Düşlerde Güldü Zaman

'En Güzel Şiirler' forumunda Belinay tarafından 15 Ekim 2008 tarihinde açılan konu




  1. Düşlerde Güldü Zaman
    Zaman geçiyordu düşlerden
    hiçliğine tamamlarken gerçeği
    kristal küreye vuran ışıktı zaman

    Kırık ve renkli

    Zaman geçiyordu acıtan gülüşlerden
    nakşında kuruyan kirpik rimeli
    nemlenmiş vedalarda
    bir ipek mendildi zaman

    Yırtık ve kirli

    Zaman geçiyordu telâşelerden
    sıkıntılar dökülüyordu heybesinden bir bir kaygılar
    tenhalıktı büyüyen karanlığında zaman

    Dehşet ve kindi
    Aynıların görüntüsünden geçiyordu zaman
    haza haz, acıya acıydı
    kimineyse
    üzerinden yılları yüklenmiş nehirler geçen
    bir çakıl taşıydı zaman

    Yük ve mihnetti

    Zaman geçiyordu sevişmelerden
    ince ışıklarda kırılan aşkın
    süzüldüğü camdı zaman
    camdan süzülen ışığın hangi tarafı
    kimdi

    Sen ve öteki

    Bir büyük bütünden geçiyordu zaman
    silinemez sevgiden
    doğumun, ölümün ötelerinde
    güzeli yeşertiyordu içinde varoluşun çiçeği
    zamanı çoğaltan oydu belki de

    Gül ve dikeni

    Zaman geçiyordu düşünüşlerden
    savuruyordu saçlarını evrene
    bir telinde yıldız, diğerinde güneşti
    neyi kovalıyordu o koca bilge
    bilinir mi nasıl yaşardı zaman

    Keyif ve zevki

    Acılardan geçiyordu zaman, dertlerden
    kemer gibi dolamıştı beline sargı bezini
    merhemi dilindeydi
    derin yaralar gezginiydi zaman

    Yorgun ve terli

    Derilmez bahçeydi zaman, uçsuz bucaksız
    bütün kipleri içeren
    tüm hâlleri de
    her şey onun içinde büyütüyordu kendini
    aşıyordu zamanı yalnız

    Yokluk ve sevgi


    Tamlardan geçiyordu zaman kendini büyütenden
    hangi varlık tamamlansa, heplense
    tümü hiçe gönderiyordu yokluğun teğetinde
    hiçi başka zamana
    her anıyla kendini bütünlüyordu zaman

    Uçuk ve yerli

    düşürülen saatlerden geçiyordu zaman tik taksız
    bukağıdan, zincirden
    zihnin bilince açılan penceresinde
    beşikten mezara değildi zaman, daha öteleriydi

    Artı ve eksi

    Geçilemiyordu yokluk
    sessizlikler de

    Şimdinin sarpında yaşanan
    ulaşılmazlar köprüsüydü zaman
    umudun sıratı selleyen uçurumuydu

    Sonsuz ve ilki



    Ali Rıza Kars