Doğu Anadolu bölgesindeki tatil yerleri

'Ne Nerede ?' forumunda HazaN tarafından 10 Ocak 2011 tarihinde açılan konu


  1. Doğu Anadoluda tatil mekanları, Doğu Anadoluda gezilecek yerler, Doğu anadolu turistik mekanlar

    Van:
    Tatvan'a yarım saatlik mesafede ömrünüzde göreceğiniz en güzel krater gölünü de kaçırmanızı önermem. Van gölündeki adalardan Akdamar adası İhtiyarşahap Dağları yamaçlarından başlayan en güzel göl manzaralarını sunduğu için kaçırılmamalı. Adadaki antik kalıntılar ve kilise de meşhur. Erciş yönünde meşhur Ahlat mezarları var. Ahlat yakınlarında Süphan 4000 metrelik zirvesiyle muhteşem bir manzara sunuyor. Gölün kuzeyinde kalan Muradiye şelalesi ve çevredeki diğer küçük göller (Aygır, Erçek) birer günlük ziyareti hak ediyor.

    İshak Paşa Sarayı
    Sarayın yapımına, Çıldır Atabeyi Çolak Abdi Paşa tarafından 1685'te başlandı. Divan salonundaki yazıttan anlaşıldığı kadarıyla 1784'te, İshak Paşa II zamanında tamamlandı. Geleneksel Türk saray mimarisinin izlerini taşıyan yapı, yer yer Selçuklu özellikleri gösterir. Selçuklu, İran, Gürcistan ve Kafkasya taş işçiliğinin, Barok ve Rokoko üslubuyla iç içe geçtiği zengin bezemeleriyle ünlüdür.

    Saray, plan yönünden Topkapı Sarayı ile benzerlik gösterir. Değişik işlevli bölümler iç içe iki avlunun çevresinde toplanmıştır. Doğu-batı doğrultusunda uzanan yapı, güney ve batıda yüksek duvarlı teraslar, bodrum katları, dolgulu temel duvarları üzerine oturmaktadır. Bahçeler dışında, 115x50 m boyutlarında bir alanı kaplar. Kale surlarına benzeyen yüksek duvarlarıyla bir şato görünümündeki sarayın 366 odası, divan, cami, türbe, mutfak, fırın, hamam ve ahır gibi bölümleri vardır.

    Ağrı Dağı Milli Parkı

    Ülkemizin en yüksek dağı ve dağ turizmi açısından başta gelen tırmanma odağıdır. Nuh'un Gemisi'nin karaya oturduğu dağ olduğuna inanılır. Kitabı Mukaddes'te geçen Ararat adının, MÖ 9-7. yüzyıllarda Araş ve Dicle ırmakları arasındaki topraklarda hüküm süren Urartular'ın İbranice karşılığından geldiği sanılmaktadır. Efsaneye göre Nuh'un Gemisi hâlâ dağın doruğundadır. Kuzey ve doğu etekleri 1000 m yükseltili, güneybatı etekleri ise 1500 m yükseltili bir ovadan yükselmeye başlar. Koni biçimli dağın çapı yaklaşık 40 kilometredir.

    Dağın, birbirinden 11,2 km uzakta iki doruğu vardır: Büyük Ağrı 5137 m ve Küçük Ağrı 3925 metredir. Her iki dağ da volkanik patlamalar sonucu oluşmuştur, ancak kraterleri yoktur. Bir kule gibi yükselen Büyük Ağrı'nın karla kaplı doruğu, görkemli bir görüntü yaratır. Kar sının mevsime göre değişmekle birlikte, genelde 4000 metrenin üzerindeki yükseklikler sürekli kar altındadır. Dağın kuzey yanında ve doruğa yakın bir noktada, yaklaşık 10 km2lik bir alana yayılan Türkiye'nin en büyük buzulu yer alır.

    Ani / Digor / Kars
    1161-1164 arasındaki Gürcü egemenliğinden sonra, kent kesin bir biçimde Selçuklular'ın eline geçti. 1200'de yeniden egemenlik kuran Gürcüler, 1239'a değin varlıklarını korudular. 1239-1355 arasında Moğollar'ın yönetiminde kaldı. 1356'da Altınordu, 1380'de Karakoyunlu devletlerinin egemenliğine girdi. 1387'de Timur'un kuşatmasına direnemeyerek teslim olan Karsla birlikte yönetim değişti. 1406'da yeniden Karakoyunlular'ın eline geçti.1468'de kapısından ortadakine, sağ üstündeki arslan kabartması nedeniyle Arslanlı Kapı, sağdakine Çiftebeden Kapısı, soldakine Hıdrellez Kapısı denir. Arslanlı Kapı'daki arslan kabartmasının yanında, Sultan Menuçehr'e ait bir yazıt yer alır. Taş surların düzlüğe rastlayan kuzey kesimi, sık aralıklarla yerleştirilmiş iki katlı kulelerle güçlendirilmiştir.

    Havariler Kilisesi
    932-937 yılları arasında, 12 havari adına Bagratlı soyundan Kral Apkar II tarafından yaptırıldı. 1579'da camiye çevrildi.

    Dört yapraklı yonca ve haç planındaki yapı, Selçuklu kümbetlerine benzerliği nedeniyle Kümbet Camisi adıyla da anıldı. Kubbe kasnağının pencere kemerleri arasında yer alan havari kabartmalarıyla ilgi çeker.

    1878'de ise Ruslar tarafından onarılarak yeniden kiliseye dönüştürüldü. Yapı, bir süre müze olarak kullanıldı.

    Kars kalesi
    1152'de, Saltukoğullan'ndan Sultan Melik İzzettin'in emriyle vezir Firuz Aka tarafından yaptırıldı. 12-13. ve 14. yy'lardaki savaşlarda ve 1293'teki Moğol istilasında tahrip edildi.

    Kale, Murat III döneminde büyük ölçüde onarıldı. Beş kat surla çevrili yapı, İçkale ve Dışkale'den oluşmaktadır. İçkale, günümüzde de sağlam durumdadır. Dışkale'nin ise günümüze yalnızca kalıntıları ulaştı. Kalede, 220 burç ve kule, 2080 mazgal vardır.

    Çevre uzunluğu 3500 m olan kalenin; Su, Orta ve Behrampaşa adlarıyla anılan üç kapısı bulunmaktadır.