Endülüs Emevileri

'Genel Türk Tarihi' forumunda Ezlem tarafından 16 Ekim 2008 tarihinde açılan konu


  1. Endülüs Emevileri

    (756-1031), İslam egemenliğini İspanya'ya yayan Arap haneda*nıdır. Eski Yunan kültürünün Avrupa'ya ak*tarılmasında önemli rol oynamışlardır.
    İspanya daha Emeviler döneminde Arap ordularının istilasına uğramıştı. Emeviler'in Kuzey Afrika Valisi Musa bin Nusayr'ın ko*mutanlarından Tarık bin Ziyad 711'de bugün onun adıyla Cebelitarık (Tarık'ın dağı) olarak anılan yerde İspanya'ya ayak basmış, Arap orduları yedi yıl içinde Pirene Dağları' na kadar ilerlemişti. Ardından Fransa'ya gi*ren Araplar'ı Franklar'ın komutanı Charles Martel ancak 732'de Poitiers'de (Puvatya) durdurabilmişti. Bundan sonra Arap egemen*liği İspanya'yla sınırlı kaldı; Arap komutanlar yerel Hıristiyan güçlerle sürekli çarpışarak varlıklarını korumaya çalıştılar.

    Çatışmaların sürüp gittiği bir sırada, Emevi*ler'in egemenliğine 750'de son veren Abbasi-ler'in Şam'da giriştikleri kıyımdan kurtulabilen 10. Emevi Halifesi Hişam'ın torunu Ab-durrahman 755'te İspanya'ya ayak bastı. Kısa sürede İspanya'daki Araplar'ı kendisine bağ*layan Abdurrahman 756'da Kurtuba'ya (bu*gün Cordoba) girdi ve hükümdarlığını ilan et*ti. I. Abdurrahman, 788'de ölümüyle sona eren hükümdarlığı döneminde içte ayaklan*maları bastırmakla, dıştan gelen saldırıları ön*lemekle ve yönetimini pekiştirmekle uğraştı. Öldüğünde arkasında güçlü bir devlet bırak*mıştı. Ondan sonra gelen hükümdarlar da yerel emirler ve nüfusun önemli bir bölümü*nü oluşturan Hıristiyanların sık sık ortaya çı*kan ayaklanmalarıyla uğraştılar. Arap emirle*rin ayaklanmaları en çok kuzeydoğudaki Eb-ro vadisi ile doğuda Batliyos (bugün Badajoz) ve güneyde Gırnata'da (bugün Granada) or*taya çıkıyordu. Hıristiyanlar ise özellikle Vizi-gotlar'ın eski başkenti ve önemli bir dinsel merkez olan Tuleytule'de (bugün Toledo) ayak*lanıyorlardı. Bütün bunlara karşın Endülüs Emevileri hemen hemen İspanya'nın tümünü egemenlikleri altına almayı, burada canlı bir ekonomik ve kültürel yaşam yaratmayı başar*dılar. Başkent Kurtuba önemli bir ticaret merkezi olmanın yanı sıra Bağdat ve Kahire' den sonra İslam dünyasının üçüncü bilim merkezi olma özelliğini de kazandı. İşbiliye (bugün Sevilla), Gırnata, Tuleytule de önemli merkezler oldular. Endülüs Emevileri en güç*lü dönemlerini III. Abdurrahman zamanında (912-961) yaşadılar. III. Abdurrahman aynı zamanda halife sanı alan ilk Endülüs Emevi hükümdarıdır. O güne kadar İslam dünyasın*da yalnız Abbasi halifeleri varken Fatımiler'in Mısır'da ayrı bir halife ortaya çıkarmaları üze*rine III. Abdurrahman da İspanya'da halifeli*ğini ilan etti.
    III. Abdurrahman'dan sonra gelen hüküm*darlar döneminde devlet ardı arkası kesilme*yen ayaklanmaların yarattığı ortamda zayıfla*ma sürecine girdi ve Endülüs Emevi hanedanı 1031'de son buldu.

    Bundan sonra İspanya'da İslam egemen*liği sayıları 15'e varan yerel beylikler tara*fından sürdürüldü. 1090'da Kuzey Afrika' dan gelen Murabıtlar'ın ve 1145'te gene Ku*zey Afrika'dan gelen Muvahhidler'in ege*menlikleri de kısa ömürlü oldu. Müslümanlar, toprak alarak gittikçe ilerleyen Hıristiyanlar karşısında güneye çekilmek zorunda kaldılar. Gırnata'da tutunan Nasriler birçok güçlüğe karşın 1230'dan 1492'ye kadar İspanya'da İs*lam'ın varlığını sürdürdüler; Gırnata'yı önem*li bir bilim ve kültür merkezi yapmayı ba*şardılar. Bugün de ayakta olan Gırnata'da-ki Elhamra Sarayı Nasriler'in bıraktığı en önemli mimarlık yapıtıdır

    Endülüs Emevileri ve Nasriler döneminde İspanya Hıristiyan Avrupa'nın da ilgisini çe*ken bir bilim ve kültür merkezi oldu. Endülüs Emevileri döneminde özellikle tıp, matema*tik, doğa bilimleri ve astroloji alanında önem*li çalışmalar yapıldı. Doğu İslam dünyasında 8. yüzyılda başlayan Eski Yunan kültürünü tanıma ve bu kültürün ürünlerini Arapça'ya çevirme çalışmaları İspanya'ya aktarıldı. II. Hakem'in (961-976) Kurtuba'da kurduğu kü*tüphanede 40 bin cilt kitap vardı ve bunların çoğu Eski Yunan kültürünün ürünü olan bi*lim yapıtlarıydı. Nasriler döneminde bunlara felsefe yapıtları da eklendi. İbn Cebirol, İbn Bâcce, İbn Tufeyl, İbn Rüşd gibi büyük düşü*nürler bu dönemde yetiştiler.


    Endülüs Emevi Sanatı


    Endülüs Emevi sanatında Arap sanatının özellikleri yanında Roma ve Vizigot sanatının etkisi görülür. Mozaik sanatında da Bizans sa*natının izleri belirgindir. Mimarlık alanında Endülüs Emevi sanatının en önemli yapıtı Kurtuba Camisi ile gene Kurtuba'da III. Ab-durrahman'ın yaptırdığı Medinetü'z-Zehra Sarayı'dır. Yapımına 784'te I. Abdurrahman tarafından başlanılan Kurtuba Camisi 200 yıl boyunca yeni eklemelerle büyümüş, 987'de Hacib Mansur'un eklemeleriyle son biçimini almıştır. 178 metre x 125 metre boyutundaki dikdörtgen planıyla İslam dünyasındaki en büyük camilerden biri olan Kurtuba Camisi sonraları katedrale çevrilmiştir. Surlarla çev*rili Medinetü'z-Zehra kentinin tepe kesimin*de yer alan Medinetü'z-Zehra Sarayı'nın ka*lıntıları yıllarca süren kazılar sonunda ortaya çıkarılmıştır. Askeri mimarlık alanında Tari*fe, Gormaz, Vacar kaleleri gibi görkemli ya*pılar ortaya koyan Endülüs Emevi sanatının dikkati çeken yönlerinden biri de iç ve dış süs-lemelerdeki zenginliktir.
     



  2. ENDÜLÜS EMEVİ HÜKÜMDARLARI

    I. Abdurrahman
    756-788

    I. Hişam
    788-796

    I. Hakem
    796-822

    II. Abdurrahman
    822-852

    I. Muhammed
    852-886

    el-Munzir
    886-888

    Abdullah
    888-912

    III. Abdurrahman
    912-961

    II. Hakem
    961-976

    II. Hişam
    976-1009
    I. Kez
    II. Muhammed
    1009
    I. Kez
    Süleyman
    1009-1010
    I. Kez
    II. Muhammed
    1010
    II. Kez
    II. Hişam
    1010-1013
    II. Kez
    Süleyman
    1013-1016
    II. Kez
    Ali en-Nasır (Hammudi) 1016-1018

    IV. Abdurrahman
    1018

    el-Kasım (Hammudi)
    1018-1021
    I. Kez
    Yahya (Hammudi)
    1021-1022
    I. Kez
    el-Kasım (Hammudi)
    1022-1023
    II. Kez
    V. Abdurrahman
    1023-1024

    III. Muhammed
    1024-1025

    Yahya (Hammudi)
    1025-1027
    II. Kez
    III. Hişam
    1027-1031