Deprem ve İnsan Psikolojisi

'Okulistik' forumunda DiScOvErEr tarafından 10 Kasım 2010 tarihinde açılan konu


  1. Deprem ve İnsan Psikolojisi

    Deprem insanların psikolojik dengesini nasıl etkiledi?
    Depremin insanların bilinçaltında varolan korkular üzerinde çözücü bir etkisi oldu. Hastanemize gelen başvuran kişilerde yaygın korku gözlüyoruz. İnsanlar enkaz altında kalmaktan, ailelerini, sevdiklerini kaybetmekten korkuyorlar. Tüm sevdiklerini kaybedip yalnız kalmaktan endişe ediyorlar. Uykusuzluk, gerginlik gibi problemler yaşıyorlar.

    Cinsel hayatında deprem korkusundan dolayı problem olan hastalar ne tür tedavi uygulayabilirler?
    17 Ağustos"tan sonra depremle ilgili yaşanan korkular doğal olarak yatak odalarına da yansıdı. Deprem konusunda yeterince bilgi olmadığı için bu kuvvetli bir biçimde insanların bilinçaltını etkiledi. Deprem korkusu yüzünden birçok ailede çocuklar anne babalarıyla yatıyorlar. Bu da cinsel yaşamı olumsuz etkiledi. Sevgi ve aşka dayalı bir cinselliğin getirdiği psikolojik rahatlamadan uzak kalıyorlar. Oysa cinselliğin getirdiği psikolojik dinginlik hiçbir medikal ilaçla sağlanamaz. 17 Ağustos"tan sonra cinsel yaşamı kilitlenen insanların psikoterapistlere başvurmalarını öneriyoruz.

    Deprem korkusu kadınların cinsel yaşamını nasıl etkiledi?
    Kadınlar depremden daha fazla etkilendiler. Ve ailelerini kanatları altına duygusu her şeyin önüne geçti. Partner olma kavramını ikinci plana atıyorlar. Bu da cinsel isteksizliği gündeme getiriyor. Oysa cinsellik insanları birleştirici bir güçtür. Yaşamdaki bütün engelleri ortadan kaldırmada çok etkilidir. Partnerler birbirinin gözlerinin içine baktıkları oranda mutlu ve sağlıklıdır. Cinselliğin etkisinin azaldığı bir ilişkide dinamizm azalıyor. Aile ilişkisi olumsuz etkileniyor. Çocuklarla ilişki bozuluyor. İş yaşamına negatif yansımalar oluyor.

    Çiftlere neler önerirsiniz?
    Benim çiftlere önerim depremle ilgili korkunun yatak odalarına girmelerine izin vermesinler. İnsanların yaşama bağını sağlayan inanılmaz bir potansiyel olan cinselliği ara vermek varolan korkuları tırmandırmaktan başka bir şeye yaramıyor. Kadınlar ve erkekler birbirleri için önce partner olmalı, sonra aile için anne baba modelini benimsemeliler. Çünkü çocukların kendi ailelerinde nasıl kadın ve erkek olunur, partner olunur bunu da model olarak görmeleri gerekiyor. Onlara yalnızca anne baba olmaya dayalı bir model sergilemenin sağlıklı olmadığını düşünüyoruz.

    Tedavisinde neler yapılıyor?
    Depremle ilgili korkuların ve cinsel sorunların çözümlenmesinde NLP adını verdiğimiz vizyonel bir çalışma yapıyoruz. Depremden korkan kişide iki zıtlık yakalıyoruz ve bu zıtlıkları tarif etmesini istiyoruz. Bunlardan birincisi genellikle ölüm veya kaybetmeye dayalı korku. İkincisi ise insanların doğuştan sahip olmasalar bile yaşayarak, toplumsal değer yargılarını katarak oluşturdukları yaşama sevinçleri. Biz tedavi sırasında bu iki duyguyu karşı karşıya getiriyoruz. Transindüksiyona dayalı bir hipnoterapi uyguluyoruz. Hipnoterapi sırasında gözlerini kapayarak iki ayrı ekran hayal etmesini istiyoruz. Bu ekranlardan birine korkuyla ilgili tatlar, figürler, resimler yüklemesini, diğerine de yaşama sevincine ait renkler, sesler, tatlar yerleştirmesini istiyoruz. İki ekran arasında bir kablo varmış gibi hareket ederek yaşam sevinci ekranından korku ekranına bilgi aktarmasını istiyoruz. Bu tedavinin ardından hastalar kendi kendilerine yaşam ekranıyla korku ekranını karşı karşıya getirmeyeceklerine söz veriyorlar. Yani korku ekranını tatile çıkarıyorlar. Bunun getirdiği enerjiyle evlerine gidiyorlar. NLP tekniğini destekleyecek nefes alıp verme tekniklerini de günde üç defa uyguluyorlar. Bugüne kadar yaptığımız uygulamalarda çok iyi sonuçlar aldık. Başvuranların çoğunluğunun korkularını bir seansta aştık.

    Peki daha dirençli vakalarda neler yapıyorsunuz?
    Böyle durumlarda çiftlere uyguladığımız psikoterapi yöntemleri çok daha farklı gelişiyor. Bu hastalar psikiyatrik vakalar olduğu için önce kişinin stabil hale gelmesi için medikal tedaviye yönlendiriyoruz. Daha sonra partnerlerin sahip oldukları ön yargıları değiştirip, etkili bir iletişim kurmalarını sağlıyoruz. Bize ihtiyaç duydukları sürece başvurmalarını istiyoruz. NLP gibi psikoterapik modellerle kişinin normal sosyal yaşantısını dönmesini sağlıyoruz. Çiftleri terapiye birlikte alıyoruz. Cinsellikteki sorunlarda uygulamalar daha farklı gelişiyor. 8-10 seansta olumlu sonuçlar elde ediliyor. 6 ay içinde sonuç alıyoruz.

    Psikolog Mehmet Zararsızoğlu (Acıbadem Hastanesi Aile Genç ve Çocuk Psikoterapisti)
     



  2. Cevap: Deprem ve İnsan Psikolojisi

    Paylaşımlar için cok teşekkür ederim