Cumhuriyetle ilgili bir kısa yazı

'Bilgi Rehberi' forumunda Demet tarafından 1 Ekim 2014 tarihinde açılan konu

  1. Demet

    Demet Editör


    Cumhuriyet hakkında kısa yazı

    Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919′da Samsun'a geldi. Erzurum'da, Sıvas'ta kongreler düzenledi. Mustafa Kemal Paşa “Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir. Ülkeyi yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır.” diyordu. Yurdun dört bir tarafından gelen ulus temsilcileri -milletvekilleri- 23 Nisan 1920 günü Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nde toplandı. Meclis, Mustafa Kemal Paşa'yı başkan seçti. Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Bir yandan efeler, dadaşlar, seymenler bulundukları yörede düşmana karşı koydular. Öte yandan düzenli ordular İnönü'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da savaştılar. Yurdumuz düşmanlardan kurtarıldı.

    Tahtını, rahatını düşünen padişah, yenilen düşmanla birlikte yurdumuzdan kaçtı. İmzalanan Lozan Barış Antlaşması ile yeni bir devlet doğdu. Bu doğan devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemişti.

    İkinci dönem Büyük Millet Meclisi 11 Ağustos 1923′te ilk toplantısını yaptı. 13 Ekim 1923′te Ankara Başkent oldu. Atatürk; düşmanın ülkeden atılıp sınırlarımızın belirlenmesinden sonra, çoktan beri tasarladığı cumhuriyetin ilanı üzerinde hazırlıklar yapmaya başladı. 28 Ekim 1923 akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya'da yemeğe çağırdı. Onlara , “Yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz.” Dedi.

    29 Ekim 1923 günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan cumhuriyet önergesi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verildi. Meclis önergeyi kabul etti.

    Böylece ülkemizde cumhuriyet yönetimi kuruldu. Atatürk kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı oldu. Cumhuriyet'in ilanı yurtta sevinç ve coşku ile karşılandı.

    Cumhuriyet; yurttaşların seçme ve seçilme hakkının olduğu bir yönetimdir. Ulus temsilcilerinin kabul ettiği yasalarla ülkenin yönetilmesidir. Cumhuriyet yönetiminde söz ulusundur. Cumhuriyet'i korumak, kollamak, yaşatmak her yurttaşın ödevidir.
     


  2. Demet

    Demet Editör


    Cumhuriyet Bayramı, 29 Ekim 1923’de Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhuriyeti ilan etmesi ile birlikte, her yıl ülkemizde ve Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kutlanır. Cumhuriyetin ilanı ile birlikte, laik ve muasır medeniyetler arasında bir yer edinmemiz sağlanmıştır. Bugün bu ekonomik güce, bu özgürlüklere ve bu rejime sahip olduğumuz için kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’e minnet duyarız.

    29 Ekim 1933’te Mustafa Kemal Atatürk Ankara hipodromunda halka sesleniş konuşması yapmıştır ve bir nutuk okumuştur. Bu nutukta, ülkemizin bu yıllara nasıl geldiği, Kurtuluş Savaşında verdiğimiz o amansız ve ölümcül mücadelenin zaferi ve Yüce Türk milletinin cumhuriyeti daha ileri nasıl taşıyabileceğine dair bilgiler yer almaktaydı. Onun yani Mustafa Kemal Atatürk’ ün tek isteği, kendisinden sonra da yükselen ve ileri medeniyetler arasında kendisine yer edinmiş bir millet oluşturmaktı. Bu yüzden 10. Yıl Nutkunda ileriye dönük bilgiler ve cümlelere de yer verdi. Bunu en güzel şu cümleler ile anlarız herhalde:

    ‘’ Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.
    Ne mutlu Türk’üm diyene!

    Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1933, Ankara ‘’

    Biz her yıl 29 Ekimde Cumhuriyetin ilan edilmesini büyük coşkular ve fener alayları ile kutlarız, stadyumlar da oyunlar ve şenlikler düzenleriz. Atamızı kabrinde ziyaret ederek ona her yıl bu büyük bayram için teşekkürlerimizi iletiriz. Her yıl bu büyük Cumhuriyeti daha ileri götürmek için çalışmalar yaparız. Yenileniriz, gelişiriz, güçleniriz ve en önemlisi daima benliğimizi ve birbirimize duyduğumuz tutkuyu koruyarak ilerleriz. Çünkü bizi biz yapan ve o amansız cephelerden galip çıkmamızı sağlayan en büyük şey birbirimize ve bu vatana duyduğumuz o tarifsiz ve eşsiz tutkuydu.