Çocukluk Çağı Zatürreleri

'Hastalıklar' forumunda ZeuS tarafından 15 Kasım 2009 tarihinde açılan konu


  1. Zatürre Hastalığı
    Çocukluk çağında sıkça görülen zatürre hastalıkları

    Çocukluk çağı zatürelerinin yaklaşık %30'u bakteriyel kökenlidir. Diğer bir deyimle büyük kısmında altta yatan neden virüslerdir. Zatüreye en sık yol açan mikroplar her yaş için farklılık gösterir. Ayrıca çocuğun bağışıklık durumu ve çevre koşulları da hastalığın yerleşmesi ve seyrinde önemli rol oynayan faktörlerdir.

    Zatüreye en sık yol açan virüsler arasında adenovirüsler, RSV(respiratuar sinsisyel virüs), parainfluenza, influenza A ve B virüsleri ve rhinovirüsler sayılabilir. Bakteriler arasında yenidoğan döneminde B grubu streptokoklar , E. coli sık zatüre sebepleridir. Daha büyük çocuklarda H. influenza tip b, grup A streptokoklar ve pnömokoklar en sık ajanlar olarak görülür. Zatüre oluşumunda ana mekanizmayı çocuğun solunum yolları koruyucu sistemi ile vücuda giren patojen sayısı ve bu ajanların hastalık yapabilme güçleri arasındaki denge oluşturur.



    Akciğer enfeksiyonu ya solunum yolları savunma sisteminin bozulması ya da fazla sayıda mikrobun vücuda girip savunma bariyerlerini aşmasıyla oluşur. Kimi zaman viral bir enfeksiyon solunum sisteminin savunma mekanizmasını bozarak bakteriyel bir enfeksiyon için zemin hazırlayabilir. Viral enfeksiyonlar solunum yolları mukozasında hasara yol açar. Bu hasar sonucu bütünlüğü bozulmuş mukoza üzerinde bakterilerin yerleşip bozulmuş bariyeri aşması ve akciğer dokusuna ilerlemesi kolaylaşır.



    Bakteriler istila ettiği akciğer dokusunda artan bir hasara ve bu bölgede iltihap oluşmasına yol açar. Böylece başlangıçta viral olarak başlayan enfeksiyon daha ağır bir bakteriyel enfeksiyona dönüşmüş olur. Kimi zaman aynı hasarı virüsler bakterilerin iştiraki olmadan tek başlarına da yaparak viral zatüreleri oluştururlar. Akciğer dokusunun yerini alan bu iltihap bölgelerinde akciğerin hayati fonksiyonu olan oksijen alışverişi yapılamayacaktır. Tutulan akciğer dokusunun genişliği oranında klinik tablo ağır olacaktır. Zatüre direkt ajanın akciğer dokusuna yerleşmesiyle olabileceği gibi, üst solunum yollarındaki öncül bir enfeksiyonun ilerlemesiyle de ortaya çıkabilir. Çocuğun o sıradaki vücut direnci hastalığın seyrini belirleyecektir.



    Klinik bulgular çok farklı olabilir. Küçük süt çocuklarında başlangıçta hiçbir belirti olmayabilir. Her enfeksiyon hastalığında görülebilecek ateş, titreme, huzursuzluk, kusma, karın ağrısı gibi spesifik olmayan bulgularla başlayabilir. Hastalığın ilerlemesiyle solunum sıkıntısı bulguları(hızlı nefes alıp verme, nefes almakta güçlük, burun kanadı solunumu ve daha ileri olgularda morarma) ortaya çıkar. Zatüre tanısında özellikle küçük çocuklarda tek başına muayene ile tanı koymak mümkün olmayabilir. Bu çocuklarda kan tahlili ve akciğer grafisiyle tanıya gidilebilir. Daha büyük çocuklarda dinleme bulguları yol gösterici olduğundan hekim için tanı koymak daha kolaydır. Klinik şüphe olduğunda tanı akciğer grafisiyle konur ve destekleyici laboratuar tetkiklerine baş vurulur.



    Küçük süt çocuklarında belli bir odak olmadığında ateş sebebi araştırılırken mutlaka akciğer grafisi de çektirilmelidir. Çocukluk çağı zatürelerinin çoğunda sebep virüsler olduğundan bir çoğunda antibiyotik tedavisi gereksizdir. Bununla birlikte bulguların yakından takibi şarttır. Hekim ile yakın irtibat halinde olup klinik seyirdeki küçük değişikliklerin üstüne gidilmelidir. Zatüre hayati bir organın hastalığı olduğundan çoğunlukla ailede paniğe yol açar. Çocukluk çağı zatürelerinin çoğunda akciğer dokusunda masif bir tutulum olmadığından tedavi ayaktan yapılabilir.



    Bununla birlikte bir kısmında başlangıç ani ve seyir hızlı olabilir, oksijen tedavisi ihtiyacı doğabilir, böyle olgularda hastaneye yatış gerekebilir. Bakteriyel zatürede genellikle başlangıç hızlı, ateş daha yüksektir ve yüksek kalma eğilimindedir. Bu vakalarda antibiyotik tedavisi şarttır. Tedavi hastanın durumuna göre ayaktan ya da yatarak yapılabilir;buna hastanın klinik ve laboratuar bulgularına göre hekim karar verebilir. Viral zatürelerin çoğunda başlangıçta antibiyotik tedavisi gereksizdir; bununla birlikte bazı vakalarda sekonder bir bakteriyel enfeksiyon sonradan antibiyotik tedavisini gerekli hale getirebilir.



    Destekleyici tedavi olarak mukolitik ve ekspektoranlar kullanılabilir. Bütün zatüre türlerinin tedavisinde hidrasyon tedavinin temel taşlarındandır, yeterli sıvı alımı balgamın daha akışkan olması ve bronşların drenajı açısından şarttır. Dolayısıyla ağızdan yeterli sıvı alamayacak kadar hasta çocukların da yatarak tedavi edilmesi şarttır.
    Uz. Dr. Murat Yıldırım