Doğal Kaynakların Kullanımının Farklı Olmasının Çevresel Sonuçları

'Sosyal Konular' forumunda HazaN tarafından 19 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu


  1. Su, bir doğal kaynaktır Göller ise doğal yollarla oluşmuş yeryüzündeki su depolarıdır Kazakistan ile Özbekistan arasında yer alan Aral Gölü 1960'lı yıllarda dünyanın dördüncü büyük gölüyken 2000'li yıllarda büyük bir hızla çöle dönmüştürAral Gölü'nü besleyen iki önemli akarsu olan Amuderya ile Siriderya'nın suları üzerinde yapılan barajlar, yanlış sulama teknikleri ve aşırı su çekilmesi sonucunda, Aral Gölü'ne ulaşmadan tükenmeye başlamıştır Önemli su kaynakları tarafından yeterince beslenemeyen Aral Gölü, aşırı sıcakların da etkisiyle yaşanan yoğun buharlaşma yüzünden hızla kurumaya başlamıştır Ayrıca suların azalmaya başladığı dönemde sulu tarımın yapıldığı bölgelerde kimyasal ilaçlar aşırı kullanılmıştır Bu yüzden sular kirlenmiş, göldeki su seviyesi düşerek ortaya zehirli bir çöl çıkmıştır

    Yanlış doğal kaynak kullanımıyla Aral Gölü'nde meydana gelen olumsuzluklar:

    *Son 30 yıl içinde Aral Gölü alanının %40'ı, hacminin ise %75'i kayboldu

    *Rüzgâr erozyonunun etkisiyle göl çevresinde binlerce kilometre kare genişliğinde zehirli bir çöl meydana geldi

    *Tuzlanma sonucu tarım alanları kullanılamaz hâle geldi

    *Bölgede kış mevsimi eskiye göre daha erken başladı, daha sert geçti

    *Liman ve tersanelerin bulunduğu yerler günümüzde gemi mezarlığı hâline geldi

    1- Taş Ocaklarının Çevreye Etkileri oğal çevre ile olumsuz etkileşimi olan ve mekânsal etkilerinin en aza indirildiği doğal kaynak kullanımları, çevresel sonuçları açısından problemsiz uygulamalardırTaş ocağı, taş çıkartmak için yer kabuğunun yüzeyinde açılan ocaktır

    Etkileri : Taş ocaklarının faaliyeti sonucu oluşan tozlar, insanlar ve bitkiler üzerinde olumsuz etki yapar Bu hava kirleticiler, bitki örtüsünün ve ekili alanların zarar görmesine neden olur Taş ocaklarından çevreye verilen atık maddeler; çevredeki bitki örtüsüne, toprak yapısına, havaya, suya, tarım alanlarına ve canlı habitatlarına zarar verir

    Bazı ülkelerde taş ocaklarının çeşitli patlayıcılar kullanılarak işletilmesi; doğal çevre üzerinde bozucu, yıkıcı, tahrip edici, insan yaşamı üzerine çok çeşitli olumsuz etkilere hatta yaralanma ve kazalara neden olmaktadır

    Bazı ülkelerde ise taş ocaklarında kesme yöntemlerinin kullanılarak taş üretimi yapılması hâlinde patlatma ile doğal çevreye verilen zararlar önlenmekte, daha randımanlı üretim yapılmaktadır Bu işletim yöntemiyle olumsuz anlamdaki mekânsal etkileri en aza

    indirilmektedir Ses, gürültü ve hava kirliliği sorunları azalmakta, yüzey ve yer altı drenaj problemleri kontrol edilebilmektedir

    Dünya ormanlarının yaklaşık %55'i gelişmekte olan ülkelerde geri kalanı da gelişmiş ülkelerde yer almaktadır Dünya ormanları içinde önemli bir yere sahip olan tropikal yağmur ormanları 1950'lere kadar yeryüzünün %15'ini kaplıyordu Günümüzde yağmur ormanları dünyanın %6'sını kaplamaktadır Buna karşın yeryüzündeki hayvan ve bitki çeşitlerinin yarısından fazlası buralarda yaşamaktadır Bu ormanlar dünyadaki oksijenin %40'ını sağlar Ancak yeryüzündeki yağmur ormanları büyük bir hızla tahrip edilmektedir

    Afrika Kıtası'ndaki Zaire Havzası Ormanlarının (Guyana, Surinam, Gabon, Kongo ve Zaire) çoğu henüz tehdit altında değildir Buna karşılık Filipinler, Tayland, Malay Yarımadası, Vietnam, Bangladeş, Avustralya, Endonezya, Orta ve Güney Amerika, Madagaskar ile Batı Afrika'daki ormanlar çok büyük bir hızla tüketilmektedirler

    Ekvatoral yağmur ormanları kuşağı, bulunduğu ülkeler için önemli bir zenginlik kaynağıdır Bu kuşakta yer alan ülkeler ekonomideki açıklarını yağmur ormanlarından elde ettikleri gelirler ile kapatmaya çalışmaktadırTropikal orman kaybının nedenlerinden bazıları Latin Amerika'da yeni yerleşme yerleri ve tarla açmak, Afrika ve Asya'da ise kereste ve yakacak odun elde etmekten kaynaklanmaktadır Orta Amerika'nın küçük adalarında turizm amaçlı yapılan inşaatlar nedeniyle orman örtüsü azaltılmıştırKosta Rika'nın yağmur ormanları muz tarlaları hâline dönüştürülmek için tahrip edilmiştir Dünyanın en büyük odun hamuru ihracatçısı Endonezya'da odun hamuru temin etmek ve tarımsal amaçlı orman açmak yüzünden tropikal ormanların büyük bir kısmı ortadan kaldırılmıştır Ayrıca Endonezya Adalarının yağmur ormanları Japonya'nın kereste ihtiyacını karşılamak için gittikçe tüketilmektedir

    Azalmanın hızını vurgulamak için dünyada her saniyede bir futbol sahasından daha büyük bir alanı kaplayan ormanların ortadan kalktığını söylemek yeterli olacaktır

    3-Yağmur Ormanlarının Tahribatı Üzerinde Etkili Olan Faktörler

    *Kara yolu inşaatları amaçlı orman tahripleri

    *Et üretimi için büyük otlakların oluşturulmasıyla meydana gelen orman tahripleri

    *Kereste üretmek için ağaç kesimi amaçlı orman tahripleri

    *Altın, kalay, demir, alüminyum cevheri gibi kaynakların işletilmesi sırasında meydana gelen orman tahripleri

    *Hidroelektrik santral inşaatlarının neden olduğu orman tahripleri

    *Hızla gelişen turizm endüstrisinin neden olduğu orman tahripleri

    4-Yağmur Ormanlarının Tahrip Olması Sonucu Ortaya Çıkan Problemler

    *Küresel ısınma ve iklim değişiklikleri

    *Biyotik türlerin yok olması

    *Erozyonun artması

    *Kuraklık

    *Tarımsal verimsizlik

    *Sel ve taşkınların sıklık ve şiddetinin artması

    *Yerel halkın sosyal, kültürel ve ekonomik zarar görmesi

    5-Yer Altı Suyunun Kullanılmasının Çevresel Sonuçları

    Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar yer altı suları çeşitli amaçlar için kullanmaktadır Bunun uzun vadede iki önemli sonucu ortaya çıkar: Birincisi su tablası seviyesinin azalması, ikincisi ise kıyı kesimlerinde tatlı suyun tuzlu suyla yer değiştirmesidir Yer altı sularının kullanımının çevresel sonuçları arasında yerin çökmesi ve toprağın tuzlanması da yer alır

    Yurdumuzdaki Konya Havzası'nda da yağışların azalması, sıcaklık ve bilinçsizce su tüketimi sonucunda büyük bir çevre felaketiyle karşılaşılmaktadır Havza içinde yer alan göller ve akarsuların kurumasıyla yer altı suları giderek azalmaktadır Yer altı su seviyesinin düşmesi sonucu Tuz Gölü'nden ovaya doğru su girişi olacak ve bunun sonucunda tarım alanlarında çoraklaşma yaşanacaktır Ayrıca yer altı sularının aşırı çekilmesi burada obruk oluşumunu hızlandırarak Türkiye'nin en büyük ovasını delik deşik hâle getirecektir

    Yer altı suyu kullanımındaki mekânsal etkiler, ülkelerin aldığı tedbirlere göre değişiklik göstermektedir

    Dünyanın önemli şehirlerinden biri olan Mexico City, kurumuş göl tabanı üzerine kurulmuştur Bu şehir, 1940-1985 yılları arasında yedi metreden fazla çökmüş ,günümüzde de yılda 5 ile 40 cm arası çökmeye devam etmektedir Bunun en önemli nedeni kurulduğu yapısal alanın özelliği ve yer altı sularının yüzlerce kuyudan aşırı derecede çekilmesidir

    İsrail'in Telaviv şehrinde yer altı suyu seviyesinin azalmasıyla 60 km2 kadar bir alanda su seviyesinin deniz seviyesi altına inmesi ve deniz suyunun yer altı suyuna karışması ciddi bir sorun oluşturmuştu1960'ların ortalarında havzalar arası su transferi ile 8 km uzunluğunda bir dizi kuyuya tatlı su enjekte edilerek kıyı boyunca tatlı su bariyeri oluşturulması, aşırı çekimle boşalan akiferin dolmasına yardımcı oldu 1969'da durum normale döndü Aynı sorun kıyı boyunca uzanan kuyularda yeniden ortaya çıkınca birkaç yıl içinde kıyılardaki kuyuların % 20'sini kapatma kararı alındı Böylece çok önemli bir sorun önlenmiş oldu