Dön Dünya

'Kısa Bilgiler' forumunda AyseL'm tarafından 9 Haziran 2010 tarihinde açılan konu


  1. Gölgeler arasındaydı... Yüzyıllık ağaçların ve sanki asırlık özlemlerinin düşlerinin gölgeleriydi bunlar. Sıcak yaz güneşi o gölgelerin altına sanki hiç ulaşmıyordu ve üşüyordu. Üşümezdi çocukken hatta terlerdi bile.
    Dön Dünya Evet çocuktu bi zaman. Hem de en yalnızından. O kadar yalnızdı ki; dünya daha eğlenceli olsun isterdi hep. Binalar gittikçe yakınlaşıyordu şekilsizleşiyordu. Sevmezdi taş binaları zaten. Ellerini havaya kaldırmış dönüyordu yalnız kendisi etrafında. Yere düştü biraz önceki gibi.O artık dönmüyordu dünyaydı dönen...O kadar güçlüydü ki kendi dünyasında koca dünyayı döndürüyordu.
    Bu sefer kalkamadı. Oysa tekrar tekrar yapmayı severdi. Hem en sevdiği hem en iyi oynadığı oyun buydu. Zaman geçtikçe de alışamadı diğer oyunlara beceremedi. Alışamadı insanlarla oynamaya. Ve rol yapmaya. Dünyayla oynayabildiğim tek oyun bu.Hep kazanıyorum zaten.Daha çok misketim olsaydı daha mutlu olamazdım ki.
    Sonra feci bir okul günü öldü o çocuk... Mavi değilmiş gökyüzü. Şimdi? Karanlık ... Bulanıklaşıyor eşyalar. Hiç okunmamış ama sabırla bekleyen bir kitabın üstü gibi tozlu günler. Geçmiş güzel günler. Biri vardı o kitaba üfleyen... Duydun mu bu fısıltıyı sen de? Sol kolundan vücuduna karıncalar yürümüştü. 'Tuhaf' dedi. İşte böyle tuhaf bir histi bu. Bu gün kaybettiğim son gün! Umudu vardı en başta. Sonra gerçekleri görmek bu yüzden o kadar ağır geldi. Mahkumdu kaybetmeye. Böyle anlaşmamışlardı ama Dünya kazanma sırasının geldiğini düşünüyordu. Hatta kuralları koymaya başlamıştı.
    Sevebiliyordum sadece. Sevmeyi biliyordum. Hem de o eski oyunlardaki gibi. Döne döne seviyordum düşe düşe tekrar kalkarak sokak ortasında evimde çöl gibi sıcakta yalnızlık kadar soğukta. Beni çeken bişeyler vardı. Hem sevgili elinin sıcaklığında hem beraber kahve içilmiş düşmanların huzursuzluğunda...
    Ama... Olmadı. En acısı en acı sevdiklerime yetmedi sevgim. Gülüyorduk beraber sahte de olsa daha fazla gülmek için gittiler. Ya da artık havyar istedikleri için. Seviyordum... Yalan olmasına rağmen acısız sevdalar istediler... Düştüklerinde tutuyordum. Düşmek istediler. Düşüp kalmak istediler. Çocukluğum değildi onlar...
    Kötü olmayı denedi. Ama bunda da iyi değildi. Sanki hep kaybetmesi gerekiyordu. Ve kötüler kaybetmezdi...
    Hatırlanası değildi geçen yıllar... Yalnız doğanlar aradı yıllarca. Bi tek Dünya biliyordu. Her biri yalnızdı ama birliktelerdi. Her biri kaybediyordu her bir gün ama kazanıyorlardı. Hiç biri rahat nefes alamıyordu ama sanki yüzyıllardır yaşıyorlardı. Belki de dünya bu yüzden kızgındı onlara... Yenemedi bir türlü. Çünkü kalkmayı çok iyi biliyorlardı. Ve asla durmuyorlardı...
    Bir an yorgun hissetti. Nedense soğuk esiyordu yaz rüzgarı. Fısıltıyı yine duydu.'Oyun bitti...'
    Ağaçlar şekilsizleşiyordu.Ve gölgeler...Sonsuzluğa uzuyordu. Soğuk güneş bulutların arasında dönüyor gibi. Mutlu hissetti. Mutlu olmayı bildiğinden değil çocukluğundaki gibi hissettiğinden. Gözlerini kısmak zor geldi nedense. Kapatmak daha kolaydı. İlk defa daha kolay olanı seçti. İyi olmayı seçmişti daha önce pes etmemeyi ve kalkmayı her defasında... Bu kez kolay yoldan kapatıverdi gözlerini.
    Yalnız doğanlardandı. Tek bir oyun severdi. Ama dünya artık oynamıyordu...