Düzenli orduya geçilmesinin Kurtuluş savaşındaki etkisi nelerdir

'Bilgi Rehberi' forumunda Burcu tarafından 20 Eylül 2015 tarihinde açılan konu


  1. Osmanlı ordusu Mondros Ateşkes Anlaşması ile terhis edilmişti. İtilaf Devletleri böylece savunmasız kalan Anadolu topraklarını çok rahat işgal edebileceklerini sanıyorlardı. Ancak bu işgallere ilk direnişler başlamış ve Kuva-yi Milliye birlikleri kurulmuştu.

    Kuva-yi Milliye birbirinden bağımsız birliklerden oluşuyordu. Sivas Kongresi kararıyla, Ali Fuat Paşanın Batı Cephesi Kuva-yi Milliye Genel komutanlığına atanmasına rağmen komuta birliği sağlanamamıştı.

    Düzenli Ordunun Kurulma Nedenleri

    1. Kuva-yi Milliye birliklerinin düşmanı yurttan atacak güce sahip olamaması,
    2. Kuva-yi Milliye birliklerinin düzensiz bir yapıda olmaları kendi başlarına hareket ederek bir otorite altına girmek istememeleri,
    3. Düzenli ordunun bir devlet için gereklilik olması,
    4. Kuva-yi Milliye birliklerinin zaman zaman disiplinsiz hareketlerde bulunmasının TBMM'ye duyulan güveni zedelemesi,
    5. Kuva-yi Milliyenin ihtiyaçlarını karşılamak için, halktan zorla para ve malzeme toplamaları.

    Kuva-yi Milliye yerine düzenli ordunun kurulmasına bazı TBMM üyeleri de tepki gösterdi. Bu tartışmalar yapılırken başlayan Yunan saldırısı karşısında Kuva-yi Milliye birlikleri başarısız oldu. Bu gelişme, Mustafa Kemal Paşanın düzenli ordu hakkındaki fikirlerinin TBMM'de benimsenmesini kolaylaştırdı.

    TBMM, 1920 sonlarında düzenli ordunun kurulmasını kararlaştırdı.

    Düzenli ordu ilk kez Batı Cephesi'nde İsmet İnönü’nün çalışmaları ile kuruldu.

    Düzenli orduya geçiş döneminde Çerkez Ethem başta olmak üzere bazı Kuva-yi Milliye birlikleri devlet otoritesi altına girmeyi reddederek isyan ettiler. Milli birlik ve beraberliğe aykırı bu durum karşısında isyan eden Kuva-yi Milliyeciler üzerine kuvvet gönderilerek isyanlar bastırıldı.

    9 Kasım 1920 de Batı Cephesi iki komutanlığa bölündü: Batı ve Güney Cepheleri. Batı Cephesi komutanlığına Genel Kurmay Başkanı Albay İsmet (İnönü) Bey, Güney Cephesi komutanlığına da İçişleri Bakanı Albay Refet Bey atandı. Buradaki kuvvetlerin savaş yeteneği artırıldı ve örgütlenmesi sürdürüldü. Milli Mücadelenin ilk günlerinde başarılı hizmetlerde bulunan çete reisi Çerkes Ethem, komutasındaki Kuvay-i Seyyare adını taşıyan müfreze, Albay İsmet Bey’in komutanı olduğu Batı Cephesi içinde yer alıyordu. Çerkes Ethem ve kardeşlerinin cephe komutanını tanımamaları ve düzenli ordu disiplinine uymamaları üzerine, Bakanlar Kurulu 27 Aralık 1920’de bu birliklerin etkisiz hale getirilmesine karar verdi. Çerkes Ethem kuvvetleri, başarılı bir şekilde dağıtıldı ve buyruğundaki kişilerin çoğu düzenli orduya katıldı.