Command and Conquer: Red Alert 3

'Oyun Bölümü' forumunda cCasT tarafından 4 Temmuz 2010 tarihinde açılan konu


  1. 1914, Avusturya İmparatorluğu veliahdı Franz Ferdinand Sırp genç Gavrillo Princip tarafından öldürülür ve bu suikast ile Birinci Dünya Savaşı başlar. 1917, Rusya’da Ekim Devrimi ile birlikte Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği kurulur. 1918, Birinci Dünya Savaşı sona erer; İtilaf devletleri savaşı kazanır. 1927, Joseph Stalin Sovyetler Birliğinin başına geçer. 1933, Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi lideri Adolf Hitler Almanya hükümetinin başına geçer. 1939, Adolf Hitler’in başa geçmesi ile birlikte Almanya tekrar eski gücüne kavuşur ve İkinci Dünya savaşı başlar. 1945, Almanya İkinci Dünya Savaşını kaybeder, Adolf Hitler Berlin’deki sığınağında ölü olarak bulunur.


    Command and Conquer: Red Alert


    1946, Albert Einstein Chronosphere’i icat eder ve 1925 yılına giderek Adolf Hitler’i zamandan siler. Böylece alternatif Command and Conquer tarihi ortaya çıkar ve olaylar şöyle şekillenir: 1925, Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi lideri Adolf Hitler ortalıktan kaybolur. Parti, Adolft Hitler’in yokluğunda güç kaybeder. 1927, Josef Stalin Sovyetler Birliğinin başına geçer. 1930’lar, Adolf Hitler olmayınca Almanya eski gücüne kavuşamaz, İkinci Dünya Savaşı yaşanmaz, Sovyetler Birliği kendisini durdurabilecek yeni bir süper güç olmadığı güçlenmeye devam eder. 1940’lar, Sovyetler Birliği Baltık devletlerini, Polonya’nın doğusunu ve Finlandiya’nın bazı bölgelerini işgal eder; Birleşmiş Milletler kurulur. 1946, Einstein Texas’ta ilk Cronosphere deneylerini yapar ve bu deneyler başarısızlıkla sonuçlanır. 1948, Sovyetler Birliği Çin ve Avrupa’yı işgal eder ve Alternatif İkinci Dünya savaşı patlak verir.


    Command and Conquer: Red Alert hem Müttefikler ile hem de Sovyetlerle oynanabildiği için Alternatif İkinci Dünya Savaşını kazanan tarafa göre farklı iki tarih ortaya çıkar. Buna göre: 1952, Sovyetler bütün dünyayı kontrolü altına alır, Stalin öldürülür ve Kane ortaya çıkar. Bu son Command and Conquer: Tiberium Dawn’ın başlangıcıdır; Diğer tarihin ortaya çıkışı ise şöyledir: Müttefikler Sovyetleri yenilgiye uğratır. Stalin Moskova’da ölü bulunur. Bu son ile birlikte Command and Conquer: Red Alert 2 başlar. Bizi şuan Tiberium serisi alakadar etmediği için, Red Alert 2 devam ediyorum.


    Command and Conquer: Red Alert 2


    1960’lar, Müttefikler, Stalin’i ortadan kaldırmıştır ve onun yerine kukla başkan Alexander Romanov’u Sovyetler Birliğinin başına geçirir. 1971, tekrar güçlenen Sovyetler Birliği Amerika’yı işgal eder, Üçüncü Dünya Savaşı başlar. Bu savaşın sonunda yine iki farklı son vardır. Birinci son: 1972, Sovyetler Birliği savaşı kazanır ve Amerika’yı ele geçirir. Hikaye burada sona erer. İkinci son: 1972, Amerika, Sovyetler Birliğini yenilgiye uğratır. Müttefikler Moskova’yı ele geçirir. Bu son, Yuri’s Revenge’in girişidir. Yuri’s Revenge bir ek paket olduğu ve alternatif bir tarih oluşturmadığı için değinmemize gerek yok diye düşünüyorum.


    Command and Conquer: Red Alert 3


    Ve en sonunda Red Alert 3’e geldik. Red Alert 3’ü diğer seriler gibi kronolojik olarak anlatmayacağım. Oyuna girdiğimizde direkt olarak karşımıza gelen video ile Red Alert 3’ün hikayesine giriş yapacağım.


    Sovyetler Birliği Üçüncü Dünya Savaşını neredeyse kaybetmiştir. Bütün umutlar tükenmiştir ve artık Müttefiklerin geliş Moskova’yı işgal etmesi beklenmektedir. Soviets Temporal Displacement adındaki gizli bir projenin başında olan Premier Antony Cherdenko, General Nikolai Krukov’u yanına çağırır ve ona bu gizli projenin sonuçlarını göstermek istemektedir. Krukov artık her şeyin bittiğinin farkındadır fakat az sonra Cherdenko’nun göstereceği bu yeni buluş onu şaşkına çevirecektir. Yeraltında bir laboratuara inerler ve karşılarına Dr. Gregor Zelinsky vardır. Cherdenko, Dr Gregor’un ne kadar muhteşem bir bilim adamı olduğundan falan bahseder ve ardından Dr. Gregor’un zaman makinesi General Krukov’a gösterir. Cherdenko zaman makinesini kullanmak ister. Dr. Gregor makinenin henüz hazır olmadığını, çalışıp çalışmayacağından bile emin olmadığını söyler fakat Cherdenko makineyi kullanmakta ısrarlıdır. Cherdenko, Dr. Gregor’a zaman makinesi ile gidecekleri yerin tarihi ve koordinatlarını verir. Cherdenko, Gregor ve Krukov zaman makinesi ile 1927’ye giderler. Makine çalışmıştır ve 1927’ye gitmişlerdir. Bir konferans salonunun kulisindedirler ve Albert Einstein konuşma yapmaktadır. Dr. Gregor, Einstein’ı görünce Cherdenko’nun planını anlar ve şaşkınlığını gizleyemez. Einstein’ı konuşması biter ve kulise dönerken Cherdenko ona elini uzatır, Einstein Cherdenko’nun elini tutar tutmaz kül olur. Ardından bu üçlü tekrar 1972’ye döner. Einstein geçmişte yok olduğu için Hitler yok olmamış, İkinci Dünya Savaşı yaşanmış ve Japonya’ya atom bombası atılamamıştı. Cherdenko ve Krukov karargaha geri döndüklerinde, karargahın eski halinden eser yoktur. Plazma TV’ler falan vardır. Komik bir durum ortaya çıkar orada. Ve hemen ardından plazma TV’de bir Japon belirir ve Cherdenko’ya tehditler savurur. Japonya’ya atom bombası atılmadığı için Japonlar güçlenmiş ve ortaya yeni bir süper güç çıkmıştır, Empire of the Rising Sun.


    Bu videoyu izledikten sonra Hell March 3 eşliğinde, Empire of the Rising Sun ordusunun, Sovyetler Birliğini işgal etmek için Sovyet topraklarına gelişini görüyoruz. Bu sahneyi daha önce Red Alert 2’den de hatırlıyoruz. Şahane olmuş hakikaten.


    Tutorial


    Oyuna giriş yaptığımızda menünün en tepesinde Tutorial var. Tutorial bölümü diğer strateji oyunlarındakinin aksine biraz daha detaylı ve bölümlere ayrılmış durumda. Oyun içinde kullanacağımız basit fare işlevlerinden, nasıl base kuracağımıza, ünitelerin tanıtımına kadar her şey tutorial bölümünde basit bir şekilde anlatılmış durumda. Tutorial bölümüne göz atmadan oyuna başlamamanızı tavsiye ediyorum. Tutorial bölümü hem eğlenceli, hem öğretici olmuş. Oyun çok derin bir strateji oyunu olduğu için Tutorial ile temel bazı şeyleri öğrendikten sonra oyuna girmekte fayda var.


    Campaign


    Oyunun campaign bölümü üçe ayrılmış durumda. Tabii ki bu üç seçenecek: Soviet, Allied ve Empire of the Rising Sun. Campaign bölümüne hikayeyi anlamak adına Soviet campaign’i ile başlamanız öneriliyor oyunda. Empire of the Rising Sun’ı seçerseniz sizi uyarıyor, Allied’ı seçerseniz uyarmıyor. Allied ile de az çok hikayeyi anlamak mümkün olduğu için sanırım böyle bir şey yapmışlar.


    Soviet Campaign’i


    Soviet Campaign’i ilk olarak size saldırmakta olan Empire of the Rising Sun ordusunu geri püskürtmek ile başlıyor. İlk bölümler savaşımızı kendi topraklarımızda veriyoruz ve sürekli savunma amaçlı görevler ile oyunu sürdürüyoruz. Oyunun ilerleyen zamanlarında Allied ile bir anlaşma yapıp onlarla birlikte Empire of the Rising Sun’a karşı savaşıyoruz. İlerleyen görevlerde, geri püskürttüğümüz Empire of the Rising Sun devletini işgal etmek için uzak doğuda savaşıyoruz.


    Allied Campaign’i


    Empire of the Rising Sun, Soviet devletine saldırdığı için Allied’ı seçerseniz Empire of the Rising Sun’a karşı direkt olarak bir savaş halinde olmuyorsunuz. Yani onlar size saldırmıyor, size karşı bir tehdit olduğu için onların güçlenmesini önlemek için siz onlara saldırıyorsunuz. İlk olarak basit ünite yok etmeleri ile başlayan görevlerimiz, ilerleyen bölümlerde Soviet’ler ile imzaladığımız anlaşma ile devam ediyor. Bu anlaşma sonucunda Soviet’ler ile birlikte Empire of the Rising Sun’a karşı savaşıyoruz.


    Empire of the Rising Sun Campaign’i


    Soviet’lere karşı direkt olarak bir savaş halinde oyuna başlıyoruz. Giriş videosundaki gibi Soviet’lere saldırmış durumdayız ve Soviet kıyılarından içeri girmeye çalışıyoruz. İlerleyen bölümlerde Soviet’lerin yanında Allied’lar ile de savaşıyoruz. Soviet’leri ortadan kaldırmış oluyoruz.


    Campaign bölümünde görevler sürekli Co-op olarak yapılıyor. İsterseniz Online olarak bir arkadaşınızı oyuna davet ederek oynuyorsunuz, isterseniz de bilgisayar sizin partneriniz oluyor. Eğer partneriniz bilgisayar olursa, sol üst köşede bulunan basit bir menü yardımı ile ona görevler veriyorsunuz. Yapay zekaları pek gelişmiş olmadığı için sürekli onlara emirler vermek zorunda kalıyorsunuz. Siz olmadan onlar bir hiç.


    Bölümlerden önce size görev hakkında bilgiler veriliyor. Bu bilgileri her tarafın iletişim subayları veriyor ve bu subaylar “taş” hatunlar oluyor. Görev bilgileri verilirken size görevi nasıl tamamlayacağınız, nasıl bir strateji izlemenizin gerektiği bildiriliyor.


    Birçok görev iki aşamadan oluşuyor. Örneğin; ilk olarak MCV’ye eskortluk yapıyorsunuz ve onun karaya çıkmasını sağlıyorsunuz. Ardından haritanın belli bir kısmı daha açılıyor ve MCV’yi kurarak, gelişiminizi sağlıyor ve görevinizi tamamlıyorsunuz.
     



  2. Cevap: Command and Conquer: Red Alert 3

    Hell March v3



    Oyunun menü kısmında Rusya milli marşı çalıyor. Oyuna girdiğiniz andan itibaren size gerekli gaz yüklemesi yapmayı başaran bir müzik. Bu müzikten önce Japonların, Rusya topraklarına gelişi ve o esnada çalan Hell March V3 ile birlikte gaza gelen oyuncu, menü ekranında çalan bu marş ile gazın doruklarına çıkıyor. Ayrıca oyun içerisinde çalan sert gitar soloları ile hazırlanmış fon müzikleri de oldukça hoş olmuş. Grafikler ile biraz olsun körelen atmosferi, bu fon müzikleri toparlıyor. Müzikler bana göre kusursuz olmuş.



    Oyun içindeki ünite sesleri, Red Alert 2’deki sesler ile benzerlik taşıyor. Apocalypse’i seçtiğinizde söylediği sözler ve ses tınısı adamı hasta ediyor. “İşte bu Apocalypse, bu tankı kimse yok edemez” diyorsunuz içinizden. Hayran kaldım. Bunun yanında bazı tankların seslendirmesini kadınlar yapmış.



    Son olarak



    Red Alert 3, oynamaya ilk başladığınızı sizi hayal kırıklığına uğratan, fakat oyunun mantığını anladıktan sonra benimsediğiniz ve vazgeçemediğiniz bir oyun. Oynanış açısından Red Alert 2 arasında bir çok farklılık var, o yüzden Red Alert 2 tarzından bir oyun bekleyenler, oyunu oynadıktan sonra büyük bir hayal kırıklığına uğruyor. Fakat söylediğim gibi oyunu oynamayı bırakmayıp mantığını kavradığınızda oyunun ne kadar harika bir oyun olduğunun farkına varıyorsunuz. Öte yandan basit bir strateji oyunu olmaktan öte bir oyun Red Alert 3. Her ünite arasında bir veya birden çok bağ var ve bunları düzgün bir şekilde koordine ederseniz oyunun ne kadar derin bir strateji oyunu olduğunu anlayacaksınız. Ancak tek düze bir oyun stratejisi geliştirip sürekli o strateji dahilinde oyunu oynamaya devam ederseniz, oyunun derinliğinden haberdar dahi olamazsınız.



    Red Alert 3 her anlamda beni tatmin eden bir oyun. Eminim ki oyunun mantığını kavrayan her oyuncu için bu durum böyledir.
     


Benzer Konular
Yükleniyor...