En güzel Denizli Türküleri

'Masallar ve Hikayeler' forumunda HazaN tarafından 15 Ağustos 2010 tarihinde açılan konu


  1. Denizli yöresi türküleri
    Denizli yöresel türküleri

    ağ elime mor kınalar yaktılar
    ak enteri geyme dedim
    ak koyunun aklığı
    al yazmamı düreyim
    alettin'e vardım emme durmadım
    arabalar tıkır mıkır geliyor
    arabaya daş koydum (kızılhısar zeybeğı)
    ardıç arasında biten nanelar
    ardıç biter eşelerin dağında
    ardıçlıktır evleri
    at bağladım denizli'nin hanına
    bağa giresim geldi
    bahçe bahçe gezersin
    bana kara diyen dilber
    belin başı tozlu mozlu
    ben bir yeşil fenerim
    beyler bahçesinde gandiller yanar
    binip de kır atıma hayladım dizgin
    bir yayla isterim yörük gonmadık
    buldan'ın dağlarında
    bülbül yuvan yıkıldı mı
    cemile'min geçtiği yollar meşeli
    cemile'nin gezdiği dağlar meşeli
    çıktım çamın dorusuna
    dağların başındayım
    dam ardına doleşdim
    dam başında dudu var
    dam başında durursun
    daş üstüne daş koydum ben
    desti içinde bekmez
    devrent deresine duman bürüdü
    dut ağacı dut verir
    duvarlar duvarlar kuru duvarlar
    eğil kavağım eğil
    elindedir bağlama
    elma aldım elmadan
    entarisi pembeden
    et aldım elim yağlı
    evlerine ben varamadım davşandan
    evlerinin önü bulgur kazanı
    ey bostancı bostancı
    fatma gıza su yolunda kavuştum
    gabardıcın salınması dalinen
    gara gabak kökeni
    gara yaylanın çamları
    garabaş goyunu güde güde getirdim
    garanfili budarlar
    gine yeşillendi acıpayam yolları
    gireniz'in çayları
    gökte yıldız tek gider
    gül ıslattım billura
    güzel olur çiy yumurta soyunca
    hamamın gubbeleri kireçten olur
    hey bostancı bostancı
    kalenin ardındayım
    kara üzüm salkımı (azize'm)
    kekliği vurdum geldim
    kekliğim dağ içinde
    mercan köşkünü yaptırdılar
    meşesi meşesi yayla meşesi
    nerde isen arayıp da bulayım
    osman'ımın mendili saman sarısı
    palanga'nın evleri
    pencereden bak beni
    sabah olur çocuk gider oyuna
    sabahın seher vaktınde
    salına salına girmiş bahçaya
    senin dükkan benim dükkan demirden
    seyirttim çıktım hanaya
    siyah çorap geysena
    siyah makarada ipliğim
    suya tası daldırdım
    süpürgeyi boyadım
    şu dağlar tepe tepe
    şu yaylanın çamları
    tellidir yavrum aman tellidir (denizli'nin horozları)
    tepsi de tepsi fındıklar
    uzadım gamış oldum
    yağar yağmur yer yaş olur
    yaveş yaveş esen seher yeli mi
    yaylalarda gezersin
    yeşil giy yeşil kuşan
    yük dibinde ipliğim
    yüzüğüm var al taşlı
    zobalarında guru meşe yanıyor (hastasıyım)