en güzel aşk şiirleri

'En Güzel Şiirler' forumunda Blizzard tarafından 14 Şubat 2013 tarihinde açılan konu


  1. En güzel aşk şiirleri şairlerden sevgililer gününe özel şiirler


    Bekleyeceğim

    Aylar geçip yıllar olsa da
    Yıllar geçip zaman dolsa da
    Aşkın arzuları beni boğsa da
    Bir gün seversin diye bekleyeceğim

    Bugün nişanlansan, yarın evlensen
    Benden başka binbir kişi sevsen
    Hepsiyle ayrı ayrı izdivaç görsen
    Bir gün dönersin diye bekleyeceğim

    Seni beklemekle geçse de ömrüm
    Şu fani dünyada kalmasa günüm
    Senden uzakta ölürsem bir gün
    Ahirette seni bekleyeceğim...

    Ahmet Hamdi Tanpınar



    Özletiyor Seni Bu Yağmurlar

    Burada yağmur yağıyor,
    Aralıksız yağıyor günlerdir
    Ama sen yine de şemsiyeni
    Almadan gel ilk otobüsle
    Buğulanan camlara usulca
    Yüzünü çiziyorum ki yüzün
    Bir yağmur damlası olup
    Düşüyor yapraklarına gülün
    Güller de bozamıyor bu uzun
    Karanlık sessizliğini kentin
    Anılarını yitiriyor sokaklar
    Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları
    Tarih de kekemeleşiyor bazen
    Ki o zaman aşktır tek bilici
    Aşksa yürümek gibi bir şey
    Duyabilmek kuşların gelişini
    Anısı bizsek eğer bu kentin
    Unuttuğu türküler bizsek
    Acıyı rehin bırakıp bir güle
    Anımsatmalıyız bunları bir bir
    Sonra yürümeliyiz seninle
    Sokaklara caddelere çıkmalıyız
    Belki bir aşktır bu kentin
    Belleğini geri getirecek olan
    Burada yağmur yağıyor ama sen
    Şemsiyeni almadan gel yine de
    Özletiyor bu çılgın sağanak seni
    Sırılsıklam özletiyor biliyor musun

    Ahmet Telli



    Ben Sana Mecburum

    Ben sana mecburum bilemezsin
    Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
    Büyüdükçe büyüyor gözlerin
    Ben sana mecburum bilemezsin
    İçimi seninle ısıtıyorum

    Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
    Bu şehir o eski İstanbul mudur?
    Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
    Sokak lambaları birden yanıyor
    Kaldırımlarda yağmur kokusu
    Ben sana mecburum sen yoksun

    Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
    İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
    Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
    Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
    Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
    Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
    Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

    Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
    Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
    Durup köşe başında deliksiz dinlesem
    Sana kullanılmamış bir gök getirsem
    Haftalar ellerimde ufalanıyor
    Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
    Ben sana mecburum sen yoksun

    Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
    Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
    Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
    Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
    Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
    Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
    Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

    Ne vakit bir yaşamak düşünsem
    Bu kurtlar sofrasında belki zor
    Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
    Ne vakit bir yaşamak düşünsem
    Sus deyip adınla başlıyorum
    İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
    Hayır başka türlü olmayacak
    Ben sana mecburum bilemezsin..

    Attila İlhan


    Seni Seviyorum

    Ne güzel şey seni seviyorum demek
    Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel
    Her baharda gece gündüz her saniye
    Seni seviyorum
    Seni seviyorum
    Seviyorum seni diyebilmek ne güzel

    Bir kere sevdaya tutulmayagör
    Ateşlere yandığının resmidir
    Aşık dediğin mecnun misali kör
    Ne bilsin alemde ne mevsimidir

    Çünküsü yok nedeni yok sevmenin
    Zamanı hiç yok, dakikalar zaman üstü
    Utangaç bir gecenin kucağında
    Yağmurlar vuruyor pencereme
    Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına
    Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında
    Aşkın ayak seslerinin duyuyorum yüreğimde
    Ve hasretin içimde
    Seni seviyorum
    Sesinin duymak istiyorum uyumadan önce
    Sabahlara kadar konuşmak
    Hiç kapatmamak telefonu
    Aynı düşlere uyumak sonra
    Ve uyanmak aynı güneşe

    Bir kere sevdaya tutulmayagör
    Ateşlere yandığının resmidir
    Aşık dediğin mecnun misali kör
    Ne bilsin alemde ne mevsimidir

    Daha bir güzelleştim son günlerde
    Gözlerimin içi parlıyor
    Kabıma sığdıramıyorum aşkı
    Gülmek geliyor içimden
    Sokaklarda koşar adım yürümek
    Tanıdık tanımadık herkese selam vermek
    Merhaba ülkemin güzel insanları
    Hepinize hepinize merhaba
    Sizi de seviyorum
    Yağmuru, denizi, kokusunu toprağın
    Gökmavisinde güvercinleri, martıları
    Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı
    Bin dallılarıyla köy kızlarını
    Ve elleri hamur kokan anaları
    Hepsini sende seviyorum
    Seni seviyorum
    Bir kenara mahsun çekilen içim
    Yemeden içmeden kesilen içim
    Sensiz/yarsız uykuyu haram bilen için
    Ayrılık ölümün diğer ismidir

    Senin sevdiğin gibi topluyorum saçlarımı
    Siyah kazağımı daha çok yakıştırıyorum kendime
    Ve daha çok seviyorum limonlu çayı
    Senin sevdiğin herşeyi seviyorum
    Türkülerini memleketinin
    Feneri ve kara kartalı senin için
    Davamızı ve şiiri sende seviyorum
    Seni seviyorum
    İyi ki doğdun
    İyi ki varsın
    Doğum günün kutlu olsun
    Seni çok seviyorum
    Seni çok seviyorum

    Yaşamaksa seni sevmek
    Ben hiç ölmedim
    Seni seviyorum

    Şebnem Kısaparmak



    Sevgilim, bir günün...

    Sevgilim, bir günün ortası şimdi
    Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
    Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
    Uzat bana uzat ellerini
    İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
    İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,
    Güvercinler güneşten bir sessizliği biriktiriyor

    Ben seni düşünüyorum seni
    Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi
    Kalbim diyorum kalbim
    Daha dün tezgâhtan çıkmış bir su sayacı gibi
    Aşkı anılar besliyor düşler kadar
    Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır
    Sevgi eskidikçe sevgi.

    Günümüz ekmeğimiz, türkümüz
    Çoluğumuz çocuğumuz
    Binalar yan yana yükselip gidiyor
    Vapurların ağzı köpük içinde
    Uzaklarda ne kapılar açılıyor
    Tirenin biri bir istasyona varıyor
    Ordan çıkıyor biri.

    Her şey biliyor her şey
    Sen biliyor musun bakalım
    Seni nice sevdiğimi?
    Üstüne titrrediğimi?

    Geldiğimi?
    Gittiğimi

    Hadi!

    Cemal Süreya

    Özlem

    Bir gece,
    Gecede bir uyku.
    Uykunun içinde bene.
    Uyuyorum,
    Uykudayım,
    Yanımda sen.

    Uykunun içinde bir rüya,
    Rüyamda bir gece,
    Gecede ben.
    Bir yere gidiyorum,
    Delice.
    aklımda sen.

    Ben seni seviyorum,
    Gizlice..
    El-pençe duruyorum,
    Yüzüne bakıyorum,
    Söylemeden,
    Tek hece.

    Seni yitiriyorum
    Çok karanlık bir andan.
    Birden uyanıyorum,
    Bakıyorum aydınlık;
    Uyuyorsun yanımda..
    Güzelce.

    Özdemir Asaf


    Beklenen

    Ne hasta bekler sabahı
    Ne taze ölüyü mezar
    Ne de şeytan bir günahı
    Seni beklediğim kadar

    Geçti istemem gelmeni
    Yokluğunda buldum seni
    Bırak vehmimde gölgeni
    Gelme artık neye yarar

    Necip Fazıl Kısakürek



    Seni Seviyordum

    Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı aksam güneşi...
    Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi
    İnsan hergün anımsarmı aynı gözleri
    SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu
    Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun, herkesden başkaydı işte...
    Güldüğü zaman yukarıya bakardı;
    Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı...
    Ne güzeldiler sen bilmiyordun...
    BEN SENİ SEVİYORDUM...
    Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler
    Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu
    Geri dönüyordu, çoğalıyordu
    Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, herseyi erteliyişim oluyordun
    Kalp ağrısı oluyordun,
    Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun,
    Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk,
    Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk

    Cesurduk...
    Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kızmızıydı bütün karanfiller...
    Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun...
    Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun
    Sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra
    Yagmurlar yağdı serin haziran aksamlarına
    Derken bir gün uzaktan gördüm seni...
    Saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı
    Kalbimi acıttı her zaman ki gibi...
    Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun
    Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir yada boşver bilme en iyisi...

    İclal Aydın
     



  2. Özledim Seni

    özledim seni...
    ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
    beynimi uyuşturuyor özlemin...
    çok sık birlikte olmasak bile
    benimle olduğunu bilmenin
    bunca zamandır içimi ısıttığını
    yeni yeni anlıyorum
    Yokluğun,
    Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
    mütemadiyen bir boşluğa
    Sabahları seni okşayarak başlamaları
    aksamları her isi bir kenara koyup
    seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
    oynaşmalarımızı,
    yürüyüşlerimizi,
    sevimli haşarılığını,
    çocuksu küskünlüğünü...
    Nasılda serttin başkalarına karşı
    beni savunurken;
    ve ne kadar yumuşak
    bir çift kısık gözle kendini
    ellerimin okşayışına bırakırken
    Gitmeni asla istemediğim halde
    buna mecbur olduğunu görmek
    ve sana bunları söylemeden
    'git artık' demek
    'beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
    kavuşacaksın mutluluğa'
    demek sana nede zor
    seni görmemek ve belki yıllar sonra
    karsılaştığımızda
    bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
    yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....

    Can Yücel



    Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
    Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
    Sende uzaklığı,
    Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.

    Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
    Ve kan ter içinde, aç ve öfkeli,
    Ve bir avcı iştahıyla etini dişlemek senin.

    Sende, ben, imkansızlığı seviyorum,
    Fakat asla ümitsizliği değil...

    Nazım Hikmet





    Seni Düşünmek

    Seni düşünmek güzel şey,
    ümitli şey,
    dünyanın en güzel sesinden
    en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
    Fakat artık ümit yetmiyor bana,
    ben artık şarkı dinlemek değil,
    şarkı söylemek istiyorum...

    Nazım Hikmet Ran



    Birisi

    Bir şey var aramızda
    Senin bakışından belli
    Benim yanan yüzümden
    Dalıveriyoruz arada bir
    İkimiz de aynı şeyi düşünüyoruz belki
    Gülüşerek başlıyoruz söze
    Bir şey var aramızda
    Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek
    Fakat ne kadar saklasak nafile
    Bir şey var aramızda
    Senin gözlerinde ışıldıyor
    Benim dilimin ucunda

    Nahit Ulvi Akgün



    Sevgilim...

    Sevgilim,
    yetimim benim,

    aylar nasıl geçiyor zaman hiç geçmezken

    kapılar kapalı, dünya buzlu cam
    uyuşmuş gözlerimin önünde
    hayat akıp gidiyor hiç kımıldamadan

    ikimizin yerine dinliyorum
    sevdiğin şarkıları
    siyah tişörtünü giyiyorum yatarken
    gömleklerini, kazaklarını, kokunu
    senin rüyalarını görüyorum ölür gibi uyurken
    gün boyu elimde kahve fincanı

    kapıyı açmıyorum
    telefonlara çıkmıyorum
    başını bekliyorum geleceği olmayan hatıraların

    Sevgilim,
    yetimim benim,
    nasıl da kayıtsız gülüyorsun hayata
    öldüğünden haberi yok fotoğraflarının...

    Murathan Mungan


    Seviyorum Seni

    Seviyorum seni
    ekmeği tuza banıp yer gibi
    Geceleyin ateşler içinde uyanarak
    ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
    Ağır posta paketini
    neyin nesi belirsiz
    telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
    Seviyorum seni
    denizi ilk defa uçakla geçer gibi
    İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
    içimde kımıldayan birşeyler gibi
    Seviyorum seni
    Yaşıyoruz çok şükür der gibi.

    Nazım Hikmet Ran




    Dudak Payı

    Çay bardağında
    Bırakılan dudak payı
    Kadar bile
    Uzak kalamam
    Gözlerine

    Yakın olsun isterim
    Ellerime ellerin
    Yanındaki beton binaya
    Yaslanması gibi
    Köhne bir evin

    Seni bir çivi
    Gibi çaktım
    Çünkü beynime
    Ve toplayıp
    Bütün kerpetenleri
    Attım denize

    Sunay Akın



    Üç kez seni seviyorum diye uyandım

    Üç kez seni seviyorum diye uyandım
    Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
    Bir bulut almış başını gidiyordu görüyordum

    Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün

    Sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
    Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
    Taflanım! diyordu bir ses duyuyordum

    Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün

    Kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
    Şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
    Karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum

    Eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun

    İlhan Berk



    Aşk İki Kişiliktir

    Değişir rüzgarın yönü
    Solar ansızın yapraklar;
    Şaşırır yolunu denizde gemi
    Boşuna bir liman arar;
    Gülüşü bir yabancının
    Çalmıştır senden sevdiğini;
    İçinde biriken zehir
    Sadece kendini öldürecektir;
    Ölümdür yaşanan tek başına
    Aşk iki kişiliktir.

    Bir anı bile kalmamıştır
    Geceler boyu sevişmelerden;
    Binlerce yıl uzaklardadır
    Binlerce kez dokunduğun ten;
    Yazabileceğin şiirler
    Çoktan yazılıp bitmiştir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    Avutamaz olur artık
    Seni bildiğin şarkılar;
    Boşanır keder zincirlerinden
    Sular tersin tersin akar;
    Bir hançer gibi çeksen de sevgini
    Onu ancak öldürmeye yarar:
    Uçarı kuşu sevdanın
    Alıp başını gitmiştir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    Yitik bir ezgisin sadece,
    Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
    Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
    Gece camlara sürtünürken;
    Çünkü hiç bir kelebek
    Tek başına yaşayamaz sevdasını,
    Severken hiçbir böcek
    Hiç bir kuş yalnız değildir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    Ataol Behramoğlu



    Hasret

    Sevgimi unutmak için seyrederim bir tabloyu, bir mermeri,
    Ki ne kadar dalsa ruhum yeniden döner geriye:
    Okurum düşüne düşüne okuduğun şiirleri,
    Senin düşüncen geçerken üzerlerinde bir sıcaklık kalmıştır
    diye

    Fazıl Hüsnü Dağlarca





    Senin Olmadığın Yerde

    Adına aşk koyduğun o büyük boşluğa
    ben koca bir hayat sığdırdım...
    Beni sevmemene isyan edip kaçmak,
    sende aradıklarımı hayatla doldurmaya çalışmak,
    ruhumun en büyük yanılgısıydı...
    Hayat bana en acımasız yüzünü
    sevgini inkar ettiğim zamanlarda gösterdi...
    Ve şimdi asıl olmam gereken yerde,
    hayata başladığım yerde,
    kalbindeyim...
    Vazgeçilmez oluşunun sırrı bu işte:
    Senin olmadığın yerde ne olduğunu biliyorum...

    Cezmi Ersöz


    Kimi Sevsem Sensin

    her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet
    sarışın başladığım esmer bitiyor
    anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli
    dudakları keskin kırmızı jilet
    bir belaya çattık / nasıl bitirmeli
    gitar kımıldadı mı zaman deliniyor
    kimi sevsem sensin / hayret
    kapıların kapalı girilemiyor

    kimi sevsem sensin / senden ibaret
    hepsini senin adınla çağırıyorum
    arkamdan şımarık gülüşüyorlar
    getirdikleri yağmur / sende unuttuğum
    hani o sımsıcak iri çekirdekli
    senin gibi vahşi öpüşüyorlar
    kimi sevsem sensin / hayret
    in misin cin misin anlamıyorum.

    Atilla İlhan
     



  3. süperrr yaaaaaaaa
     



  4. cok guzel bi siir bende birin yazcam;
    bir askdi bizimkisi ellerimden kayip gitdi
    bir tutkuydu sanki gozyasiyla bitti.
    agliyorum,cunki hala seni cok,
    ama coooooooooooook
    seviyorum