Edirne'nin İşgali kısaca (22 0cak 1878)

'Genel Türk Tarihi' forumunda Blizzard tarafından 2 Haziran 2011 tarihinde açılan konu


  1. Edirne'nin İşgali (22 0cak 1878)

    Osmanlı'nın ikinci başşehri Edirne, Sultan 1. Murat Hüdavendigar döneminde fethedilmiştir (1361). Konum itibarıyla İstanbul'u -dolayısıyla Anadolu'yu- Avrupa'ya bağlayan antik yol üzerinde bulunmaktadır. Edirne fethedildikten sonra, Osmanlı'nın Balkan fütuhatının ana merkezi olmuştur.

    Ankara Savaşı'nın akabinde, Osmanlı şehzadeleri arasında başlayan saltanat mücadelesinde, Edirne önemli bir rol oynamıştır. Anadolu, Timur kuvvetlerinin eline geçtiğinden, Osmanlı şehzadeleri Edirne'ye hâkim olabilmek için büyük mücadelelere girişmişlerdir. Önce Emir Süleyman, sonra Musa Çelebi, bilâhare bu karışıklık dönemine son veren Çelebi Sultan Mehmed Edirne'ye hâkim olmuştur.

    2. Murad dönemi şehrin yeniden imar edildiği, birçok eserin inşa edildiği dönemdir. Bu arada Edirne'de bulunan saray-ı âmire mükemmel hâle getirilmiştir. İstanbul'un başşehir olmasıyla Edirne önemini biraz kaybetse de, yaşanan hâdiseler sebebiyle her zaman ikinci merkez olma özelliğini muhafaza etmiştir.

    17. yüzyılda Edirne yeniden ön plâna çıkmıştır. Sultan 1. Ahmed'den itibaren Osmanlı padişahlarının bazılarının -bilhassa Sultan 4. Mehmed'in- genellikle Edirne-Filibe arasındaki bölgede avlandığı ve saltanat süresinin çoğunu burada geçirdiği bilinmektedir.

    2. Viyana Kuşatması'nın akabinde meydana gelen bozgun ve sonrasında yaşanan toprak kayıpları, Edirne için yeni bir dönemin başlangıcı olmuştur. Komutanlar seferlere Edirne'den çıkarlar, otağ-ı hümâyun Edirne Ovası'nda kurulurdu. Sefer mevsimi sonunda da genellikle münhezim Osmanlı kuvvetleri, kışı geçirmek üzere yeniden Edirne'ye gelirdi.

    Sonraki dönemlerde de Edirne'nin, dolayısıyla Osmanlı'nın, makus kaderi devam etti. Yaşanan bütün olumsuz hâdiselere rağmen, fethinden itibaren Edirne düşman işgaline uğramamıştı. Yeniçeri Ocağı'nın kaldırıldığı ve yerine güçlü bir ordunun tesis edilemediği bir dönemde patlak veren savaş, bütün dengeleri bozdu. 1828–29 Osmanlı-Rus Savaşı'nda düşman kuvvetlerinin birdenbire başlayan harekâtına mukavemet gösterilememiş, şehir savunulmadan 22 Ağustos 1829 tarihinde Ruslara teslim edilmiştir. Avrupa devletlerinin araya girmesiyle bir anlaşma imzalanmış ve Rus kuvvetleri kısa bir süre sonra şehri terk etmiştir.

    Tarihimizde 93 Harbi olarak bilinen 1877–78 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ilk yıllarında, Osmanlı kuvvetleri hem doğu cephesi hem de Balkanlarda muhtelif başarılar kazanmışken, Plevne Müdafaası'nın kaybedilmesi üzerine Edirne yine bir düşman işgali tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Tuna Şark Ordusu Komutanı Süleyman Paşa, Balkanlardaki Osmanlı kuvvetlerini Edirne'de toplayarak yeni bir Plevne hattı oluşturmak istemiştir. Ancak bu fikir, şehrin zarar görmesi ihtimali ve uygulanabilirliği konusundaki şüpheler yüzünden uygun bulunmamıştır. Savaş esnasında Bulgarların mezalimine maruz kalan ve yerlerini yurtlarını terk etmek zorunda kalan Müslüman-Türk ahaliye Edirne'ye göç etmeleri tavsiye olunmuştur.

    Bu dönemde, muhaceret esnasında yaşanan acılar, çekilen çileler ve milyonlara ulaşan insan kayıpları tarihimizin en acı sayfalarından biridir. Rus kuvvetlerinin ilerlemesi engellenememiş, Avrupa devletlerinin arabuluculuğu bir işe yaramamıştır. Neticede Ruslar, 22 Ocak 1878 tarihinde mukavemetle karşılaşmadan Edirne'ye girmiştir. İkinci işgal, 13 Mart 1879 tarihine kadar sürmüştür. Şehrin birçok mahalli yağmalanmış ve harap olmuştur.

    Balkanlardaki hezimet sonrasında muhacir olarak Edirne'ye sığınan insanlardan on binlercesi, işgal döneminde, gerek savaş şartları ve gerekse salgın hastalıklar yüzünden vefat etmiştir. Edirne'nin işgaller dönemi bu hâdise ile bitmeyecek, Balkan Savaşlarından sonra hiç unutulmayacak yeni bir işgal acısı ile sarsılacaktır.