Dini hikayeler Serisi

'Dini Konular' forumunda ßy.Thekin tarafından 12 Haziran 2009 tarihinde açılan konu


  1. Lanetli kadinlar



    Abdullah radıyallahu anh şöyle buyuruyor:
    Allahü Teâlâ, dövme yapan ve yaptırmak için çabalayan, yüzündeki kılları cımbızla yolan ve bunu yaptırmak isteyen, güzellik maksadıyla bunları yapan ve Allah'ın yarattığını değiştiren kadınlara lanet etsin!..
    Abdullah radıyallahu anh'ın bu sözleri, Beni Eset'den daima Kur'ân-ı Kerîm okuyan Ümmü Yakub ismindeki kadına bildirilince, bu kadın, kalkarak Abdullah radıyallahu anh'ın yanına gelir ve mesele hakkında kendisiyle münakaşa eder.
    Abdullah radıyallahu anh:
    — Allah'ın Resulünün lanet ettiklerine ben neden lanet etmiyeyim, diyerek: bu, Allah'ın kitabında vardır, diye de ilâve eder. Kadın ise:
    — Mushaf'ın iki kapağı arasında bulunanların hepsini okudum, fakat senin bu söylediklerini görmedim, diye cevap verince, Abdullah radıyallahu anh:
    — İyice okumuş olsaydın, görürdün. Çünkü Allahü Teâlâ: «Peygamberin getirdiğini alın, yasakladığını da yapmayın» buyuruyor, diye söyler.
    Ümmü Yakub:
    — Ben şu anda söylediğin bu şeylerin senin zevcende de olduğunu tahmin ediyorum, deyince, Abdullah radıyallahu anh:
    — Git, bak, diye cevap verir.
    Ümmü Yakub, Abdullah radıyallahu anh'ın hanımınınn yanına varır, fakat bu bahsedilenlerden bir şey göremeyince döner ve:
    — Hakikaten bunlara aid bir şey görmedim, diye söyler. Bunun üzerine Abdullah radıyallahu anh:
    — Zevcemde böyle bir şey bulunsaydı, bir arada hayat süremez, biribirimizden ayrılırdîk, diye cevap verir.

    (Buhari, Müslim, Ebû Davud, Neseî)
     


    passer bunu beğendi.

  2. Cevap: Dini hikayeler Serisi

    Islamin bereketi



    Ebû Hureyre radıyallahu anh anlatıyor:
    Bir kâfir kimse, Peygamber aleyhisselâma misafir olarak gelmişti. Allah'ın Resulü kendisine koyundan sağılmış bir kâse süt getirmelerini söyledi. Adam sütü sonuna kadar içti. Sonra bir bardak daha getirmelerini emretti. Onu da içti. Bir kâse daha getirmelerini söyledi. Onu da içti. Bu şekilde yedi defa birer sağımlık koyun sütü içinceye kadar devam etti. Adam geceyi burada geçirdi. Sabahleyin de müslüman oldu.
    Peygamber aleyhisselâm bu sefer kendisine yine bir kâse koyun sütü getirmelerini söyledi. Adam sütü içti. Bir kâse daha getirmelerini emretti. Fakat adam bunu içip bitiremedi.
    Bunun üzerine Peygamber aleyhisselâm şöyle buyurdular:
    — Mümin bir mîde ile içer, kâfir ise yedi mide ile içer.

    (Müslim, Tirmizî)
     



  3. Cevap: Dini hikayeler Serisi

    Mümin müminîn kardeşidir

    Süveyd bin Hanzala radıyallahu anh anlatıyor:
    Resulûllah aleyhisselâmı ziyaret etmek için yola çıkmıştık. Valî bin Hucr radıyallahu anh de bizimle beraber bulunuyordu. Yolda kendisine hasım olan biri çıkıp onu yakaladı. Vail, kendisinin Vail olmadığını söylemişti de, hasmı:
    — O'nun Vail olmadığına yemin edin, hemen salıvereyim, demişti.
    Arkadaşlar yalan yere yemin etmekten kaçındıkları için yemin etmek istemediler. Ben ise, Vail'in. Vail olmayıp kardeşim olduğuna dair yemin ettim, bunun üzerine hasmı da Vail'i salıverdi.
    Peygamber aleyhisselâmın huzuruna gelince, hadiseyi anlatıp arkadaşların, Vail'in Vail olmadığına yemin etmek istemediklerini ve kendimin Vail'in kardeşim olduğuna dair yemin ettiğimi söyledim. Peygamber aleyhisselâm da:
    — Doğru söylemişsin; müslüman müslümanın kardeşidir, buyurdular.

    (Ebû Davud, îbni Mâce)
     



  4. Cevap: Dini hikayeler Serisi

    çocuk hangi kadinin




    Ebû Hüreyre radıyallahu anh, Peygamber aleyhisselâmın şöyle anlattıklarını rivayet ediyor:
    iki kadın, yanlarında biribirlerinden ayırt edilemeyecek kadar küçük çocukları bulunduğu halde beraber otururlarken, bir kurt gelip çocuklarından birini kapıp götürmüştü. Kadınlardan biri diğerine: Kurdun götürdüğü çocuk seninki idi, dedi. Diğeri ise, hayır senin çocuğun idi, dedi. Bu ihtilâf üzerine davalaşmak için Davud aleyhhiselâmın huzuruna geldiler, Davud aleyhisselâm da kurdun saldırısından kurtulan çocuğun yaşlı olan kadına ait olduğuna karar verdi. Kadınlar daha sonra Davud aleyhisselâmın oğlu Süleyman aleyhisselâmın huzuruna çıktılar ve meseleyi ona anlattılar.
    Süleyman aleyhisselâm da:
    — Bana bir bıçak getirin, çocuğu kesip aranızda taksim edeyim, dedi.
    Genç olan kadın:
    — Aman, hayır hayır. Allah sana rahmet ihsan etsin, çocuk benim değil, yaşlı kadınındır, dedi. Bu sözler üzerine Süleyman aleyhisselâm kalan çocuğun yaşlı kadına değil, genç kadına ait olduğuna hüküm verdi.
    (Zira genç kadın çocuğun gerçek anası olduğundan kesilmesinden endişe ettiği için, onun ihtiyar kadında kalması bahasına da olsa hakkından vazgeçmişti.)

    (Buharı, Müslim. Ebû Davud, Tirmizî, Neseî)
     



  5. Cevap: Dini hikayeler Serisi

    «yaprak asker»




    Câbir radıyallahu anh anlatıyor:
    Peygamber aleyhisselâm bizi, Kumandanımız Ebû Ubeyde olduğu halde, üçyüz süvari olarak Kureyş'lilerin ticaret kervanlarını gözetlemek için göndermişti. Açlıkla karşı karşıya kalmıştık. O derece kî, açlıktan ağaç yapraklarını yedik. Bu sebepten bu askere «yaprak asker» dediler. Deniz, sahile anber denilen bir balık atmıştı. Onbeş gün o balıktan yedik ve iç yağından da vücudumuzu yağladık. Bu suretle vücutlarımız iyileşti. Ebû Ubeyde bu balığın kemiklerinden birisini alıp yere dikmişti ki onun altından, üzerinde binicisi bulunan bir hayvan geçebilirdi.
    Aramızda bir adam vardı ki, açlık son haddine vardığında, üç dişi deveyi boğazlamıştı. Sonra üç dişi deve daha boğazladı. Fakat bundan sonra Ebû Ubeyde deve boğazlamaya devam etmesini yasakladı.

    (Buharî, Müslim, Ebû Davud, Nesel)
     



  6. Cevap: Dini hikayeler Serisi

    Ihlasli kelime-i tevhîd



    İbni Abbas radıyallahu anh anlatıyor:
    — iki adam Allah'ın Resulüne gelip dâvâlaştılar. Resûlullah aleyhisselâm alacaklı kişiden delil ve şahit göstermesini istedi. Alacaklının ise delil ve şahidi yoktu. Bundan sonra borçlu kimseye yemin etmesini teklif etti. Borçlu da «Kendisinden başka ilâh olmayan Allah»'a yemin etti. Adamın yemin etmesinden sonra Peygamber aleyhisselâm kendisine:
    — Hayır, sen alacaklının iddia ettiği gibi yapmışsın. Fakat «Lâilâ-he illallah» sözünü ihlâs ile söylediğin için, Allah seni mağfiret etti, buyurdu.
    (Çünkü o anda Cebrail aleyhisselâm gelmiş ve Peygamber aleyhisselâma borçlunun yalan yere yemin ettiğini, fakat kelime-i tevhidi ihlâsla söylediği için Allahü Teâlâ'nın kendisini affettiğini haber vermişti.)

    (Ebû Davud, Neseî)