Colin McRae:DİRT

'Oyun Bölümü' forumunda ßyFeaR tarafından 16 Ağustos 2010 tarihinde açılan konu


  1. [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]


    Colin McRae:DİRT

    Colin McRae serisi ralli türünde yarış oyunları arasında oynanabilirlik ve simülasyon arasında günümüze dek aynı kalan bir çizgiyle oyun çevreleri tarafından beğenilen bir yapım olarak süregelmiştir. Seriyi popüler yapan şey, oynanabilir bir yarı-sim tarzının yanı sıra, aslında piyasada rakip olarak tanımlanabilecek alternatifinin de az olması olarak açıklanabilir. Şu ya da bu şekilde günümüze ulaşan yapım yeni temsilcisi DiRT ile serinin ikinci oyununda yaptığı açılıma benzer şekilde daha geniş kitlelere ulaşmak için kavramsal yapısında belirgin değişikliklere gidiyor ve ralli konseptinin dışında yeni yarış türlerini de benimsiyor. Özellikle son zamanlarda popüler yapımlar haline gelen Flatout 2 ve Motorstorm gibi örneklerin de bu tercihte belirleyici olduklarını düşünmek mümkün. Ancak aradan geçen iki senedeki değişim sadece bu tercihle sınırlı değil, yepyeni ve parıltılı grafik motoru Neon, oyunun görsel niteliklerini bir sonraki nesle taşırken serinin gelecek yapımları için de önemli bir mihenk taşı olarak gösterilebilir.

    Oyun Xbox 360 ve PC platformu için geçtiğimiz günlerde raflardaki yerini aldı (PS3 için 2007'nin ilerleyen ayları beklenecek). İncelememiz Xbox 360 platformunda olsa da, bu tür birden fazla platformda boy gösteren yapımlarda tek inceleme yapmayı uygun gördüğümüzden satır aralarında oyunu PC için düşünen oyun severler için de ufak bilgilere vermeye çalışacağım. Oyunun PC versiyonu ile Xbox 360 versiyonları arasında belirgin farklar da olmadığını belirtelim. Tabi bu benzerlik PC'de sistem ihtiyaçlarına olumsuz olarak yansıyor.

    DiRT daha önce yapımcı Codemasters'ın tanıtım videosu(trailer) olarak oyun dünyasıyla paylaştığı oldukça güzel bir giriş videosu ile oyuncuyu karşılıyor. Hemen ardından gelen ve serinin hemen her oyununda takdir toplayan nefis menü tasarımı daha oyuna girmeden beklentilerinizi daha da üst boyuta taşıyacaktır. Oyunun tek kişilik oynanabilir bölümleri Kariyer, Şampiyona ve Rally World adı verilen üç ana bölümden oluşuyor. Orta uzunluktaki kariyer bölümleri piramit şeklinde sıralanmış yarış serilerinden oluşuyor. Kariyer boyunca toplam dokuz farklı off-road yarış türünde bu pramitte zirveye ulaşmaya çalışıyorsunuz. Bunlar arasında Rally 4WD, RWD, Classic Rally, Rally Raid, Hill Climb, Rally Cross, Offroad Buggies, Crossover,CORR, gibi birbirnden sürüş deneyimi konusunda oldukça farklılaşan türler bulunuyor. Bu yarış türlerinde normal önden arkadan ya da dört çekişli ralli araçlarına ek olarak buggy'ler, CORR tipi arazi araçları yarış kamyonlarından oluşan aralarında C4 ya da Exo IX gibi birçok güncel aracın da bulundğu 45 araçlık bir filoyu kullanabiliyoruz. Orta uzunluktaki kariyer modu oyunun ana omurgasını oluşturuyor. Piramitteki yükselişiniz kazandığınız yarışlarda topladığınız puanlar ve satın aldığınız yeni araçlara göre şekilleniyor.





    Oynanışı anlatmaya başlamak için en iyi başlangıç noktası ralli konseptine odaklanan kısmı olacak. Serinin üçüncü oyunundan beri süregelen ve geliştirilen yapı yeni oyunda tamamen değişen altyapı ve oyunun genişleyen konsepti çerçevesinde farklı bir deneyim sunuyor. Öncelikle oynanış tarzı olarak ilk planda oyunun; tam bir arcade olmasa da, bir simulasyondan oldukça uzak olduğu izlenimini ediniyorsunuz. Ancak bunun, oyunda ilerledikçe yapılan farklı bir tercihin sonucu olduğunu anlıyorsunuz. Standart bir oyuncunun oyuna ilk girdiğinde edindiği izlenim aslında yeni oyun motorunun serinin tamamına ters düşen farklı bir anlayışla sahip olduğu olacaktır. DiRT diğerlerinin aksine ralli modunda özellikle dar pistlerde hız duygusunu oyuncuya hissettirme konusuna odaklanan ve bunu yarış oyunlarının genelinde en iyi başaran oyunlardan biri. Kontroller de bu yönde yüksek hız ve tempoda araç hakimiyeti üzerine tasarlanmış. Oyunda biraz vakit geçirdikten sonra özellikle üst seviye zorlukta oynuyorsanız risk alarak tabiri yerindeyse uçarak virajları dönmeye başlıyorsunuz ki, zaman zaman "Allahım!, bu tempoda süren gerçekten ben miyim?" sorusunu kendinize soruyorsunuz. İşte bu stile ayak uydurmak ilk planda belirli bir alışma süresi gerektiriyor.

    Oyunun oynanışına ek olarak, kamera açıları, ve görseller de bu konuda deneyimi tamamlayan parçaları birleştirdiğinizde oyuna şu an'a dek oynadığınız en iyi ralli simulasyonu olarak bakmanız işten bile değil. Bunu özellikle oyun ilerledikçe geçeceğiniz dar orman etaplarındaki sürüş temponuza hayretler içinde bakarak anlayabiliyorsunuz ve dahası bu hissi size sadece replay görüntüler değil oyun içerisinde o anki deneyim sunuyor.
    DiRT'ün bu kadar hız duygusuna odaklanmış olması ve ralli'nin araçla değil hızlı ve tempolu olarak yolla savaşma işi oluşun gösterme konusundaki tercihi bazı noktalarda oldukça uzun bir alışma süresi gerektiriyor. Öncelikle daha önce de belirttiğimiz gibi oyunun alışılagelmişin dışındaki temposu oyuncuyu iyi bir zaman için sürekli risk almaya zorluyor. Durum böyle olunca özellikle zorluk seviyesi eşliğinde artan ve daha sonra bol bol öveceğimiz hasar düzeyi sizi dar pistte yaptığınız ufak bir hata sonucu yarış dışı bırakabiliyor. Bu yüzden Codemasters oyuna oldukça sert bir fren sistemi eklemiş. Bu sertlik aslında ilk planda size oyun hakkında arcade izlenimi veren öğelerden biri. Öyle ki aracınız çok yüksek hızlarda yüzey ne olursa olsun, 30 metre gibi komik mesafelerde yere çakılan bir çivi gibi durmasını sağlıyor. Ancak oyuna alıştıkça freni akıllıca kullanmayı ve gerektiğinde kullanmayıp risk almayı öğrenebiliyorsunuz.

    Bu öğrenme eğrisi birçok oyuncu için oynunun 1/4'ünü kapsayabilecek kadar uzun olabilir ve özellikle çok yavaş virajlarda akıcı bir şekilde bu şekilde dönmeyi öğrenmek fren sertliği nedeniyle bir hayli zor. Ancak bu kadar sert frenler oyuncuya daha yüksek tempoda hızlı sürmesini ve risk almasına yetecek güveni sağlıyor ve yapımcının oyuncuya sunduğu gerçek deneyime oyuncuyu zorluyor. Tabi oyunun ralli dışındaki aktiviteleri de oldukça iyi tasarlanmış.

    Oyunda birçok farklı off-road türünün varlığından bahsetmiştik. Oyunda kendinizi ralli'den çıkarıp bir buggy'nin içine attığınızda tamamen farklı sürüş dinamikleriyle karşılaşıyorsunuz. Veya bir kamyonla tırmanma etabını oynamakla bir ralli aracıyla oynamak arasındaki fark oldukça iyi biçimde oyuna yansıtılmış. Oyunda bu kadar farklı yarış tipinin iyi sunulması takdire değer. Özellikle birçok rakiple aynı anda oynadığınız bu modlarda yapay zekanın oldukça agresif ve acımasız olduğunu fark edeceksiniz. Bu yüzden pist yüzeyini çok iyi kullanmak ve gerektiğinde aynı şekilde rakiplerinize gereken yanıtı vermeniz gerekebiliyor.

    Sürüş deneyimiyle ilgili fikirlerimizi sonlandırmadan önce oyundaki rumble efektlerinin oldukça doyurucu olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Daha iyi bir deneyim için seçenekler kısmından titreşim efektlerini sonuna kadar açmanızı ve eğer sahipseniz kablolu bir Xbox 360 gamepad'i kullanmanızı tavsiye ediyorum. Böylece kablosuz modda pil tasarrufu için kısılan rumble efektlerinin tümünü oldukça detaylı hissedebiliyorsunuz.



    DiRT oynanışta sunduğu yeniliklerin yanı sıra yepyeni motoru Neon'un teknik nimetlerinden de başarılı şekilde yararlanıyor. Codemasters'ın iddialarını doğrular nitelikteki oyun motoru oldukça etkileyici görüntüler sunuyor. Araçların görsel kalitesi iç ve dış tasarımdaki özen her açından tatmin edici. Detaylı kokpitlerin unutulmaması ve sürücü animasyonları bu kompozisyonu tamamlıyor. Ayrıca oyunda aracınızın dış görüntüsünü özelleştirebilmeniz için 100'ün üzerinde hazır şablon "livery" bulunuyor.

    Oyunuun en güçlü noktalarından biri olan hasar modellemesi ise anlatılmaz yaşanır denilecek cinsten. Daha önce bahsettiğimiz yüksek tempo ve dar pistlerde en ufak bir dalgınlıkta yarış dışı kalmanıza neden olacak ciddi kazalar yapmanıza neden oluyor. Yarışı kaybetmiş olsanız da sıra dışı güzellikteki enfes hasar modellemesi çenenizi yere düşürebilecek görsel niteliklere sahip. Aracınızı sınırlarda kullanmaya başladıkça yaptığınız kazalardaki hasarların ciddiyeti de bir o kadar artıyor. Sonuç olarak korkunç taklalar atmak ya da virajı alamayıp uçurumdan yuvarlanmak özellikle zor seviyelerde oyunun sonu anlamına gelse bile oldukça zevkli. Hasardan ayrıca sadece aracınız değil pist üzerindeki cisimler, ağaçlar, tabelalar, banket korumaları da fizik motoru çerçevesinde nasibini alıyor.

    Çevre tasarımına geldiğimizde ise serinin sürekli eleştirilen tüm olumsuzluklarının ortadan kaldırıldığını görüyoruz. Neon motoru sırf bu konuda üretilmiş bir çözüm olarak karşımızda duruyor. Gerçekten de gerek pist dizaynı gerekse çevrenizdeki görüntü şu ana dek gördüklerimiz arasında en iyilerinden. Pist etrafında görebileceğimiz hiçbir detay unutulmamış. Yoğun bitki örtüsü içerisinde ağaçların gölgeleri arasında yüksek hızlarda ilerlerken oyun tam bir görsel şahesere dönüşüyor. Eklenen tüm kamera açıları da bu güzelliği ve hız duygusunu son derece iyi yansıtıyor. Göz alıcı HDR'ın akıllı kullanımı ve yumuşak renkler hem oynarken, hem de replay'lerde olağanüstü güzellikte görüntüler sunuyor.

    Ancak oyunda görsel efektlerde, biraz da daha genişleyen konuya da bağlayabileceğimiz bazı eksiklikler de yok değil. Öncelikle Codemasters maalesef kızaran disk frenlerini unutmuşa benziyor. Ayrıca serinin bir önceki oyunundaki ve oyunun trailer'ında gördüğünüz araçların arkasında toprak pistlerde oluşan toz bulutunun oyunda olmaması büyük bir boşluk hissi yaratıyor ki bu hız duygusunu bu kadar başarılı hissettirebilen bir oyun için maalesef çok üzücü bir eksiklik. Oyunda araçların kirlenmesi üzerine olağanüstü efor sarf edildiği belli oluyor ve bu takdire değer, ancak bu tür toz, parçacık ve yağmurlu yüzeydeki sprey efektleri Trailer'ın iddiasından uzak. Bunun dışında Forza Motorsport'un sabit 60 fps'lik performansından sonra hemen bu oyuna geçtiğinizde özellikle rakiplerle oynanan modlarda zaman zaman FPS'nin 25 seviyelerine doğru indiğini hissedebiliyorsunuz. Bu genellikle rahatsız edici boyutta olmasa da FM2'den çıkıp bu oyuna başlayan biri için fark edilebilir durumda.

    Saydığımız birkaç eksik dışında görsel olarak oyunun ışıldadığını söyleyebiliriz. Asıl takdire değer olan bunu yaparken sadece fotoğraf modu ya da tekrar görüntülerde (replay) değil oyun içerisindeki deneyimle bunun başarılmış olması.

    Ses konusunda her zaman olduğu gibi yapımcı iddialarını bir kez daha kanıtlıyor ve oldukça rafine bir çevresel ses deneyimi sunuyor. Motor seslerindeki detay, turbo ıslığı ve pistin sürüş konumuna göre sesin yankılanması seride hep olduğu gibi doyurucu ve kaliteli. Menü ve tekrar görüntüler dışında oyunda müzik içeriği yer almıyor ve bu kısımlarda dinlediğiniz müzik tekrar eden ancak iyi sayılabilecek bir ritimden oluşuyor. Bu tercih yine de zamanla oyuncuyu sıkabilir.



    Sonuç olarak Codemasters'ın üzerine titrediği Neon motoruyla teknik anlamda çarpıcı bir oyun ortaya çıkardığını görüyoruz. Birkaç efekt ve optimizasyon eksiği ise yamalar ve eklentilerle de aşılabilecek türden şeyler ve yok sayılabilir.

    Oyunun ana omurgasını Kariyer moduna ek olarak Rally World ve Championship seçenekleri de oyunun diğer tek kişilik modlarını oluşturuyor. Tek kişilik modlar ön planda çünkü oyunun Xbox Live üzerinden online oynanış konusunda çok da özenmediğini ve zaman yarışlarıyla sınırlandırılması bunun açık bir göstergesi. Daha çok tek kişilik moda odaklanmış Achievement dağılımı da bu tezi güçlendiren bir başka etken.

    Özetlemek gerekirse Codemasters sadece Colin McRae markasını arkasına saklanmadan yepyeni motoru Neon'la oldukça iyi bir oyun ortaya çıkarmış. Oyun yapısı gereği çok uzun ömürlü olmaması ve sadece ralliye odaklanmış bir simülasyon bekleyen oyuncuların bir kısmının oyunu beğenmeyeceği düşünülebilir. Ancak oyuna biraz şans verip hız duygusunu tattıktan sonra olayın farklı bir boyutta sim deneyimine kaydığını göreceksiniz. Neon motoru önümüzdeki senelerde var olan birkaç eksik efekt ve optimizasyon sıkıntısından da kurtularak seride yepyeni bir akım yaratacak oyunlar için kapıları sonuna kadar açıyor. Xbox 360 ve PC için şu an satışta olan oyun, PlayStation 3 platformu için 2007'nin ilerleyen zamanlarında yerini alacak. Oyunun PC versiyonundaki demodan beri süregelen optimizasyon tartışmaları oyunun sistem gereksinimlerinin PC'de yüksek olması sonucunu doğursa da, çıkan yamalar bu sorunlar çözmeye yönelik önemli adımlar atacaktır.

    Güzel bir yaz başlangıcına güzel bir oyunla merhaba demek isteyen oyunseverlerin kaçırmaması gereken bir oyun: Colin McRae: DiRT.