Dua ve duanın faydaları nedir?

Konusu 'Dualar ve Faziletleri' forumundadır ve Semerkand tarafından 15 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. Semerkand Üye


    Duanın faydası

    Dua ve duanın faydaları nedir ?

    Hz.Muhammed (sav) şöyle buyuruyor
    (Rabbiniz, elbette haya ve kerem sahibidir. Kulları ellerini kaldırıp bir şey istedikleri zaman, onların ellerini boş çevirmekten haya eder.) [Ebu Davud]
    Dua, Allaha yalvararak muradını istemektir. Allahü teâlâ, dua edeni sever, dua etmeyene gazap eder. Dua müminin silahı, dinin temel direklerinden biridir. Yerleri, gökleri aydınlatan nurdur. Dua, gelmiş olan belaları giderir. Gelmemiş olanların da gelmelerine mani olur. Allahü teâlâ, (Bana halis kalb ile dua ediniz! Böyle duaları kabul ederim) buyurdu. Bunun için, dua etmek, namaz, oruç gibi ibadettir. Yine (Bana ibadet yapmak istemeyenleri, zelil ve hakir yapar, Cehenneme atarım) buyuruyor. (Mümin 60)



    Allahü teâlâ, her şeyi sebep ile yaratmakta, nimetlerini sebeplerin arkasından göndermektedir. Zararları, dertleri def için ve faydalı şeyleri vermek için de, dua etmeyi sebep yapmıştır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

    (Dua, ibadetin aslı ve özüdür. Allah katında duadan makbul bir şey yoktur. Dua 70 türlü kazayı önler. Ömrün bereketini artırır.) [Tirmizi]

    (Dua eden, üç şeyden hâli de ildir: Ya günahı affolur veya hemen hayırlı karşılı ını görür, Yahut ahirette mükafatını bulur.) [Deylemi]


    (Dua, müminin silahıdır.) [İbni Ebiddünya]

    (Allahü teâlâ dua etmeyene gazap eder.) [İbni Mace]

    (Dua belayı önler.) [Deylemi]



    Duanın yapılması mukadderata ba lıdır. Takdirde dua varsa elbette yapılır. Duanın belayı önlemesi kaza ve kaderdendir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

    (Kader, tedbir ile, sakınmakla de işmez. Fakat kabul olan dua, o bela gelirken korur.) [Şira]



    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

    Dua, kazayı, belayı defeder. Hadis-i şerifte (Kaza, ancak ve yalnız dua ile durdurulur) buyuruldu. (Tirmizi)



    Allahü teâlâ, dua edenleri, sıhhat ve selamet isteyenleri sever.

    Dua edip de duası kabul edilmeyenlere, kıyamet günü Allahü teâlâ, (Bu senin falan zamanda etti in duadır. O duanın yerine sana şu sevapları veriyorum) buyuracak, o kadar çok sevap verecek ki, o kimse, (Keşke dünyada hiçbir duam kabul olmasaydı da, bugün onların karşılıklarını görseydim) diyecektir. (Tenbih-ül Gafilin)



    Duaya inanmayanlar

    "Dua ile bir şey olmaz" diyenlere ne cevap vermek gerekir?

    CEVAP

    Duaya inanmayan kimseler, acaba Allaha inanıyorlar mı? İnanmıyorlarsa, dua konusunda bir şey söylemek uygun olmaz. E er Allaha inanıyorlarsa, duanın önemine de inanmaları gerekir. Çünkü Kur'an-ı kerimde, Allahü teâlâ, (Dua edin, kabul edeyim) buyuruyor. (Mümin 60)



    Şartlarına uygun edilen dua, kabul olur. Dua ile çok şeyler olur. Meşhur bir menkıbeyi bildirelim!



    Horasanda hırsızlardan birkaçı kaçar. Hiratlı bir demirci, gece evine dönerken, zaptiyelerce yakınında yakalanan hırsızlarla beraber tutuklanarak hapsedilir. Demirci, zindanda namaz kılıp, (Ya Rabbi, bu işte suçum olmadı ını, ancak sen bilirsin. Beni buradan, ancak sen kurtarırsın) diye dua eder. Adil bir vali olan Abdullah bin Tahir, o gece bir rüya görür. Kuvvetli dört kimsenin, tahtını, tersine çevirirken uyanır. Hemen abdest alıp, iki rekat namaz kılar. Tekrar uyur. Yine o dört kişi, tahtını yıkmak üzere iken uyanır. Kendisinde, bir mazlumun ahı bulundu unu anlar, zindan müdürünü ça ırtıp der ki:

    - Zindanda bir mazlum mu var?

    - Bilmem ama, biri, dua edip gözyaşı döküyor.

    Dua eden mahkumu ça ırıp hâlini sorunca mesele anlaşılır. Vali, özür dileyip der ki:

    - Şu parayı al ve herhangi bir arzun, bir işin olunca da bana gel.

    Demirci, minnetsiz konuşur:

    - Hakkımı helal ettim, ancak ihtiyacımı görmek için gelmem.

    - Niçin?

    - Benim gibi bir fakir için, senin gibi bir sultanın tahtını birkaç defa tersine çeviren sahibimi bırakıp da, dile imi başkasına arzetmem kullu a yakışır mı?



    Amel defteri kapanmaz

    Bazı kimseler, ölmüş olan birinin amel defteri kapandı ına göre, onun için dua etmenin, sadaka vermenin, kurban kesmenin, Fatiha okumanın veya dua etmenin bir faydası olmadı ını söylüyorlar. İnsan ölünce amel defteri kapanır mı?

    CEVAP

    Her gün dinin bir emrini tenkit ederek, sorgulayarak Müslümanları dinimizden so utmaya çalışıyorlar. Bir kimse ölünce amel defteri kapanmaz. Yani ona sevap gönderilmezse sevap alamaz. Gönderen olursa alır. Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:

    (Bir mümin vefat edince her ameli kesilir. Yalnız üç amelinin sevabı, amel defterine yazılmaya devam eder. Bunlar, sadaka-i cariyelerinin, faydalı kitaplarının ve salih çocuklarının kendisi için ettikleri dua ve isti farların sevaplarıdır.) [Ebuşşeyh]



    Bu hadis-i şerif amel defterinin kapanmadı ını gösteriyor. Burada bildirilen üç amel nedir?

    Sadaka-i cariye, devam eden hayır hasenat demektir. Cami, çeşme yol yapmak, a aç dikmek, mektep yapmak, su kanalları yapmak gibi, insanlara faydası dokunan bütün işlerdir. Bunlar ise sayılmayacak kadar çoktur.



    Faydalı eser bırakmak, dinimize dünyamıza faydalı olan her eser buna dahildir. Fıkıh kitabı, tefsir kitabı, ilmihal kitabı, tıp kitabı, fizik, kimya kitabı faydalı kitaplardandır. Kasetler, Cd ler, filmler faydalı olmak şartı ile hepsi sadaka-i cariye hükmündedir. Faydalı bir radyo, faydalı televizyon, faydalı gazete, faydalı dergi, faydalı bir internet sitesi gibi her çeşit yayın, sadaka-i cariyeye dahildir.



    Salih çocukların duası ve isti farları, birer sadaka-i cariyedir. Yani ana babanın defterine hep sevap yazılmasına sebep olurlar. Çocuklar, ölmüş ana babaları için, kurban keserse, Fatiha okursa, sadaka verirse, yemek yedirirse, yahut dua ederse ana babasının günahları affolur, amel defterlerine sevap yazılır. Mesela İbrahim aleyhisselam (Ey Rabbimiz, [Kıyamette] hesaba çekildi i gün, beni, ana-babamı ve bütün müminleri ma firet et) diye dua etmiştir. (İbrahim 41)
    __________________
     

Sayfayı Paylaş