Doğum günü yazıları

Konusu 'Doğum Günleri' forumundadır ve Wish tarafından 18 Mart 2011 başlatılmıştır.

  1. Wish Üye


    Doğum günü yazısı Can Yücel

    Mutlu Yıllar

    Bu gün dünyayı istediğin bir renge boya
    Rengârenk batan günü al karşına
    Bir renk de kendinden kat
    Çocuklar gibi saf, temiz ve berrak
    Kapat gözlerini bir hikâye yarat
    Vazgeçme hissedilir biraz da sıcaklığını kat
    Kalbindeki elleri bırakma sıkıca tut
    Çünkü varlıktır sevgiye en güzel kanıt
    Yalnızlığın saltanatını sür, sür ama
    Birikmiş sevginden, herkese bir parça ver
    Bir tebrik, bir arama bin umuttur insana
    Mutlu yıllar, mutlu yıllar sana …

    Can YÜCEL

    [​IMG]

    Bir yıl daha bitti, ama sakın üzülme zaman çabuk geçiyor diye... Unutma ki herkes aynı şeyi yaşıyor. Bu yılın sonunda geriye baktığında umarım \\\"harika bir yıldı\\\" dersin.. Dileğim bugün dilediğin tüm dileklerinin gerçek olması. Geleceğini oluşturacak her yeni gün, bir önceki günden daha güzel, isteklerine uygun ve seni mutlu edecek şekilde olsun! Belki yanında değilim ama bil ki kalbimin en derin yerinde bugünü seninle kutluyorum. Bu günün dünden mutlu, yarının bu günden umutlu, doğum günün kutlu olsun canım kardeşim. Nice yaşlara...

    [​IMG]

    İçindeki umutlar olumsuzluklara inat her geçen gün artmışsa...
    Çocuklugunun tatlı bir o kadar da çılgın günlerini her geçen saniyede daha çok özlemişsen...
    Çığlıklarını kimsenin duymamasına karşın her gün bir önceki günden daha gür çığlıklar atmışsan...
    Bilmedigin bir yerlerdeki bilmedigin bir kişiye bilmeden ümitler bağlamışsan...
    Ağlatamadan dert anlatılmadığını bilmeden de bazı şeylerin anlatılacağını bilmişsen...
    Varamadığın hayat sırrına çevrendekilere inat her geçen gün biraz daha yaklaşmışsan...
    Efkar havuzunun kan damlaları her gün biraz daha artmışsa...
    çok sevdiğin güllerin kokuları artık burnuna sıradan gelmişse...
    Yıllardır baktığın o gül yüzünden her zamankinden çok kendini görmüşsen...
    Fırlayan ok misali enerjini çevrendeki insanların iyiliği için harcamış ve sonunda haksız bulunmuşsan...
    Kaldıramadığın hayat yükünü avuçlarınla yaradana sunup onunla için için dertleşmişsen...
    Gittikçe uzaklaştığın doğumundan geriye dönüş olmayan bu yola çıkmanın acısını fazlasıyla hissetmeye başlamışsan bil ki bir yaş daha büyümüşsündür....

    Herşey istedigimiz gibi olmasa da, hiçbir şey anne kucağı gibi emniyeli ve sıcak olmasa da, herşey bize inat kaderimize ters düşmeye çalışsada, hiçbir şey bizim onu anlamamıza inat bizi anlayamamışsa bil ki bir yaş daha yaşlanmışsındır...

    Gökten inen meleklerin saflığı, dağdaki ceylanların asaleti, bir arının duru ve bir o kadar da saflığı, berrrak çakıl taşlı nehirin akıcılıgı, anne sütünün duruluğu hiç bir zman üzerinden eksik olmasın...

    Çektiğin acılara, kırıldığın günlere, ağladığın hatıralara yeni yaşının derman olması dileğiyle...
    Yeni yaşının ve yaşlarının nereye kadar giderse gitsin sana her zaman mutluluk getirmesi dileğiyle...
    arkadaşın ........

     

  2. Wish Üye

    Cevap: Doğum günü yazıları

    Sana bir şeyler yazayım istedim dün gece en sevdiğim yerde tek başıma otururken…
    Birkaç satırdan öteye gidemedi yazmayı denediğim şeyler…
    Şimdi devam ediyorum…
    O zaman yazdıklarım,
    Dün gece düşünmekte olduklarim,
    Ve şimdi yazacaklarım
    Öyle geçecekler ki birbirlerinin içine,
    Sen bile anlayamayacaksın,
    Neyi, ne zaman düşündüğümü…
    Neden böyle yazdım?
    Bilmiyorum
    Sadece dilimin ucuna öyle geldi, ve ben de öyle yazıyorum…

    Bazen yalnızca seni izlerken,
    Gözyaşlarım gelip perdeliyor göz bebeklerimi…
    Bilmiyorum ozamanlar anlayabiliyor musun aklımdan geçenleri?…
    Aslında ben hiçbir zaman beceremedim gözlerimle konuşmayı…
    Ve gözbebeklerindeki çığlıklar dışında duyamadım,
    Anlayamadım hiç kimseyi
    Aklından ne geçtiğini,
    Ne söylemek istediğini…
    Ben,
    Sözcüklere ihtiyaç duyarım kendimi anlatabilmek için,
    Ve sözcüklerine ihtiyaç duyuyorum seni anlayabilmek için…

    Dün gece sana sorduğum sorunun anlamsızlığını
    Senin verdiğin yanıttaki ısrarcılığınla bile kavrayamadım…
    “Sen bir insanın sonsuza kadar aynı insanı sevebileceğine inanmıyor musun?”
    diye sordun bana…
    Zihnimde bir yanıt arayıp durdum bana sorduğun soruya…
    Ve birbirimize vermemizi istediğimiz söze…
    Dakikalarca…
    Yaşamımdaki bir çok şey gibi,
    yanıt da aniden geldi!
    Sanki kalbim ve beynim kucaklaştı!
    Gerçekten, hissettiğim buydu…
    Sen,
    Her şeyinle,
    Benim her zaman istediğim adam değil miydin?
    Ben bunu daha önce dile getirmemiş miydim?!
    Hem sen, yalnızca sevgilim de değilsin ki!
    Sana söylemiştim “sana sarıldığımda, sadece sevgilime sarılmıyorum” diye…
    Sen,
    Hem sevgilimsin benim,
    Hem en gerçek dostum,
    En büyük sevgim,
    Babam,
    Kardeşim,
    Küçük oğlum…
    Her şeyi ama her şeyi birlikte yaşamak paylaşmak isteyeceğim tek kişi…

    Bilinç tarlam!
    Ben nereden öğrendim bu tamlamayı?
    Benim oluşturmadığım kesin de, nereden duydum da senin için kullandım ilk?
    bir sır vereyim sana:
    Aslında, dün geceye kadar,
    Bu iki sözcüğün altında yatan derin anlamın farkında değildim,
    Yüzeysel bir şekilde anlamışım hatta…
    Bunu fark etmemiş olmam olacak iş değil!
    Sen,
    Benim kendime ve çevreme yönelik bilincimi,
    Sana olan hislerimin bütün parçalarını,
    Bizden bağımsız olmayan,
    Bizim yaratmış olduğumuz ilişkimizi
    Ektiğim ve yetiştirdiğim tarlamsın!
    Yaşamımda gördüğüm en verimli tarla hem de!
    Her geçen gün daha çok büyüyorum, bilinçleniyorum…
    Öyle bir tarla ki bu,
    Çevresel etkenler onu etkilemiyor…
    Yalnızca zamanın etkisi altında…
    Yani geçen her dakika,
    Daha da olgunlaşıyor, hem de başka hiçbir şeye benzemeden…
    Her geçen saniye,
    Hem kendimi
    Hem de seni daha iyi anladığımı hissediyorum boydan boya…

    Ve sevgilim bu satırların yazılış amacı en sona kaldı…
    En sonunda vurgulanması daha mı iyi olacak ne?
    İyi ki geldin bu dünyaya,
    Ve iyi ki “sen” oldun
    her şeyinle…
    Aklının alabileceği her şeyim oldun benim…
    Sen benim yarımsın…
    Bu yüzden de, hem bugünüm hem de yarınımsın…
    Meleğim,
    Bu satırları okuduktan sonra sımsıkı sarılmak isterdim sana…
    Ama varsayımlar üzerinde durmayayım,
    Hem bak yalnızca “ben” varım bu satırlarda…
    Daha sonra,
    Bedenen de olacağım yanında…
    Yirmi beş yaşın her şeyiyle mutluluk getirsin sana…
    Bir yıl daha büyüdün; ama biliyorum
    Geçen yıla göre daha küçük daha masum,tertemiz bir çocuksun bir yaş daha küçük…
    Yalnızca biliyorum…
    Yanında olamadığım için bağışla…
    Seni seviyorum!
     
  3. minelmantar Yeni Üye Yasaklı

    Cevap: Doğum günü yazıları

    Gözyaşlarım gelip perdeliyor göz bebeklerimi…
    Bilmiyorum ozamanlar anlayabiliyor musun aklımdan geçenleri?…
     
  4. kambinan Yeni Üye Yasaklı

    Cevap: Doğum günü yazıları

    Nice mutlu yıllara
     

Sayfayı Paylaş