dost ile ilgili hikaye

'Bilgi Rehberi' forumunda Demet tarafından 3 Ekim 2014 tarihinde açılan konu

  1. Demet

    Demet Editör


    dost ile ilgili hikayeler

    Dostluk İle ilgili bir hikaye
    Çölde yolculuk eden iki arkadaş hakkında bir hikaye anlatılır.
    Yolculuğun bir aşamasında iki arkadaş tartışırlar biri ötekine bir tokat atar. Tokadı
    yiyenin canı çok yanar ama tek kelime etmez ve kum üzerine şu sözleri yazar

    ‘BUGÜN EN IYI ARKADASIM BANA BIR TOKAT ATTI.’

    Yıkanabilecekleri bir vahaya rastlayana dek yürümeyi sürdürürler.Tokadı yiyen yıkanırken bir batağa saplanır, boğulmak üzereyken arkadaşı tarafından kurtarılır. Boğulmak üzere olan arkadaş tam kurtulduktan sonra bir kaya parçası üzerine şu sözleri kazır:

    ‘BUGÜN EN IYI ARKADASIM BENIM HAYATIMI KURTARDI.’
    Tokadı vuran ve sonra arkadaşının hayatını kurtaran kişi ona şöyle der; senin canını yaktığımda bunu kum üzerine yazın ama şimdi kayaya kazıyorsun.NEDEN?
    Öbür arkadaş ona şöyle cevap verir:’Biri bizi incittiğinde bunu kum üzerine yazmalıyız ki bağışlama rüzgarı estiğinde onu silebilsin. Ama biri bize İYİ bir şey
    yaparsa onu kayaya kazımalı ki onu hiçbir rüzgar yok etmesin.’


    Güneş ve Rüzgar, hangisinin daha güçlü olduğu konusunda tartışırlar. Ve rüzgar.

    - "Sana benim daha güçlü olduğumu kanıtlayacağım "der.

    - "Şuradaki yaşlı adamı görüyor musun hani şu üstünde palto olan. Bahse girerim o paltoyu üstünden senden çok daha çabuk sokup alabilirim."

    Bu denemeye razı olan güneş bir bulutun arkasına gizlenir ve rüzgar bir fırtına gücüyle esmeye başlar. Ancak rüzgar şiddetini ne kadar artırırsa yaşlı adam da paltosuna o kadar sarınır. Sonunda rüzgar pes edip durulur ve güneş bulutun arkasından çıkarak yaşlı adama sıcacık gülümser. Bunu gören yaşlı adamın yüzünde bir hoşnutluk ifadesi belirir. Ve paltosunu çıkarır.

    İddiayı kazanan güneş rüzgara;

    "Dostluk ve Naziklik her zaman haşinlik ve zorbalıktan daha güçlüdür..." der.

    Dostluk ile ilgili Hikaye
    Bir gece vakit geceyarısına doğru Alabama otoyolunun kenarında duran bir zenci kadın gördüm. Bardaktan boşanırca yağan yağmura rağmen, bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu. Geçen her arabaya el sallıyordu. Yanında durdum.

    60'li yıllarda bir beyazın bir zenciye hem de Alabama'da yardıma kalkışması pek olağan şeylerden değildi. Onu kente kadar götürdüm. Bir taksi durağına bıraktım. Ayrılırken ille de adresimi istedi, verdim.

    Bir hafta sonra kapım çalındı. Muazzam bir konsol televizyon indiriyordu adamlar. Bir de not ekliydi, armağanda..

    - "Geçen gece otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim. O korkunç yağmur sadece elbiselerimi değil, ruhumu da sırılsıklam etmişti. Kendime güvenimi yitirmek üzereydim, siz çıka geldiniz. Sizin sayenizde ölmekte olan kocamın yatağının baş ucuna zamanında ulaşmayı başardım. Biraz sonra son nefesini verdi.

    Allah bana yardım eden sizi ve başkalarına karşılık beklemeksizin yardım eden herkesi korusun!.. En iyi dileklerimle...


    Dostluk ile ilgili başka bir hikaye

    Serüvendir yaşamak; ne getirir, ne götürür belli olmaz, bir gün ağlar, bir gün gülersin.

    En umutsuz anında; yaşlar süzülürken yanaklarından, birden donuverir hatırladığında.. Işığın olur, karanlıkları delersin.. Ya da katılırken kahkahalarla, yüzünde açan gülleri göstermek istediğin.. Belki yanı başında belki çok uzaklarda, ama bir yürek atışı kadar yakındır sana..

    Kasvetli bir sabaha merhaba dediğinde gülerek, ya da düz yolda tökezlediğinde, ellerini avuçlarında hissedersin..

    Çoğu zaman yalnızsındır kalabalıklarda, sahte gülücüklere sahte gülücüklerle karşılık verirsin..

    İlişkiler vıcık vıcık; menfaat, ihanet, riya vardır hep etrafında.. Tiksinirsin..

    Hani bazen manasızdır yaşamak. Ot gibiyim der dalar gidersin.. Bir film şeridi gibi geçerken yaşadıkların, Bir iki kareye takılır gözlerin.. O karelerden sevgi akar damarlarına.. Birden canlanır, dirilir, güçlenirsin.. Dört elle sarılırsın sonra hayata.. Meydan okursun, kafa tutarsın.. Dünyayı sırtlayıp gidesin gelir.. Ben de buradayım dersin..

    Bir kucak açarsın, kolların dünyayı sarar.. Bir gülümser, içinde çiçekler açar, yüreğinde mevsim ilkbahar olur..

    Yanında yüksek sesle düşünür, en mahrem sırlarına ortak edersin.. Kimi zaman kalbini kırdığın, kimi zaman gönlünü aldığın olur.. Almadan veren, çağırmadan gelen, vedasız gidendir..

    Gün olur araya yollar, yıllar.. Ama hep taze sımsıcaktır anılar.. Hatırlayınca gülümsersin..

    Korkmazsın... Buz üzerine yazılı değildir yitip gitmez.. Onunla alıp verdiklerin..

    Bilirsin..

    O benim "CAN DOSTUM" dersin..