Doğum Kontrol Hapları Hakkında Bilgiler

'Sağlık bilgisi' forumunda Blue tarafından 24 Haziran 2010 tarihinde açılan konu


  1. Doğum Kontrol Hapları Hakkında Bilgiler
    Doğum Kontrol Hapları Hakkında Bilgi


    Olumlu Yan Etkileri

    * Adet döngüsünün düzenli olmasını sağlarlar.
    * Adet kanamasının miktarını azaltarak gereksiz kan kaybını önlerler.
    * Adet öncesi gerginlik belirtilerini azaltırlar ve bu etkileriyle PMS hastalığında (adet öncesi gerginlik sendromu) tedavi amaçlı olarak kullanılırlar.
    * Adet sancısı, doğum kontrol hapı kullananlarda daha az sıklıkla görülür.
    * Hap kullanan kadınlarda akne (sivilce) ve tüylenme daha az sıklıkla görülür.
    * Uzun süreli doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda rahim kanseri ve yumurtalık kanseri çok daha az sıklıkla görülür.
    * Gebelik oluşma riskinin azalması dış gebelik ortaya çıkma riskinin de azalmasını sağlar.
    * Yumurtlama süreci baskılandığından hap kullanan kadınlarda işlevsel yumurtalık kistleri de daha az görülür. Bu etki düşük doz doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda çok güçlü değildir.
    * Hap kullanan kadınlarda fibrokistik meme sorunu daha az görülür.
    * Doğum kontrol hapları pelvik enfeksiyon gelişme riskini azaltırlar. Bir yıllık kullanımda pelvik enfeksiyon riski en az %50-60 oranında azalır ve bu durum hap kullanıldıkça devam eder. Bu etki muhtemelen doğum kontrol haplarının içerdiği progesteron hormonu türevi maddenin rahimağzı salgısını bakterilere karşı daha az geçirgen hale getirmesiyle ilgilidir. Bazı çalışmalar hap kullanımına bağlı olarak rahimağzında erozyon ("yara") geliştiğinde bölgede klamidya bakterilerinin daha kolay çoğalabildiğini göstermiş olsa da bu durum henüz kanıtlanmış değildir.
    * Hap kullanan kadınlarda mantara bağlı vajinit dışında kalan diğer vajinit türlerinin daha az sıklıkla görüldüğü saptanmıştır.
    * Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda endometriyozis daha az sıklıkla görülür ve endometriyozis hastalığı olan kadınlarda belirtiler daha hafif seyreder.
    * Doğum kontrol hapı kullanımının miyomlara karşı koruyucu olduğu belirlenmiştir.
    * Hap kullanımı romatoid artrit hastalığı ve ateroskleroz ("damar sertliği") gelişme riskini azaltır.
    * Hap kullanan kadınlarda kemik yoğunluğu daha yavaş azalır. Bu etki düşük doz doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda çok güçlü değildir.


    Olumsuz Yan Etkileri

    Damar Tıkanıklığı Gelişme Riskinin Artması


    Doğum kontrol haplarının en korkulan yan etkileri kanın pıhtılaşmaya eğilimini artırmaları nedeniyle damar tıkanıklığına yol açabilmeleridir. Bu yan etki günümüzde kullanılan düşük doz ilaçlar sayesinde çok ender görülür hale gelmiştir.

    Bu ciddi yan etkinin gelişme riskini en aza indirmenin en iyi yolu damar tıkanıklığı gelişme riski nispeten yüksek olan kadınların bu ilacı hiçbir şekilde kullanmamalarıdır. Bu ayrımı ancak bir doktor yapabileceğinden hapların doktor değerlendirmesi sonrasında başlanması son derece önemlidir.

    Okuyucunun aklına "az da olsa damar tıkanıklığı gibi ciddi bir soruna yol açma riski olan bir ilacın doktorlar tarafından nasıl bu kadar rahatça önerilebileceği" sorusu gelebilir. Öncelikle bilinmesi gereken yeni jenerasyon düşük dozlu doğum kontrol haplarının uygun durumlarda kullanıldığında damar tıkanıklığı yaratma riskinin oldukça düşük olduğudur. Diğer önemli nokta hiçbir ilacın yan etkisiz olamayacağı gerçeğidir. İlaç kullanırken temel prensip kar/zarar oranının ne kadar yüksek olduğudur. Hap kullanımından elde edilen kar (gebelikten korunma ve diğer etkiler), çok düşük olasılıkla ortaya çıkması beklenen zararlara göre çok daha fazladır.

    Doğum Kontrol Hapları Ve Kanser

    Kadınların çoğu "kanser yapar" korkusuyla hap kullanmaktan çekinirler. Elimizdeki veriler doğum kontrol hapı kullanımının rahim iç tabakası ve yumurtalık kanseri ortaya çıkma riskini azalttığını göstermektedir.

    İstatistikler bir yıl gibi kısa süreli bir kullanımın bile rahim iç tabakası kanseri görülme sıklığını yarı yarıya azalttığını ve üç yıllık kullanımda bu koruyucu etkinin en üst seviyeye ulaştığını göstermektedir. Hap bırakıldıktan sonra koruyucu etki 20 yıl daha devam etmektedir.

    Yumurtalık kanseri ilk belirtilerini genellikle çok geç evrelerde veren oldukça öldürücü bir kanser türüdür ve hapların bu kanser türünden koruyucu etkisi 3-6 ay gibi çok kısa süreli bir kullanımda bile başlar. Hapların kullanım süresi arttıkça koruyucu etki daha da yükselir. 10 yıl süreyle hap kullanan bir kadında yumurtalık kanseri gelişme riskinin %80 oranında azaldığı ve hap bırakıldıktan sonra koruyucu etkinin en az 15-20 yıl daha devam ettiği gösterilmiştir. Yumurtalık kanseri ailevi geçişli olduğu düşünülen kanser türlerinden bir olduğundan hapların koruyucu etkisi özellikle ailesinde yumurtalık kanseri öyküsü olan kadınlarda ciddi bir koruma seçeneği olabilir.

    Meme kanseri konusunda veriler çelişmekle beraber, haplar kısa süreli kullanımda (5 yıl ve daha az) muhtemelen bu kanser türünün ortaya çıkma riski üzerinde etkisizdirler. Bu konudaki çalışmalar halen devam etmektedir. Bugüne kadar yapılan çalışmalardan çıkan en önemli sonuçlardan biri hap kullanımının meme dokusu içinde gelişmeye başlamış ancak belirti vermeyen kanser kitlesinin gelişimini hızlandırabilmesidir. Kar/zarar oranı karşılaştırıldığında hap kullanımından elde edilen kar çok düşük olasılıkla ortaya çıkan bu etkinin vereceği muhtemel zarardan çok daha fazladır.

    Bazı çalışmalar hap kullanan kadınlarda menopoz sonrası kanser riskinin azaldığını göstermiştir.

    Rahimağzı kanseri üzerinde hapların bir etkisi olmasının beklenmemesiyle beraber, hap kullanan kadınlarda rahimağzı kanserlerinin öncüleri daha sık yakalanmaktadır.

    Doğum kontrol hapı kullanmaya devam eden kadınlar yıllık muayenelere gelme konusunda daha tutarlı davrandıklarından muayeneyle erken dönemde yakalanabilen kanser türleri (meme kanseri, rahimağzı kanseri ve kanser öncüsü lezyonlar) daha sık ortaya çıkarılabilmektedir. Bu durum istatistiklere "doğum kontrol hapı kullananlarda rahimağzı kanseri ve kanser öncüsü lezyonlar ve meme kanseri daha sık görülmektedir" şeklinde yansıyor olabilir.

    Bulantı ve Kusma

    Hapların içeriğinde bulunan östrojen hormonu beyindeki bulantı merkezine direkt etkiyle bulantı ve bazen kusma şikayetinin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Özellikle erken gebelik döneminde bulantı sorunu yaşayan kadınlarda bu yan etki daha sık gözlenir.

    Günümüzde kullanılan düşük doz haplarda bu yan etki de daha az görülmekte ve genellikle birkaç kutu bitiminde vücudun ilaca alışması sonrasında bulantı ortadan kalkmaktadır.