Din Felsefesi

'Ders notları' forumunda CalviN tarafından 27 Kasım 2009 tarihinde açılan konu


  1. Din felsefesi nedir

    Tanrı hakkındaki hükümlerin nitelikleri nelerdir? sorusunun ardından bazı fikirler ortaya çıkmıştır: Doğrulama ilkesi ve din dili: Doğrulama ilkesine göre bir hükmün doğrulanması, ya tecrübenin verileri aracılığı ile, ya da totolojik nitelikteki hükümlerde olduğu gibi bir zihin işlemi sonucudur. Bu düşünceye göre dini hükümlerde bu çerçevenin içinde değerlendirilmelidir. Yanlışlama (K. Popper): Bir hüküm, hiçbirşeyi inkar etmiyor, dışarıda tutmuyorsa doğruladığı bir şey de yok demektir. Mantıkçı pozitivizmin dine karşı tutumu ne lehtedir ne de aleyhtedir. Bu konuyu anlamsız bulur. Mantıkçı pozitivizme karşı yapılan eleştiriler: 1- Mantıkçı pozitivistlerin işlediği en büyük hata birçok dini hüküme bilimsel önermelere uygulanabilen tahliller uygulamış olmalarıdır. Bunun iki nedeni vardır birincisi filozofların büyük bir kısmının bilimden felsefeye geçiş yapmaları, ikincisi ise din dilinin ait olduğu çerçevenin dışına taşırılmış olmasıdır ve öyle kullanılmasıdır. (mantık ve bilim açısından bir eleştiriye tabi tutulması) Tanrının varlığı günlük dilde kullanıldığı anlamda emprik bir konu değildir. 2- Din dilinin geniş ölçüde paradoksal olduğu görüşüne ( Tanrıyı insanları ve onların bütün fiillerini yaratan bir Varlık olarak kabul etmekle insanın sorumlu olduğunu söylemek paradoksaldır) karşı yapılan eleştiridir. Paradoksal ifadeler çelişkili veya anlamsız olmak zorunda değildir. Bir paradoksu tam olarak kavrayamayabiliriz, ama bu anlatılmak istenenin doğru olmadığı anlamına gelmez. 3- Dini hükümlerin büyük bir kısmını ahlaki hükümlere geri götürmek yoluyla doğrulamacı tahlillerin sebep olduğu güçlükler yenilmeye çalışılmıştır. Analitik felsefede din dilinin pratik hayattaki fonksiyonuna bakılarak yapılan çözümlemelere KONATİF ÇÖZÜMLEMELER adı verilir. R.B. Braithwaite dini hükümlerin gerek bilimsel önermelerden, gerekse mantık ve matematiğin hükümlerinden farklı olduğu görüşünü savunarak dini hükümlerin tek başına dolayısıyla ait oldukları çerçeveden soyutlanarak anlaşılamayacağını söylemektedir. Din, ne sadece bir tutum veya zihin halinden ibarettir, ne de bazı meseller eşliğinde dile getirilen bir yaşama siyasetidir. Din, islamiyet örneğinde olduğu gibi, ahlaksa hiç değilse ilk bakışta doğrudan doğruya ilgili olmayan bir takım kozmolojik iddialar öne sürmektedir. Dinin gayesi, sadece ahlaki görevin yerine getirilmesini teşvikten ibaret değildir. Kısacası bazı konatif önermeler, din dilinin anlaşılmasına önemli ölçüde yardımcı olmalarına karşın, dinin bütünlüğünü ortaya koymaktan uzak kalmaktadırlar. 4- Eskatolojik Doğrulama: Doğrulamanın özünü bir önermenin doğruluğuna ilişkin şüphenin veya bu konudaki bilgi eksikliğinin giderilmesi oluşturur. John Hick’e göre doğrulamanın hem mantıkı hem de psikolojik yönü vardır ve bazı temel dini önermelerin tecrübi yolla doğrulanabileceğini öne sürmek mümkündür. (Ölüm sonrası hayat gibi, bu tip bir doğrulama karşısına aynı mahiyette bir yanlışlama fikrini koymak mümkün değildir. Fakat Kuran’da ki bazı ayetler (83,87; 89,25 gibi) Hick’in doğrulamayı sadece inananlar için mümkün görüşüne uymamaktadır. İslam, evrende olup bitenleri Yaratıcı Kudret’in varlığına işaret sayan bir görüşe sahiptir ve mantıkçı pozitivizmin istediği manada bir doğrulamayı gereksiz ve bir bakıma ilkel bir istek olarak görmektedir. 5- Linguistik Çözümler. Anlamlı olma ile doğrulamanın her zaman özdeş olmadığı görüşünden yola çıkılarak bir hükmün nasıl doğrulanacağına değil, nasıl ve niçin kullanıldığına, kullanıldığı yerde ne gibi bir fonksiyon gördüğüne bakılması gerektiğini savunurlar. (Wittgenstein’ında aynı doğrultuda fikirleri var. Bk. Tractatus J ). Bazılarına göre Wittgensteincı görüş, din dilini ayrı bir dil oyunu şeklinde öne sürmekle dinin rasyonel açıdan eleştirisini önlemiş ve fideist bir anlayışın doğmasına sebep olmuştur. TANRININ SIFATLARI - BİRLİK: İslam, Yahudilik ve Hristiyanlık (teslis işin içine girse de ) moneteizme işaret etmektedir.