engelliler Haftası Kutlama Programı

'Önemli Gün ve Haftalar' forumunda HazaN tarafından 24 Mart 2010 tarihinde açılan konu


  1. Engelliler Haftasının anlam ve önemi, konuyla ilgili konuşma metni, hikaye ve şiirler

    ENGELLİLER (SAKATLAR) HAFTASI

    10-16 Mayıs arası Sakatlar Haftasıdır. Sakatlık insanlığın ortak sorunudur. Bu yüzden Sakatlar Haftası yalnız ülkemizde değil Birleşmiş Milletlere üye 156 ülkede aynı zamanda değerlendirilir.

    Sakatlar Haftası boyunca; sakatlık sorunu, sakatlığın önlenmesi ve sakatların eğitimi konusu üstünde durulur. Radyo ve televizyonda konu ile ilgili programlar yayınlanır. Okullarda her gün ayrı bir sakatlık konusu işlenir. Sakatları Koruma Millî Koordinasyonu Kurulu haftanın değerlendirilmesi için aşağıdaki programın uygulanmasını kararlaştırmıştır.

    10 Mayıs - Sakatlar Haftasının Açılışı
    11 Mayıs - Görme Engelliler Günü
    12 Mayıs - İşitme ve Konuşma Engellileri Günü
    13 Mayıs - Ortopedik Engelliler Günü
    14 Mayıs - Zeka ve Ruhsal Özürlüler Günü
    15 Mayıs - Güçsüz Yaşlılar ve Korunmaya Muhtaç Çocuklar Günü
    16 Mayıs - Sakatlar Haftasına Genel Bakış

    Engelli olmanın başlıca nedenleri


    Engellilerin, engelleriyle ilgili çeşitli sorunlar vardır. Sakatlığı doğuran nedenler, sakatların eğitimi bunların başlıcalarıdır.

    Sakatlığın Nedenleri:
    Sakatlıklar akraba evliliği, gebelik öncesi tedbirsizlik, aşıların zamanında yapılmaması, kazalar gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır..

    a) Akraba evliliği:
    Doğuştan sakatlıkların önemli bir bölümü akra¬ba evliliklerinden ortaya çıkar. Yakın akrabaların teyze, hala, amca, dayı çocuklarının evliliği sonunda çok sayıda kör, sağır, dilsiz ve geri zekalı çocuk doğmaktadır.
    Ankara ilinde yapılan bir araştırma sonucunda 100 sakat çocuktan 30'unun yakın akraba evliliğinden doğan çocuklar olduğu görülmüştür.

    b) Gebelik öncesi tedbirsizlikler:
    Bebek bekleyen annelerin sık sık röntgen filmi çektirmesi, doktora gitmeden ilaç alması çok sık sigara ve alkollü içki içmesi doğan çocuğun sakat olmasına neden olur.

    c) Aşıların zamanında yapılmaması:
    Doğumdan sonraki ilk yılda verem, çocuk felci aşılarının zamanında yaptırılması gerekir. Aşılar zamanında yaptırılmazsa türlü sakatlıklar ortaya çıkar. Trahom, çocuk felci, romatizma, kalp ve damar hastalıklarının koruyucu, iyileştirici ilaç ve aşıları vardır. Bu aşı ve ilaçların doktor denetiminde verilmesine özen gösterilmelidir.

    d) Kazalar:
    İş kazaları, tarım kazaları, trafik kazaları, yangınlar, ateşli silahlar belli başlı sakatlık nedenleridir. Trafik kurallarına uyulmama sonucu her yıl ülkemizde çok sayıda trafik kazaları oluyor. Bu kazalarda çok sayıda yurttaşımız ölüyor. Yukarda sayılan her tür kazadan korunmak, ve sakat kalmamak için dikkatli olalım. Kurallara uyalım. Uymayanları uyaralım.

    ENGELLİNİN İYİLEŞTİRİLMESİ VE EĞİTİMİ

    Sakatların iyileştirilmesi: Sakatlık yapan hastalık ve kazalardan sonra hemen önlem alınmalıdır. Özellikle trafik kazalarında ilk yardım çok önemlidir. Kazalardaki ölümlerin yarıdan çoğu ilk yarım saat içinde olur. Kaza sonrası hiç zaman geçirmeden yaralıyı en yakın hastaneye ya da doktora ulaştırmalıdır. Hastanelerde Acil Yardım Servisleri vardır. Bu bölümde günün her saatinde doktor bulunur. Kazaya uğrayanlara ilk tedavileri burada yapılır.

    Sakatların Eğitimi: Sakatların eğitimi denilince daha çok özürlü (sakat) çocuklar akla gelir. Yurdumuzda; görmeyen, işitmeyen, hareket edemeyen, zihinsel, ruhsal dengesi bozuk 4.500.000 yurttaşımız var. Bu sayının 1.400.000 kadarı çocuktur. Sakat çocuklarımızdan; görmeyenler için 7, işitmeyenler için 21, ortopedik özürlüler için l okul açılmıştır. Zihinsel ve ruhsal özürlüler ise belirli okullarda özel dershanelerde öğrenim görmektedir.

    Sakatlar da yaşamlarını sürdürmek için çalışmak ve gelir sağlamak zorundadır. Çalışmak, severek çalışmak yaşamı güzelleştirir, insanı mutlu eder.

    Sakatlara acımak, onlara bakarak duygulanmak soruna çözüm getirmez. Sakatların da yapabileceği işler vardır. Sakatlara çalışabilecekleri alanlarda iş vermek gerekir. Yasalarımız her yüz işçi çalıştıran işyerinin iki sakat işçi çalıştırması zorunluluğunu getirmiştir.

    Bütün ülkelerde olduğu gibi yurdumuzda da sakatlar korunur. Örneğin ülkemizde çalışan sakatlar gelir vergisini indirimli öderler. Hareketlerini kolaylaştırmak için yurt dışından getirilen araç ve gereçlere gümrük vergisi ödemezler. Çalışan sakatlar isterlerse erken emekli olabilirler.

    Okulda, sokakta gördüğümüz sakatlarla alay etmeyelim, gülmeyelim. Hiç bir sakatlığın isteyerek olmadığını bilelim. Sakatlara yolda, geçitlerde, taşıt araçlarında yardımcı olalım. Onları üzmemeye, kırmamaya özen gösterelim.
     



  2. Cevap: Engelliler Haftası Kutlama Programı

    SAKATLAR HAFTASI - KONUŞMA

    SEVGİLİ ARKADAŞLAR!

    10 ile 16 Mayıs günleri arası Sakatlar Haftası’dır. Bu hafta boyunca sakatların sorunları tartışılır. Sakatlığa sebep olan etkenler açıklanır ve bu sebeplerin ortadan kalkması için çareler araştırılır. Sakatların eğitilebilmeleri ve iş sahibi olabilmeleri için gerekli şartlar oluşturulmaya çalışılır.

    Sakatla Haftası boyunca, her gün ayrı bir sakatlık konusu işlenir. 10 Mayıs günü sakatlar Haftası’nın açılışı yapılır. 11 Mayıs görmeyenler günü, 12 mayıs işitme ve konuşma engellileri günü, 13 Mayıs ortopedik özürlüler günü, 14 Mayıs zeka ve ruhsal özürlüler günü, 15 Mayıs güçsüz yaşlılar ve korunmaya muhtaç çocuklar günü olarak değerlendirilir. 16 Mayıs günü ise sakatlar haftasının genel değerlendirmesi yapılır.

    Akraba evliliği, gebelik öncesi tedbirsizlikler, aşıların zamanında yapılmaması ve kazalar sakatlığın en önemli sebepleridir. Sakatlarında hayatlarını sürdürebilmek için çalışmaları ve gelir sağlamaları gerekir. Sakatlara acıyarak ya da onlara bakıp duygulanarak sorunlarını çözemeyiz. Onların da yapabileceği işler vardır. Sakatların iş sahibi olmalarına yardımcı olmak zorundayız. Kanunlarımız işlerinde çalışan her 100 işçiden 2 sinin sakat işçi olmasını zorunlu kılmıştır.

    Gördüğümüz sakatlarla alay etmeyelim ve gülmeyelim. Bir gün bizim de sakat kalabileceğimizi aklımızdan çıkarmadan onlara yardımcı olalım.

    Hepinize kazasız ve sağlıklı günler, mutlu bir ömür diliyorum!

    (Ev ve Sınıf Etkinlikleri Antolojisi Kitabı)
     



  3. Cevap: Engelliler Haftası Kutlama Programı

    ENGELLİLER HAFTASI HİKAYELER

    TOPAL

    Anadan doğma sakattı. Bir bacağı, ötekinden biraz kısa olduğu için yürümeğe başlamasıyla, öteki insanlar gibi yürüyemediğini ve aksadığını hemen fark etmişti. Babası, onu göstermedik doktor bırakmamıştı.

    Fakat hiç çare bulamamıştı. Bacağın biri, doğuştan kısaydı. Bunun çaresini bulmağa, henüz insan bilgisi yetmiyordu. Doktorlar: Hem o kadar önemli de değil, diyorlardı. «Ayağın biraz aksaması, büyük bir eksiklik değildir.»

    Ama o öyle düşünmüyordu. Öbür çocuklardan ayrı, başka bir şey olduğunu ve kendisi gibi çocuklara pek az, adeta binde bir rastlanabileceğini görüyordu. Onu kim görse, ilk önce aksayan bacağına bakıyor değil miydi?.. Okul yaşı geldiği zaman hüngür hüngür ağladı. Bu çocuk, ötekiler gitmeğe can atarken okulu istemiyordu. Başka sağlam çocuklarla bir araya gelmekten ödü patlıyordu. Diretti. Okula gitmek istemiyordu. Kendisine öğretmen tutsunlardı. Evde öğrenecek, sonra ilkokul imtihanını verecekti.. Ana baba, üzüntüsünden hastalanmasın diye isteğini yerine getirmek zorunda kaldılar.

    O da sözünde durdu. Özel ders alıp okudu. Sonra yaşı gelince ilkokul bitirme imtihanlarına girip diplomasını aldı..
    Fakat daha fazla okuması lazımdı. Orta okulu da evde tamamlayamazdı kesinlikle okula gitmesi gerekiyordu. O önce yine istemedi. Fakat babası bu sefer artık ona kulak asmadı.

    Tekin'i böylece orta okula yazdırdılar. Yazdırırken, okul arkadaşlarının ona ne kadar eziyet edeceklerim hiç düşünmemişlerdi. Halbuki zavallı çocuk, daha okula gittiği ilk gün, arkadaşları ona adını bile sormadılar. Her gören:

    — Topal!.. diyordu.

    Ve Tekin böylece daha ilk günden, çok utandığı kusuru yüzüne vurula vurula karşılandı.
    «aaa!..Topal!..» En çok korktuğu söz buydu.. Ne tuhaf, daha «Günaydın! Sen kimsin?» demeden onu bu sözle karşılamışlardı : Topal!.. Ve o günden sonra hep öyle gitti : «Topal aşağı, topal yukarı!. Topal şöyle dedi, topal şunu yaptı!..» Hep böyle.. Çaresiz Tekin kendi kendine bile söylemekten çekindiği bu korkunç sözle çağırılmaktan o kadar utanıyor, öyle sıkılıyordu, ki daha ilk günden, okulda kimse ile arkadaş olamayacağını anladı. Hem zaten okula niçin gidiyordu?. Okuyup öğrenmek için değil mi?. Madem ki kendisini aşağılık görüyor, kendisiyle alay ediyor ve adını bile sormayarak kendisine topal diyorlardı o halde o da kimse ile arkadaş olmayacak, kendisini tamamen derslerine verecekti...

    Tekin, değil öteki derslerde jimnastik dersinde bile kısa zamanda arka¬daşlarını geride bıraktı. Hem ne geride bırakış ?

    Yıl sonu geldi karneler dağıtılırken Müdür, Tekinin sınıfını şu sözlerle alkışladı:

    — Hepiniz iyi çalışmışsınız.. Fakat aranızda bir arkadaşınız var, ki onu övmeden edemeyeceğim.. Bu çocuk bir yıldız, nasıl diyeyim? Çalışkan çok başarılı biri.

    Bütün sınıfın gözleri, bir anda Tekine döndü. Öğretmen bir göz işareti yaparak Tekin'i ileri çağırdı. Müdür Tekinin elini sıktıktan sonra:

    — Seni kutlarım oğlum! dedi. Söyle bakayım bana, senin adın ne?.

    Tekin sınıf arkadaşlarını acı bir gülümsemeyle süzdü ve onlara bir ders, önemli bir ahlak dersi vermek isteyerek, gür bir sesle şu cevabı verdi:

    —Topal!..

    O güne kadar Tekin'e «Topal» diyen arkadaşları bir suçlu gibi yere baktılar. Bu olaydan sonra arkadaşları O'nu hep Tekin diye çağırdılar.

    F. Canan CEM
    YAVRUTÜRK Dergisi'nden
     



  4. Cevap: Engelliler Haftası Kutlama Programı

    ENGELLİLER HAFTASI - ŞİİRLER

    KÖR İLE KÖTÜRÜM

    — Bak arkadaş, ne ben sağlam Bir adamım...
    — Ne ben tamam Bir insanım.
    — Ben kötürüm,
    — Ben de körüm;
    Hem anadan doğma körüm,
    Ben düşündüm ki ikimiz
    Tam bir insan olmak için
    Her şeye malikiz:
    Senin kuvvetli bacakların var.
    Benim gözlerim de bakar.
    Ben senin gözün olurum.
    Gecen, gündüzün olurum.
    — Ben de sana bacak, ayak
    —Öyleyse hiç düşünme, kalk!
    Senin için
    Ben bakarım ve görürüm
    — Ben de seni istediğin
    Yere alır, götürürüm.
    Böyle işte;
    İki mihnet birleşince
    Bir teselli hasıl olur,
    Mihnetliler de kurtulur.

    Tevfik FİKRET

    HAYAT HERKESE GÜZEL

    Gücünüz yerindeyse,
    Sağlıklıysa başınız,
    Bir sakat görürseniz,
    Sevgiyle yaklaşınız.

    İnan kimse istemez,
    Eksik olsun bir yeri.
    Sağlamsan yavrum şükret,
    Değerlendir günleri.

    Özürlü kardeşlerim,
    Asla üzülmeyiniz.
    Hayat herkese güzel,
    Bizlerse sizinleyiz.

    Mehmet ŞAHİN