Diyet ve Egzersiz

'Sağlıklı Beslenme ve Diyet' forumunda Mavi_Kentli tarafından 4 Aralık 2008 tarihinde açılan konu


  1. Beslenme Yetersizliği Hastalıkları

    KANSIZLIK (Demir yetersizliği) Demir yetersizliğine bağlı :

    Besinlerle vücuda alınan demir mineralinin yetersiz alımına bağlı olarak kanda demirin (hemoglobinin) düşük olmasıdır. Kimlerde sık görülür?

    -Doğurganlık çağındaki kadınlarda

    -Bebek ve çocuklarda Neden Görülür?

    -Beslenmede demir mineralinin yetersiz alınması:

    Demir yönünden zengin besinlerin tüketilmemesi sonucu oluşur.

    -Demirin vücutta iyi kullanılmaması:Bitkisel kaynaklı besinlerde bulunan demirin vücutta kullanımı daha düşüktür. Bu nedenle C vitamini kaynağı besinlerle (Turunçgiller, yeşil yapraklı sebzeler, domates vb.) birlikte tüketilmelidir.

    -Demir ihtiyacının artması

    -Kan kaybı (kanama, parazitler vb.)


    Belirtileri Nelerdir?

    -Yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi

    -Nefes almada güçlük

    -Bulanık görme, uykusuzluk, titreme, iştahsızlık

    -Deride, göz kapaklarının iç kısmında, avuçta solukluk

    -Çarpıntı -Bacaklarda ödem (parmakla basınca iz kalır)

    -Kaşık tırnak

    -Toprak yeme Oluşan Sağlık Sorunları


    Bebek ve Çocuklarda

    -büyüme etkilenir

    -okul başarısı azalır

    -fiziksel aktivite azalır hastalıklar sık görülür


    Gebelerde

    -anne ölümlerine neden olur

    -bebek ölümleri artar

    -düşük doğum ağırlıklı bebek doğar

    -hastalıklar sık görülür


    Yetişkinlerde

    -işgücü azalır, yorgunluk görülür

    -hastalıklar sık görülür


    Önlenmesi

    -Demir yönünden zengin kaynakların tüketilmesi gerekir. Et, tavuk, balık, karaciğer, yumurta, kurubaklagiller, tahıllar, yeşil yapraklı sebzeler, pekmez, tahin demir içerir.

    -Kurubaklagil ve tahıl yemekleri C vitamini ile birlikte tüketilmelidir.

    -C vitamini yönünden zengin turunçgiller, yeşil yapraklı sebzeler, karnabahar, lahana, patates, domates, yeşil biber gibi besinler her öğün yemeklerle birlikte tüketilmelidir.

    -Kansız olan gebelerin demir ilaçları kullanması önerilir.

    -Demirin vücutta kullanımını engelleyen çay ve kahve yemeklerle birlikte tüketilmemelidir. Öğün aralarında, açık ve limonla birlikte tüketilmesi uygundur.

    -Ekmek, diğer unlu besinler (börek ve çörekler) mayalandırılarak tüketilmelidir.

    -Kişisel temizlik kurallarına uyulmalıdır.


    İYOT YETERSİZLİĞİ HASTALIKLARI


    İyot nedir?

    İyot yaşam için büyük önem taşıyan bir mineraldir. Tiroid hormonlarının yapımını sağlar. İyot vücuda yeterli iyot içeren toprakta yetişen besinler, su ve deniz ürünlerinden sağlanır. İyot neden önemlidir?

    -Normal büyüme ve gelişme

    -Beyin ve sinir sisteminin normal çalışması

    -Vücut ısısı ve enerjisinin düzenlenmesi için tiroid hormonlarının yapımı için gereklidir. Tiroid hormonu Tiroid hormonu, boyunda tiroid bezinde yapılır. İyot vücuda yeterli alınmazsa tiroid bezi çok çalışır ve büyür. Bu duruma guatr denir. Oluşan sağlık sorunları


    Bebek ve Çocuklarda

    -Büyüme geriliği

    -Zeka geriliği

    -Cücelik görülür


    Gebelerde

    -Düşük ve ölü doğum görülür.

    *Guatr her yaşta görülebilir. İyot yetersizliğine bağlı hastalık sorunları İYOTLU TUZ kullanmakla önlenir. İyotlu tuz kullanımı

    -Zeka geriliğini önler.

    -Guatrı tedavi edemez, guatr oluşmasını ve ilerlemesini önler.

    -İyotlu tuz serin, kuru ve güneş görmeyen yerde saklanmalıdır. PROTEİN – ENERJİ YETERSİZLİĞİ Neden görülür? Büyüme ve gelişme için gerekli olan enerji protein, karbonhidrat, vitamin ve minerallerin yeterince alınmamasına bağlı olarak gelişen bir hastalıktır. Oluşan sağlık sorunları

    -Çocuk ölümlerinin başlıca nedenidir.

    -Ateşli hastalıklar sık görülür.

    -İshal oluşur. İştah azalır, az besin tüketilir. Bu durum hastalıkların ağır seyretmesine neden olur.

    -Büyüme ve gelişmeyi önler, çocuğun boyu kısa kalır, ağırlığı yaşına göre düşüktür.

    -Tedavi edilemezse zeka gelişimi bozulur.


    Önlenmesi

    -Anne sütü 4-6 ay tek başına verilmelidir.

    -Büyüme izlenmeli, doğru ek besinlere zamanında başlanmalıdır.

    -Çocuk hastalıklardan korunmalı, aşıları düzenli yapılmalıdır.

    -Temizlik kurallarına uyulmalıdır.

    RAŞİTİZM (kemik hastalığı) Raşitizm:

    Vitamin D yetersizliği sonucu görülen bir hastalıktır. D vitamini yeterince vücuda alınmadığından kemikleşme bozulur ve kalsiyumdan yeterince yararlanılamaz.


    Kimlerde sık görülür?

    Bebek ve çocuklarda Neden Görülür?

    -Çocuğun yeterli D vitamini alamaması

    -Çocuğun güneşe çıkarılmaması

    -Annenin güneşten yararlanmaması

    Annenin gebelik döneminde yetersiz beslenmesi Belirtileri Nelerdir?

    -Doğumda bebekte kasılma

    -Huzursuzluk

    -Baş terlemesi, başın sürekli sağa ve sola çevrilmesi

    -Kabızlık

    -El-bilek genişliği (ağrısız ve 6 aydan sonra)

    -Kaburgalarda yuvarlak çıkıntılar (tesbih tanesi gibi)

    -Bıngıldakların kapanmaması (18 aydan sonra)

    -Kafa kemiklerinde yumuşama ve eğrilme (baş alın ve yanlarında çıkıntı)

    -Geç oturma ve yürüme

    -Bacaklarda eğrilik

    -Göğüs kemiklerinde bozukluk (göğüs içe veya öne doğru çıkar)

    -Kamburluk, bel kemiğinde eğrilik Raşitizmin Önlenmesi

    -Çocuğun her gün kalsiyum içeren besinler tüketilmesi sağlanmalıdır. Kalsiyumun en iyi kaynağı süt ve ürünleridir (yoğurt, peynir, çökelek vb).Pekmez de iyi bir kalsiyum kaynağıdır.

    -Çocuk her gün güneşe çıkarılmalıdır. D vitamininin en iyi kaynağı güneştir. Besinlerde D vitamini yeterli miktarda bulunmaz.

    -Güneşlenme cam arkasından olmamalıdır.

    -Güneşin az olduğu sonbahar ve kış aylarında yeni doğan bebeğe ek D vitamini, ihtiyacı kadar verilmelidir. AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI

    -Sağlıklı beslenmemiz için gereklidir.

    -Güzel görünmek ve güzel konuşmak için gereklidir.


    Diş Çürükleri Nasıl Oluşur?

    -Dişler iyi temizlenmez ise üzerlerinde besin artıkları ve mikroplar birikir.

    -Mikroplar besin artıklarını ve şekerleri kullanıp, dişleri eriten asit oluştururlar.

    -Mikropların oluşturduğu asitler ile dişlerde çürük oluşur.


    Diş çürükleri ve diş eti hastalıkları nasıl önlenir?

    -Yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat edilmelidir. Süt ve ürünlerinin tüketimi yeterli olmalıdır.

    -Şeker, yemek aralarında değil yemekle birlikte az tüketilmelidir. Fazla şeker ve şekerli besinlerin tüketiminden sakınılmalıdır.

    -Anne sütü 4-6 ay süre ile tek başına verilmelidir.

    -Dişler düzenli olarak florlu diş macunları ile fırçalanmalıdır.

    -Çocuklarda flor uygulaması yapılabilir.

    -Posa içeren besinler (elma, havuç vb ) tüketilmeli ve besinler iyi çiğnenmelidir.

    -Şeker içermeyen cikletlerin yemek sonrası çiğnenmesinin olumlu etkileri vardır.

    -Dişler belirli sıklıkla kontrol ettirilmelidir.

    -Yemek sonrası dişler fırçalanarak temizlenmelidir.


    OSTEOPOROZ Osteoporoz:

    Kemiklerden kalsiyum kaybının artması sonucunda kemiklerin kolaylıkla kırılabilir hale gelmesidir. Kemiklerin mineral içeriği ve yoğunluğu azalır.


    Kimlerde Sık Görülür?

    -Menapoza girmiş kadınlarda

    Yaşlılarda

    -Fiziksel aktivitesi az olan kişilerde

    -Yatağa bağımlı hastalarda


    Belirtileri Nelerdir?

    -Bel kemiğinde ve bacaklarda eğrilikler

    -Kolaylıkla oluşan kemik kırıkları. Kırıklar sıklıkla kalça kemiğinde, el bileğinde ve bel kemiğinde görülür.


    Öneriler

    -Çocukluk çağında kalsiyumdan zengin besinlerin tüketilmesi ve spor yapması yetişkinlik çağında osteoporozdan korunmayı sağlar.

    -Güneş ışınlarından uygun şekilde ve düzenli olarak yararlanılmalıdır.

    -Aşırı tuz ve tuzlu besinler tüketilmemelidir, sofrada tuz kullanılmamalıdır.

    -Aşırı yağlı ve şekerli besinler tüketilmemelidir.

    -Sigara ve alkolden sakınılmalıdır.

    -Fiziksel aktivite arttırılmalıdır. Haftada en az 2-3 kez 45 dakika yürünmelidir.

    -Süt ve ürünleri her gün en az 2 porsiyon tüketilmelidir.(İki su bardağı süt veya yoğurt, 2 kibrit kutusu peynir bir porsiyondur.)

    -Menapoz döneminde beden kitle indeksinin (ağırlık/boy m2) 26-27 arasında olması osteoporoza karşı koruyucudur. Aşırı zayıflıktan kaçınılmalıdır. Kalsiyumun en iyi kaynağı: Süt ve süt ürünleridir. Yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller, pekmez de kalsiyumdan zengin kaynaklardır
     



  2. Bitkilerle Diyet


    Şişmanlık; alınan kalori miktarının,yakılan kaloriden daha fazla olması sonucu ortaya çıkan bir metabolizma bozukluğudur. Tıp dilinde "obesite" denilen şişmanlık:

    * ihtiyaçtan fazla besin almak

    * yeterince hareket etmemek

    * tiroid veya diğer bezlerin çalışmasında görülen yetersizlikler,

    * böbrek veya kalp hastalıkları

    * ruhsal yapı

    * soyaçekim'den, kaynaklanır.


    Bilhassa,sırt,kol,bacakların üst kısımları,kalçalar ve karın bölgesinde aşırı derecede yağ birikir. Yüz ovalleşir; hareket etme kabiliyeti azalır. Dolaşım sisteminde de bozukluklar görülür.


    İstatistiklere göre; şişmanların daha çabuk yaşlandıkları, şeker hastalığı, damar sertliği, kalp hastalıkları, karaciğer ve safrakesesi hastalıkları, tansiyon yüksekliği, akciğer hastalıkları, romatizmal hastalıklar ruhî veya sinirsel hastalıkların tehdidi altında bulundukları belirtilmektedir. Bu nedenle , şişmanlıktan kurtulmak için diyet ve beden hareketleri yapmak gerekir. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de uygulanabilir:



    Reçete1:
    Malzeme:limon,greyfurt,bal,su
    Hazırlanışı:3 tane limon ile 2 tane greyfurt,kabukları soyulmadan inci ince kesilir. üzerine, 4 su bardağı su konulur.15 dakika kaynattıktan sonra 3 çorba kaşığı süzme bal ilave edilir.15 dakika daha kaynatıldıktan sonra porselen bir kaba süzülür.sabah akşam , birer su bardağı içilir.


    Reçete2:
    Malzeme:limon,şeker,su
    Hazırlanışı:1 çay bardağı yeni sıkılmış limon suyuna 1 çorba kaşığı su ile 1 kahve kaşığı toz şeker konur.karıştırıldıktan sonra içilir.


    Reçete3:
    Malzemeapatya,limon,su
    Hazırlanışı bardak kaynak suya,1 çorba kaşığı ufalanmış paptya ve kabukları soyulmadan doğranmış 1 limon konur.6 saat bekletildikten sonra süzülür.saat 10:00,15:00 'de birer çay bardağı içilir.


    Reçete4:
    Malzemekuyruğu(tilkikuyruğu,zemberekotu),su
    Hazırlanışı su bardağı kaynak suya 20 gram (1 çorba kaşığı) ufalanmış atkuyruğu konur. yarım saat bekletildikten sonra ince ve temiz bir tülbentten süzülür. saat 10:00,15:00 ve 21:00'de birer çay bardağı içilir.


    Reçete5:
    Malzeme:kiraz çöpü, su
    Hazırlanışı:6 bardak suya 1 çay bardağı dolusu kiraz çöpü konur.12 saat bekletilir. sonra 15 dakika kaynatılır ve yarım saat bekletilir.süzüldükten sonra saat 10:00,15:00 ve 21:00'de birer çay bardağı içilir.


    Reçete6:
    Malzeme:biberiye(rosmarinus officinalis),su
    Hazırlanışı su bardağı saf sirkeye 1 avuç biberiye konur.10 gün bekletildikten sonra ince ve temiz bir tülbentten süzülür.sabah akşam birer çay bardağı içilir.


    Reçete7:
    Malzeme:kanavcıotu(adonis vernalis),su
    Hazırlanışı:1 su bardağı sıcak suya 1 tatlı kaşığı ufalanmış kanavcıotu konur.20 dakika bekletildikten sonra süzülür. günde 3 kere birer çorba kaşığı içilir.


    Reçete8:
    Malzeme:kereviz,domates,havuç,su
    Hazırlanışı bardak suya 2 tane kerviz doğranır.15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. suyuna;1 su bardağı yeni sıkılmış domates suyu ile 1 su bardağı yeni sıkılmış havuç suyu konur.saat 10:00,15:00 ve 21:00'de birer çay bardağı içilir.


    Reçete9:
    Malzemeısır püskülü,su
    Hazırlanışı bardak suya 3 tutam mısır püskülü konur.15 dakik kaynatıldıktan sonra ince ve temiz bir tülbentten süzülür.günde 3 kere birer su bardağı içilir.


    Reçete10:
    Malzeme:ıspanak,mısırözü yağı,su
    Hazırlanışı:1/2 kg ıspanak iyice temizlendikten sonra 4 bardak suya konup az haşlanır. süzüldükten sonra üzerine 3 çorba kaşığı mısırözü yağı konup yenir.


    Reçete11:
    Malzemearul tohumu,su
    Hazırlanışı bardak suya 1 tatlı kaşığı marul tohumu konur.5 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür.günde 2 kere birer kahve fincanı içilir.


    Reçete12:
    Malzeme:limonsuyu,bal
    Uygulanışı:
    1 hafta boyunca her gün;1 kahve fincanı limonsuyuna 1 kahve fincanı su ve 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.
    2. hafta,her gün; 1 çay bardağı limonsuyuna 1 çay bardağı su ile 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.
    3. hafta, her gün; 1su bardağı limonsuyuna 1su bardağı su ile 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.
    4. hafta, her gün; 1 çay bardağı limonsuyuna 1 çay bardağı su ile 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.
    5. hafta, her gün; 1,5 kahve fincanı limonsuyuna 1,5 kahve fincanı su ve 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.
    6. hafta, her gün; 1 kahve fincanı limonsuyuna 1 kahve fincanı su ve 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.


    Reçete13:
    Malzeme:yoğurt, patates
    Hazırlanışı:10 gün süreyle ,sadece yoğurt ve patates yenir.


    Reçete14:
    Malzeme:sarapna(smilax),su
    Hazırlanışı:1 su bardağı sıcak suya 1 kahve kaşığı ufalanmış saparna konur.5 dakika bekletildikten sonra süzülüp içilir.


    Reçete15:
    Malzeme:aslandişi(karahindibâ),su
    Hazırlanışı bardak suya 4 çorba kaşığı ufalanmış aslandişi kökü konur.10 dakika kaynatıldıktan sonra temiz ve ince bir tülbentten süzülür. sabah akşam birer kahve fincanı içilir.


    Reçete16:
    Malzeme:enginar,akdiken(rhamnus),dulavratotu(arcti um lappa),ayrıkotu(triticum repens),su
    Hazırlanışı bardak sıcak suya 1 avuç ufalanmış enginar yaprağı ,1 avuç akdiken çiçeği, 1 avuç dulavratotu yaprağı ve ufalanmış kökü,1 avuç ayrıkotu konur.ağzı kapatıldıktan sonra 1 saat bekletilir.
    ayrı bir kapta ; 10 su bardağı su kaynatılır. daha önce hazırlanan karışım bu suyun içine süzülür.sonra temiz bir şişeye doldurulur.eritilmek istenen yerler, hergün bu suyla ovulur.


    Reçete17:
    Malzeme:deniz yosunu(moss)
    Hazırlanışı:büyükçe bir kavanozu dolduracak kadar deniz yosunu toplanır.kavanozun ağzı kapalı olduğu halde 1 hafta bekletilir.hergün, bir parça alınıp, eritilmek istenen bölgelere sürülür.


    Reçeteler uygulanırken dikkat edilmesi gereken hususlar:

    * Reçetelerde verilen miktarları aşmayınız!

    * Uygulamak üzere seçtiğiniz Reçeteyi 14 günden fazla kullanmayınız.

    * Çabuk zayıflamak için aşırışığa kaçmayınız!

    * Yavaş yavaş zayıflayınız!

    * Her gün , hiç olmazsa yarım saat yürüyünüz!

    * Bütün dertlerinizden sıyrılıp neşeli olmaya gayret ediniz!

    * Yazın, fırsat buldukça yüzün; kışın kolayınıza gelen beden hareketlerini yapın!



    Alıntıdır.
     



  3. Anorexia nevosa ve anorexia athletica

    Soru: Anorexia nevosa ve anorexia athletica nedir ve nasıl anlaşılır? (S. Angın)

    Yanıt: Anorexia nevosa olan kişiler şöyle tanımlanabilir:

    • Kişi normal yaş ve boyuna göre ideal kilosunda olmayı reddeder.

    • Normalde olması gerekenden yüzde 80 veya daha az kiloya sahiptir.

    • Kadınlarda regl durur. Erkeklerde seks hormonu azalır. Genç kızlar normal yaşta regl olmazlar.

    • Kişi düşük kilonun zararlarını göz ardı eder.

    • Kilo almaktan çok korkar.

    • Anorexia nevosa, yüzde 60 şişmanken zayıflayan insanlardan oluşur.

    • Şişman olmaktan nefret eder, etrafındaki şişmanlara kötü gözle bakar.

    • Çok zayıfken bile kendisini kilolu hissettiğini söyler. Depresyon, ürkeklik, çekingenlik, garip yeme alışkanlıkları bulunur. Yiyecekleri iyi - kötü diye sınıflandırır; bu kişilerde psikolojik bozukluklara rastlanır.


    Ve anorexia athletica:

    • Bu kişiler normalden fazla egzersiz yapar.

    • Kilo ve diyet konusunda takıntılı davranışlar gösterir.

    • İşten, okuldan, arkadaşlarından ve ailesinden zaman çalarak egzersiz yapar.

    • Egzersiz onun için eğlence değil bir hırs olmuştur.

    • Performansı her şeyden önemlidir.

    • Sportif başarılarını her zaman az bulur ve daha fazla çalışır.

    • Etrafındaki insanlara kendisi gibi ince ve zayıf olmaları konusunda bilgi verir ve onları zorlar.

    • Çevresinden alamadığı ilgiyi egzersizle sağlamaya çalışır.

    • Genellikle yalnız ve az arkadaşı olan insanlardır.

    • Egzersiz yapmasındaki amaç kilo vermenin dışında, kendi özgüvenini artırmak, egzersizi öne sürerek performansıyla kendini saygı gören bir kişi yapmaktır.


    Alıntıdır.
     



  4. Az ye, çok yaşa!


    Günlük kalori miktarını kısarak yaşam süresini uzatmak mümkün. Bilim adamları açlık çekmeden aç kalmanın yollarını arıyor.


    Opera sanatçılarının şişman olması gerektiğine inanılır. Oysa Simon Fraser Üniversitesi'nden 25 yaşındaki opera bölümü öğrencisi Jamis Gifford , o kadar zayıf ki, opera temsillerinde üzerine kostüm uydurmak neredeyse imkansız. Bir düello sahnesinde ölmesi gerektiğinde, yere usturuplu düşmeye gayret ediyor. Aksi takdirde her tarafı çürüyor ve morarıyor. ''Yeterli miktarda koruyucu yağ tabakasına sahip olmadığım için vücudum darbelere karşı çok duyarlı'' diye konuşan Gifford, 1.80 metre boyunda ve 63 kilo.


    Gifford, gerçek yaşamında ölümünü geciktirmek için rol icabı ölmesi gerektiğinde yaralanmayı göze alıyor. Bundan 6 yıl önce izlediği bir televizyon programında, su biti, solucan ve kemirgen gibi hayvanların az yedikleri zaman ömürlerinin uzadığını öğrenmiş.


    Normal olarak 40 ay yaşayan fareler, normalden yüzde 60 oranında daha az beslenirlerse yaşam süreleri 56 aya çıkabiliyor. Şu günlerde Gifford ortalama 1500 kilokalori ile idare ediyor. Bu miktar kendi boyutlarında birinin yediklerinin yüzde 50'sine eşit. Eğer bu miktarda bir gıda rejimi, fareler üzerindeki etkiyi yaratırsa, Gifford'un 150 yaşına kadar yaşaması gerekir. Bu da 1997 yılında 122 yaşında ölen Jeanne Louise Calment'in dünyanın en yaşlı kadını ünvanını yitirmesi anlamına geliyor.


    Kalori kısıtlamasının yaşamı uzattığı ilk kez 1935 yılında ortaya çıktı. Şimdi Massachusetts Institute of Technology'den Leonard Guarente ve çalışma arkadaşları, SIR2 adı verilen genin bu konuda en önemli rolü üstlendiğini kanıtlamaya çalışıyor. Maya hücrelerinin daha uzun yaşamasına neden olan bu gen kalori miktarındaki kısıntıyla yakından ilgili.


    ''Enerji ve metabolizma arasındaki bağ inanılmaz derecede karmaşık'' diye konuşan Guarente, bu konudaki araştırmalarından elde ettiği sonuçları saygın bilim dergisi ''Nature''da geçtiğimiz ay yayımladı. SIR2'nin enerji ve metabolizma arasındaki anahtar gen olması durumunda, öğün atlamadan uzun yaşamı garantilemek isteyenlerin hedef geni olmaya aday.


    SIR2'nin pek çok organizmada bir muadili olmasına karşın, kalori kısıntısının insanlarda uzun ömre yol açıp açmadığından henüz kimse emin değil. Maryland Üniversitesi'nden Barbara Hansen primatlar üzerinde yürütülen üç çalışmanın bu konuyu aydınlığa çıkartabileceğini söylüyor. Hansen'in 29 yaşındaki rhesus maymunları şimdiden benzerlerine oranla 6 yıl daha uzun yaşamış durumdalar. Bunların maksimum yaşam sürelerine göre daha uzun yaşayıp yaşamadıklarına karar verebilmek için 12 yılın daha geçmesi gerekir.


    Enerji kısıtlamasına gidilmemesine karşın bugün uzun yaşam rekoru 40 yaşındaki bir rhesus maymununa ait. 29 yaşındaki maymunlarda kan glükoz, insülin düzeyi, tansiyon, kan lipidi, kolestrol ve vücuk sıcaklığı normalin altında seyrediyor.


    Biosphere 2 adı verilen deney (Arizona çöllerinde 1.2 hektarlık bir arazi üzerine kurulu balonda, çevresinden soyutlanmış bir ortamda kurulan ekosistem) bu konuya da açıklık getirmesi bakımından önem kazanıyor. Biosphere'de yaşayan insanlar kalorisi kısıtlı yiyecekler yedikleri zaman kan lipidi, glükozu ve insülini kemirgenlerde olduğu gibi düşme eğilimi gösterdi.


    Biosphere sakinleri çevrelerinden tümüyle soyutlandıkları için ''çevresel caydırıcıların'' etkisinde kalmama şansına sahipler. Oysa normal yaşamda insanları yeme zevkinden mahrum etmek neredeyse imkansız. Pek çok insan keyifli ancak kısa yaşamı, dünyevi zevklerden arınmış uzun bir yaşama tercih edebilir. Bilim adamları kısıtlı kalorinin vücudumuzu nasıl etkilediğini ortaya çıkarttığı zaman, hem az yiyip hem de açlıkla birlikte gelen sıkıntıları çekmemek mümkün olabilecek.


    Ancak bu mekanizmayı tüm yönleri ile anlamanın zorluklarına dikkat çeken Hansen, şöyle konuşuyor:''Kalori kısıtlaması vücudumuzda çok büyük değişikliklere yol açmaktadır. Bu değişiklikler birbirine bağlı olduğu için tek tek ayıklamak çok zordur.''


    Kabul gören kuramlardan biri az yemenin serbest radikallerin yol açtığı hasarları azalttığı yönünde. Serbest radikaller, yağ ve karbonhidratların parçalanması sırasında oksijen kullanıldığı zaman ortaya çıkan zararlı bir unsur. Diğer bir kurama göre de, kalori kısıtlaması insülin sinyal yolları üzerinde çok kritik bir rol oynar. İnsülin sinyal yolları, glükozun vücut tarafından nasıl kullanacağını düzenler. San Francisco, California Üniversitesi'nden Cynthia Kenyon ve çalışma arkadaşları solucanlarda bulunan ve adına Daf-2 denilen bir genin mutasyon geçirdiği zaman solucanın ömrünü 2 hatta 3 katına çıkarttığını keşfetti.


    Daf-2'in solucanlardaki rolü ile, insanlardaki insülin reseptörünün oynadığı rol arasında bir paralellik kurulabilir. Kolori kısıtlamasına tabi tutulan hayvanların şeker veya benzeri hastalıklara yakalanma olasılığı çok düşük olduğu için, glükoz metabolizmasını düzenleyen genler ile yaşlılık genleri arasında çok yakın bir ilişki olduğu düşünülebilir.


    Wisconsin Üniversitesi'nden Richard Weindruch , açlıktan ölme derecesine vardırılan bir rejim sonucu değişime uğrayan genleri ortaya çıkartmak için çok büyük uğraş verdi. Weindruch ve arkadaşları 5 aylık ve 30 aylık farelerin kas hücrelelerindeki 6347 genin faaliyetini ölçtü. Daha yaşlı farelerdeki 58 genin faaliyetinin iki katına çıktığı görüldü. Diğer 55 gen ise bunun yarısı kadar faaldi. Genç yaşta perhize sokulan farelerde, gen faaliyetlerinde yaşlanmayla ortaya çıkan değişikliklerin ertelendiği görüldü.


    Bu da açlık rejiminin, metabolizmada gençlik özelliklerini çağrıştıran değişikliklere neden olması anlamına geliyordu. Açlık rejiminin yaşlanmayı geciktirmesi olgusunun altında çok sayıda genin yatması, kalori kısıtlaması ile aynı etkiyi yaratacak bir ilacın peşindeki ilaç şirketlerini hayal kırıklığına uğrattı. Los Angeles, California Üniversitesi'nden Roy Walford adında bir biyolog bu konuda iyimserliğini koruyor.


    ''Büyük bir olasılıkla bu çoklu değişimin altında birkaç önemli değişiklik yatmaktadır'' diye konuşan Walford, ''Metabolizma bir piramide benzer. En üstte birkaç anahtar değişiklik aşağı doğru inerken etki alanını genişletir ve yaşamı uzatır'' diyor. Walford'a göre bu üst düzey değişiklikler evrim boyunca özelliğini korumuştur.


    Bu noktada devreye Guarente ve uzun ömürlü mayası giriyor. Guarente, SIR2'nin diğer genleri nasıl ''susturduğunu'' incelerken bu üst düzey değişikliklere rastlamış oalbileceğini belirtiyor. Bu susturma işlemini incelerken, DNA'nın hücrenin çekirdeğinde nasıl depolandığıni bilmek gerekiyor. Kromozomlarımızı oluşturan DNA'ların uzun kolları, ortalıklarda sallanıp durmaz; bir makaraya sarılı pamuk ipliği gibi, histon denilen protein disklerine sarılı olarak bulunur.


    Bu diskler DNA iplikleri boyunca gevşek bir şekilde yer alır, ya da sıkışık bir şekilde dizilmiştir. Kromatin (sarılı haldeki DNA) birbirine sıkıca bağlı ise genler dış etmenlerden etkilenmez, çünkü gen faaliyetini kontrol eden proteinler DNA'nın yakınına bile sokulamaz.


    SIR2'nin genleri nasıl susturduğu hala gizini korumakla birlikte bilim adamları bu konuda birkaç kuram oluşturmuş. ''Histon kuyrukları'' DNA'nın sarılı olduğu disklerden dışarı çıkan uçlarıdır. Gevşek olarak dizilmiş bir kromatinde, çok sayıda asetil gurubu bu kuyruklara bağlanır. Oysa sıkıca dizili kromatin üzerine daha az sayıda asetil yapışır. Bundan da şu sonuç çıkar: Asetil guruplarını ortadan kaldırmak kromatini bir şekilde sıkılaştırmak anlamına gelmektedir. Bu sonuca ulaşmak için pozitif yüklü kuyrukların negatif yüklü DNA'lara yapışması sağlanır.


    Susturulan genler


    1996 yılında keşfedilen bir enzim, asetil guruplarını yok etme kuramını destekler nitelikte. Bu enzimler asetil guruplarını histonlara ekler veya çıkartır. Bazı araştırmacılar SIR2 proteinlerinin asetil guruplarını yok ettiğini iddia etse de, birbiri ardına yapılan deneyler bu sonucu desteklemedi. Geçen yıl Pittsburg Üniversitesi'nden Roy Frye ve Harvard Tıp Fakültesi'nden Danesh Moazed, SIR2'nin genleri asetil guruplarını ortadan kaldırarak değil, ADP-riboz denilen kimyasallara bağlanarak susturduğunu ileri sürdü. Vücutta ADP-riboz, NAD 'ın (metabolizmada önemli bir rol oynayan molekül) parçalanmasıyla oluşur. NAD oksidasyon sağlayıcı bir unsurdur ve glükoz parçalandığında ortaya çıkan enerji bakımından zengin elektronları tuzağa düşürür ve enerjiyi hücrenin kullanabileceği şekle dönüştürür.


    Mutasyon geçirmiş maya üzerinde yapılan ileri deneyler, genlerin susturulmasında, asetillerin ortadan kaldırılması işleminin çok önemli olduğunu gösterdi. Guarente'ye göre SIR2 ve NAD'ın birlikte hareket ederek yarı açlık (veya yarı tokluğun) ile uzun yaşam arasındaki doğrudan ilişkiyi kurmuş olabileceği olasılığı çok yüksek. Guarente, ''Açıkça, enerji, SIR2 ve yaşlanma arasında çok sıkı bir ilişki olduğu görülüyor'' diyor.


    Ne var ki Guarente, az yiyip genç kalma olgusunu açıklarken genlerin susturulması kuramına çok fazla güvenilmesini doğru bulmuyor. Öncelikle maya, ve diğer hayvanların yaşlanma süreci birbirinden farklı bir yol izliyor. Ayrıca SIR2'nin gen susturma özelliği mayada işe yararken, memelilerde etkili olmayabilir.


    Tüm bu çalışmalar SIR2'nin, kalori kısıntısı ile yaşlanma arasındaki ilişkiyi açıklamakta ne denli önemli bir etmen olduğunu ortaya çıkartmayı hedefliyor. Bu arada İngiltere'de Gifford ve Phil Harris gibi kişiler, bilimsel çalışmaların sonuçlanmasını beklemeden açlığa talim etmeyi uygun bulmuşlar. Harris şöyle düşünüyor:''Biraz üşümek, biraz açlık hissetmek uzun bir gelecek için küçük bir bedel. Uzun yaşamak için daha zor koşullara bile razıyım.''


    Alıntıdır.
     



  5. Amerikan 3 gun diyeti

    Son zamanlarda özellikle Amerika'da oldukça sık uygulanan ve haftada 4,5 kg verdirdiği iddia edilen bir diyet : 3 günlük diyet.

    Bu diyette her gün 3 öğün yemek yiyorsunuz, hiçbir ilaç kullanmıyorsunuz, düzenli yemek yeme alışkanlığı kazanıyorsunuz, daha fazla sebze ve meyve yeme alışkanlığı kazanıyorsunuz ve en şaşırtıcısı da bir haftada 4-4,5 kilo vermenin ve belinizin incelmesinin verdiği heyecanı yaşıyorsunuz.


    Haftanın 3 günü bu diyeti uygulayıp diğer günler normal beslenmenize dönebiliyorsunuz.


    Diyete başlamadan önce genel sağlık durumunuzun diyet uygulamaya elverişli olup olmadığı konusunda bir doktora danışmanızı öneririz.


    Talimatlar:

    - Sadece su, soda veya şekersiz içecekler için. Şeker gerektiren içeceklerde sadece diyet şeker kullanın.

    - Aşağıda vereceğimiz diyet planını aynen uygulamaya çalışın. Eğer verilen yiyecek maddelerini bulamazsanız veya herhangi birini beğenmiyorsanız, aynı gruptan ve aynı kalori değerindeki bir başka yiyecekle değiştirebilirsiniz. Bunun için Besin Piramidi sayfamızdaki besin tabloları size yardımcı olacaktır. Sonuçta bu diyette bir kalori diyetidir.

    - Yiyeceklere tuz, biber, limon, sirke , soya sosu vs. ekleyebilirsiniz.


    İşte size 3 günlük diyet planınız:

    1.GÜN

    SABAH KAHVALTISI

    Çay veya Kahve
    Yarım greyfurt veya greyfurt suyu
    1 servis kaşığı fıstık ezmesi sürülmüş
    1 dilim kızarmış ekmek

    ÖĞLE YEMEĞİ

    Yarım kase ton balığı
    Bir dilim ekmek
    Çay veya kahve

    AKŞAM YEMEĞİ

    100 gr kadar et
    1 kase taze fasulye
    1 kase havuç rendesi ve 1 elma
    1 kase sade dondurma



    2.GÜN

    SABAH KAHVALTISI

    Çay veya kahve
    1 yumurta
    1 dilim kızarmış ekmek ve yarım muz

    ÖĞLE YEMEĞİ

    1 kase eritme peyniri veya ton balığı
    8 adet tuzlu kraker
    Çay veya kahve

    AKŞAM YEMEĞİ

    2 parça dana eti
    1 kase brokoli veya lahana
    Yarım kase havuç ve yarım muz
    Yarım kase sade dondurma


    3.GÜN

    SABAH KAHVALTISI

    Çay veya kahve
    5 adet tuzlu kraker
    30 gr çedar peyniri ve 1 elma


    ÖĞLE YEMEĞİ

    1 haşlanmış yumurta
    1 dilim kızarmış ekmek
    Çay veya kahve

    AKŞAM YEMEĞİ

    1 kase ton balığı + 1 kase havuç
    1 kase karnabahar + 1 kase kavun
    Yarım kase sade dondurma


    Not: Yukarıdaki diyet planı hızlı zayıflamak amacı ile oluşturulmuştur. Amerika da uygulandığı şekli ile verilmiştir. Bu programın uzun süreli uygulanması tarafımızdan önerilmemektedir.


    Alıntıdır.
     



  6. Düşük kalorili beslenin!


    Düşük kolesterollü bir diyet uygulanması gerekiyorsa besin seçimlerine çok dikkat edilmelidir. Yemeklerde tereyağı, katı margarin gibi doymuş yağlardan yüksek yağlar yerine zeytinyağı ve diğer bitkisel sıvı yağların kullanılması iyi huylu kolesterolün (HDL) yükselmesinde, kötü huylu kolesterolün (LDL) ise düşmesinde etkilidir. Günlük diyetin yağdan gelen oranının düşük olması için yemekler ve salatalar az yağlı tüketilmeli, bunun dışında yağ tüketilmemeli, yüksek yağlı, mayonezli salata soslarından kaçınılmalıdır. Kilo problemi olmayanlar ara öğünlerinden birinde 4-5 adet fındık veya 1-2 adet ceviz tüketebilirler.


    Günlük protein ihtiyacı balık, tavuk, hindi gibi beyaz etlerden karşılanmalı, ancak bunlar ızgara, haşlama veya sebzelerle birlikte pişirilerek tüketilmelidir. Protein ihtiyacını karşılamak için kurubaklagil yemekleri de iyi bir seçimdir. Etin yağlı kısımları, sakatatlar, etten yapılan ürünler (sucuk, salam, sosis, kavurma gibi), kızartılmış etler, kanatlı hayvanların derileri yüksek oranda doymuş yağ ve kolesterol içerdiği için tüketilmemelidir.


    Yüksek posalı besinler kolesterolün düşmesine yardımcıdır. Kepekli, tam buğday, çavdar, yulaf gibi ayrıştırılmamış unlardan yapılan ekmekler tercih edilmelidir. Bulgur pilavı pirinç pilavına göre daha çok posa ve B vitaminleri içerir. Pilav, makarna, çorba, börek gibi yiyeceklerin bitkisel sıvı yağlarla yapılmış olanları tüketilmelidir. Katı yağlarla yapılan hamur işleri, bisküviler, krakerler tüketilmemelidir.


    Süt ve süt ürünlerinde yağı ayrılmış olanları tercih etmek hem günlük diyetinizin kolesterol oranını, hem de yağ oranını azaltacaktır. Yağlı peynirler, kremalı ve çikolata ve tereyağı eklenmiş tatlılardan kaçınmak önemlidir.
    Günümüzde toplumun büyük kesimi çalıştığı için günde en az bir öğününü dışarda tüketmektedir.


    Ev dışında beslenildiğinde de düşük kolesterollü ve az yağlı seçimler yapılabilir:
    Bir porsiyonu geçmemek kaydıyla ızgara tavuk, balık veya hindi eti, zeytinyağlı dolma, sarma ve sebze yemekleri ile kurubaklagil yemekleri, sebzeli hazırlanmış ve katı yağ eklenmemiş hamur işleri (sebzeli makarna, sebzeli börek gibi), krema ve tereyeğı eklenmemiş çorbalar, aşure, kabak talısı, ayva tatlısı veya sütlü tatlılar. Meze olarak mayonez eklenmemiş yoğurtlu sebze salataları, kısır, mercimekli köfte, patlıcan salatası, humus tüketilebilir.
    Çerezlerden leblebi tercih edilebilir.


    YENMEMESİ GEREKENLER

    Düşük kolesterollü diyet yaparken kesinlikle yenmemesi gereken besinler:

    Tereyağı, margarin, kaymak, kuyruk yağı, iç yağı

    Kızartılmış, kavrulmuş besinler

    Yağlı et, sakatat, sucuk, salam, sosis, pastırma

    Yağlı peynirler

    Alkollü içecekler

    Çikolata, bisküvi, cips, şekerlemeler




    KOLESTEROLÜNÜZÜ KONTROL ALTINA ALMAK İÇİN

    Kepekli gidalar tüketin.

    Az yağli süt, yoğurt ve peynirleri tercih edin.

    Posa içeriği yüksek olan sebzeler, meyveler, kurubaklagilleri hergün tüketin.

    Düzenli fiziksel aktivite yapın.
     



  7. Huysuz ve karamsarlara kısa egzersiz önerisi



    Haftada bir kez 10 dakikalık egzersizin, insanlarda huysuzluk ve karamsarlığa iyi geldiği bildirildi.


    Health Psychology adlı bilimsel dergide yer alan, ABD'deki Kuzey Arizona Üniversitesi'nde yapılan araştırmalarda, üniversitenin kız öğrencileri denek olarak kullanıldı.


    Uzmanlar, araştırma sonucunun, huysuz ve karamsar kişilere egzersizin ilaç olarak önerilmesini gündeme getirdiğini söylediler.


    Üniversite, 14 kız öğrenciye 4 hafta boyunca haftada bir gün 10-20 ve 30 dakikalık sürelerle bisikletle egzersiz yaptıran araştırmacılar,
    pedalın hızlı ve yavaş çevrilmesi sırasında, deneklerin kalp atışlarını kontrol ettiler.


    Deneklere araştırma öncesinde ve sonrasında huysuzlukla ilgili bir test uygulayan uzmanlar, 4 hafta sonunda deneklerde huysuzluk ve
    karamsarlığın azaldığını belirlediler.


    Araştırmacılar, haftada bir gün, kısa bir müddet yapılan egzersizin bile, enerjiyi ve gücü artırdığını, yorgunluk ve bitkinliği azalttığını kaydettiler.


    Egzersizin insana güç gösterisi hissini verdiği ve psikolojik olarak insana güç kazandırdığı düşünülüyor.


    Amerikan Hastalıkları Kontrol ve Önleme Kuruluşu, herkese günde 30 dakika egzersiz yapmayı salık veriyor. Egzersizin, kalp ve akciğer
    sağlığı üzerinde olumlu etkisi olduğuna dikkat çeken uzmanlar, egzersizin vücudun tüm organlarını olumlu etkilediğini belirttiler.
     



  8. PATATES DİYETİ



    Bu hazırladığımız patesi diyeti sadece iyi görünmenizi değil, kendinizi daha iyi hissetmenizi de sağlayacak. Patatesin vücudu yağlardan arındırıcı etkisiyle, cildiniz pürüzsüzleşip gerginleşecek. Daha rahat uyuyarak kendinizi daha zinde hissedeceksiniz. Uygula süresi 2 hafta olan bu diyette, olası kilo kaybı 2 kilo


    Pazartesi

    Sabah : Kahve yada çay, 25 gr. kepek ekmek, diyet margarin, domates, yeşil biber

    10.00 : 150 gr. mevsim meyvesi

    Öğle : 220 gr. patates ile salata, çok az sıvı yağ, ( soğan, domates vs. Serbest )

    16.00 : 1 elma

    Akşam : 120 gr. kuzu incik, 150 gr. patates ile yapılmış yemek, bol salata


    Salı

    Sabah : Kahve yada çay, 50 gr. kepek ekmek, 2 ince dilim salam, salatalık, domates

    10.00 : 4 adet bisküvi

    Öğle : 200 gr. patates ile hazırlanmış mevsim türlü, bol salata

    16.00 : 200 gr. havuç

    Akşam : 200 gr. balık, 120 gr. haşlanmış patates, bol salata


    Çarşamba

    Sabah : Kahve yada çay, 50 gr. kepek ekmek, 1 sosis, salatalık, domates

    10.00 : 150 gr. armut

    Öğle : 160 gr. haşlanmış patates, çeyrek bardak süt ile yapılmış püre, 5 adet taze kayısı, bol salata

    16.00 : 1 bardak ayran

    Akşam : 2 adet yumurta, 160 gr. patates ( kuşbaşı doğranmış ) ile omlet (az yağda kızartılmış), bol salata


    Perşembe

    Sabah : Kahve yada çay, 50 gr. kepek ekmek, 5 gr. yağ, 5 gr, bal

    10.00 : 200 gr. yağsız yoğurt

    Öğle : 100 gr. dana eti, 160 gr. haşlanmış patates ile sebze türlü, bol salata

    16.00 : 175 gr. greyfurt

    Akşam : 80 gr. patates tava, 200 gr. ızgara köfte, bol salata


    Cuma

    Sabah : Kahve ya da çay, 25 gr. kepek ekmek, 200 gr. yağsız yoğurt içine salatalık ve dereotu karıştırın.

    10.00 : Turp

    Öğle : 250 gr. patates köftesi, bol salata

    16.00 : 150 gr. mevsim meyvesi

    Akşam : 8 kibrit kutusu patetesli tepsi böreği, bol sebze, bol salata


    Cumartesi

    Sabah : Kahve ya da çay, 25 gr. kepek ekmek, 30 gr. peynir, 100 gr. mevsim meyve

    10.00 : 2 domates

    Öğle : 160 gr. patates, 100 gr. havuç ile püre, 300 gr. ekstra light yoğurt, bol salata

    16.00 : 4 adet yıkanmış turşu salatalık

    Akşam : 2 adet kabak, 150 gr. haşlanmış patates, 110 gr. dana eti, bol salata


    Pazar

    Sabah : Kahve ya da çay, 1 kase cornflakes, 250 gr. yoğurt

    10.00 : Orta boy meyve veya 50 gr. muz

    Öğle : 320 gr. patates, 5 gr. tereyağ, 30 gr. kaşar peyniri, 2 yemek kaşığı sosis ve hardal ile kumpir, bol salata

    16.00 : 100 gr. ekstra light süt

    Akşam : 180 gr. biftek, yarım su bardağı mantar, 80 gr. patates ile yapılmış salçalı biftek, bol salata


    Pazartesi

    Sabah : Kahve ya da çay, 25 gr. kepek ekmek, taze lor peyniri, kırmızı turp, domates

    10.00 : 100 gr. yağsız yoğurt

    Öğle : Patates tava yanında rokfor peynirli sos, bol salata

    16.00 : 1 portakal

    Akşam : Bol sebzeli patates salatası


    Salı

    Sabah : Kahve ya da çay, 50 gr. kepek ekmek, ince bir dilim salam, 30 gr. beyaz peynir

    10.00 : Karaturup

    Öğle : 160 gr. haşlanmış patates, yarım su bardağı süt ile püre, 5 adet taze kayısı, bol salata

    16.00 : 1 elma

    Akşam : Patatesli mercimek ( serbest ), bol salata


    Çarşamba

    Sabah : Kahve ya da çay, 50gr. kepek ekmek, 400 gr. ekstra light yoğurt, taze sebze

    10.00 : 40 gr. beyaz peynir

    Öğle : 120 gr. dana jambon, 1 orta boy haşlanmış patates, bol salata

    16.00 : 1 fincan çorba

    Akşam : Patates köftesi ( serbest ), kırmızı lahana


    Perşembe

    Sabah : Kahve ya da çay, 300 gr. meyveli yoğurt

    10.00 : 1 orta boy mevsim meyve

    Öğle : 200 gr. körili tavuk, 1 orta boy haşlanmış patates, bol salata

    16.00 : Yarım greyfurt

    Akşam : Fırında sebzeli patates ( serbest ), bol salata


    Cuma

    Sabah : Kahve ya da çay, 25 gr. kepek ekmek, yarım su bardağı yoğurt, yarım yumurta

    10.00 : 1 fincan et suyu ( çorba )

    Öğle : Ton balık salatası, 1 orta boy patates

    16.00 : 100 gr. muz

    Akşam : Deniz ürünleri salatası, 80 gr. patates


    Cumartesi

    Sabah : 50 gr. kepek ekmek, 50 gr. kaşar peyniri, domates, salatalık

    10.00 : 1 kivi

    Öğle : 2 yumurta, 140 gr. haşlanmış patates, sebze, bol salata

    16.00 : 1 orta boy armut

    Akşam : 3 adet sosis, 110 gr. haşlanmış patates, 150 gr. yoğurt, bol salata


    Pazar

    Sabah : Kahve yada çay, 200 gr. ekstra light yoğurt, 1 yemek kaşığı kepek ile karıştırıp 150 gr. armut dilimleyin

    10.00 : 1 orta boy meyve

    Öğle : 1 tavuk butu ( derisiz ) 100 gr. haşlanmış patates, çoban salatası

    16.00 : 1 orta boy mevsim meyve

    Akşam : Kumpir ( serbest ), bol salata


    3 günlük ekmek rejimi


    1. gün


    Sabah : 1 yumurta, 25 gr. kepek ekmek, 125 gr. çilekli yoğurt

    Öğle : 1 sosis veya 30 gr. dil füme veya 30 gr. dana jambon, 25 gr. kepek ekmeği, 100 gr. elma salata

    Akşam : 300 gr. karnabahar yemeği, 40 gr. kepek ekmek, havuç salatası


    2. gün

    Sabah : 50 gr. kepek ekmek, 30 gr. beyaz peynir ( tost ), 200 gr. yağsız yoğurt

    Öğle : 400 gr. ekstra light yoğurt, 50 gr. kepek ekmek, 1 tabak salata

    Akşam : Tavuk eti ( serbest, derisiz ), 25 gr. kepek ekmek, bol salata


    3. gün

    Sabah : 40 gr. kepek ekmek, 200 gr. portakal suyu, domates, salatalık

    Öğle : 400 gr. meyve ( muz hariç ), 25 gr. kepek ekmek, bol salata

    Akşam : 2 adet sucuklu tost, bol salata


    Alıntıdır.
     



  9. Kış diyetleri / Hubert Diyeti



    Hubert Diyeti

    Bu diyet ile "günde 900 kcal "/ "bir ayda 5 kilogram" verilebiliyor.


    Kahvaltı

    1 dilim kepekli ekmek, bir bardak süt, kibrit kutusu büyüklüğünde (20 gram) yağsız peynir, yanında meyve.


    Öğle

    200 gram haşlanmış et, Haşlama sebzeler, meyve yiyin.

    ikindi

    Tatlandırıcılı çay veya süt için.

    Akşam

    Fırında yağsız pişmiş 200 gram et, haşlanmış sebze ve 2 dilim kızarmış ekmek.


    Düşük kalori diyeti :


    (günde 540 kcal) / Bir haftada 5 kilogram veriliyor.


    Kahvaltı

    Tatlandırıcılı çay veya kahve.

    Öğle

    100 gram az yağlı ve fırında kızarmış et, limonlu bol yeşil salata.

    Akşam

    150gram sebze, 4-5 dilim kızarmış kepek ekmek.


    Karışık diyet:

    (günde 1200 kcal)


    Kahvaltı

    Büyük bir bardak taze sıkılmış meyve suyu, taze meyve yiyin.

    Öğle

    Sossuz makarna, bir küçük domates, az yağlı taze sebze yemekleri, 2 adet haşlanmış

    patates ve bol sebze.

    Akşam

    Izgara et, 1 küçül haşlanış balık, taze sebze


    Alıntıdır.
     



  10. ÇİN DİYETİ


    Kalori hesapları yapmadan, forma girmenizi sağlayan Çin diyeti basit bir temel ilkeye dayanır. Organizmamızda, tıpkı besinlerle olduğu gibi iki zıt enerji vardır: toprağa ve soğuğa bağlı dişi enerji. Yin ve gücü ve ateşi temsil eden Yang. Yin, örneğin, peynirde, sebzelerde ve meyvede bulunur. Yang ise ette ve baharatlarda.


    Zayıflamak ve sağlıklı kalmak için bu iki enerjinin organizmada eşit oranda bulunması gerekir. Yang enerjisinin ağırlıkta olduğu insanlar besin yoluyla yin enerjisini güçlendirmelidir. Ya da tam tersi. Eğer bir besinden fazla miktarda ya da az miktarda alınırsa organizma bundan etkilenir. Sonuç olarak da kilo alınır ya da verilir, güçten düşülür. İdeal kiloya ve forma kavuşmak için neyi daha sık ve neyi daha az yemek gerektiğini bilmek gerekir.


    Çin diyetini uygulamanın bir başka nedeni de çok dengeli bir beslenme sunmasıdır. Bu diyette bol miktarda karbonhidrat, hububat ve sebze yenir. Yağ alımı ise en aza indirilir. Yalnız diyeti uygulamadan önce yin mi yoksa yang yapıda mı olduğunuzu saptamanız gerekir. Bunun için de testimizin soruların yanıt vermeniz yeterlidir.


    Yin misiniz yang mı ?

    Hangi besinlere ağırlık vermeniz gerektiğini bilmek için bu testi uygulayarak yapınızı belirleyin. Aşağıda sıraladığınız özelliklerin çoğu sizde varsa yin tipisiniz demektir. Bu durumda yang besinlere ağırlık vermenizi öneririz.


    * Sakin, içe dönük, sessiz, oldukça pasif birisiniz.

    * Ten renginiz soluk ve sık sık üşürsünüz.

    * İştahınız az.

    * Az sıvı alıyor ve genelde sıcak içecekleri yeğliyorsunuz.

    * Metabolizmanız ağır çalışıyor.

    * Kötü hazım ve kabızlık sorununuz var. Ve genellikle ayaklarda şişmeden yakınıyorsunuz.

    * Genellikle kalçalarda, karında ve baldırlarda yağ birikimi oluyor.



    Eğer aşağıdaki özellikler size daha çok uyuyorsa yang tipisiniz demektir. Dengeyi sağlamak için yin besinleri yemelisiniz.

    * Dışa dönük, dinamik ve çabuk öfkelenen birisiniz.

    * Soğuğu pek hissetmiyorsunuz.

    * Sık sık ve iştahla yiyorsunuz.

    * Metabolizmanız hızlı ve çok enerji yakıyorsunuz.

    * Karın kramplarından ve mide yanmasından şikayetçisiniz.

    * Karın kramplarından ve mide yanmasından şikayetçisiniz.

    * Daha çok vücudunuzun üst kısmı şişmanlıyor.


    Yin tipi diyeti


    PAZARTESİ

    * Kahvaltı: Tarçınlı çay, 1 bardak pirinç sütü. 3 etimek.

    * Öğle: Sebzeli pilav. Biraz kırmızı biber veya soya sosu ile tatlandırılmış tavada sebze.

    * İkindi: 1 meyve.

    * Akşam: Buharla pişirilmiş pilav ve safranlı dana eti. Fırında domates. 2-3 haşlanmış erik.



    SALI

    * Kahvaltı: 1 fincan çay. Müslili süt.

    * Öğle: Haşlanmış soya fasulyesi, havuç ve mısırlı salata. 1 haşlanmış elma.

    * İkindi: 1 meyve.

    * Akşam: Buharda pişmiş pilav ve fırında balık. Buharda pişmiş sebze.


    ÇARŞAMBA

    * Kahvaltı: Sütlü kahve. 2 dilim kepekli ekmek.

    * Öğle: Bezelyeli pilav. 1 rafadan yumurta. Buharda pişmiş ıspanak. 1 haşlanmış meyve.

    * İkindi: 1 bardak süt.

    * Akşam: Curry’li tavuk veya karides. Karışık haşlanmış sebze. 1 meyve.



    PERŞEMBE

    * Kahvaltı: 1 fincan çay, 1 dilim ekmek ve 1 dilim ananas.

    * Öğle: Kızarmış tavuk. Bularda pişmiş sebze ve salata.

    * İkindi: 1 meyve

    * Akşam: Soya soslu spaghetti. 1 dilim ızgara et.



    CUMA

    * Kahvaltı: 1 fincan kahve. 2 dilim kepek ekmeği, diyet bal.

    * Öğle: 1 dilim ızgara et. Curry’li sebze haşlaması. 1 sandviç ekmeği.

    * İkindi: 1 meyve.

    * Akşam: Sebze çorbası. Fırında dil balığı. Meyve salatası.


    CUMARTESİ

    * Kahvaltı: 1 fincan çay. Müslili süt.

    * Öğle : Curry’li tavuk. Meyve salatası.

    * Akşam: Buharda pişmiş pilav. Baharatlı omlet. 1 meyve.


    PAZAR

    * Kahvaltı: 1 fincan çay. 2 dilim kepek ekmeği. Diyet bal.

    * Öğle: Taze soğanla pişirilmiş soyalı tavuk.

    * Akşam: Buharda pişmiş domatesli pilav. Haşlanmış taze fasulye.


    Yang tipi diyeti


    PAZARTESİ

    * Kahvaltı: 1 fincan yasemin çayı, 1 fincan Müslili süt.

    * Öğle: 1 yumurta, domates, soya filizi ile hazırlanmış salata. Salatayı hafif soya sosu ve karabiberle tatlandırabilirsiniz. 1 sandviç ekmeği. 1 meyve.

    * Akşam: Mantarlı pilav. Haşlanmış kuşkonmaz ve haşlanmış balık filato.


    SALI

    * Kahvaltı: 1 fincan kahve. 2 dilim etimek ve diyet bal.

    * Öğle: Buharda pişirilmiş pilav. Tavada sarmısak, kırmızı biber ve soya sosu ile pişirilmiş ıspanak ve soya filizi.

    * İkindi: 1 meyve suyu veya 1 meyve.

    * Akşam: Mantı çorbası. Meyve salatası.


    ÇARŞAMBA

    * Kahvaltı: 1 fincan sütlü kahve. 1 dilim ekmek. 1 meyve.

    * Öğle: Buharda pişirilmiş soya soslu pilav. Havuz rendesi.

    * Akşam: Safranlı haşlanmış balık. Soya filizi ve domates salatası. 1 sandviç ekmeği.


    PERŞEMBE

    * Kahvaltı: 1 fincan yasemin çayı. Müslili süt.

    * Öğle: Bezelyeli ve soya soslu spaghetti. Müslili yoğurt.

    * Akşam: Sebze çorbası. Buharda pişirilmiş tavşan eti.


    CUMA

    * Kahvaltı: 1 fincan çay. Müslili yoğurt.

    * Öğle: Bezelye, domates ve biberle hazırlanmış soya soslu salata.

    * Akşam: Mantı çorbası, Tavuk (göğüs eti), 1 meyve.


    CUMARTESİ

    * Kahvaltı: 1 fincan süt. 2 etimek. Diyet bal. 1 bardak meyve suyu.

    * Öğle: Mantarlı pilav. Buharda pişirilmiş sebze.

    * Akşam: Mantı çorbası, Tavuk (göğüs eti). 1 meyve.


    PAZAR

    * Kahvaltı: 1 fincan kahve. 2 etimek. Diyet bal. 1 meyve.

    * Öğle: Buharda pişirilmiş sebzeli pilav. Mantarlı dil balığı fileto.

    * Akşam: Sebze çorbası. Buharda pişirilmiş kuşkonmaz ve tavuk (göğüs eti).



    Sofranızdaki enerji


    Yin besinleri

    Peynir, inek sütü, yoğurt, sebze bambu filizi, meyve, tatlılar. Margarin, soya sosu. Soğuk ve pişmemiş ya da haşlanmış besinler de yin besinlerdir.


    Yang besinler

    Et, balık, baharatlar, kahve, alkollü içkiler, ayçiçek yağı, soya yağı ve tüm sıcak yemekler.


    Nötr besinler

    Soya, fasulye, bezelye, nohut, ananas, incir, malta eriği, üzüm, bal, mısır özü yağı


    Alıntıdır.
     



  11. işimize yarayacak bilgiler emeğine sağlık
     



  12. beğendiğinize sevindim
     



  13. birden 9 sayfa diyet paylaşımı görünce dedim bu arkadaş diyetisyen
    arkadaşım valla şişmanız ama duba gibi değiliz :f106: bize tek sayfalık diyet programı yeter de artar bile :f40:

    emeğine sağlık :f118:
     



  14. ne kadar da diyet çeşidi varmış güzel ihtiyacı olanların işine yarıyacak bilgiler
    Teşekkürler mavikentli:f40:
     



  15. daha çok var:D:D:D
     



  16. Çok faydalı bir topic olmuş çok teşekkürler :f40:
     



  17. benim fazla ihtiyacım yok ama gerekli bilgiler :f40:
     



  18. Yorumlarınız için tskler