Dünya için bir iyi bir de kötü senaryo

'Haberler' forumunda Sibel tarafından 16 Şubat 2010 tarihinde açılan konu


  1. [​IMG]

    Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürü Mehmet Çağlar, 2100 yılı için yapılan öngörülerde, sıcaklıkların iyi senaryoya göre 2, kötü senaryoya göre 5 derece artmasının beklendiğini belirterek, Türkiye'de de 2050-2100 yılına kadar sıcaklıklarda 4 dereceye kadar sıcaklık artışının söz konusu olabileceğini bildirdi.


    15. Klimatoloji Komisyonu Toplantısı için Antalya'da bulunan Mehmet Çağlar, gazetecilere yaptığı açıklamada, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü olarak yağış, rüzgar, nem, sıcaklık gibi değerlere yönelik gözlemler yaptıklarını ve uydu aracılığı ile dünyayı her 15 dakikada bir gözlediklerini söyledi. Bulut hareketleri, yağış ve fırtına oluşumu gibi konularda bilgi edindiklerini anlatan Çağlar, ayrıca radar gözlemleri yaptıklarını, ileri teknoloji ekipmanları da kullandıklarını ifade etti.


    Hassas ölçümlerin, hava tahmini ve erken uyarılara büyük faydası olduğuna değinen Çağlar, son olarak Antalya'da meydana gelen sel felaketi öncesinde yaptıkları uyarı sayesinde okulların tatil edildiğini, tedbirlerin alındığını, daha fazla kişinin hayatını kaybetmesinin de önüne geçildiğini dile getirdi.


    Genel müdürlük olarak iklim değişikliklerini izlediklerini ve buna yönelik araştırmalar yaptıklarını kaydeden Mehmet Çağlar, Türkiye'nin bu çalışmalar kapsamında uluslararası örgütlere üye olduğunu hatırlattı. Çağlar, Türkiye'nin Avrupa Meteoalarm Projesine entegre olacağına dikkati çekerek, şöyle konuştu:
    “Meteoalarm, risk durumlarını, hangi bölgede fırtına olabilir, sıcaklık veya soğuk hava dalgası, kuvvetli, aşırı yağış nerelerde var, nerede olabilir gibi risk bölgelerini belirleyen uluslararası bir proje. Türkiye'de buna meteoalarm diyoruz. Türkiye'deki risk bölgelerini daha kapsamlı verilmekte ve bunu geliştirmekteyiz. Meteorolojik hizmetlerde hava tahmini ve erken uyarılar önemli bir yer tutuyor. Bunlar aracılığıyla ülkemizdeki meteorolojik ihtiyaçları karşılıyoruz ve doğal afetlerin zararlarında azaltmaya yönelik hem ekonomik, hem can kaybına yönelik önemli bir görev yapıyoruz.”

    KÜRESEL ISINMAYA KARŞI NÜKLEER ENERJİ

    Mehmet Çağlar, dünya kamuoyunun yakından izlediği küresel iklim değişikliğinin sebepleri arasında 1980'lerden sonra insan faktörünün etkisinin arttığına dikkati çekti. Özellikle fosil kaynaklı yakıtların atmosferi kirletmesine işaret eden Çağlar, bunların içinde karbondioksit konsantrasyonunun önemli bir yeri olduğunu vurguladı. Dünyada sera gazı emisyonlarının artışından kaynaklanan küresel bir ısınma olduğuna değinen Çağlar, “Bu nedenle son 100 yıl içinde hava sıcaklıklarında 0,74 santigrat derece artış olmuş durumda” dedi.


    Çağlar, küresel ısınmanın etkisiyle dünyada bazı yerlerde yaygın olarak sel olayları meydana geldiğini, fırtınalar, hortumlar oluştuğunu kaydetti. Dünyadaki meteorolojik faktörlerin değişkenlik gösterdiğini belirten Mehmet Çağlar, bilim adamlarının bu etkileri azaltmak için ne yapılması gerektiğini tartıştığını ifade etti.
    Sera gazını salan en önemli etkenin fosil yakıt kullanımı olduğuna değinen Çağlar, dışarıya kirletici gaz vermeyen teknolojilerin kullanılmasının önemini vurguladı.

    Rüzgar, güneş, hidroelektrik ve jeotermal kullanımının önemine işaret eden Mehmet Çağlar, şöyle konuştu:
    “İklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasına yönelik çalışmalardan biri de enerjinin verimli kullanımı. Evinizde aydınlatma için kullandığınız lambaları tasarruflularla değiştirince yüzde 80 tasarruf sağlıyorsunuz. Verimli cihazlar kullandığınızda, evinizi yalıttığınızda yüzde 50 tasarruf sağlıyorsunuz. Dünyadaki sera gazı emisyonlarının yüzde 75-80'i fosil kaynaklı. Tartışılan bir konu belki ama nükleer enerji önem arz ediyor. İklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması çalışmalarında nükleer santraller dünyada yaygınlaşıyor. Bu konuda tartışmalar da var, özellikle canlı sağlığına tehlikeleri konusunda. Dünyada Fransa enerjisinin yüzde 75'ini nükleer enerjiden sağlıyor. Japonya'da, ABD'de, Avrupa'da, Türkiye'nin burnunun dibinde Ermenistan'da, Bulgaristan'da var. Nükleer enerji iklim değişikliği konusunda önemli bir yatırım olarak karşınıza çıkıyor.”

    2100 YILI TAHMİNLERİ

    Dünyada 2100 yılına kadarki dönemde sıcaklıklarda küresel olarak 2-5 derecelik sıcaklık artışı öngörüldüğünü belirten Çağlar, bilim adamlarının bu değişimi göz önünde bulundurarak iklim modelleri üzerine çalıştıklarını anlattı. 2 ya da 5 derecelik artış için senaryolar ürettiklerini kaydeden Çağlar, şöyle devam etti:
    “2100 yılına kadar iyi senaryoya göre 2 derece, kötü senaryoya göre de 5 derecelik sıcaklık artışı bekleniyor. 5 derece olursa çok kötü, dünyada okyanuslar yükselecektir. Yaşanamaz bir durum söz konusu. Eğer sıcaklık iyi senaryoya göre 2 derece artarsa denizdeki seviye yükselmesi 18-38 santim arasında oluyor. Geçtiğimiz 100 yıl içinde deniz seviyesi 17 santim yükselmiş, bir 100 yıl içinde de bu kadar daha yükselmesi bekleniyor ama bu aslında hala yaşanabilir bir dünya demek. 5 derece değil 4 derece artarsa deniz seviyesinde yarım metreye kadar yükselme olur. Senaryo çalışmaları bunu gösteriyor. Bu da yaşanamaz bir dünya demek.”

    TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERİ

    Mehmet Çağlar, Türkiye'de 100 yıl içinde sıcaklıklarda 0,64 derece artış olduğunu, yağışlarda da değişkenlik görüldüğünü kaydetti. Meteorolojinin “yağış/su yılı” ifadesiyle ekim ayından başlayarak bir değerlendirme yaptığını anlatan Çağlar, 12 aylık verilere göre 2006-2007 yılları arasında Türkiye'de meteorolojik kuraklık yaşandığını bildirdi.


    2008'den itibaren 2009'u kapsayacak şekilde yağış mevsimi itibariyle yağışlarda düzelme olduğunu bildiren Çağlar, “Hatta uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 25, geçen yıla göre ise yüzde 61,8 artış oldu. 2009 yılı Türkiye geneli yağış ortalaması 815 milimetre, normali 652 milimetre, geçen yıl ortalaması ise 504 milimetre olarak gerçekleşti” dedi.


    Çağlar, bölgesel farklılıklara rağmen Türkiye uzun yıllar ortalamasının metrekareye 643 milimetre olduğunu ifade etti. Geçen yıl, uzun yıllar yağış ortalamasının yüzde 25 arttığını belirten Çağlar, “Son 4,5 aylık dönemde yağışlarda uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 32, geçen yıla göre 45'in üzerinde bir artış var. Yağışlarda iyi durumdayız” diye konuştu.


    Türkiye'nin Akdeniz iklim kuşağında iklim değişikliklerinden en fazla etkilenen ülkelerden biri olduğuna dikkati çeken Çağlar, şöyle devam etti:
    “2100'e kadarki dönem için çeşitli senaryolar geliştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde 2025 yılına kadar kış ve sonbahar mevsimlerinde yaklaşık 1 derecelik ısınma bekliyoruz. Bu, yağışlarda, sıcaklıklarda değişim getirebilir. Risk durumları oluşturabilir. Yağışa bağlı taşkın oluşabilir. Bir nevi iklim değişiyor. Yağışlar azken bir bakmışsınız fazlalaşmış. İklim ortalamaları değişkenlik gösteriyor. 2025 öngörülerinde ilkbahar mevsiminde orta ve batı bölgelerde yaklaşık 0,5 derecelik soğuma var. Yani her tarafta aynı değil. Bazı yerler ısınıyor, bazı yerler soğuyor. Yaz mevsiminde ise kuzeybatı bölgeler 1 derece ısınıyor. Eğer böyle giderse 2050-2100 yılına kadar Türkiye'deki sıcaklıklarda da 4 dereceye kadar artış söz konusu olabilir. Bu da dünyadaki değerlerle örtüşüyor.”


    Mehmet Çağlar, Türkiye'nin deniz seviyesinin üzerinde bir ülke olması nedeniyle 4 derecelik ısınmadan Hollanda gibi deniz seviyesinin altında kurulmuş ülkelere göre daha az etkileneceğini kaydetti. Sıcaklık artışının yağış rejimlerinde değişime neden olacağını belirten Çağlar, 2100 yılına kadar görülecek 4 derecelik artışın, fırtınaların artması, sıcak hava dalgaları yüzünden tarımsal ürün rekoltesinde düşüş yaşanması gibi olumsuzluklar yaratabileceğine dikkati çekti.
    Çağlar, aynı veriler ışığında kış mevsiminde kuzeydeki yağışlarda yüzde 10-20 artış, güneyde ise yüzde 10-20 azalış beklendiğini vurguladı.

    ÇIĞ UYARISI

    Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürü Mehmet Çağlar, yapılan son tahminlere göre Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu'da yağış beklendiğini, iç ve doğu kesimlerde sıcaklıkların 2-4 derece artarak, mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam edeceğini kaydetti. Çağlar, sıcaklık artışının başta Doğu Anadolu olmak üzere bazı bölgelerde çığ riski oluşturabileceğini de sözlerine ekledi.