ekosistem ve madde döngüsü konu anlatımı

'Sorun Cevaplayalım' forumunda Eylem tarafından 2 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. Eylem

    Eylem Editör Site Yetkilisi


    Coğrafya Konu anlatımlarımıza Ekosistem nedir, Madde Döngüsü ile Ekosistem arasındaki ilişki Nedir konu başlıkları altında yazırlamış olduğumuz yazımızı bulacaksınız.Ekosistem ve Madde Döngüsü ile ilgili merak ettiklerinizi bizlere sorabilirsiniz.
    Biyoçeşitlilik Nedir, Biyoçeşitlilik Neye Denir
    Yapılan araştırmalar, canlıların toprak yüzeyinden yaklaşık 10 m derinliðe ve 120 m yüksekliðe
    kadar yaşayabildiklerini göstermiştir. Daha yükseklerde ise geçici olarak yaşayan kuş, bakteri, virüs vb.
    canlı ve canlı kalıntılarına rastlanabilir. Deniz ve göllerde de canlıların büyük bir bölümü su yüzeyine
    yakın tabaka içinde yaşamaktadır. Biyosferde deðişik habitatlar ve bu habitatlarda yaşayan çok çeşitli
    canlı türleri vardır.
    Canlıların yeryüzündeki dağılışı, coğrafi şartlarla yakından ilgilidir. Coğrafi şartlar dünyanın her yerinde aynı değildir. Canlı türleri kendi yaşam şartlarına uygun alanlarda yayılış gösterir. Coğrafi şartların değişmesi durumunda canlı türleri yeni ortama uyum sağlar ya da uygun yaşam koşullarının olduğu ortamlara göç eder. Göç edemeyen ve yeni ortama uyum sağlayamayan canlı türlerinin nesli önce azalır sonra da yok olur.
    Biyoçeşitlilik yalnızca tür çeşitliliği olarak düşünülmemelidir. Biyoçeşitlilik; bir bölgedeki genlerin, türlerin, ekosistemlerin, ekolojik olayların oluşturduğu bir bütündür. Bu bütünün içinde uzun süreli etkileşime dayalı bir düzen, bir uyum vardır.Bu nedenle biyoçeşitliliği oluşturan unsurlar arasındaki denge ekosistemin sürekliliği bakımından önemlidir.

    CANLILARIN YERYÜZÜNE DAĞILIŞINI ETKİLEYEN COĞRAFİ FAKTÖRLER
    I. Fiziki faktörler Nelerdir
    a. İklim Nedir, İklim Hakkında Bilgiler
    Bitkilerin gelişmesi ve büyümesi için belirli bir sıcaklığa ihtiyaç vardır. Bu nedenle sıcaklık bitki çeşitliliği ve bunların yayılış alanları üzerinde etkilidir. Birçok bitki türü için sınırlayıcı en alt ve en üst sıcaklık -40 °C ile +40 °C arasındadır. Bitkiler, farklı sıcaklık isteklerine bağlı olarak ekvatordan kutuplara doğru sıralanmıştır.
    Su, bitkiler için hayati önem taşır. Bitkiler ihtiyaç duydukları suyu yağış, hava ve toprağın neminden elde eder. Bitkilerin çoğunun bünyesinde bulunması gereken su miktarı belli bir oranın altına düştüğünde bitkiler yaşamsal fonksiyonlarını kaybeder. Bu nedenle yeryüzünün kurak ve yarı kurak sahalarında bitki örtüsünün sık olmadığı görülür.Bitkilerin yeryüzüne dağılışı, hayvanların dağılışını doğrudan etkiler. Her iklim kuşağında bulunan bitki örtüsü, kendine özgü hayvan topluluklarını bünyesinde barındırır. Genel olarak sıcak iklimlerin etkili olduğu alanlarda hayvan türleri, soğuk iklim bölgelerine göre daha fazladır. Örneğin, Kanada’da 15 memeli hayvan türü
    varken bu sayı Orta Amerika’da 150’ye ulaşır.
    Bitki ve hayvan türleri yaşamlarını devam ettirebilmek için bulundukları ortamın iklim koşularına uyum sağlamak (adaptasyon) zorundadır. Dünyanın farklı yerlerinde adaptasyonun nasıl gerçekleştiğini örneklerle inceleyelim.

    Tropikal Yağmur Ormanları Nedir ve Nasıl Oluşur
    Tropikal ormanlar uzun boylu, geniş yapraklı ve sık ağaçlardan meydana gelir. Burada yaprakları daima yeşil kalan türler yaygındır. Yağmur ormanlarının varlığı, sürekli yağış ve yüksek sıcaklıklarla ilgilidir.Yağmur ormanlarının kendine has özellikleri buralarda farklı canlı türlerinin yaşamasına olanak sağlayan katmanlar oluşturmuştur.
    Çöller Nedir ve Çöller Nasıl Oluşur
    İklim koşullarına göre kurak ve yüksek sıcaklığa sahip alanlara sıcak çöl, aşırı düşük sıcaklıktaki alanlara da soğuk çöl denilmektedir.Sıcaklık, ışık ve yağış miktarının bitki ve hayvan yaşamındaki sınırlayıcı özelliği çöllerde belirgin biçimde görülür. Çöller, çetin iklim koşulları nedeniyle fauna ve flora bakımından fakir ortamlardır.Sıcak çöllerde suyun azlığı bitkiler ve hayvanlar için en önemli sorundur.Bu nedenle çöl bitkilerinin bir kısmı suyu bulduğu zaman onu en yüksek düzeyde kullanarak kısa sürede filizlenir, meyve verir ve tohum saçar. Tohumlar da su buluncaya kadar bekler. Bazı çöl bitkilerinin su kaybını en aza indirmek için toprağın üstündeki bölümleri çok küçüktür.
    Bunların toprak altında yaygın kökleri vardır. Bazıları ise güneş ışığının etkisini en aza indirecek kadar ince ve uzundur. Örneğin, Saguara kaktüsü 15 m yüksekliğe ulaşır. Kaktüs gibi bitkiler suyu gövdelerinde depolar. Yaprakların yerini alan dikenler, nem kaybını azaltır 8 Ekosistem ve Madde Döngüsü Çöllerde yaşayan birçok hayvan türünün kendine has davranışsal ve yapısal özellikleri vardır. Çöl hayvanları fazla ısıyı bedenlerinden uzaklaştırmak için değişik mekanizmalar kullanır. Birçok çöl hayvanının rengi başka bölgelerdeki hayvanlara kıyasla daha açıktır. Pek çok çöl hayvanı, su ihtiyaçlarını bitkilerden özellikle su depolayan kaktüslerden temin eder.
    Örneğin, bazı çöl kertenkeleleri, çoğunlukla hareket halindedir ve sadece gölgede dinlenir. Yarasa,yılan, kemirgen, tilki, kokarca gibi hayvanlar geceleri ortaya çıkar, gündüzleri serin bir oyuk ya da mağarada uyur.
    Soğuk çöller, buzlarla kaplı olduğu için yağış alan kıyı kesimleri dışındaki yerlerde yaşam pek mümkün değildir. Burada yaşayan penguen, fok, kutup tilkisi, beyaz ayı ve kuş gibi hayvanlar besinlerini genellikle denizden sağlar.Kutuplarda yaşayan hayvanlar, düşük sıcaklıklar ve besin yetersizliği gibi şartlara uyum sağlamak zorundadır.
    Örneğin, kutup ayıları, soğuktan korunmak için buzun içinde kazdıkları yuvalarda kışı uyuyarak geçirir.Kutup bölgelerindeki yaşam koşullarına uyum sağlamış olan fokların derilerinin altında kalın bir yağ
    tabakası mevcuttur. Bu tabaka soğuk sularda yaşayan fokların vücut ısısının çabuk düşmesini önler.
    b. Yer şekilleri Nelerdir Nasıl Oluşurlar
    Yeryüzündeki önemli dağ sıralarının yakın bölgeler arasında meydana getirdiği iklim farklılığı canlı yaşamı üzerinde de çeşitliliklere neden olmuştur. Dağların denize bakan yamaçlarında ılıman iklim şartlarına bağlı olarak tür çeşitliliği fazla iken iç kesimlerde azdır. Örneğin, Toroslar ve Kuzey Anadolu Sıradağlarının kuzey ve güney kesimleri farklı bitki türlerinin yayıldığı önemli jeomorfolojik birimlerdir.
    Kara ve denizlerin dağılımı, canlıların yeryüzüne yayılışını etkiler. Denizler karalarda yaşayan canlılar için, karalar ise denizlerde yaşayan canlılar için yayılmaya engeldir. Örneğin, okyanuslardaki adalarda büyük kara parçalarında olmayan bitki ve hayvan türleri görülür. Diğer yandan doğal olan ya da doğal olmayan etkenler
    sonucunda meydana gelen bazı değişimler kara ve denizler arasında canlı türlerinin geçişine imkân sağlayabilir.
    Örneğin, Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayan Süveyş Kanalı açıldıktan sonra Akdeniz, Kızıldeniz ve Hint Okyanusu
    arasında bitki ve hayvan türü geçişleri olmuştur.
    c. Toprak Yapısı
    Canlıların yaşam alanlarını belirleyen önemli bir faktör de topraktır. Bitki ve hayvanlar yaşamak için toprağa ihtiyaç duyar.Toprağın fiziksel yapısı, kimyasal özellikleri, nem, sıcaklık ve canlı organizmalar bitki ve hayvanların yaşam alanı seçiminde etkili olur. Örneğin, kalkerli topraklar üzerinde kolaylıkla yayılış gösteren bazı bitkiler, silisli topraklar üzerinde seyrekleşir ya da yok olur. Salyangozlar, kireçli toprakların olduğu alanlarda yoğunluk gösterirken volkanik toprakların bulunduğu yerde sayıları azalır. Tuzlu topraklara uyum sağlamış bitkiler diğer topraklarda görülmez.
     



  2. II. Biyolojik Faktörler Nelerdir
    İnsan
    Biyolojik çeşitliliği tehdit eden insan kaynaklı birçok faktör vardır. ınsan, endüstriyel ve tarımsal faaliyetlerle çevresini önemli ölçüde değiştirir. Bu değişiklikler de yeryüzündeki canlıların yaşam alanını etkiler. ıçinde bulunduğumuz yüzyılda dünya nüfusunun hızla artması, sanayi ve teknolojideki gelişmeler ekosistemdeki tür kayıplarını oldukça arttırmıştır. Yapılan araştırmalarda günümüzdeki tür kayıplarının geçmişe göre 1000 ila 10 bin kat fazla olduğu belirtilmektedir. Tür kayıpları ekosistemdeki bütün canlıların yaşamını doğrudan etkilemektedir. Her bir tür birbiri ile karşılıklı ilişki içinde olduğundan bir türün yok olması ekosistemin dengesini bozmaktadır.
    Nüfus artışına bağlı olarak şehirlerin yayılım alanlarının gittikçe genişlemesi birçok canlı türünün yaşadığı çevreyi daraltmış ya da yok etmiştir. Hayvan ve bitki türlerinin çok azı şehir ortamına uyum sağlayabilmiştir. Örneğin, serçe genellikle insanların yaşadığı yerlerde bulunan bir kuş türüdür, eskiden tahılla beslenirken günümüzde değişen şartlara göre çok farklı besinler yemeye alışmıştır.

    III. Paleocoğrafya Nedir
    a. Kıtaların kayması Hakkında Bilgi
    Bitki ve hayvan türleri üzerinde bugünkü şartlarla beraber geçmiş dönemlerde hâkim olan çevre şartları da büyük ölçüde etkilidir. Kıtalarda ve iklimlerde meydana gelen değişiklikler, canlıların yeryüzüne dağılışını önemli ölçüde belirlemiştir.
    Yeryüzünde, tek büyük kara parçası olan Pangea’dan bugünkü görünümünü alana kadar geçen süre boyunca kara ve denizlerin dağılışında büyük değişiklikler meydana gelmiştir. Kıtaların yaklaşması ya da uzaklaşması bitki ve hayvanların göç yollarının değişmesine, daha önce bir arada bulunmayan türlerin birbirleriyle karşılaşarak etkileşimlerine neden olmuştur.
    b. İklim değişiklikleri Nasıl Meydana Gelir
    İklim değişiklikleri bazı türlerin yok olmasında, bazı türlerin çevreye uyum sağlamasında veya göç etmesinde önemli bir etkendir. ıklim değişikliğine bağlı olarak deniz seviyesinde meydana gelen değişimler, kıyılarda yaşayan bazı türlerin kitlesel olarak yok olmasına neden olmuştur. Buzul Çağlarında buzulların kapladığı alanlar genişlediği için kara hayvanlarının yeryüzünde yayılış alanları daralmıştır. Su seviyesindeki değişiklikler, okyanuslardaki habitatların ya tümüyle yok olmasına ya da azalmasına neden olmuştur. Bu değişimlerden en çok etkilenen yerler canlı çeşitliliğinin bol olduğu mercan kayalıklarıdır.
    Kıtaları birbirine bağlayan geçitlerin sular altında kalması ve zaman zaman kara hâline geçmesi hayvanların göçlerini etkilemiştir. Örneğin, Bering Boğazı’nın kara hâline geçmesi Sibirya’dan Kuzey Amerika’ya olan göçleri meydana getirmiştir. Bu durum, her iki kıtadaki hayvan türlerinin birbirine benzemesinde etkili olmuştur.
    Canlılar hidrosfer, atmosfer ve litosfer ile sürekli etkileşim hâlindedir. Ekosistem; canlılar ile bunların çevreleri ve
    aralarındaki ilişkilerden oluşmaktadır. Bunlar; mikro alanlardan biyosfere dek çok farklı boyutlarda olabilir. Bir ormanın bir ekosistem oluşturabilmesi gibi ölü bir ağaç gövdesi, bir nehir, bir gölet, bir dağ, bir deniz ve hatta gezegenimizin tümü bir ekosistem olarak ortaya çıkabilir. Ekosistem; niteliği, yapısı ve içindeki değişik elemanlarının oynadıkları rollerin zaman içinde sürekli gelişim göstermesi açısından dinamik bir birimdir.Dünya ekosistemini diğer bir deyişle ekosferi atmosfer,hidrosfer, litosfer ve biyosfer oluşturur. Ekosfer; kara, deniz ve
    tatlı su olmak üzere üç büyük ekosisteme ayrılır. Bu büyük ekosistemlerin içinde çok sayıda daha küçük ekosistemler bulunur.

    A. SU EKOSİSTEMLERİNİN DOĞAL SİSTEMLERİN İŞLEYİŞİNE ETKİSİ
    Su, bütün canlı varlıklarda yüksek oranda bulunan önemli bir maddedir. Örneğin, insan vücudunun % 65′i, bitkilerin ağırlığının % 60-85′i sudan oluşmaktadır. Suyun canlılar üzerinde olduğu kadar başka canlılar ve cansız çevre üzerinde de çeşitli etkileri vardır. Okyanusların ortalama derinliği 3700 m olmakla birlikte bazı yerlerde çok daha derin çukurlar bulunur.
    Burada yaşayabilen çok az sayıda canlı, ışıksız ortama uyum sağlayacak biçimde gelişmiştir. Okyanuslardaki bitki ve hayvan türlerinin çoğu ise güneş ışınlarının erişebildiği ilk 100 m’lik derinlikte yaşar. Okyanuslarda geniş kumluk alanlar, yüksek dağlar, bitki ve hayvan toplulukları barındıran bölgeler bulunur. Okyanus ekosistemi içinde her birinin kendi çevresi ve çeşitli yaşam biçimleri bulunan çok sayıda farklı boyutlarda ekosistemler yer alır. Bu ekosistemler içerisinde farklı türlerde canlılar yaşamaktadır.
    Okyanuslar iklim üzerinde önemli rol oynar. Okyanuslar, atmosferle sürekli ısı alış verişinde olduğundan ekvatordaki ısı enerjisinin dağılmasına katkıda bulunur. Yerkürenin ısı bilançosu, ısının yalnız yarısının hava ile taşındığını göstermektedir. Kalanı ise okyanus akıntılarıyla taşınmaktadır. Örneğin, Gulf Stream (Golf Sitrim) sıcak su akıntısı, Meksika Körfezi’nden başlayıp Atlas Okyanusu’nu geçerek İngiltere’ye ulaşır. Bu akıntı günde 97 km hızla dünyadaki bütün nehir sularının yaklaşık 100 katı civarında bir su kütlesini hareket ettirir.
    Okyanusların yüzeyinde dalgaların etkisiyle her an sayısız küçük hava kabarcığı patlamaktadır.Deniz tuzlarınca zengin, pek çok su damlacığı atmosfere fırlatılmaktadır. Bu süreç, aslında biyosfer dengesi için son derece önemlidir.
    Okyanuslardan atmosfere taşınan toplam tuz miktarının yıllık 10 milyon ton olduğu hesaplanmıştır. Havada asılı durumdaki küçük tuz kristallerinin yoğuşma olayında önemli etkileri vardır. Aerosol denen bu
    küçük parçacıklar, bulutların oluşumunu sağlar. Aerosoller olmasaydı iklimler çok daha kurak olurdu. Yağmur damlaları yere düşerken havada bulunan aerosolleri yakalayarak toprağa indirir.
    Yağışlarla toprağa inen bu tozlar, tarlaların verimini arttırmak için kullanılan geleneksel gübrelerin bazılarının küçük örnekleridir (kalsiyum, magnezyum, potasyum vb. metallerin fosfatları ve sülfatları). Her yıl yağmurlarla kara parçalarının yüzeyine 150 milyon ton gübre düştüğü tahmin edilmektedir.Akarsular, ekosistemlerin önemli bir parçasını meydana getirir.
    Akarsuyun yer altına sızan kısmı akiferleri, yüzeysel akışa geçen kısmı da deniz ve okyanusları besler.Akarsular birçok bitki ve hayvan türü için yaşam alanı oluşturur.Akarsuların hızı, fiziksel ve kimyasal özellikleri akarsuyun barındırdığı hayvan türü ve sayısı üzerinde etkili olan faktörlerin başında gelir. Bir akarsuda eğim kesintileri ve çağlayanlar varsa biyolojiik üretim ve çeşitlilik az olur.
    Yatak eğiminin fazla olduğu yerlerde bol miktarda alüvyal malzeme taşınıyorsa akarsu bulanık bir görünüm arz eder. Suyun bulanık olması birçok canlı için olumsuz sonuçlar doğurur.Genellikle akarsuların yukarı çığırında topoğrafya daha engebeli, eğim fazla olduğu için akış hızlıdır.Burada genellikle bazı böcek türleri ile alabalıklar yaşar. Orta çığırda eğim biraz azalır ve vadi genişlemeye başlar. Bu kesimde balık türleri artar. Eğimin azaldığı ve akışın yavaşladığı aşağı çığırda planktonlar artar. Akarsu denize ulaşıyorsa ağız kesimlerinde tatlı su ve tuzlu su birbirine karışır.
    Buralar bitki ve hayvan türleri bakımından zengin alanlardır. Akarsuların taşıdığı elementler ve besin maddeleri buralardaki biyolojik çeşitliliği artırır. Akarsu ağızları mikroorganizmalardan kuşlara kadar birçok canlının barındığı yerlerdir.

    EKOSİSTEM VE MADDE DÖNGÜSÜ TEST SORULARI

    1. Ekolojik denge nedir? Ekolojik Denge Tanımı

    Ekolojik denge: İnsan ve diğer canlıların varlık ve gelişmelerini sürdürebilmesi için gerekli olan koşulların bütünüdür.

    2. Ekolojik döngü nedir? Ekolojik Döngü Tanımı

    Ekolojik Döngü: Doğadan çıkarılan maddelerin yeniden kullanılabilir hale getirilmesi ve bunun sonsuz devamıdır.

    3.Karbon döngüsü hangi ortamlar arasında gerçekleşir?

    Karbon döngüsü; litosfer, atmosfer, hidrosfer ve biyosfer arasında gerçekleşir.

    4. Biyolojik çeşitliliği tehdit eden insan kaynaklı faktörler nelerdir?

    Nüfus artışına bağlı olarak şehirlerin yayılım alanının genişlemesi, çayır ve meraların aşırı otlatılması, erozyon, heyelan, fabrikalardan çevreye bırakılan gazlar, barajların kurulması, sanayi atıklarının meydana getirdiği kirlilik, sanayileşme ile ortaya çıkan asit yağmurları ve yol yapım çalışmaları canlı yaşamını olumsuz etkilemektedir.

    5. Biyoçeşitliliğin oluşmasında etkili olan doğal faktörler nelerdir? Hakkında Bilgi

    İklim, yer şekilleri ve toprak biyoçeşitliliği etkileyen doğal faktörlerdir.

    6. Habitat içindeki bir türün çok fazla gelişmesi hangi sorunları meydana getirir? Hakkında Bilgi

    Rekabet artar (beslenme ve barınma). Besin kıtlığı olur. Yaşam şartları zorlaşır. Zamanla birey sayısı azalır. Artık madde miktarı artar.

    7. Çayır ve meraların ortadan kaldırılması biyolojik çeşitliliği nasıl etkiler?

    Biyolojik çeşitliliği azaltır.

    8. Sıcak çöllerde bitki ve hayvan yaşamını sınırlayan faktörler nelerdir? Hakkında Bilgi

    Sıcaklığın fazla, yağışların ve suyun az olması sıcak çöllerde bitki ve hayvan varlığını olumsuz etkilemektedir.

    9. Bir akarsuyun hidroelektrik enerji potansiyelini etkileyen faktörler nelerdir?

    -Akarsuyun yatak eğimi, akış hızı

    -Akarsuyun debisi (akımı)

    - Suyun birikebileceği çanağın özelliği

    10. Deniz seviyesinde meydana gelen değişimler bitki ve hayvan dağılışını nasıl etkiler? Deniz Seviyesinin Bitkisel ve Hayvansal Dağılışa Etkileri

    Okyanuslardaki habitatların tümüyle yok olmasına yada sayılarının azalmasına neden olur.

    11. Akarsuların bitki ve hayvan türleri bakımından en zengin kesimleri nereleridir? Nedenlerini açıklayınız.

    Tüm oto müzik sistemi fırsatları için tıklayın !
    .

    Akarsu yatak eğiminin azaldığı yerler ile akarsuların denize döküldükleri ağız kısımları bitki ve hayvan türü bakımından zengindir. Akarsu yatak eğiminin azaldığı yerde akış hızı azalır ve planktonlar artar. Akarsuların ağız kısımlarında ise akarsuların taşıdığı element ve besin maddeleri buralardaki biyoljik çeşitliliği artırır.

    12. Ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe bitki ve hayvanların tür ve sayıca azalmasının nedenlerini söyleyiniz.

    Dünyamızın şeklinden dolayı güneş ışınlarının düşme açısı ve sıcaklık kutuplara doğru azalır. Bunun sonucunda da bitki ve hayvanların tür ve sayısı kutuplara doğru azalır.

    Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun ifadelerle tamamlayınız

    1. Su döngüsü içinde , havadaki su buharının sıvı hale geçmesi aşaması ..yoğunlaşma…dır.

    2. Bitkilerde besin maddelerinin yaprağa taşınmasını sağlayan …su..dur.

    3.Ekosistem canlı ve cansız varlıklar arasındaki ….madde.. ve ..enerji.. dolaşımı ile kendini yeniler.

    4.Kutuplarda yaşayan hayvanlar …düşük sıcaklık… ve ..besin yetersizliği… gibi koşullara uyum sağlayarak yaşamlarını sürdürürler.

    5. Su döngüsünün itici gücünü ..buharlaşma.. ve ..terleme .. oluşturur.