cumhuriyet bayramı öğretmen konuşması

Konusu 'Önemli Gün ve Haftalar' forumundadır ve YAREN tarafından 28 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. YAREN Üye

    cumhuriyet bayramı öğretmen konuşma metni,
    cumhuriyet bayramı öğretmen konuşmaları


    29 Ekim Cumhuriyet bayramı Öğretmen konuşması

    Türkiye Cumhuriyeti yönetimi ile , inkılaplarıyla , diliyle ve yeni kimliği ile seksen iki yıllık oldukça genç sayılabilecek bir ülkedir.Geride kalan yıllar süresince gelişme , varlığını sürdürebilme ve kendini kanıtlama yolunda büyük çabalar verilmiş, Bilimin oldukça gerisinde kalmış , köhnemiş ve nihayet yıkılmış olan koca bir imparatorluğun ardından ekilen tohumlar kısa sürede tomurcuklanıp , filiz vermeye başlamış ve geçen her yıl da tüm Cumhuriyet karşıtlarına inat köklenmeye başlayan bir çınar edasıyla , güvenle bakmaktadır geleceğe.


    Uzun süren savaşlar ve ağır yenilgiler sonucunda yıpranan , yorulan ve ezilen Türk Milleti’nin içindeki potansiyel enerjiyi harekete dönüştüren , onlara var olan gerçekleri gösteren ve yüreklerindeki gücü kullanmak için gerekli güveni sağlayan insan Mustafa Kemal Atatürk ‘ tür.Mustafa Kemal , içindeki özgürlükçü ve milliyetçi haykırışları halkıyla paylaştı.Bu paylaşım , halkın içinde ezelden beri var olan fakat kimilerince yıllarca bastırılmış duyguları ayaklandırdı.Mustafa Kermal ve halkı elele verdi ve devrim meşalesini yaktı.İşte o dönemde temeli atılan görüşler , anlayışlar , inanışlar ve yenilikler günümüze dek süregeldi.

    Türk Milleti her sarsılmasında yeni Mustafa Kemaller aradı. Oysa Mustafa Kemal’in halkına öğretmeyi istediği temel davranış “medet ummamaktı”. İlerlemek için çalışmak , çalışmak için istemek , istemek içinse yurdunu gerçek anlamda sevmek gerekir.Mustafa Kemal , Türk Milleti’ ne çağdaşlığa giden , bilimin ve doğruluğun aydınlattığı umut dolu , ışıklı bir yol sundu.Yaşamıyla , öğütleri ve devrimleriyle büyük bir hazine bıraktı.Bu anlamda ilerlemek , Atatürkçü olmakla eşdeğer bir davranış olacaktır.

    Atatürkçü olmak demek ;onu anlamak , geçmişe bakıp günümüz için ders almaktır. Atatürkçü olmak demek, onun fikirlerini öğrenmek , özümsemek ,söylediklerini tartışabilecek kadar açık yürekli olmaktır.Atatürkçü olmak demek , vatanını , insanını , kendini sevmek demektir.Atatürkçü olmak demek, ileri gitmek , devrimin ışığını yüreğinde hissetmektir.

    Türk genci Atatürkçü olmak zorunda mıdır? Türk genci yalnızca gerçekleri görmek , okumak ve anlamak zorundadır.Tüm bunları yaparken çalışmayı ilke , aydınlığı hedef edinmek zorundadır.Türk genci yaşamıyla ve sözleriyle bir rehber niteliğindeki Ata’sından faydalanmalıdır.Ancak o zaman gerçekleri fark eder, yerinde saymanın ,geri gitmekten başka bir şey olmadığını anlar ve Atatürk ‘ü bazılarının neden anlamak istemediğini anlarız.

    Tarihi boyunca bir sürü gibi görülmüş ve davranılmış , kendisini yönetenleri seçme şansını hiçbir zaman yakalayamamış , bilimden ve teknolojiden uzaklaştırılmış ,haklarından yoksun bırakılmış bir milletin şanslı torunları olarak Cumhuriyet’e sahip çıkmalıyız.Bundan sonra insancıl bir yaşamı , bilinçli bir yurttaş olarak devam ettirmek bizim elimizde
    Onun için Cumhuriyet’i
    Bilmek yetmez , öğretmek gerek .
    Anlamak yetmez , anlatmak gerek .
    Sevmek yetmez , sevdirmek gerek .
    Yaşamak yetmez , yaşatmak gerek…
  2. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul

    Cevap: cumhuriyet bayramı öğretmen konuşması

    29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI İLE İLGİLİ ÖĞRETMEN KONUŞMASI



    Sayın ………………………;


    19 Mayıs 1919’da Atatürk’ün Samsun’a çıkarak Milli Mücadeleyi başlatıp, 29 Ekim 1923 tarihinde de “Türk Milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.” diyerek ilan ettiği Cumhuriyet, Türk Milletine bırakılmış en büyük miras ve vazgeçilmez bir değerdir.


    Cumhuriyet’te egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Halk kendi kendisini yönetme yetkisini temsilcileri aracılığıyla kullanır. Bu yönetimde yurttaşların seçme ve seçilme hakkı vardır. Devlet yönetimi, sınıfların, kişilerin ailelerin, bir zümrenin eline bırakılamaz. Milletin bütün bireyleri yönetime katılabilir ve söz sahibi olabilir. Çünkü cumhuriyet yönetiminde bütün vatandaşlar eşit haklara sahiptir.


    Cumhuriyetin en büyük erdemi, Türk toplumunu ulus olma bilincine kavuşturması ve bireyi yurttaş konumuna yükseltmesidir. Ulusumuz, Cumhuriyetle birlikte ulusal bir devletin, onurlu, özgürce düşünebilen ve eşit haklara sahip yurttaşları haline gelmiş, devletin tek ve gerçek sahibi olmuştur.


    Atatürk’ün hedef olarak gösterdiği çağdaş uygar ülke olma yolunda laik, demokratik Cumhuriyet rejimi ile kat ettiğimiz mesafe küçümsenecek gibi değildir. Cumhuriyet bize ulus olma, dünya milletlerinin onurlu bir üyesi olma bilincini kazandırmıştır.


    Ayrıca Türkiye Cumhuriyetinin… Yıllık öyküsü bir başarı, bir uygarlaşma öyküsüdür. Cumhuriyetin başarıları ile haklı bir gurur duyuyoruz. Bugün Türkiye, İslâm dünyasındaki tek laik ve demokratik Cumhuriyet, çağdaş bir ülke, yaşanan ekonomik krizlere rağmen dünyanın en büyük 25 ekonomisinden biri, bölgesinde hatırı sayılan güç, bir istikrar unsuru ve Avrupa Birliğine aday ülkedir.

    Türkiye Cumhuriyeti laik ve demokratik anlayıştan taviz vermeden, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolunda hızla ilerlemektedir. Buna hiçbir güç engel olamayacak ve Türkiye Cumhuriyeti devleti sonsuza kadar yaşayacaktır. Yeter ki bizler Atatürk’ün mirası olan bilimsel ve akılcı yoldan ayrılmayalım.


    Hak ve hürriyetlerden yoksun toplumların ayakta kalmaları ve yaşamaları mümkün değildir. Bu nedenle, bizlere ve gelecek nesillere düşen en önemli görev; Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunmak, Atatürk ilke ve inkılaplarını koruyup, kollamak iç ve dış tehditlere karşı duyarlı olmaktır.


    Cumhuriyet, demokrasiyi geliştiren en iyi sistemdir. Kişinin hak ve Özgürlükleri ancak bu sistem içinde güvencede olabilir. Türk Milleti Cumhuriyet’e bağlanıp,onu yüceltip geliştirebilirse demokrasinin nimetlerinden yararlanır ve çağdaş toplumlar içindeki yerini alır.Bu nedenle Cumhuriyeti yüceltip sürdürmek her Türk’ün milli görevidir


    Bu duygu ve düşüncelerle; Cumhuriyetin ….Kuruluş yıldönümünü kutlar, Büyük önder Atatürk ve canlarını bu uğurda feda eden şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anarım.