En Kıymetli Misafir

'Dini Konular' forumunda NURDİN tarafından 14 Ekim 2008 tarihinde açılan konu


  1. En Kiymetli Misafir


    Oğlunun düğün hazırlıkları heyecanla sürerken, davetiyelere sıra gelmişti.Yurtiçi,yurtdışı adreslerle boğuşurken birden aklına Medine geldi.İçini bir huzur bir genişlik kapladı.O’nu çağırmalıydı.Alemlere rahmet en güzeli ,düğüne buyur etmeliydi.Bir anda aklına nasıl gelmişti.Kendinden bile gizliyordu bu düşüncesini.Bu fikri kimse ama kimse normal görmez,hatta gülerlerdi.

    “İstenmeyince istetmezmiş” diye içinden geçirdi. Aşkı aklına gelmişti, bu sebeple düğün davetiyesinin içine, aşkını muhabbetini doldurarak, buyur etti düğününe. Sıra zarfına gelmişti,ne yazabilirdi?Sayın diyemezdi, Hz.Muhammed (sallallahu aleyhi vessellem)diyemezdi.Biraz gizli şifreli olmalıydı zarfın üzerindeki adres.Nasıl olsa bütün yollar Medine’de Ravza’ya çıkıyordu ve zarfın üzerine Muhterem Ahmet Mahmut (…) -Bu üç nokta kendince Sallallahu aleyhi vessellem idi- Mescid-i Nebevi /Medine –Suudi Arabistan yazdı. Adres tamamdı.

    Postaneye yöneldi.Yüzlerce davetiye içinde postane görevlisinin dikkatini bu zarf çekmişti. “Bu ne?”dedi baktı. O zarf,davetiye diye cevapladı bizimki. “Evet biliyorum” dedi görevli. “Ama bu zarfta adres yok,sokak, numara, mahalle… ”Önemli değil zaten ,orada tek adres (sallallahu aleyhi vessellem) o.Bütün yollar Medine’de Ravza’ya çıkar.İkinci soruyu sordu görevli. “Peki bu kim?”görevli memurun yüzüne bakmadan “ Bir dost” dedi “bir dost”
    Nihayet düğün gününün sabahına erişildi. Nikah salonu tıklım tıklım bir mutluluk tablosu. Çok özel ve çok güzel bir an.
    Tebrikleşmeler başladı. Herkes kuyruğa girmiş, bu mutlu anı kutluyordu. Mürüvvet denilen bu olmalıydı. Oğullarının sünnet düğününde edilen,”inşallah düğününü de görürsünüz” duası gerçekleşmişti.
    Kalabalığın en koyu anında 60-63 yaşlarında, sakalı hafif kırlaşmış ve nur yüzlü bir beyefendi gelerek “mübarek olsun” diyerek tebrik etti. Ne kadar şefkatli, ne kadar sıcak, ne kadar Rahmani bir bakıştı, adeta sarsıldı ,yüreği titredi.
    Eşinin elini tutarak bu beyefendiyi tanıyıp tanımadığını sordu,ikisi de tanımıyordu.Ardından diğer tebrikleşmeler ve güzel bir törenle dünya evine girmişti çocukları.

    Aradan 10-15 gün kadar geçmişti ki bir dostu telefonla nikah töreninin çok güzel olduğunu;ama o beyden çok etkilendiklerini söyledi. Şaşırmıştı… Hangi bey?Kim?Kimden bahsediyordu? “Hani” dedi “60-63 yaşlarında, hafif kırlaşmış sakalı, nur yüzü, beyaz gömleği yandan düğmeli…” O an geldi aklına ,evet o kimdi?Sadece tebrik anında görmüştü O’nu.Aklına davetiyeler geldi,aklına Medine geldi,inanamıyordu.Gelmiş olabilir miydi? Safça, ama çok samimi, çok içten yazdığı davete teşrif etmiş olabilir miydi? Ümmetine çok şefkatli, canların canı gelmiş olabilir miydi?

    Düğünden birkaç ay sonra, bir başka dostu aradı. Onu düğüne çağıramadığı için özür dileyince,”düğünden haberim oldu, üzülme” dedi arayan dostu.

    “Rüyamda Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi vessellem’i) gördüm. “Düğününüze davet edildiklerini, ashabı ile orada bulunduklarını söyledi, oradan biliyorum”
     



  2. Çok etkileyici idi.
    Bu güzel paylaşımınız için teşekkür ederim Nurdin ellerinize yüreğinize sağlık..